5 Büyükler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Büyükler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Eylül 2015 Çarşamba

5.HAFTA VE HAKEMLER

5.haftayı Ankara da Gençlerbirliği-Beşiktaş maçıyla noktaladık.22 golün atıldığı 5.haftada en gollü maç Rize de oynandı.Rizespor,kendi sahasında Etolu Antalyaspor'u 5-1 gibi flaş bir skorla devirdi.Yine Osmanlıspor deplasman da Mersin İdmanyurdunu 4-0 gibi net bir skorla yenerek çıkışını sürdürdü.Galatasaray,Trabzonspor'u ve Fenerbahçe ise Bursaspor'u zorlanarak da olsa yenmeyi başardılar.Ligde galibiyet ile tanışmayan 2 ekip Mersin İdmanyurdu ve Sivasspor oldular.Gökhan Töre,Gençlerbirliğine attığı gol ile Beşiktaş'ın ligdeki 3000.golüne imza atarak tarihe geçti.Bursaspor kadrosundan  hocası dahil önemli  isimler kaybetti ama yine önemli isimler transfer etmelerine karşın sadece 3 puan da kaldılar 5 hafta sonunda.Fenerbahçe en yakın takipçisine 3 puan fark atarak liderlik koltuğunda.Fenerbahçe'nin 5 hafta sonun da sivrilen tek ismi Nani.Attığı 4 gol ve 1 asistle Fenerbahçe'ye hayat veriyor.Vitor Pereira,henüz sakatlıkların da etkisiyle ideal kadrosunu bulamadı.Hem defansta hem de hücum hattında surekli farklı isimler izledik.Bursaspor maçın da iyi oynamış gözükebilir Fenerbahçe ama bundaki en büyük etken Bursaspor un işlemeyen ortasahasıydı bana göre.Fenerbahçe'nin hem Avrupa hem de ligimizdeki silik futbolunun nedenleri irdelenmelidir.Yeni kurulan takım yeni hoca hepsi etken olabilir ama takım da bir ruh eksikliği var.Sahadaki kötü mücadeleye isyan edecek oyuncu yok.Robin Van Persie yi aldıysanız oynatacaksınız.Manchester Unitedda yedek kalinca sorun çıkartan adam burda da aynı tepkiyi verecektir.Hatta oyunu bile Persie ye göre uyarlamakta fayda görüyorum.Sahada ki oyuncular arasında gol atma becerisi en yüksek isim.Fenerbahçe'nin en büyük avantajı ligdeki maçları bir şekilde kazanıyorlar ama Avrupa da hüsran yaşamaya devam ediyorlar.Beşiktaş derbisi önemli bir sınav olacaktır onlar için.
Beşiktaş,Ankara da Gençlerbirliği'ne  karşı zorda olsa 1 puanı hanesine ekledi.İlk yarıda Beşiktaş hiç bir şey yapmadı bundaki temel faktör orta saha hakimiyetini ev sahibi ekibe kaptırmaları idi.Gençlerbirliği ilk yarıda orta saha hakimiyeti ile birlikte hücum hattında istediğini yaptı.Stancu etkili oynadı ilk yarıda.Defansı yıprattı,etkili 2 şut attı.Golü de eski oyuncuları Tosic kendi kalesine bıraktı.Ikinci yarıya Şenol Hoca 2 değişiklik ile başladı.Olcay-Necip,Quaresma-Cenk Tosun değişikliği Besiktaş için uykudan uyanmayı ifade ediyordu.Özellikle Necip ile orta sahadaki hakimiyeti eline aldı.Dönen her topa tekrar sahip oldular.Golü de erken bir dakika da buldular ama kaleciyi geçemediler.
Galatasaray,Trabzonspor karşısında ecel terleri döktüğü mücadeleden istediğini aldı.Onur'dan dönen top Mbia'ya çarparak gol oldu.Bu golden sonra farka gidebilirdi Galatasaray ama yine beceriksizliklerinin kurbanı oldular.Burak Yılmaz'ın en az 1 ay sahalardan uzak kalacak olması Galatasaray'ı çok zorlayacaktır.
Trabzonspor ise Galatasaray karşısında bu sezon ki ilk yenilgisini en iyi oynadığı maçta aldı.Kaçan sayısız gol pozisyonu,direkten dönen toplardan sonra yenilen şansız golden sonra yenilgi kaçınılmaz oldu.İyi yolda ilerliyorlar,uzun bir aradan sonra Trabzonspor tribünlerinde giren çıkan oyuncunun alkışlandığını gördüm.Seyircinin baskısını kendi takımına değilde rakiplere hissettirmesi olumluydu.Sonuçta yine futbolun değişmeyen altın kuralı işledi,"atamayana atarlar".

Hakem hataları maçların sonucuna tesir etmeye devam ediyor.Fırat Aydunus,Mario Gomezin rakibine attığı dirseği sarı kart ile cezalandırdı,oysa ki kural direkt olarak kırmızı karta hükmediyordu.Yine ev sahibi takım adına net bir penaltı verilmedi.Cüneyt Çakır,Trabzonspor Galatasaray maçın da Erkanin şutunda Denayerin eline çarpan topta penaltı yerine devam kararını uyguladı.Hakemlerimiz çok formsuz malesef.Bir an önce toparlanmaları dileğiyle...


20 Eylül 2015 Pazar

"ŞANSA KAZANMAK"


Hamza Hamzaoğlu yazımın başlığını attı.Erkan Zengin bir metreden topu direk yerine filelerle buluştursaydı pazar sabahına uyananlar Hamza Hocanın istifa kararıyla karşılaşabilirlerdi.Ama olmadı şansa inanmasam da dün gece Hamza Hocanın da dediği gibi futbol şansı Galatasaray'ın yanındaydı.Avni Aker de muazzam bir atmosfer vardı.Yıllar sonra Avni Akeri ilk kez bu kadar dolu gördüm.Tribünler ay yıldızlı bayraklar ile dalgalandı.Dönelim saha içine,Trabzonspor taraftar desteği ile lige iyi başlangıçı sürdürmek, Galatasaray  ise kötü gidişe dur demek amacındaydı.Gole kadar bordo mavili ekip rakip kalede daha çok göründü.Direkten dönen iki topu ,kaçırılan goller ve verilmeyen penaltı.Trabzonspor kazanmak için çok çabaladı.Kadro hataları da vardı Shota Hocanın mesela,Özer Hurmacı'nın yerine  formda Yusuf Erdoğan ile başlayabilir,Marko Marin'i forvet arkasında oynatabilirdi.Özer ısrarını bir türlü anlayamıyorum.Mbia ortasahanin beyni Trabzonspor un hem hücum hem de defansif lideri.Şansız bir an yaşadı ve top ayaklarına çarparak gol oldu.Golde ki asıl suçlu sezona kötü başlayan kaleci Onur  Kıvrak'ın.Onur aynı hatalı golü kaç kez yedi hatırlamıyorum bile.Bir an önce toparlanması gerek yoksa kaleyi kaptırabilir.Trabzonspor'un bu güzel oyunu karşısında en azından bir puanı hakettiğini düşünüyorum.
Gelelim Galatasaray'a,hafta içi şampiyonlar ligin de Atletico Madride yenilen sarı kırmızılı ekip için  bu maç olmazsa olmaz maçıydı .Defansın kilit ismi Chedjou sakat,orta sahanın şefi Selçuk kart cezalısı,lige kötü başlangıç,yönetimde ki sorunlar,Hamza Hocanın tartışıldığı bir ortam.Galatasaray,Hamza Hocanın "şansa kazandık" deyişi maçı ve bu sezonu özetler gibiydi.Ama Galatasaray büyük takım refleksi gösterdi.Başta Hakan Balta olmak üzere Jose Rodriguez ve Bilal Kısa'yı çok beğendim.Kağıt üstün de 4 2 3 1 dizilişi gözüksede    takım 4 4 1 1'e yakın oynadı.Hücum ile defans arasında ki mesafeyi kisaltmaya çalıştılar diğer maçlara göre biraz daha kompakt oynamaya çalıştılar.Özellikle Podolski Sinan değişikliği ile hücumda   da istediğini yapan görüntü çizdiler zaten golden sonra da maçı rölantiye alıp farka gidecek pozisyonlardan yararlanamadılar.Sinan Gümüş,Podolskinin şu anki oyunundan daha iyi oynuyor ve 11'e göz kırpıyor.Burak Yilmaz'ın sakatlığı umarim ciddi değildir.Çok önemli 3 puanı hanesine yazdıran Galatasaray önümüzdeki maçlara da bu moralle çıkar ve istediği seriyi de sağlar.
Galatasaray,Trabzonspor'a karşı son 6 deplasman maçın da 4.galibiyetini aldı.Galatasaray bu sezon ki resmi maçlarda ilk kez kalesini gole kapadı.Galatasaray şampiyonluk yolundaki rakiplerine karşı kadro kalitesi olarak çok geride ve dezavantajlarını kompakt bir takım olduklarında avantaja çevirebilirler.
Yaklaşık bir ay önceki bir yazımda Mersin İdmanyurdunun hocası Mesut Bakkalın istifa edeceğini köşemde belirtmiştim ve Mesut Hoca,4-0 yenildikleri Osmanlıspor musabakasından sonra istifa kararı aldığını açıkladı.Yolu açık olsun.

                                                     

17 Eylül 2015 Perşembe

ÇOK ATAN MI AZ YİYEN Mİ ?

