tutkumuzspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tutkumuzspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Eylül 2015 Pazartesi

BOŞVERİN FUTBOLU, MENEMEN VAR MI MENEMEN ?

Nerden başlasam neyi yazsam bilemiyorum. 4.haftanın değerlendirmesiyle mi yoksa hafta içi oynanacak olan Avrupa maçlarıyla mı başlasam yazıma diye düşünürken, dün gece hayretle bir süre izlediğim ve daha sonra dayanamayıp kapattığım, 'sözüm ona' spor programlarıyla başlamaya karar verdim yazıma.
Kanal ismi ya da program ismi vermek ne kadar doğru bilmiyorum ama bahsettiğim tv programında dün gece, hakem eskisi bir abimiz 'rap müzik saçmalıktır' 'Sagopa Kajmer adam değildir' tarzı muhabbetlere girmiş. Konunun buraya nasıl geldiğini merak ettiğimde Galatasaray'lı Podolski'nin rap müziğe merak saldığı haberinden geldiklerini öğrendim. Moderatör abimiz ve diğer konuklar birleşip, hakem eskisi beyefendiden tüm rap aleminden özür dilemesi gerektiği konusunda özür bekliyorlar. Konuşun abicim spor dışında her şey konuşun. Biz kendi çapımızda gönüllü olarak spor yazmaya çalışan insanlarız. Geçen hafta bu sitede hiçbir yazar arkadaşım ülkenin bulunduğu vahim durum yüzünden yazı yazmadık. Dedim ya kendi çapımızda tepkimizi koyduk ortaya. Hal böyleyken siz tüm Türkiye'nin önünde nasıl bu kadar acizleşebiliyorsunuz? Klasik tabirle ekranlardaki milyonları nasıl bu kadar aşağılar salak yerine koyarsınız? Spor basını camiasının içini ne denli bu kadar boşaltabilirsiniz ? Her ay başında hesabınızda yatan o paraları nasıl gönül rahatlığıyla harcıyorsunuz bilmiyorum. Sahadaki hata yapan futbolcuları yahutta hakemleri eleştiriyorsunuz ya, dönün önce bir kendinize bakın. Çocuklarınızın arkadaşları baban ne iş yapıyor dediğinde 'medya maymunluğu' demeliler bence... Yaptığınız işin tek açıklaması bu çünkü... 
Birisi çıkar spor programında salatalığın cilde faydasından söz eder, diğeri çıkar güya ırkçılığı lanetlemek için muz yer. Maşallah ortalık manav yeri gibi.. Biz zaten 'salatalık yemek için nasıl bir bahanemiz olsa da salatalık alıp yesek'? diye izliyorduk sizi. Bakın ağabeylerim, saygıda kusur etmek istemiyorum sizlere hem ben kimim ki kusur edeyim.. ama siz beni, hatta bizi salak yerine koymaya devam ederseniz maillerinize gelen hakaret dolu mesajları daha çok görürsünüz ve ekrandan bizlere sitem dahi edemezsiniz. Sizin yüzünüzden hayallerimden vazgeçmek istiyorum. Ben spor camiasının içinde uzun yıllar olmak ve duayen bir gazeteci olmak için okudum, okurken çalıştım, çalışırken öğrendim..Gün geldi tek bir pazar gününde 5 tane müsabakayı yerinde takip etmek zorunda kaldım. Ama durum buyken görüyorum ki içi bomboş olan bir camiaya girmek istiyorum ben. Siz ve sizin gibiler yüzünden... Bu yazım hanginize ulaşır bilmiyorum. Eminim ki haberiniz dahi olmayacak. Haberiniz olsa dahi üstünüze bile alınmazsınız siz. Çünkü siz işinizi iyi yaptığınızı düşünüyorsunuz. Böyle düşünmeseniz ısrarla bunu yapmaya devam eder misiniz? Her neyse ben gerçekten işini iyi yapan gazeteci ve spor yorumcusu ağabeylerime sesleniyorum. İyi ki varsınız. Haa bu arada aranızda yer açın bir gün ben de yanınızda olacağım. 
Son olarak Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe'ye hafta içinde oynayacakları Avrupa mücadelelerinde başarılar diliyorum. Herkese mutlu ve birlik içerisinde bir hafta diliyorum.. (Biliyorum ben de bugun ki yazımda spor konuşmadım ama menemen tarifi de verebilirdim çok da şey etmemek lazım) :) saygılarımla...

26 Ağustos 2015 Çarşamba

HARİKA BAŞLANGIÇ NASIL BİTECEK???

