Yaklaşık olarak 1 sene ara verdiğimiz spor dünyasına yeniden giriş yapıyoruz.Siz değerli takipçilerimizi tekrar burada görmek isteriz.Günümüzde spor yazarlığı önemli bir noktaya geldi.Siz de bir yerden başlamak istiyorsanız gelin beraber yazalım.Genç yazarlara şans vererek onların kendini duyurmasını ve onlarla beraber büyümeyi hedefliyoruz.Yeni sezon herkes için hayırlı olur inşallah.
NOT : Yazar olarak bize katılmak isteyen arkadaşlar için ;
1-AD-SOYAD-YAŞ-OTURDUĞU İL
2-SPOR İLE OLAN GEÇMİŞİNİ ANLATAN KISA BİR YAZI
3-YAZMAYI TERCİH ETTİĞİNİZ 3 KONU BAŞLIĞINI SIRASI İLE YAZINIZ
tutkumuzspor@gmail.com adresine gönderilecektir.
NOT : Sitemizden henüz herhangi bir maddi kazanç sağlanmadığından yazar olmak isteyen arkadaşların bunu da göz önünde bulundurarak gönüllü yazar olduklarına dikkat etmeleri rica olunur.
TUTKUMUZ SPOR YÖNETİMİ
#Yorum-Analiz : tutkumuzspor.blogspot.com #Gündem ile ilgili Paylaşımlar : twitter.com/TutkumuzSpor
Basketbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Basketbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Ağustos 2015 Cumartesi
19 Mayıs 2014 Pazartesi
19 Mayıs 2014
368-Ljungskile v Angelholm
İsveç liginde oynadığı 7 maçta toplam 31 gol ,deplasmanda oynadığı 3 maçta da toplam 15 gol çıkan bir Angelholm varken karşımızda seçim yapmak çok da zor olmasa gerek.Ev sahibinin de evinde oynadığı 3 maçta 4 gol attığını düşünürsek Kg Var tercih edilebilir.
TAHMİN : Kg Var A1.40
802-Anadolu Efes-Pınar Karşıyaka
Serinin 3.maçı oynanırken iki takımda evinde oynadıkları maçları kazandı ve durum şuan 1-1.Efes'in sahasında oynanan ilk maç 96-90 ev sahibinin galibiyetiyle sonuçlanmıştı.Bütün sezon boyunca 76 sayı ortalamısyla oynayan Efes o gün için 3 periyotta 78 sayı bulmuştu.Ben bunun tesadüf olduğunu düşünüyorum.Zaten diğer İzmirde oynanan maçta toplam 64 sayı bulabildiler.Olağanüstü bir şey olmazsa Karşıyaka handikapta kalacaktır.
TAHMİN : +5.5 Maç sonucu 2 A1.70
804-Paok-Panathinaikos
Paok seride 2-0 geriye düşmüş durumda.Bu maça tam konsantre çıkmak zorundalar.İlk 2 maçta deplasmanda olmalarına rağmen ilk yarılar itibariyle rakibine üstünlük sağlayan Paok'un bu denli kritik bir maçta işi ilk yarıdan sıkı tutacağını düşünüyorum
TAHMİN : +4.5 İlk Yarı 1 A1.70
/-\γ|-|/-\|\|
10 Mart 2014 Pazartesi
Euroleague'de Bizimkiler !!
Federasyonumuzun değerli yöneticileri ve sayın başkan Turgay Demirel'in de sürekli üzerinde durduğu ve övündüğü konu Avrupa'da ki en değerli ikinci lige sahibiz diye belki diğer ülkelerin lig basketbolunun yerlerde olduğunu göz önünde bulundurursak haksız da değil yalnız geçtiğimiz hafta Euroleague'de İspanyol takımlarıyla oynadığımız 3 maçta 3 mağlubiyet aldık birinde tam anlamıyla sürklase olduk (Fenerbahçe Ülker) birinde her zamanki gibi iddialı çıkıp maç sonunda zaten hedef maç bu değildi dedik (Galatasaray Liv Hospital) sonuncu da ise maça bir anda 18 sayı geride başladık sonra geri gelmeye çalıştık ama transfer edilirken Avrupa'nın en iyi guardlarından biri olarak gösterilen Planinic'in akıl almaz top kayıplarıyla maçı kaybettik.(Anadolu Efes)
Gruplarda Top 8 için iddialı olan iki takımımız var Anadolu Efes bundan sonra oynayacağı ve alacağı her galibiyetle bir diğer temsilcimiz Fenerbahçe Ülker'e tabiri caizse kıyak geçecek.