Süper Lig'de 5.hafta, Cuma günü oynanacak Başakşehir-Akhisar ve Mersin İdman Yurdu-Osmanlıspor mücadeleleriyle başlayacak. Sezonu erken açan ve Avrupa Kupaları ön elemesinde Hollanda'nın AZ Alkmaar takımına elenerek gruplara kalamayan Abdullah Avcı'nın öğrencileri, lige istediği gibi başlayamazken, Emre Belözoğu'nun sakatlığı ve zorlu fikstür, Başakşehir'in ilk 4 hafta sonunda ligin sondan bir önceki sırasına kadar inmesine yol açtı. Rakip Akhisar ise ligin 'namağlup' 4 takımında bir tanesi. 4 haftada 1 galibiyet ve 3 beraberlik alan Akigolar, kolay kaybetmeyen bir ekip görüntüsü çiziyor. Ancak ben bu mücadelede ev sahibi ekibin, rakibine 'ilk' mağlubiyetini tattıracağı kanaatindeyim.
Haftanın bir diğer açılış maçında, bu sefer ligde henüz galibiyetle tanışmamış olan Mersin İdman Yurdu ile flash Galatasaray galibiyetinin ardından istediği sonuçları alamayan Osmanlıspor karşı karşıya gelecek. Mersin Tevfik Sırrı Gür Stadı'nda oynanacak zorlu mücadele öncesi, Akdeniz ekibinde hafta içi taraftar dopingi yaşandı. Tesislere ellerinde baklavalarla gelen ve antrenmanı izleyen 'Kırmızı Şeytanlar' futbolculara ve teknik heyete baklava ikram ederken, oyunculardan 3 puan sözü aldılar. Yarın ki mücadelede ben Mersin'in taraftarının da itici desteğiyle zorlansa da ligdeli 'ilk' 3 puanını kazanacağını düşünüyorum.
Yani Cuma günü oynanacak iki maçta da ben ilklerin yaşanacağını düşünüyorum.
Bu küçük 'bay tahminvari' yazıdan sonra gelelim asıl konumuza..
Malumunuz hafta içi Şampiyonlar Lig'i mücadeleleri vardı. Başta Galatasaray maçı olmak üzere, diğer oynanan tüm karşılaşmaların özet görüntülerini izleme fırsatı buldum. Süper Lig'de izleyebildiğim kadar canlı takip etmeye çalışıyorum maçları. İzleyemediklerimi de mutlaka özet olarak takip ediyorum. Şunu söylemeliyim ki, ya biz güzel özet çıkartamıyoruz, ya da gerçekten Avrupa'da başka futbol oynanıyor. Yahu her maç mı birbirinden zevkli birbirinden heyecanlı olur.
Vallahi Süper Lig'deki bazı maçların özetini ileri sararak izliyorum. O kadar ki sıkılıyorum. Futbolumuzun gelişmesi için neler yapmamız gerekli. ? Ligimiz, pazar payı bakımından büyük bir lig evet ve gerçekten kaliteli, kariyerli futbolcular da gelip gidiyor. Ancak gel gelelim ki hala oyun kalitesi çok düşük. Pozisyon zenginliği çoğu maçta kısır. Futbol dediğimiz şey gol olunca güzel değil mi? 
Tabi kulüplere de hak vermek lazım. İyi oynayana çok pozisyon bulana 3 puan verilmiyor maalesef. Ligimizden örnek verecek olursak Beşiktaş'ın şuan lig lideri Fenerbahçe'nin 2 katı gol atmış olması ve buna rağmen karakartalların 3.sırada olmasını söyleyebiliriz. Yahut da ligde tek golü bulunmasına rağmen 4 haftada 4 puan alan ve 13.sırada bulunan Gaziantepspor'a karşılık, lider Fenerbahçe'yle aynı gol sayısına sahip (6) Gençlebirliği'nin sadece 3 puan alıp 16.sırada yer almasını da buna örnek gösterebiliriz.
Akıllara şu soru geliyor. Çok gol atmak mı önemli az gol yemek mi.? Sizce hangisi ?
Takımızın her maç çok gol atıp çok gol yemesini mi istersiniz, yoksa 1-0 olsun benim olsun mu ?
Valla sizi bilmem ama geçen sezon Galatasaray’ın ligin son 6 haftasında güttüğü bu politika ve 1-0’lık sonuçlarla gelen şampiyonluk kafaları karıştırıyor..
Eğer tek istenen şampiyonluksa daha doğrusu maç kazanmaksa 1-0 olsun sizin olsun. Ama ben futbolu seviyorum arkadaş. Golü seviyorum. Gol sevinçlerini seviyorum. Güzel futbol ve bol gol istiyorum. O yüzden kısır geçen maçları, 0-0 biten maçları hiç sevmiyorum. Bol pozisyonlu çekişmeli geçipte 0-0 biten maçlara sözüm yok.. Ama futbolun güzelliği de gol varsa güzel be kardeşim..




14 Eylül 2015 Pazartesi

BOŞVERİN FUTBOLU, MENEMEN VAR MI MENEMEN ?

Nerden başlasam neyi yazsam bilemiyorum. 4.haftanın değerlendirmesiyle mi yoksa hafta içi oynanacak olan Avrupa maçlarıyla mı başlasam yazıma diye düşünürken, dün gece hayretle bir süre izlediğim ve daha sonra dayanamayıp kapattığım, 'sözüm ona' spor programlarıyla başlamaya karar verdim yazıma.
Kanal ismi ya da program ismi vermek ne kadar doğru bilmiyorum ama bahsettiğim tv programında dün gece, hakem eskisi bir abimiz 'rap müzik saçmalıktır' 'Sagopa Kajmer adam değildir' tarzı muhabbetlere girmiş. Konunun buraya nasıl geldiğini merak ettiğimde Galatasaray'lı Podolski'nin rap müziğe merak saldığı haberinden geldiklerini öğrendim. Moderatör abimiz ve diğer konuklar birleşip, hakem eskisi beyefendiden tüm rap aleminden özür dilemesi gerektiği konusunda özür bekliyorlar. Konuşun abicim spor dışında her şey konuşun. Biz kendi çapımızda gönüllü olarak spor yazmaya çalışan insanlarız. Geçen hafta bu sitede hiçbir yazar arkadaşım ülkenin bulunduğu vahim durum yüzünden yazı yazmadık. Dedim ya kendi çapımızda tepkimizi koyduk ortaya. Hal böyleyken siz tüm Türkiye'nin önünde nasıl bu kadar acizleşebiliyorsunuz? Klasik tabirle ekranlardaki milyonları nasıl bu kadar aşağılar salak yerine koyarsınız? Spor basını camiasının içini ne denli bu kadar boşaltabilirsiniz ? Her ay başında hesabınızda yatan o paraları nasıl gönül rahatlığıyla harcıyorsunuz bilmiyorum. Sahadaki hata yapan futbolcuları yahutta hakemleri eleştiriyorsunuz ya, dönün önce bir kendinize bakın. Çocuklarınızın arkadaşları baban ne iş yapıyor dediğinde 'medya maymunluğu' demeliler bence... Yaptığınız işin tek açıklaması bu çünkü... 
Birisi çıkar spor programında salatalığın cilde faydasından söz eder, diğeri çıkar güya ırkçılığı lanetlemek için muz yer. Maşallah ortalık manav yeri gibi.. Biz zaten 'salatalık yemek için nasıl bir bahanemiz olsa da salatalık alıp yesek'? diye izliyorduk sizi. Bakın ağabeylerim, saygıda kusur etmek istemiyorum sizlere hem ben kimim ki kusur edeyim.. ama siz beni, hatta bizi salak yerine koymaya devam ederseniz maillerinize gelen hakaret dolu mesajları daha çok görürsünüz ve ekrandan bizlere sitem dahi edemezsiniz. Sizin yüzünüzden hayallerimden vazgeçmek istiyorum. Ben spor camiasının içinde uzun yıllar olmak ve duayen bir gazeteci olmak için okudum, okurken çalıştım, çalışırken öğrendim..Gün geldi tek bir pazar gününde 5 tane müsabakayı yerinde takip etmek zorunda kaldım. Ama durum buyken görüyorum ki içi bomboş olan bir camiaya girmek istiyorum ben. Siz ve sizin gibiler yüzünden... Bu yazım hanginize ulaşır bilmiyorum. Eminim ki haberiniz dahi olmayacak. Haberiniz olsa dahi üstünüze bile alınmazsınız siz. Çünkü siz işinizi iyi yaptığınızı düşünüyorsunuz. Böyle düşünmeseniz ısrarla bunu yapmaya devam eder misiniz? Her neyse ben gerçekten işini iyi yapan gazeteci ve spor yorumcusu ağabeylerime sesleniyorum. İyi ki varsınız. Haa bu arada aranızda yer açın bir gün ben de yanınızda olacağım. 
Son olarak Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe'ye hafta içinde oynayacakları Avrupa mücadelelerinde başarılar diliyorum. Herkese mutlu ve birlik içerisinde bir hafta diliyorum.. (Biliyorum ben de bugun ki yazımda spor konuşmadım ama menemen tarifi de verebilirdim çok da şey etmemek lazım) :) saygılarımla...

10 Eylül 2015 Perşembe

ERKEN DÜŞTÜ TOPRAĞA 'CEMRE'

Yaşanan terör olayları, verilen onlarca şehit.. Hani hep derler ya 'sözün bittiği yer' diye. sözün bittiği yer de bitti artık. Ciğerimiz yanıyor. Bitsin artık bu terör. Adam gibi insan gibi yaşamak mümkün.
Ülke bu durumdayken diğer yazar arkadaşlarım gibi benim de içimden spor yazmak, gündem dışı konuşmak hiç gelmedi. Oysaki harika bir Hollanda zaferi ve 12 Dev Adam'ın Euro Basket 2015 performansı vardı konuşacağımız.
Fakat hiçbir galibiyet hiçbir şampiyonluk şehitlerimizi geri getirmeyecek. Ateş düşen yürekleri soğutmayacak. Ben de geçtiğimiz gün şehit cenazesindeydim. Cemre'mizi verdik toprağa.. İlkokul arkadaşımdı. Karşı sınıfımdaydı. o zamanlarda da bebek yüzlüydü şehidim. Az halı saha maçı yapmadık küçükken kendisiyle. Sınıf turnuvalarında az rakip oynamadık. Ama o artık yok. kim verecek bunun hesabını. Türkiye Avrupa Şampiyonası'na katılmış katılmamış artık kimin umrunda.. 
Bütün bunların yanında hafta sonu lig maçları var. Maç öncesi hafta içerisinde verilen birlik ve beraberlik mesajları tek sevindirici olay. Tüm takımların aynı t-shirtle sahaya çıkma düşünceleri var. Bu gelişmenin bence sporda başlayan ve tüm branşlara hatta hayatın tüm alanına yer etmesi gereken birliğin başlangıcı olmasını diliyorum. 
Yaşamak mümkün.. Gelin şu cennet vatan topraklarında cennetteymişçesine yaşayalım. Aksi takdirde bu vatanın nasıl kazanıldığını tekrar tüm dünyaya göstermek zorunda bırakırsınız bizi. 
Son olarak yazımın başında da belirttiğim üzere Tarsus'lu şehidim Cemre Salih Gözen'e ve tüm şehitlerime Allah'tan rahmet diliyorum. Kardeşliğin ve barışın olduğu bir dünya dileğiyle....

31 Ağustos 2015 Pazartesi

DENİZE DÜŞEN 'SERVET'E SARILIR...