Manchester City
Başlangıç olarak  harika bir 3 hafta geçiren ve en büyük rakibi Chealsea'yi kendi evinde 3-0 gibi net bir skorla geçerek bu sene şampiyonlukta ne kadar iddalı olduklarını gösterdiler. Bireysel yetenek olarak bakıldığı zaman, yıldız anlamında fazlasıyla oyuncusu olan bir takım. Sergio, Yaya , Silva , Company, dünya standartların üst sıralarında yer alan oyuncular, ama geçen sezon genel eksikleri 'Takım oyunu anlayışını bir türlü sahaya yansıtamamalarıydı,bu eksiklik onlara özellikle Avrupa'da ağır bedeller ödetti. Bu sene yine astronomik bir ücretle Liverpool'un genç yıldızı Sterling kadrosuna kattılar, O'da uyum sürecini çabuk atlatırsa hücum gücüne büyük katkı sağlayacaktır. Ayrıca Aston Villanin kaptanı Delph'i ortasahadaki pas yüzdesini arttırma, yani takım oyununa daha yatkın bir anlayışa sahip, bir alternatif olarak kadroya eklendi. Bence Pellegrini'nin bu seneki en önemli transferi Nicolas Otamendi oldu, sebebi ise mevcut stoperlerinden daha hızlı ve özellikle geçen sene Porto'dan gelen Mangala'dan istediği verimi alamasıydı. Hamlelerde ağır kalışı, kazandığı topları verimli kullanmaması City'in oyun anlayışında  aksamalara sebep olmuştu. Otamendi gerek çabuk oluşu gerek topu çok iyi kullanması ve boyu stoper standartların altına olsa bile (1.83cm) kafa golleriyle geçen sene dikkatleri üzerine çekti. Sene içinde ne kadar faydalı bir transfer olacağini defansif görevinin yansıra, hücum anlamında katkılarıyla göreceğiz. En dikkat çeken özelliği yerden iki ayağı ile topa yaptığı kritik hamleler. City Avrupa'daki hücum yapma, hücuma hızlı çıkma reaksiyonunu gösteren en iyi takımlardan birisi. Bu özellikleri bence, çok etkili hücum oyuncularına sahip olmalarından kaynaklanıyor. Geçen sezon ligi 2.bitirmelerindeki en büyük etken avrupada yaşadıkları hüsrandı. Eğer bu sene ileri uçtaki uyumu orta saha ve  defans hattında da  yakalarlarsa ki bunu ilk 3 haftada başardıklarını gösterdiler, özellikle hem  Chealsea hemde Everton  deplasmanı önünde gol yemeden ayrıldılar. Pellegrini bu sene takıma defansif anlamda  Yaya Toure'ye daha fazla sorumluluk verdiğini görüyoruz, daha az ileri çıkarak takımı geriden oyun kurması hemde savunma anlamında katkı vererek, defansla hücum arasında ki  bağlantıyı sağlama alarak, takım görüntüsünü daha çok yansıtacakları kesin. İlk haftalarda göstermiş oldukları harika performansla, sezon sonu Chelsea'nin önünde şampiyon bitirmeleri hiçte sürpriz olmayacaktır.






Young Talents (Genç yetenekler)


Jack Grealish

İngiltere  Soulhill 1995  doğumlu, İrlandalı genç yetenek bu haftaki vitrine çıkardığım oyuncu. 
  6 yaşından beri Aston Villa'nın  altyapısında,2013-2014 sezonunda kiralık olarak Notts County geçirdi ve dikkatleri üzerine çekerek, yeni Cristiano Ronaldo olarak adlandırmaya başladı. Tim Sherwood geldikten sonra takımda daha fazla forma şansı bulamaya başladı.


Özellikleri


Orta sahada her iki kanatta görev alabilen, top tekniği çok üst seviyede,yürüyerek adam geçer tabirini tam anlamıyla sergileyen harika bir yetenek. Özellikle topla dribbling de Cristiano Ronaldo'yu izliyorsunuz havası veriyor. İnce bacak yapısı Ronaldon'un Manchester'a ilk transfer oldugu zamanları hatırlatıyor. Pas seviyesi yaşına rağmen inanılmaz düzeyde yüksek  ve 'Key pass' yani final paslarina sahip. Jack belki Great Britanya'da  Bale'den  sonra büyük patlama yapabilecek en yetenekli potansiyellerden biri, fiziki eksikliği ona ileride dezavantaj oluşturabilir, eğer vücut gelişimini  sağlar ve oyun anlayışında biraz özgüven katarsa, onuda şöyle açalım  sizlere, maç içindeki gollük pozisyonlarda gol vuruşu yapmaması pas seçeneğini zorlaması, daha garanti oynamaya çalıştığını göstersede,  onu skor anlamında oldukca geride bırakıyor, tabi bu genç bir mentaliteye sahip olmasıdan kaynaklanıyor. Eğer özgüvenini artırırsa kaleyi daha çok zorlayan uzaktan şutlar ve final vuruşları açısından gelişirse, avrupada büyük kulüplerde oynanmaması için hiç bir engel yok.Kariyer olarak gelişim açısından Aston Villa onun için biçilmiş kaftan. Milli takımda ise İrlanda genç milli takımın oyuncusu, ama A milli takım seçimi için İrlanda ve İngiltere milli takımlari arasında şimdiden büyük bir savaş var. Birmingham doğumlu olan genç İrlandala'yı, İngiliz milli takımına kazandırmak isteyen Roy Hodson, onun için kapılarımız sonuna kadar açık, çok iyi bir yetenek diyerek, O'nu takımda görmek istediğini açıkça beyan ettimişti. İlerleyen günlerde Jack'in hangi milli takımda forma giyeceğini hepberaber göreceğiz.