Fenerbahçe Ülker
Koç Obradoviç Tofaş maçında sahada yaşanan olaylardan sonra takım içindeki bu zamana kadar bastırılmış herşeyi açıkladı.Obradoviç :”Tek sorun Bjelica’da değil, bizim için her zaman takım önemli, bireysellik değil, bunu anlamıyorlar. Onlar sadece kendi menfaatlerini düşünüyorlar, bugün gösterdiğimiz tablo utanç verici. Bu sadece Bjelica ile ilgili değil, bu tip bir olay daha önce de yaşandı. Hiç kimse kendi oyuncularının kavga ettiğini görmek istemez, insanlar kavga izlemek için maçları izlemeye gelmiyor. Bo muhteşem oynadı, kendini takım için feda etti. Takım her zaman birlikte olmalı. Antrenör olarak iyi veya kötü şeyleri her zaman ben söylerim, bugün olan olay takımı korumak içindi, kişisel değildi. Bjelica ile Bo arasındaki normal bir konuşma değildi bu yüzden takımı korumam gerekiyordu.”
Gruplarda Top 8 için iddialı olan iki takımımız var Anadolu Efes bundan sonra oynayacağı ve alacağı her galibiyetle bir diğer temsilcimiz Fenerbahçe Ülker'e tabiri caizse kıyak geçecek.
Fenerbahçe Ülker
Koç Obradoviç Tofaş maçında sahada yaşanan olaylardan sonra takım içindeki bu zamana kadar bastırılmış herşeyi açıkladı.Obradoviç :”Tek sorun Bjelica’da değil, bizim için her zaman takım önemli, bireysellik değil, bunu anlamıyorlar. Onlar sadece kendi menfaatlerini düşünüyorlar, bugün gösterdiğimiz tablo utanç verici. Bu sadece Bjelica ile ilgili değil, bu tip bir olay daha önce de yaşandı. Hiç kimse kendi oyuncularının kavga ettiğini görmek istemez, insanlar kavga izlemek için maçları izlemeye gelmiyor. Bo muhteşem oynadı, kendini takım için feda etti. Takım her zaman birlikte olmalı. Antrenör olarak iyi veya kötü şeyleri her zaman ben söylerim, bugün olan olay takımı korumak içindi, kişisel değildi. Bjelica ile Bo arasındaki normal bir konuşma değildi bu yüzden takımı korumam gerekiyordu.”25 Aralık 2013 Çarşamba
POTADA DEV DERBİ
Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi'nin 13. haftası dev bir derbiye sahne olacak. Ülker Sports Arena'da saat 20.00'de başlayacak mücadelede Fenerbahçe , Galatasaray Odeabank'ı ağırlayacak.
12 haftasını geride bıraktığımız ligde Galatasaray Odeabank namağlup liderliğini sürdürürken Fenerbahçe 12 maçta aldığı 10 galibiyet 2 mağlubiyetle Kayseri Kaski'nin gerisinde 3. sırada bulunuyor.
Galatasaray Odeabank geçtiğimiz hafta Beşiktaş'ı 33 sayı farkla 75-42 mağlup etmişti . Sarı kırmızılılar aynı zamanda ligin en az sayı yiyen takımı. Alba Torrens , Nevriye Yılmaz , Sancho Lyttle Galatasaray'da çift haneli ortalamaları tutturmuş isimler. Ev sahibi Fenerbahçe ise ligde oynadığı son 8 maçtan galibiyetle ayrılmayı başardı. Fenerbahçe evinde oynadığı karşılaşmalardaki tek yenilgisini Kayseri Kaski'den almıştı. Fenerbahçe'de Angel Mccoughtry 15 sayı ortalamasını tutturmuş durumda. Cappy Pondexter , Yacoubou gibi isimler de özellikle hücumda ön plana çıkıyor.
İki takım arasında sezon başında oynanan Cumhurbaşkanlığı Kupası maçında Fenerbahçe ezeli rakibini 63-53 mağlup etmişti.