Ligde 3.hafta da bitti. Ben bu yazıyı yazarken 1. transfer tescil döneminde de son saatler yaşanıyor. Bakalım son dakika transferleri olur mu ? Olursa hangi takıma ne kadar yararlı olur..
Ben bugün ki yazımı müsaadenizle Mersin İdman Yurdu'na ayırmak istiyorum. Gerekçem şu ki, sezon başında maaşlarına zam istedikleri gerekçesiyle Servet başta olmak üzere birçok oyuncusunu günah keçisi ilan eden ve kadro dışı bırakan,  bu doğrultuda Teknik Direktör Rıza Çalımbay'ı bile harcayan kulüp yönetiminin, ilk 3 haftada işlerin kötü gitmesinden dolayı yeniden bu oyuncularla anlaşma sağlaması.
Dönelim sezon öncesi hazırlık kampına. Kulüp başkanı Ali Kahramanlı ile dönemin teknik direktörü Rıza Çalımbay, kulübün transfer yasağından dolayı önceki sezonun kadrosunun kesinlikle bozulmaması konusunda birbirlerine taahhüt vererek yeni sözleşme imzalıyorlar. Rıza hoca da verilen bu sözün tutulması halinde geçen sezon 7.olan takımı bu sezon Avrupa Kupaları'na götüreceğine dair söz veriyor. Her şey buraya kadar güllük gülistanlık. Şehirde herkesin aklında Mersin Arena'da Avrupa Kupası maçı izlemek hayali var. Ancak ne oluyorsa her şey kaptan Servet ve Sinan'ın sözleşmelerinde zam istemesiyle tam tersine dönüyor. Takım idmanlara çıkmıyor. Bu problem biz büyük bir aileyiz ve aramızda iletişim kopukluğu oldu denilerek üstü örtülüyor. Aradan birkaç gün geçiyor Servet ve diğerleri kadro dışı bırakılınca Rıza hoca da sözleşmesini fesh ediyor ve Kasımpaşa ile anlaşıyor. Herkes Rıza hoca bizi sattı diyor. Rıza Çalımbay'ın açıklaması ise verilen sözlerin tutulmadığı ve bu şartlar altında çok sevdiği Mersin'de çalışamayacağı yönünde oluyor.
Mersin de vakit kaybetmeden Mesut Bakkal ile anlaşarak sezona giriyor. İlk 3 haftada alınan 3 mağlubiyet ve kalede görülen 9 gol yönetimi savunma zaafına yönlendirmiş olacak ki günah keçisi Servet Çetin ile yeni sözleşme imzalandı. Ben Servet ya da Sinan Kaloğlu kötü futbolcu demiyorum. Şuan itibariyle sözleşme şartlarını da bilmiyorum. Ama bildiğim şu var ki; ey Ali Kahramanlı, madem denize düşen yılana sarılır kafasıyla kötü gidişi durdurmak için Servet'e sarılıyorsun, şunu sezon başında yapsaydın da bu şehrin takımına gönül vermiş binlerce taraftarın duygularıyla, hayalleriyle oynamasaydın olmaz mıydı ?. Son olarak maalesef ben bu son dakika iç transferinin de pek işe yarayacağını düşünmüyorum. Bu takım küme düşerse tek sorumlusu Ali Kahramanlı ve yöneticilerdir.. Umarım yanılırım. Çünkü ateşli taraftarı olan takımların Süper Lig'de uzun yıllar kalması kanaatindeyim. Adanademirspor ve Göztepe'nin de önümüzdeki yıllarda Süper Lig'de olması dileğiyle.

27 Ağustos 2015 Perşembe

ORTAYA KARIŞIK...

Zaman çok çabuk geçiyor sevgili Tutkumuz Spor okuyucuları. Evet lig başladı ve 3.haftaya geldik. Cuma günü Antep'te açılacak olan 3.hafta, pazar günü Kadıköy'de kapanacak. Daha dün lig başlasa da futbola doysak diyorduk. Peki geride kalan 2 hafta bizi futbola doyurdu mu (?) orası tartışılır.. Özellikle 3 büyüklerin ilk 2 hafta performansı milyonlarca taraftarı memnun etmezken, 2015-2016 sezonuna Kasımpaşa, Trabzonspor ve Antalyaspor rüya gibi bir başlangıç yaparak girdi. Hatta geçen sezon yediği 73 golle en fazla gol yiyen takım konumunda bulunan Kasımpaşa iki haftada kalesinde gol görmeyen tek takım olarak göze çarpıyor. Geçtiğimiz sezon Mersin İdman Yurdu ile başarılı bir sezon geçiren Rıza Çalımbay, aynı başarısını Kasımpaşa'da da sürdürecek gibi. Fakat aynı şeyi Mersin temsilcisi için söyleyemeyeceğim. Kırmızı lacivertliler, kadrosunu ve teknik direktörünü koruyamayarak yeni sezonda büyük hayal kırıklığının altına imza attı. Yediği 7 golle ligin dibine demir attılar. Hafta içerisinde Isaac Promise ile anlaştı fakat bu oyuncuyu transfer yasağının bitimine denk gelen ligin 2.yarısından itibaren kullanabilecek. Devre arasında nasıl bir transfer politikası izlerler bilmiyorum ama Mersin bu sezon düşmek için en büyük adaylardan bir tanesi. En azından ilk yarı için bunu söyleyebilirim.
Kulüp başkanı Ali Kahramanlı'nın sezon öncesi koyduğu Avrupa Kupaları hedefi bir yana dursun, ligde kalırlarsa bence büyük başarıdır Mersin adına.
Bugün Fenerbahçe'ye Atromitos karşısında başarılar diliyorum. Umarım UEFA'da gruplara kalma başarısını gösterebilirler. Bir de Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray'ın şansını değerlendirmek isterim. 1.torbadan gelebilecek en iyi takım (PSV)'den sonra Benfica'ydı. 2.Torbada Diego Simeone'li Atletico Madrid ve 4.Torbadan da Kazak temsilcisi Astana geldi.. Temsilcimizin yenemeyeceği takımlar değil hiçbiri. Sağ bek ve Drogba tarzı bir forvetle grup lideri bile olunası bir grup. Takımın formu en büyük handikap olarak göze çarpıyor ama en azından 3.olup UEFA garanti diyebilirim. Zira bu grupta sonuncu olursak, yönetim büyük sıkıntılar yaşar.

25 Ağustos 2015 Salı

2.HAFTA BİTERKEN

Spor Toto Super Lig Hasan Doğan sezonunun 2.haftasını geride bıraktık.9 maçta 24 gol atıldı.Geride bıraktığımız sezon 69 golle ligin en çok gol atan takımı Bursasporun henüz gol atamaması hem kadrodan giden oyuncuların yokluğunu hem de yeni gelen oyuncuların uyum sorunu yaşadığını gösteriyor.Yine geçtiğimiz sezon kalesinde gördüğü  30 gol ile  en az gol yiyen ekip olan Medipol Basaksehir sezona 2 maçta 4 gol yiyerek başladı.2 hafta sonun da puanla tanışmayan 4 ekip,Bursaspor,Mersin İdmanyurdu,Gençlerbirliği ve Medipol Basaksehir oldu.3 büyüklerin puan kaybettiği bir hafta oldu.Haftanın süprizini Osmanlıspor,Galatasaray'ı Istanbul da 2-1'lik skorla devirerek gerçekleştirdi.Osmanlıspor eski adı Ankara spor da dahil  Galatasaray'ı tarihlerinde ilk kez yendiler.Haftanın yıldızı, 3 gol atan Gekas oldu.35 yaşındaki yunan yıldız futbola olan bağlılığını bir kez daha gösterdi.Gekas bir çok yerli genç yıldız adayına örnek olabilir.Sezonun ilk hoca değişimi yine Gençlerbirliğinde oldu.2 maçta da 75.dakikalara kadar üstün olan Ankara ekibi son 15 dk larda yediği gollerle sahadan puansız ayrıldı.Ilhan Cavcav 1979 yılından bu yana başkanlığını yaptığı Gençlerbirliğindeki 46.hocasını yolladı.Türkiye'deki teknik direktörlerin bir çoğunu bir kaç kez denedi olmayınca adı duyulmayan yabancı hocalara yöneldi.Yine de istikrar yok malesef.Yakın zamanlarda Sayın Cavcav'ı eşofmanla saha kenarin da görürsek şaşırmamak gerek.Bundan sonra koltuğu sallantılı olan Mersinin hocası Mesut Bakkal ve malesef her hafta farklı oyuncu ve oyun sistemi oturtamayan gerekli takviyeleri yapamayan 3 kupalı son şampiyonun takımın hocası Hamza Hamzaoğlu olacak ve belki de yönetim ile beraber istifa kararı alacaklar.
Ve dün akşama dönelim.Galatasaray uzun bir aradan sonra seyircisinin karşısına çıktı.Maça istekli başladılar fakat oyun kurgusunda sıkıntılar vardı.Sneijder solda başlayınca hücum hattın da verimsiz kalıyor.4 2 3 1 in ortasına alışkın ve orda etkili olan bir oyuncu.Yasin de kenarda olunca ileriye top taşıyan oyuncu sıkıntısı çekti Galatasaray.Yedikleri ilk golde Sabri Hakan ikilisinin ofsaytı ayarlayamamasi acemiceydi.Selçukun güzel kafa golü  ikinci yarı için umut oldu,fakat transfer söylentilerinden etkilendiği belli olan Muslera,Sivasspor maçında olduğu gibi bu maçta da hatalı gol yedi.Üstüne Hamza Hocanın Burak ve Galatasaray adına sahanın en iyilerinden olan Jose Rodriguezi çıkarması hücum gücünü ve pas bağlantılarını bitirdi.İleriye doğru şişirme toplar ve uzaktan şutlar ile gol aradılar fakat başarılı olamadılar.Sonuç olarak Osmanlıspor ve Reşit Akcayı tebrik etmek lazım.Kendi kalitelerini bilerek savaşarak oynadılar.Çok koştular mücadele ettiler 2 gol ile 3 puan alarak Istanbul'dan mutlu döndüler.Koşu mesafelerin de Osmanlıspordan 5 oyuncu maçın en çok koşan isimleri arasın da yer alırken Galatasaray da kimse ilk 5e giremedi.Başkent ekibin de 5 oyuncu 11 km'nin üzerinde koştu.Osmanlıspor takım olarak 115,9 km kat ederken,Galatasaray 108,2 km de kaldı.Hakem Hüseyin Göcek 10.2 km koştu fakat kartlarına baş vurmaktan uzaktı,düşük not alması gerek.

Galatasaray yönetiminin acilen yedek kaleci,sağ bek,stoper,forvet ve hatta sağ kanat transferi yapması lazım.Bu kadro ile hem lig hem de Avrupa da hüsran yaşanacağa benziyor.