19 Ağustos 2015 Çarşamba

İNGİLTERE PREMİER LİGİNDE SEZON ÖNCESİ ŞAMPİYONLUK ŞANSLARI


 
   Sizlere haftalar içersinde  Premier Ligini geçen sezon ilk 4'te bitiren Takım'larin bu sene ki genel durumlari ve şampiyonluk şanslarını değerlendircem. İlk olarak şampiyon takim Chealsea'le başlıcam, ama ondan önce kısa bir bilgi vermek istiyorum bu sene ki başlangıçla ilgili. Geçen sezona nispetten transferlerin takımlar bazında ekonomik bir politika izlediği kesin. Tabi ki bunda UEFA finansal kriterlerinin önemi çok. Son 6 sezon baz alındığında en düşük transfer borsası dönemine girdi, şuan itibariyle  500 milyon Pound sınırında, sadece geçen sezonla arkasındaki fark şimdiden 300 milyon pound civarı. Son 1 hafta ne gibi büyük süprizleri getirir onu hep birlikte göreceğiz.







CHELSEA

    İlk 2 hafta 4 puan kaybıyla başlayan Chelsea de İngiliz basının gündeminde Jose Mourinho var, sezon başlamadan önceki açıklamaları ve takımın kötü futbolu ağır eleştirilere sebep oldu. Bunda 2002'de Porto'yla çıkışa başlayan kariyerinden bu zamana kadar ki ikinci en kötü başlangıçı yapması etkisi yüksek, 1.si R.Madrid'le 12/13 sezonu 1 puan. Tecrübeli teknik adam en son yaptığı açıklamada, takımın transfer yapabileceğinin sinyalini verdi. Sezon öncesi genel değerlendirmemde gelirsek eğer, Chelsea bu sene alışageldiğimiz yüksek bonservis bedelleri ödenerek alınan hiç bir oyuncu yok diyebiliriz, kiralık olarak Falcao ,Cech'in yerine Stoke'dan Begoviç'i ve son olarak Rahman Baba'yı sol bek mevkisine takviye yaptılar. Jose Takım'ı büyük ölçüde korudu,istikrar anlamında ligde ve Avrupa'da  birbiriyle oynamaya alışık, " Kısaca açarsak o konuyu, geçen sene ilk 11 de ki banko 7 oyuncusu 45 maç ortalamasıyla oynadı. Bu ortalamanın getirisini ligde erken bir zaferle taçlandırdılar. Takım oyununu ön planda tutan bazen sıkıcı, ama sonuc odaklı bir sisteme sahip olması Chelsea'ye büyük bir avantaj sağlayacaktır. Hem lig de hem avrupa'da kazanma oranı yüksek bir takımı göz önüne aldığınızda, yine şampiyonlukta ki en büyük favori olmasi hiçte supriz olmayacaktır. Jose"nin asıl hedefi bu sene Şampiyonlar ligi kupasını kaldırmak, yarı finalden öteye giderek zafere ulaşmak isteyecektir. Tabi avrupa'daki rakipleri  lige oranla daha zorlu olması Jose"nin sezon içinde nasıl bir strateji izleciği merak konusu olacak.



Young Talents (Genç yetenekler)

  Her hafta genç ve gelecek vaadeden 1 oyuncu tanıtıcam sizlere. Bu hafta ki genç yetenekli oyuncumuz;

NATHAN REDMOND

 Birmingham 1994 doğumlu İngiliz genç yetenek, futbola doğduğu şehirin altyapısında  oynarak başladi. 2013 yılında Norwich'e transfer oldu.

Oyuncu Özellikleri : Her iki kanattada görev alabilen, bazen taktik gereği forvet arkası oynayan, özel yetenekleri olan bir oyuncu. Kanat oynadiği zaman isabetli ortalarin yüzdesi yüksek, birebirde kolay adam eksiltebilme ve uzaktan sert şutlarıyla hücumdaki etkinliği gayet başarılı. Oyundaki eksikliği maç içinde zaman zaman istikrarsızlığı  ve defansif anlayış olarak çok geriye yardım eden bir oyuncu tipi olmayışıdır. Yinede pas yüzdesi takım oyunu sergileyen ekipler için çok ilgi çekici ve cazip. İngiltere alt yaş takımlarında 60'in üzerinde milli formayi giymesi bir kaç yıl içinde onu daha iyi takımlarda görmemize sebep olacaktir. Piyasa değeri 4-6 milyon Pound arasındadir.




İngiliz Basında ki Transfer Dedikodulari

Chelsea : John Stones (Everton)

Manchester City : Nicolas Otamendi (Valencia)

Arsenal : Karim Benzama (R.Madrid), Zlatan İbrahimoviç(PSG)

Manchester United : Pedro (Barcelona), Harry Kane (Tottenham) Nicolas Otamendi (Valencia)

Ben Kadir Öktem bundan sonra her çarşamba Avrupadan Futbol köşesindeki yazılarımla sizlerle birlikte olacağım. İlgileriniz için şimdiden teşekkurler.