DİPNOT:Sezonun 2.haftasın da Spor Toto Süper Ligi (9 maçın ortalaması) 6878 kişi,PTT 1.Ligi ise 1868 kişi tribünden takip etti.Avrupanın çok çok altındayız.Ligimiz de sayısızca yıldız futbolcu oynarken ve futbol aşığı taraftar kitlelerine sahipken insanların tribünlere küsme nedeni irdelenmelidir.

24 Ağustos 2015 Pazartesi

HER ŞEY GÜZEL OLACAK...

Spor Toto Süper Lig Hasan Doğan Sezonu'nda 2.hafta tek maç dışında tamamlandı. Geride kalan 8 maçta 21 gol kaydedilirken maç başına 2.65 gol ortalaması tutturuldu. Bu maçların 4'ünü ev sahibi 2'sini de deplasman ekipleri kazanırken 2 mücadelede de taraflar yenişemedi.
Haftanın açılış maçında Kasımpaşa, Başakşehir'i Scarione'nin golüyle 1-0 yenerken maç fazlasıyla liderliğe yükselirken, diğer sonuçlarla birlikte haftayı da averajla lider kapatmayı garantiledi.
Antalyaspor, uzun bir bölümünü geride oynadığı maçta Gençlerbirliği'ni devirerek 2.sırayı kaptı. Eto'o bu haftayı da boş geçmedi. Bu maç için ayrı bir parantez açacak olursak, mücadelenin ardından 2 maçtan 0 puanla ayrılan Gençlerbilrliği'nde İskoç Teknik Direktör Stuart Baxter ile yollar ayrıldı. Henüz ligin 2.haftasıyken bu kadar çabuk hoca harcanan başka bir lig var mıdır bilmiyorum. Başarının istikrardan geçtiği örneğini MANU-Sir Alex Ferguson ve Arsene Wenger-Arsenal örneğiyle klişeleştirebiliriz. Nitekim 2 haftada 0 çeken başkent temsilcisi, bu 2 maçı da öndeyken son çeyrek dilimde yediği gollerle kaybetti. Yani kötü oynamadı. Ben biraz daha sabredilmesinden yanaydım. Türk futbolunun duayenlerinden İlhan Cavcav'ın vardır elbet bir bildiği...
Geçen hafta ben dahil tüm Türkiye'nin yerlere göklere sığdıramadığı Beşiktaş'a gelelim.. Kara kartalların Mersin maçında defansın arkasına atılan toplar yüzünden savunma zaafı yaşayacağını öngörmüştük ve Trabzonspor hocası Şota Arvaladze de bunu görmüş olacak ki hafta boyunca takımını bu yönde çalıştırmış. Q7'nin harika golünün ardından kırmızı kartla oyun dışı kalması, yine yeni yeniden Quaresma sorunu olarak su yüzüne çıktı. Yeteneklerini tartışmamızın mümkün olmadığı Portekizli'nin, maalesef hala disiplin problemini çözemediğini gördük. Beşiktaş buna çare bulamazsa daha çok maçta eksik kalır. Öte yandan Trabzonspor... Bu sezon Avrupa'dan erken elenen ve tutunacak tek dalı olarak lig kalan bordo mavililer, bu doğrultuda 2'de 2 yaparak sezona 'fırtına' gibi başladı. Şehirde henüz çok çok erken olmasına rağmen şampiyonluk sesleri yükseliyor. Ama Trabzon şehrinin bunun takım üzerinde baskı yaratacağını bilmesi ve daha temkinli olması gerekir.
Ligde henüz puanla tanışamayan Başakşehir ve Bursaspor'un gelecek hafta birbirleriyle karşılaşmasını heyecanla bekleyeceğim. Bu iki takım da bu sene beklentilerimin epey altında başladılar sezona.
Fenerbahçe ise tam anlamıyla beni hayal kırıklığına uğrattı. Rize deplasmanında zeminin de kötü olması tabiki de takım oyununu etkiledi ama bu kadronun bu lige fazla olduğu gerçeği ve buna endeksle oynanan oyunun tezatlığı... Volkan kalesinde devleşmese bugün alınan 1 puanı değil kaybedilen 3 puanı konuşabilirdik.  
Yazımı Yunan Gol Tanrısı Thefoanis Gekas'la bitirmek isterim. Eskişehirspor formasıyla Sivasspor karşısında  hat-trick yapan yaşlı kurt, ilk haftadaki Cenk Tosun'un ardından sezonun 2. hat-trickini yaptı. Türkiye kariyeri parmak ısırtan Gekas mı, 2 haftada 3 gole ulaşan Eto'o mu, yoksa diğerleri mi.. Lig şampiyonluğunun yanında gol krallığı yarışı da oldukça çetin geçeceğe benziyor.. Güzel olacak bu lig çok güzel...

23 Ağustos 2015 Pazar

DERBİ ATEŞİ


Beşiktaş-Trabzonspor derbi rekabeti bir jübile maçıyla başladı.Trabzonspor o zamanlar ikinci ligde mücadele ediyordu.
11 Ekim 1973 tarihinde her iki takımda oynayan Erkan Yanardağ'ın jübilesinde karşılaştılar.Maç 2-0 lik bordo mavili ekibin üstünlüğü ile sonuçlandı ve tarihi rekabet böyle başladi.
İlk resmi maç ise 1974-1975 yılında Trabzon Şehir stadında oynandı ve bordo mavili ekip mücadeleden 1-0 üstünlükle ayrıldı.En farklı galibiyet ise 1993 yılında bir lig maçında gerçekleşti.İnönüde oynanan maçta Beşiktaş,Trabzonspor'ü 7-1 gibi tarihi bir skorla devirmişti.
Dün gece ki maçtan önce ligde oynanan 84 lig maçın da Bjk 32,Ts 31 kez kazandi.21 maçta ise taraflar beraberliğe razı oldu.
Ve düne dönelim.Q7 ile başlayalım.Yeteneklerine bu kadar ihanet eden çok az futbolcu vardır.Beraberlik golünü atmışsın takım taraftar ateşlenmiş oyun zaten sizden yana ama sen yine gereksiz bir kartla oyun dışı kalıyorsun.Takım arkadaşlarına hocana ne diyeceksin.Ayıp!!Q7'nin Bjk kariyerindeki 4.kırmızı kartı.Taraftarlar bir oyuncuyu sevebilir ama kırmızı kartla oyun dışı kalan oyuncuyu alkışlamak diğer oyunculara ihanettir.Aynı hareketi Necip yapsa ıslık,protesto ve küfür eden bir seyirci topluluğu olacaktı.Neyse saha içine dönelim,Beşiktaş geçen haftaki  onbirinden sadece Motta-Tosic değişikliği ile başladı.Beşiktaş orta saha da çok yumuşak kaldı.Olcay yerine Necip ile başlamak direnç sağlayabilirdi ama Şenol Hoca ben gol yesem bile ilerde ki 4lü arkalarında Oğuzhan ile işi bitiririm diye düşündü.Fakat öyle olmadı savunma engelini aşamadılar.Cenk iki sert stoperin arasında kayboldu.Gökhan Töre maçın en kötüsüydü.Olcay,vasattı.Q7 malumunuz!!!Rhodolfo çok ağır bu yüzden defansta geri de kalıyor ve ofsaytı bozuyor.Hızlı bir stoper gerekli.Oğuzhan ve Atibayı beğendim.Gomezin zamana ihtiyacı var.
Trabzonspor haddini bilerek oynadı.Besiktasin pas oyununa karşı geri de kalarak sert savunma ile rakibi durdurmaya ve kapılan toplarla besiktasin ağır savunmasını delmeye çalıştılar ki ilk golde böyle geldi.Mbia,Okay,Özer 3'lüsü dengeli oynadı.Özellikle Mbia nefis bir oyuncu,nerde duracağını nerde faul yapacağını çok iyi biliyor.Nokta transfer.Cavandayi ve iki haftadır galibiyeti getiren Erkan Zengin de iyi oynadı.Erkan pas oyununa biraz daha katkı verirse takımın lideri olur.2012 den sonraki ilk galibeyetini aldı Trabzonspor.Son yedi lig maçında Beşiktaş 3 kez galip geldi ve 4 maç berabere bitti.Shota Hoca,geçen sezon Kasımpaşa da ligin en çok gol yiyen takımının başındaydı ama bu yıl Trabzonspor'a iyi defans yaptırıyor.Sonuç olarak lige iyi başlangıç yaptılar ve  6 puan ulaştılar.Tebrikler Trabzonspor
Maçın yıldızı,Mbia idi.Sahada basmadık yer bırakmadı.İlk golde ki katkısı,maçın son saniyesinde rakip ceza sahasında topa baskısı oyunu çift yönlü oynaması ile geceye damgasını vurdu.

KIRILMA ANI:Maçın iki kırılma anı vardı.İkisi Beşiktas'ın ellerinden uçup gitti.İlki Trabzonspor'un ilk golünden 3 dakika önce Gökhan Töre'nin boş kaleye topu atamayışı,ikincisi ise beraberlik golünden sonra Q7nin gördüğü kırmızı kart.

Beşiktaş taraftarı maçtan önce şehitler için açtığı dev Ay Yıldızlı bayrakla alkışı hak etti.Teşekkürler Çarşı Grubu

19 Ağustos 2015 Çarşamba

ADI GİBİ SÜPER BAŞLANGIÇ

2015-2016 Spor Toto Süper Lig Hasan Doğan sezonu cuma akşamı oynanan Fenerbahçe-Eskişehirspor karşılaşması ile başladı.Ligin ilk haftasında 9 karşılaşma da 31 gol atıldı.Futbol severler Podolski,Rubin Van Persie,Nani,Gomez,Eto'a,Quaresma,Mbia,De suter,N'doye,Dzsudzsak gibi yıldızları takımlarında izleme şansına sahip olacaklar.Eto'o attığı 2 şık golle klasını gösterdi.Diğer oyuncuların zamana ihtiyacı var.

Galatasaray 3 sezonun aksine lige puan kaybederek başladı.Sivas deplasmanı zordur fakat Hamza Hocanın yanlış kadro ile sahaya çıkması puan kaybına zemin hazırladı.Takımdaki tek forveti kenarda bekletip Podolski ve Olcanı dönüşümlü forvet oynatmak intihardı.Burak ligin en değerli golcülerinden,sakat değilse her zaman 11 de başlamalı,ligde GS adına attığı 57 gol ile takımına 54 puan kazandırdı ve Avrupada son 5 yıldaki en golcü 9.oyuncu(140gol).Muslera ligde 549 dakika sonra kendi hatasıyla gol yedi.Galatasaray'ın zamana ihtiyacı var ve Avrupada hüsran yaşamamak için sağbek,stoper,sağ açik ve forvete takviye yapması lazım.

16 Eylül 2013 Pazartesi

4x4 BEŞİKTAŞ





Bursaspor 0-3 Beşiktaş
Lige 3te3 yaparak başlamış, rakiplerine neredeyse pozisyon dahi vermemiş, ligin en iyi futbolunu oynayan takım olan Beşiktaş'a bu maç öncesinde kimilerine göre 1 puan yeterli görünüyordu. Ancak maçın 1.dakikasından itibaren ortaya koyduğu oyunla Beşiktaş, bu sene her maça 3 puan için çıkacağını bir kez daha gösterdi.
Beşiktaş'ın bu maçta yaptığı en iyi şey Batalla ile savunmanın pas bağlantısını kesmekti. Beşiktaş'ın ileri uç oyuncuları ve Fernandes-Atiba ikilisi Bursaspor'un savunma dörtlüsüne ve Şamil-Yasin ikilisine öyle yoğun bir baskı kurdu ki nefes aldırmadılar adeta. Beşiktaş rakip yarı sahada kaptığı toplarla çok açık alanlar yakaladı ve birçok net pozisyona girdi.Adeta Bursaspor'u sahadan sildi.Ligin başından beri çok dominant bir oyun ortaya koyan takım bugün zirve yaptı. Erken gelen golle iyice morallenen Beşiktaş rahat bir maç çıkardı. Beşiktaş'ın en önemli silahlarından biri de kesinlikle duran toplar. Fernandes ile Sivok o kadar iyi anlaşıyor ki her duran top bir tehlike.*Fernandes'in maçın ilk yarısında yaptığı şovdan da bahsetmeden geçemeyeceğim. Geçtiğimiz sezon Bursa'ya 3-0 kaybedilen maçta Escude'nin performansını hatırlayacak olursak o günden bugüne üzerine çok katmış. Sivok ile birlikte savunmada güven veriyorlar. Yeni transfer Ramon heyecanlı, hırslı ve ayağı düzgün iyi bir oyuncu izlenimi bıraktı. İlk maçı olmasına rağmen kaç yıldır bu takımda oynuyormuş gibiydi. Hiç yabancılık çekmedi. Uyum sürecini çabuk atlaması takım adına sevindirici. Almeida'nın bu kadar formda olması şüphesiz kimse tarafından beklenmiyordu ancak Mustafa Pektemek'in hazır olmayan görüntüsü düşündürücü. Sonradan girmiş olmasına rağmen çok silik bir görüntü çizdi. Önümüzdeki hafta Galatasaray ile oynanacak maça kadar Veli Kavlak'ın iyileşmesi çok önemli. Çünkü Oğuzhan'ın yerine giren Necip de henüz hazır olmadığını hissettirdi.Gökhan Töre haftalardır çok iyi performans ortaya koyuyor ama topu ayağında çok oyalıyor sanki.
Önder Özen-Slaven Bilic ikilisinin ne kadar doğru bir hamle olduğu her geçen biraz daha anlaşılıyor.4te4 yapan Beşiktaş'ı tebrik ediyorum.
Beşiktaş bu sezon böyle çok maç yaşatacak gibi duruyor...

https://www.dropbox.com/s/g94340k8umvdvhb/fernandessssssssssssssss.avi

Goller
Almeida---->  https://www.dropbox.com/s/qnhgd6u6ebjpk0l/yeahhhh.flv
Sivok----> https://www.dropbox.com/s/f8tt4y9wank0u2v/kaptannn.flv
Escude----> https://www.dropbox.com/s/h3jor9jzi5ecr0b/escude.flv

15 Eylül 2013 Pazar

Trabzonspor-Kar.Karabükspor Maç Değerlendirmesi

 Kısa bir aradan sonra tekrar merhaba Gündem-Spor okurları,Bu haftaki Trabzonspor-Karabükspor maçının önemli noktalarına,kilit anlarına isterseniz hep beraber bir göz atalım.Bu hafta Trabzonspor açısından bol sürprizli taraftarları ters köşeye yatıran bir hafta oldu.Takım Dizilişinin 4-4-2 dönmesi,sakatlıktan kurtulan Bosingwa ve Mustafa Hoca ile konuşup kadroya giren Janko'nun ilk 11'e dönmesi bekleniyordu bir çok kesim tarafından.Son 2 senedir Şenol Güneş ile başlayan,Tolunay Kafkas e Mustafa Reşit Akçay ile devam sürpriz seçim geleneği bu hafta da kendisini gösterdi.Takım 4-2-3-1 dizilişi ile sahaya çıktı.Bosingwa yerine yine Zeki Yavru tercih edildi ve P.Henrique sahada tek forvetti.Bol gollü Avrupa Ligi maçlarına rağmen ligte süre gelen gol yollarında ki kısırlığa bu maçta da bir çare bulamadı Mustafa Hoca.Rakibi kanatlardan baskı altına alıp çözmeyi hedefleyen Trabzonspor'da,ceza sahasına yapılan ortalara vuracak ismin P.Henrique olmadığı bu maçta bir kez daha anlaşıldı.Önümüzde ki perşembe Apollon maçıyla başlayacak zorlu bir aylık dönemeçte Trabzonspor muhakkak çift forvete dönmeli yoksa takım açısından üzücü sonuçların alınması işten bile değil.

 Dün akşam ki maça dönersek,oyun her iki takım açısından düşük tempo ve bol pas hataları ile başladı.Tahmin edildiği üzere iki takımda bu oyun şekilleriyle sonuca gitmekte epey zorlandılar.23.dakika da Adrian'ın pasıyka gelişen ve Yusuf'un sağ çarprazdan vurduğu direkten dönen topa kadar maçta hiç bir ciddi pozisyon yoktu.Artık bir Trabzonspor klasiği olan Onur'un takımı ipten alması durumu 32.dakika'da Gökhan Ünal'ın 25 metreden vurduğu sert şutta ve 34.dakika da Lualua sağ çaprazdan çıkardığı sert vuruşta kendini yine gösterdi.İlk yarıda başka pozisyon olmayınca devre arasına 0-0'lık sonuçla gidildi.İkinci yarıda Aykut-Colman değişikliği sonrasında kontrol Trabzonpor'un eline geçti.Colman-Zokora ikilisi adeta Karabükspor'u sahadan sildi.Tolunay Hoca yapılan bu değişikliği karşılık veremeyince oyun Trabzonspor açısından rahat bir hale geldi.Maçın 61. dakikasında Malouda'nın pasında topla buluşan Yusuf,sol çaprazdan aşırtma bir vuruş çıkardı ancak top uzak direğin içinden geri döndü.64.dakika da Malouda'nın sert şutunu Karabükspor kalecisi Waterman güçlükle iki hamlede çıkardı.Dakikalar 76'yı gösterirken ceza sahasında topla buluşan Henrique fazla beklemeden şutunu vurdu ve takımını 1-0 öne geçirdi.Maçın kırılma anı ise Yiğit'in 78.dakika daki ortasında İlhan'ın kafa vuruşunda topu Onur direğin dibinden çıkartarak demin de bahsettiğim klasikleşen ipten alma durumunu bir kere daha gösterdi.Maçta başka pozisyon olmayınca Trabzonspor 1-0'lık galibiyet ile Avrupa Ligi Öncesi moral depoladı.Maçın Yıldızı olarak gösterebileceğim iki isim kaleci Onur ve Fırtına adına ilk kez bir maçta 11'de şanş bulan genç Yusuf'tu.Maçın hayal kırıkları ise güçsüz ve etkisiz bir görüntü çizen Malouda ile bütün maç sahada yokları oynayan ve 65.dakika da değiştirildiğinde sinirlenip formasını yere atarak soyunma odasının yolunu tutan Lualua oldu.Trabzonspor açısından bu galibiyet takımda ki eksikliklerin görülmesini engellememeli;skoru göz ardı edersek eğer Trabzonspor adına iyi olan ve takımın kendini geliştirdiği tek nokta takım savunmasıdır.Olcan'ın sol beke alışması ve Aykut-Mustafa uyumu göz doldurdu ilerleyen haftalarda Giray'ın da dahil olacağı rotasyon ve sağ beke formda bir Bosingwa takımı çok daha iyi yerlere getirecektir.

  Apollon maçından sonra görüşmek üzere,Herkese güzel ve bol golü bir hafta diliyorum,Ofsayta düşmemek dileğiyle..
                                                                               
                                                                                T.KIDIL

14 Eylül 2013 Cumartesi

Mucize

Dün Ali Sami Yen'de oynanan ve çıkan sonuç bana göre mucize.Maçın başında sarı kırmızılıların direkten dönen topları Burak'ın ve Drogba'nın kaçırdığı fırsatlar maçın farka koşması beklenirken 1-1 bitmesi bence mucize.Galatasaray maça hızlı başladı ki önce Hakan sonrasın da Emre Çolak'ın şutları direkten döndü.Ardından Amrabat'ın ortasında topa dokunamayan Burak'ın golü kaçırması sonrası defansın arkasına atılan topla beraber golü kalesinde gördü Galatasaray.Baskısını iyice arttıran sarı kırmızılılarda orta sahada Selçuk ve Sneijder'in ekskliği bariz belli oluyordu.Emre ve Engin'in orta sahanın hücuma dönük yönünde top taşıma yeteneklerinin sınırlı olması işi zorlaştırdı.İkinci yarıya ilk yarıda kötü bir performans sergileyen Amrabat yerine Umut dahil oldu.Galatasaray 4-3-3 taktiği ile oynamaya çalıştı fakat kanatlardan etkili gelemeyişi işi zorlaştırdı.

Oyuna sonradan dahil olan Sabri ve Bruma kanatların etkinliğini arttırdı ve Sabri'nin ortasında Drogba'nın dokunuşu golü getirdi.Golden sonra sarı kırmızılılar daha çok bastırdı fakat golü bulamadı ve 3 hafta üst üste beraber kalan Galatasaray'da ilk 4 haftada kayıp 6 puana yükseldi.

Fatih Terim maçın başından itibaren Engin ve Emre Çolak'a iyi sabretti.Bu ikilinin topu ileriye seri getirememesi kanatlardan atak kurulamaması takımı etkiledi.Amrabat'ın hızlı bindirmeleri olsa bile bire bir de rakiplerine karşı alt da kalması onu formadan iyice uzaklaştırıyor.Galatasaray'ın Selçuk,Sneijder gibi 2 üst düzey pasör oyun kurucu oyunculara iyi yetenekli ve hırslı kaliteli yedekler bulması takım adına daha elverişli ve geniş bir kadro yapısına sahip olmasını sağlar.


Bruma'ya özel bir yer ayırmak istedim.Çünkü ilk resmi maçında Hagi döneminde takıma katılan ve ilk maçında yaptıklarıyla takımın sevgilisi olan Ribery'i bize hatırlattı.Oyuna girdikten sonra sol kanatta hızı ve seri hareketleriyle önemli pozisyonlar yarattı.35 metreden sol ayağıyla çıkarttığı şutla kaleyi yokladı fakat Hakan Arıkan topu kornere çeldi.
İlk maçında istekli ve hırslı oyunuyla beğenilen Bruma'ya verilen paranın rahatlıkla çıkabileceği fakat Antalyaspor karşısında ki isteğini ve hırsını tüm lig ve Şampiyonlar Ligi maçlarına yayması gerekli.Fatih Terim'in hafta içi oynanacak Real Madrid maçında sol bekte önemli eksikleri bulunan sağ kanatta Bruma'yı değerlendireceğini tahmin ediyorum.Bu seri,hızlı ve arzulu oyun isteği bu maçta Galatasaray'ın elinde büyük koz olacaktır.

5 Eylül 2013 Perşembe

NOKTALAMA İŞARETLERİYLE FENERBAHÇE

Sevgili okuyucularım , bu benim GAZETE GÜNDEM SPOR blogu için yazdığım ilk yazı , yazarlık kadrosuna yeni katıldığım bu blog da sezon boyunca Fenerbahçe futbol takımı hakkında değerlendirmeler de bulunacağım . Fenerbahçe Futbol takımı son zamanlarda çok zorlu süreçlerden geçti ancak ben yazılarım da sadece ortaya koyduğu futbolu ve saha içi dinamiklerini anlatmayı tercih edeceğim . Yazıma geçmeden önce son olarak blogtaki arkadaşlara geç katıldığım için yazamadığım haftaların toplu bir değerlendirmesini yapacağımdan bu yazımın biraz uzun olacağını belirtmek isterim.

SORU İŞARETİ 


Öncelikle Fenerbahçe'nin sezona taraftarını mutlu ederek başladığını söylemek oldukça zor , hazırlık karşılaşmalarında ki 4 er göllü galibiyetler Aykut Kocamanın çok pozisyona giremeyen takımından sıkılan tüm Fenerbahçeli taraftarları oldukça keyiflendirmişti ancak PSV maçında oluşan soru işaretleri bu sevincin aslında erken olduğunun bir göstergesiydi. Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi ön eleme turunda Red Bull arena da 90. dk da attığı golle  1-1 le evine dönese de , rövanşta ortasahanın dayanaksızlığı ve kopuk oyunu , rakip Salzburg un oyuncularının ''ortalama bir halı saha oyuncusu kadar becerikli olamaması '' , Meireles ' in takdire şayan golünün ve 3-1 lik galibiyetinin önüne geçmişti. O gün taraftarların hepsi kazandığı için mutluydu ancak oyun hiç birinin içine sinmemişti. ( Bu arada Salzburg un ortasaha oyuncusu Kevin Kampl a buradan dikkati çekmek istiyorum , bu maçlarda ne kadar yetenekli ve oyunun özellikle de hucüm yönünü ne kadar iyi oynadığını gösterdi ancak hiç bir Türk takımıyla adı anılmaması da oldukça ilginç bir detaydı. ) Süper kupa finalinde Fenerbahçe nin on kişi kalması bir çok taraftarın takımlarının gerçek gücünü anlayamamasına yol açtı ancak Fenerbahçe orta sahası yine güçsüz gözüktü , tek bir isim aralarından sıyrıldı ve onca eleştiriye rağmen ben buradayım  diyebildi '' Kaleci Mert ''  


ÜNLEM

Konyaspor maçı Fenerbahçe açısından oldukça önemliydi. 2-0 öne geçen Fenerbahçe kötü de oynamıyordu özellikle yeni transfer Emenike ne kadar güçlü bir forvet olduğunu dosta düşmana göstermişti ancak büyük takımların yapması gereken en önemli şey olan topu tutmayı bir türlü beceremiyordu Konyaspor takımnın maçı çevirebileceğine inanmıyorlardı . Bu inancı Mert yaptığı kurtarışla pekiştirse de , Ersun Yanal ' ın Alper i alarak genç Salih i oyuna sürmesi daha sonrasında Dirk Kuyt ' ın yerine Webo girmesi orta sahanın dinamizmini bozdu ve zaten pas yapamayan Fenerbahçe nin sonu oldu. Arka arkaya gelen 3 golün de ötesinde sadece Fenerbahçe taraftarının değil diğer tüm takımların takdir ettiği Salih in yorgun gözükmesi ve panik oyunu haftaya damgasını vurdu. Ayrıca onca şanssızlığa ve üstüne üstlük kaçan penaltının üzüntüsünü de yaşamasına rağmen oyundan kopmayan ve takım disiplinini bozmayan Konyaspor u bir kez daha tebrik etmek istiyorum.
 Arsenal maçları kimi taraftar için bir umut kimisi için ise korkuyla beklenen bir sınavdı. Malesef korkulan oldu,adeta kendi sahasındaymış gibi oynayan ve maça büyük baskıyla başalayan Arsenal,genç ortasaha oyuncularının da maça ağırlığını koymasıyla sadece topu kovalayan ve yine top tutmakta sıkıntı yaşayan Fenerbahçeli oyuncular karşısında oldukça rahat oynadı. Saracoğlunun muhteşem atmosferinde maçı izleyen onbinler sanki olacakları görmüş ancak engellemeyecekleri bir son gibi izliyordu. 2. yarı da madem onlar gelmiyor bari biz karşı kaleye gidelim diyen diyen Arsenal , Fabregas tan sonra ortaya çıkardığı en yetenekli ama çok talihsiz sakatlıklar yaşayan Ramsey in tabiri caizse sazı eline almasıyla ve The Gunners a 16 yaşında transfer olan Dünya nın en hızlı açıklarından biri olan Theo Walcott un da etkili oyunuyla skoru 3-0 yaptı ve turu Saracoğlunda bitirdi. Emenike de , talihsiz bir sakatlıktan dönen Gökhan Gönül de , benim gözümde en başarılı transfer olan Bruno Alves de bu yenilgiye engel olamadı. Ben şuna da eminim ki Fenerbahçe nin cılız ataklarından biri golle sonuçlansa ve Fenerbahçe bu maçı kazansa da taraftar rahat olamayacaktı çünkü istedikleri görmek istedikleri oyun bu değildi. Ersun Yanal da maç sonu tempolu oynamamız lazım derken pozisyona giremeyen ve topu ayağında tutamayan kendi oyuncularına belki de kendi taktiğine sitem de bulunmaktaydı.                                            
Ligin ikinci maçı olan Eskişehir maçında konan oyun zaten karamsar olan taraftarı daha da üzdü , yanımda oturan amca'Şu futbolcular artık kendine gelsin'derken haksız değildi. Ultra profesyonel Kuyt ın golü belki maçı kazandırsa da , maçın kahramanı hiç şüphesiz penaltıyı kurtaran ''Mert '' olmuştu. O maçta Necati gününde olsa belki de aklında soru işaretleri olmasa skor ve şu yazdıklarım çok farklı olabilirdi. Ortasahayı kalabalık tutan Eskişehir ayağa pas yapıp pozisyonlar bulurken Fenerbahçeli futbolcular ise yine taraftarını mutlu edecek oyunu oynayamadılar . ortasahada bir sorun olduğu açıktı çünkü takımda bir organizasyon eksikliği vardı , topu tutmak bir yana fenerbahçe istediği arzuladığı baskıyı bir türlü yaratamıyordu. O gecenin Fenerbahçe adına tek olumlu hareketi gol pozisyonun da yıkılmayıp Kuyt a nefis bir orta açan Emenike nin hareketiydi. 

Arsenal maçının rövanşında korkulan olmadı ve Emirates de Fenerbahçe önemli fırsatları değerlendiremedi ve sahadan 2-0 yenik ayrıldı , Arsenal da ise Ramsey yine günündeydi. 

ÜÇ NOKTA

Ve CAS kararıyla dış kulvardan elini eteğini çeken Fenerbahçe , seçim arefesinde Sivasspor ile karşılaştı. Ersun Yanal maç öncesi büyük revizyona gitti , Krasic den boşalan kontenjan sayesinde aldığı Holmen adeta maçın kaderini değiştirdi. Oyuna büyük baskıyla başlayan Fenerbahçe,rakibin de hatalarından yararlanarak pozisyon üretmeye ve seyircisini de arkasına alarak topu ayağında tutmaya başladı. Sezonun başından beri Fenerbahçe taraftarının görmek istediği oyun buydu ve Holmen dirençsiz olan orta saha ya bir hareket getirmişti . Hakeme çarpan topta adeta beni zaten bu yüzden aldılar dermişçesine koşan Emenike , Kuyt a al da at dedi , golün sonrasında maçın hakemi Özgür Yankaya nın yüzü ise yaşadığı şaşkınlığı anlatmaktaydı. Bu golle iyice kendini bulan Fenerbahçe , Sivasspor kalecisi ve defansının uyum sorunundan yararlanarak 2 kornerden 2 gol buldu . Webo farkı 4 e çıkartırken Saracoğlundan bu sezon ilk defa yüzler gülüyordu , Sivasspor un attığı goller teselliden öteye gitmezken son sözü bir başka yeni transfer ve Fenerbahçenin yabancı kontenjanı kararını desteklemesinin en büyük nedeni Alper Potuk söylüyordu. Yorgun bir Christian , enerjisi tükenmek üzere olan Emre ve demorilize olmuş Salih ile Alper yerine oynayan Holmenin bir de takıma çabuk alışması belki de Fenerbahçe taraftarının o gece en çok sevindiği şeydi.

 Ersun Yanal takım yavaş yavaş oturuyor bu daha başlangıç dese de insan önümüzde ki haftalarda Fenerbahçe nin ne yapacağını kestiremiyor. Yeni transferleriye adeta rakiplere göz dağı veren Kasımpaşa karşısında küskün olmayan bir Sow un ve biraz daha moralli Fenerbahçe li futbolcuların ne yapacağını tahmin edemesek de bizi çok zevkli bir maçın beklediği kesin ...
Fenerbahçe nin her maçını kazanacak güçte olduğunu ancak güzel oyun için biraz sabır biraz da saha içi dinamikler de uyum yakalaması gerektiği kanısındayım umarım ilerleyen haftalarda taraftarına ahlar vahlar değil de oldukça keyifli bir futbol izlettiren takım havasına bürünürler . 

Yazımı üç nokta ile bitirdim ama Fenerbahçe nin ligin sonunda nereye nokta koyacağını hep beraber göreceğiz ...

                                                                                       B.A.

"Karadeniz Fırtınası"-Trabzonspor Sezona Giriş


2013-2014 Sezonu öncesi Trabzonspor,gerek yönetimi gerek teknik kadrosuyla köklü bir değişime gitti.Sempatik başkanı Sadri Şener'in görevden ayrılmasıyla 2008'deki başkanlık seçimlerinde Sadri Şener'e kaybeden İbrahim Hacıosmanoğlu 4500 oyun 1571'ini alarak başkan seçildi.İbrahim Hacıosmanoğlu'nun parolası öze dönüştü.Bunun için Tolunay Kafkas'la yollarını ayrılarak,geçen sene 1461 Trabzon'un başında İstanbul büyüklerine kök söktüren Mustafa Reşit Akçay takımımn başına getirildi.Kulüp efsanelerinden Hami Mandıralı,Mustafa Reşit Akçay'ın yardımcılığına getirildi.Sportif Direktörlük görevi ise bir başka kulüp efsanesi Fatih Tekke'ye emanet edildi ancak yönetim ile anlaşamayan Fatih Tekke daha sezon başlamadan görevinden ayrıldı.Trabzonspor yönetimi boşta kalan görev için bu görevi daha önce üstlenmiş bana göre de en uygun isim olan Ünal Karaman ile anlaştı.Nihayetinde türk futbolunda Teknik Direktör ve Sportif Direktör arasında yaşanan bir çok uyumsuzluğa ve soruna şahit olduk,Eğer Fatih Tekke bu göreve gelmiş olsaydı Mustafa Hoca ile aralarında -ikisininde karakterlerini göz önüne alırsak- yaşanacak bir problem kaçınılmaz olurdu.

 Kadro açısından çok fazla değişime gitmeyen Fırtına'da bu durum Mustafa Hocanın ne kadar  iddaalı olduğu gözler önüne seriyor,Geçen sene başarısız olmuş bir kadroyla köklü bir değişime gitmeden başarılı olma iddaası bu ligte daha yeni olan hocanın ne kadar özgüvenli ve lig için hazır olduğunu kanıtlıyor.Geçen seneden tanıdığı bildiği Fatih Öztürk,Caner Osmanpaşa,Kadir Keleş,Abdülkadir Özdemir ve Yusuf Erdoğan'ı 1461 Trabzon'dan Transfer eden Mustafa Hoca,Geleceğin Trabzonspor'unun kemik kadrosunu oluştururken bu oyunculardan en az bir kaçınıda kullanmayı planlıyor.Genç kadronun ihtiyacı olan tecrübeyi ise Florent Malouda ve Jose Bosingwa gibi üst düzey yıllarca Chelsea forması terletmiş bu iki yıldızla sağlamayı planlıyor.Bu iki ismin takıma teknik,taktik ve mental açıdan katacağı mutlaka çok şey olacaktır.Her sene yıldızlarını kaybeden bir Trabzonspor görüntüsünden kurtulup dünya çapında iki isimle kadrosunu takviye eden yönetim şimdiden taraftarın desteğini arkasına almış gözüküyor.Trabzonspor'un bir diğer dikkat çeken transferi ise Gençlerbirliği'nde ki başarılı performansıyla milli takıma kadar yükselen "Komando" lakaplı stoper Aykut Demir oldu.1988 doğumlu stoper şu ana kadar oynanan maçlarda Giray Kaçar ile iyi bir ikili olabileceğini gösterdi.Takımın belki de en riskli transfer hamlesi ise sorunlu yıldız Batuhan Karadeniz ile sözleşme imzalanması oldu.Bu sene ki "6+0+4" kuralı yüzünden yabancı sıkıntısı yaşayan Trabzonspor;Emerson'u Stade Rennais'e bedelsiz,Marek Cech'i Bologna'ya bedelsiz,Celustka'yı 150 bin Euro karşılığında bir yıllık kiralık anlaşmasıyla Sunderland'e yolladı.Sezon başı hazırlık maçlarında sakatlanan ve 6 ay sahalardan uzak kalacağı söylenen Marek Sapara'yla ise sözleşme karşılıklı fesh edilerek yollar ayrıldı.Yasin Öztekin K.Erciyesspor'a 417 bin Euro karşılığında satılırken,sözleşmesi uzatılmayan Serkan Balcı ise M.P.Antalya sporla anlaştı.Takımın en büyük iki kaybı ise 2.750.000 Euro karşılığında Beşiktaş'a satılan Kaptan Tolga Zengin ve karşılıklı sözleşme fesh edilerek takımdan ayrılıp Ausburg'la anlaşan Halil Altintop oldu.

 Trabzonspor sezonu Avrupa Ligi'ne 2.ön elemeden katılacak olması nedeniyle erkek açtı.2.Ön Eleme turunda İrlanda'nın Derry City takımıyla eşleşen Fırtına rakibini evinde 4-2,deplasmanda 3-0 gibi rahat skorlarla eledi.Trabzonspor'un Avrupa Ligi 3.Ön Eleme Turunda ki rakibi ise Belarus temsilcisi Dinamo Minsk oldu.Avrupa'da Fırtına gibi esmeye devam eden Trabzonspor rakibini deplasman maçında attığı tek golle mağlup ederken,kendi evinde 0-0 berabere kalıp turu geçmeyi bildi.STSL'nin ilk haftasında kendisi gibi değişimle başlayan Beşiktaş ile karşılaşan Trabzonspor,Aykut Demir,Onur Kıvrak,Mustafa Yumlu ve Aykut Akgün haricindeki oyuncularının Beşiktaş karşısında direnç gösterememesi sonucunda sahadan 2-0 mağlup ayrıldı.Maçın daha kötü yerlere gitmemesinin tek sebebi hakemin Colman'ın kırmızı kartlık hareketini atlamış olması,zaten bu sezon Colman gerek D.Minsk karşısında olsun gerek Beşiktaş karşısında yaptığı haraketler ve gördüğü kartlarla takımdan ayrılmak istediği adeta yönetime,teknik kadroya ve taraftara kanıtladı.Ben şahsen hala neden bu oyuncunun takımda tutulduğuna anlam veremiyorum,Volkan Şen'in ağlayarak oyunu terk etmesi sonucunda Profesyonelliğine göndermede bulunup "Aynı yolda yürümem" diyen Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu,Gustavo Colman'ın "Profesyonelliğini" neden görmezden geliyor?

 Beşiktaş maçı sonrası Avrupa Ligi Play-Off turunda eşleştiği Arnavutluk temsilci Kukesi deplasmanına konuk alan Trabzonspor 2-0 gibi avantajlı bir skorla evine döndü.İki Avrupa maçı arasında evinde konuk ettiği ligin yeni ekibi Ç.Rizespor'u Adrian ve Malouda'nın enfes golleriyle 2-1 mağlup etti.Adrian Trabzonspor'un Ligteki 2000. golünü atarak adını Trabzonspor tarihine yazdırmayı bildi.Maçın diğer bir entresan olayı ise Volkan Şen'in 45.dakika da taraftarla tartışıp oyundan ağlayarak çıkması oldu.Ancak takım arkadaşları ve Mustafa Hocanın sahip çıkmasıyla yönetim tarafından affedilen Volkan'ın ilerleyen haftalardaki durumu ve performansı merak konusu.Maçın dikkat çeken ve öne çıkan isimleri Geçen haftaki çizgisini sürdüren A.Demir,A.Akgün ve bu hafta şans bulan Adrian ve Yusuf oldu.Maçın Yıldızı ise bana göre Adrian'dı.Rize maçından sonra moralli bir şekilde evinde Kukesi'yi konuk eden Trabzonspor rakibini 3-1 gibi net bir skorla mağlup edip eleyerek adını Avrupa Ligi Grup Aşamalarına yazdırdı.Trabzonspor Milli maç arasından önceki son maçında Akhisar Belediye'ye deplasmanına gitti.Deyim yerindeyse tel tel dökülen fırtına;Malouda,Olcan ve Henrique'nin istekli oyununa rağmen sahadan 3-0 gibi ezici bir skorla mağlup ayrıldı.Fırtına,Zokora'nın orta saha da etkisiz eleman kaldığı maçta A.Akgün'ün de yeteri kadar aktif olamaması ile Akhisar takımına geçilmesi çok kolay bir orta saha bıraktı.Adrian'ın yaratıcılığını sergileyememesi ve geçen hafta ki olaydan sonra kendini toplayamamış Volkan Şen'in kanatta bir an bile etkili olamamasıyla hucüm anlamında da hayal kırıklığı yaratan Trabzonspor'un 3-0 ile sahadan kurtulmasının tek nedeni Giray ve Aykut Demir'in güven veren performansları oldu.

 Herkese iyi ve bol gollü haftalar dilerim,Ofsayta düşmemek dileğiyle..
               
                                                                                T.KIDIL

2 Eylül 2013 Pazartesi

Yeni Ronaldo Galatasaray'da

Portekiz basınına göre  Portekiz Milli Takımı ve Real Madrid'in yıldızı Cristiano Ronaldo'dan sonra Sporting Lisbon alt yapısından çıkan en iyi oyuncu Bruma artık Galatasaray forması giyecek.Bruma transferi U-20 Dünya Kupası sonrası günlerce konuşuldu.Fatih Terim ve Ünal Aysal'da röportajlarında bu oyuncu ile ilgilendiklerini ve takıma kazandırmaya çalıştıklarını defalarca söylemişlerdi.Peki günlerce medyanın,taraftarın,hocanın ve başkanın konuştuğu bu genç oyuncu nasıl biri ? İşte Bruma ile ilgili anektodlar.
Sezon öncesini Sporting B takımına kiralık olarak geçiren futbolcu Sporting B deki performansıyla Lig Orangina'nın sezonun en iyi genç oyuncusu seçildi.Bruma Sporting Lisbon ile ilk maçına Şubat 2013'de oynanan Maritimo maçı ile çıktı.Zaten Portekiz Milli takımının çeşitli yaş kategorilerinde de yer bulan Bruma Portekiz U-20 Milli takımın da sol kanat oyuncusu olarak yer alıyordu.Sporting Lisbon'da oynadığı süre içerisinde de forvet arkası ve sağ açıkta görev alan Bruma Lisbon forması ile çıktığı 13 maçta 1 gol 4 asistlik performans sergiledi.Fatih Terim'in yaratıcı ve hızlı oyuncu kriterlerine uyan futbolcu kanatlarda forvet arkasında ve forvette de oynayabilmesi ile tam bir joker.Savunmaya da gelerek top çıkartan ve oyun içinde kanatlara sıkışmayıp orta alana gelerek top alan defansa da gelerek yardım da bulunan yetenekli bir futbolcu.Fiziki yapısı da çok güçlü olan Bruma ikili mücadelelerden kaçmayan defansta ve hücumda omuz omuza mücadelelerde pes etmeyen bir yapıya sahip.Kendisine faul yapılsa bile yıkılmayan genç oyuncu bu özelliğiyle topu dikine taşıma da işini kolaylaştırıyor.Top taşıma da dengeli olan oyuncu sadece hızını kullanan ve rakibi hızıyla geçmeye çalışan sabit oyunculardan değil.Galatasaray'da nerede oynayacağı da tartışılan oyuncu için ilk beklenti Hamit'in kesilip yerine Bruma'nın monte edilmesi olarak görülüyor.Bu durumda sarı kırmızılılar lig içinde defans,orta saha ve ya hücumdan bir yabancı oyuncu keserek Bruma'ya kontenjan açmak zorunda kalacak.Bruma transferi ile Galatasaray'ın olması muhtemel lig ve Şampiyonlar Ligi kadrosunun şu şekilde olmasını tahmin ediyorum.


Peki bu oyuncu 12 Milyon Euro değerinde bir futbolcu mu ?
Buna cevaben ise Sporting Lisbon'un alt yapısından çıkan Quaresma,Ronaldo,Nani,Moutinho ve Veloso'da bu denli yüksek fiyatlarla kulüpten ayrılmış ve başarılı olmuşlardı.Porto ve Benfica'nın aksine yurt dışından oyuncular getirmeyen genel olarak alt yapıdan oyuncular yetiştiren Portekiz ekibinden çıkan oyuncuların tamamı Portekiz Milli takımının da iskelet yapısında büyük rol oynuyor.Yani Bruma'nın 12 Milyon Euro'ya sarı kırmızılılara gelmesi çok iyi bir maddi kazanç.Şüphesiz ki Bruma Porto forması giyiyor olsa bu transfer için görüşmeler 30-40 Milyon Euro'lardan başlardı ve imkansız bir transfer hamlesi olurdu.
Bruma transferinin hem Bruma hem de Galatasaray adına hayırlı olmasını diliyorum.Umarım Bruma başarılı olur ve kendi başarılarıyla takıma da büyük başarılar kazandırır.

31 Ağustos 2013 Cumartesi

Galatasaray'a Es-Es Çelmesi





Galatasaray Eskişehirspor deplasmanında da 2 puan bıraktı.Maça iki takımda sakin ve kontrollü başlamak istedi fakat güzel havaya rağmen bozuk olan zemin takımları top kontrolünde etkisiz kıldı.Bundan da en çok Galatasaray etkilendi.İlk yarı da Boffin'in hatalı pasında Drogba topu aldı ve Burak'a aktardı ancak zeminin azizliği golü getirmedi.Galatasaray klasik orta saha üzerinden rakibin üzerinde baskı kurdu fakat olmayan şut denemeleri ve ceza sahasına giremeyişi gol yollarında etkisiz bıraktı.İlk yarıda rakip takımdan da etkili bir atak görülmeyince ilk yarı golsüz bitti.2.yarı defansın arkasına atılan ve Necati'nin kaleci ile karşı karşıya kalmasına rağmen Muslera'nın kurtarışı 2.yarının başında golü önledi.Bu ataktan sonra daha baskılı ve sert futbolla oynayan Galatasaray'da Sabri ve Amrabat'ın oyuna dahil olmaları da etkili oldu.Bu dakikalar içinde kornerde Semih'in indirdiği topu tamamlayamayan Felipe Melo kaleye çok yakın mesafeden topu dışarı attı.Ardından Eskişehirspor'un atağında kaleci Muslera yine çok önemli bir kurtarış yaparak kalesini gole kapattı.Galatasaray baskıya devam ederek rakibi uzun topla oynamaya itti ve başarılı oldu.Baskısıyla oyunu kontrolüne alan sarı kırmızılılar ard arda 2 pozisyonda golü bulamadı.Sabri'nin sağ kanattan ortasında Drogba'nın vuruşu direkten döndü.Ardından topu uzaklaştıramayan Eskişehir savunmasından topu alan Sabri tekrar içeri doldurdu ve bu sefer Sneijder'in vuruşunda topu kaleci Boffin çıkardı.Bu dakikadan sonra 2 takımda etkili ataklar yapamadı ve maç 0-0 sonra erdi.Galatasaray'ın acil sağ ve sol kanat transferine ihtiyaç duyduğu bu maçta da belli oldu.Kanatlarda etkisiz kalan sarı kırmızılıların kafa toplarında etkili Drogba gibi bir futbolcusu olmasına rağmen kanatlardan akın geliştirememesi sonucu içeri orta yapamaması ve oyunu sürekli ortadan kurarak içeri girme çabası başarısız oldu.Son günlerde Bruma transferi için uğraşan ve mesafe katederek transferi bitirme aşamasına getiren Galatasaray için bu oyuncu kanatlar da ki sorunu çözmek için tam bir ilaç olacağı aşikardır.Umarım 17 Eylül'de oynanacak Real Madrid maçına kadar Galatasaray eski baskılı ve istekli futboluna kavuşur ve gruplardan anlının akıyla çıkar.



29 Ağustos 2013 Perşembe

Eskişehir'de Zorlu Randevu

Ligin 3.haftasının açılışını zorlu Eskişehir deplasmanında açacak olan Galatasaray'da kamp kadrosu belli oldu.Bu hafta cezası biten ve kulübedeki yerini alacak olan Fatih Terim'ede kavuşacak olan Galatasaray'ın kamp kadrosu şu şekilde :
Fernando Muslera,Eray İşcan,Hakan Balta,Semih Kaya,Gökhan Zan,Aurelien Chedjou,Emannuel Eboue,Sabri Sarıoğlu,Ceyhun Gülselam - Selçuk İnan,Wesley Sneijder,Nordin Amrabat,Yekta Kurtuluş,Engin Baytar,Emre Çolak,Felipe Melo,Kazım Kazım - Didier Drogba , Burak Yılmaz,Umut Bulut

Bugün akşam saatlerinde özel seferle Eskişehir'e gidecek olan sarı kırmızılılarda yabancı sınırı nedeniyle Dany ve Riera ile sakatlığı bulunan Hamit Altıntop kadroda bulunmuyor.

Lider




Öncelikle yurtdışında olam dolayısı ile haftaiçi oynanan UEFA maçını ve haftasonu oynan lig maçını aynı yazıda birleştirmenin iyi olacağını düşündüm.bu kadar gecikmemin sebebi ise maçları canlı olarak takip edemediğimden geniş özetleri ve istatikleri araştırmam uzun zaman aldı.

  Öncelikle bu akşam rövanşı olacak Tromsö eşleşmesinin hayal kırıklığı yaratan ilk maçından başlıyorum.Açıkcası çok yazılacak bir şey göremiyorum bu maç için.Maçtan önce işimizin kolay olacağını düşünen herkesi çok uyardım gerçekten endişelerim vardı.Rakip takımı böyle küçümsediğimiz sürece zaten avrupa'da başarı mucizelere kalır.10'ncu dakikada öne geçtiğimizi görünce içim rahatlamıştı.Muhtemelen maç iyi geçiyor diye düşünüyordum.Golü penaltıdan yediğimizi gördüm ve herkesin tepkilerini okudum,ortak karar penaltı olmadığı yönündeydi.gerçekten özetten izlediğim kadarıyla da penaltıdan çok uzak bir pozisyondu.Daha sonra hiç bir zaman Beşiktaş'a yakıştıramadığım Escude'nin inanılmaz hatasıyla golü yedik.Bu Escude'nin ilk hatası değil.Geçen sene ki Galatasaray maçı Burak Yılmaz'ın takımına penaltı kazandırmasına şans vermesi,3-0 yenildiğimiz Fenerbahçe maçındaki hataları.Zaten iyi oynadığı bir maç yok sadece belirli süreler var.Beşiktaş gibi bir takımda oynamaması gereken vasat bir stoper.Yapılan hatayı Pedro Franco yapsaydı yorumum farklı olurdu.Franco genç ve tecrübesiz ancak çok yetenekli bir stoper,umarım ilerleyen zamanlarda sahada onu izleriz Escude yerine.

  Pek iyi bir yanını göremediğim bu maç sonuçta bitti,Istanbul'da Tromsö takımına pek şans vermiyorum.Umarım iyi bir skorla eleriz.



 Gelelim Pazartesi günü oynanan Kayseri Erciyesspor karşılaşmasına.Geniş özete göre gerçekten seyir gücü yüksek ve çok heyecanlı bir maç olmuş.Zaten Beşiktaş'lıysanız 90 dakika içinde sevinç,hüzün,stres,heyecan ve türü bütün duyguları hissedebilirsiniz.Yine böyle maçların biriydi gördüğüm kadarıyla.Kayseri'nin penaltısını yorumlamaya çekiniyorum,çünkü Trt'nin geniş özetinde net bir açı yoktu,penaltı da denir değil de denebilir ama Kayseri'li oyuncunun bana göre kendini yere kolay bıraktığı net görülüyor.İlk yarı olsun ikinci yarı olsun geniş özet üzerinde hep bizim baskılı oynadığımız görünüyordu umarım yanlışım yoktur.Buna rağmen Kayseri'de çok net pozisyonlar yakalayıp kaçırmış.Üzerinden geçmem gereken bir oyuncu varsa Gökhan Töre ve Fernandes olur.Almeida her zamanki gibiydi,golü de Oğuzhan'a yazılmalıydı.Lige bakınca ilk 2 haftamız olumlu geçti.rakibimiz Kayseri'nin ileride rakiplerine kolay lokma olacağını düşünmüyorum.Ersan'a gelecek olursam anlayamadığım noktalar var.Quaresma zamanında adam bilerek rakibine tekme atıp kırmızı kart gördüğünde tribünde yanımda alkışlayıp Quaresma diye bağıranlar şimdi Ersan'a kızıyor.Ersan Beşiktaş'ın içinde bulanan en Beşiktaş'lı oyunculardan biridir.Yaptığı hatadan sonra yüzünün hali bile bunu anlamak için yeterli.Böyle hatalar olabilir yeter ki çabuk olarak giderilsin.Haziran'dan beri haftaya belli olacak Sol Bek sorunumuz için hala beklemedeyiz.Eğer sol bek alınır Almeida gönderilir yerine iyi bir forvet alınırsa güneşli günler sandığımızdan da yakın olacak.