22 Aralık 2013 Pazar
Beko Basketbol Ligi 11. Hafta - Haftanın Karşılaşması
Galatasaray Liv Hospital - Trabzonspor Medical Park
Galatasaray Liv Hospital ile Trabzonspor Medical Park'ı karşı karşıya getirecek Beko Basketbol Ligi 11. hafta karşılasması, Abdi İpekçi Spor Salonu'nda 22 Aralık Pazar günü saat 16.00'da başlayacak. Galatasaray, yorgun olabileceğini düşündüğüm maçta taraftarının önünde galip gelerek hem zirve yarışını sürdürmek hem de Bayern Münih maçının izlerini silmek istiyor. Trabzonspor ise ligin ilk deplasman galibiyetini almak ve son sırada bir takım olarak, Galatasaray'ı yenerek moral bulmanın hesaplarını yapıyor.
Galatasaray Liv Hospital, son hafta zorlu İzmir deplasmanında Pınar Karşıyaka'yı 58-71'lik skorla mağlup etmişti. Dört maç üst üste kazanan Galatasaray Liv Hospital daha önceki hafta da ligin şampiyonluk adaylarından Fenerbahçe Ülker'i mağlup etmişti. Cuma akşamı THY Euroleague normal sezon son maçında Bayern Münih'e konuk olan ekip, cezalı Bonsu ile Erceg, Arroyo ve diğer uzun süreli sakat oyuncularından yoksun oynayıp mücadeleden 20 sayı farkla mağlup ayrılmıştı. Galatasaray Liv Hospital şu anda Beko Basketbol Ligi'nde 10 maçta 7 galibiyet ile 3. sırada bulunuyor.
1 Aralık 2013 Pazar
EUROLEAGUE HAFTAYA BAKIŞ
Olympiakos –
Galatasaray Liv Hospital
Galatasaraya bu
karşılaşmada 5-10 sayı ile mağlup kabul edelim oynanmasın deseler kabul etse
daha kârlı olurdu. Çünkü karşılaşmada herkesin bildiği gibi Begic ve Bonsu
arasında büyük bir kavga yaşandı. Euroleague yönetimi Bonsu’ya 2-3 maç ceza
verecektir büyük bir ihtimal. Fakat bu hareketin cezası daha büyük olmalı.
Galatasaray’ın belkide en önemli karşılaşması olan Zielona Gora karşılaşmasında
takımını yalnız bırakacak. Karşılaşmada ise Olympiakos baştan sona üstün bir
oyun sergiledi ve 72-54 kazanmayı başardı. Bryant Dunston 18 sayı ile en skorer
oyuncu olmayı başardı.
Barcelona –
Fenerbahçe Ülker
Sene başından beri söylenen bir şey vardı. Bu Fenerbahçe’nin
tek zaafı çemberi savunmak ve ribaund. Gasper Vidmar’ın son 2 maçta olmayışı ve
Luka Zoric’in de çok çok etkisiz kalmasıyla Fenerbahçe üst üste 2 mağlubiyet
aldı. Fenerbahçe maça çok kötü bir giriş yaptı. Belkide Fenerbahçe için tek iyi
taraf maçı en azından başa baş seviyelere getirmeyi başardı. Barcelona için
hedef maçlardan birisiydi ve inanılmazda bir giriş yaparak 38-15 e getirmeyi
başardılar durumu. Dediğim gibi Fenerbahçe farkı azaltsada bu çaba yeterli
olmadı ve karşılaşmadan 94-81 mağlup ayrıldı. Barcelona’da Nachbar 23 sayı,
Papanikolaou’da 18 sayı ile galibiyette başrol oynadılar. Fenerbahçe’de Bo’nun
22, Bjelica ve Preldzic’in de 20 sayısı galibiyet için yeterli olmadı.
Anadolu Efes –
Strasbourg
Anadolu Efes için bu maçtan pek fazla çıkarım yapmaya gerek
yok. Galibiyet alması beklenen bir maçtı ve öylede oldu. Planinic ve Hopson iyi
oyun sergilediler. Anadolu Efes 25 asist ile mükemmel bir istatistik yakaladı.
Rakibide 21 top kaybına zorladılar ve karşılaşmadan da 88-65 galip ayrıldı. Top
16 içinde garantiledi diyebiliriz artık. Scotty Hopson 23 sayı, Jamon Gordon 18
sayı 7 asist 5 top çalma ile galibiyette başrolü oynadılar.
Haftanın Oyuncusu
Bostjan Nachbar – Barcelona
23 sayı 9 ribaund
24 Kasım 2013 Pazar
EUROLEAGUE HAFTAYA BAKIŞ
Euroleague’de
6. Hafta çok fazla sürprize sahne olmadı ve beklenildiği gibi favoriler haftayı
kayıpsız geçmeyi başardı. Temsilcilerimizden Fenerbahçe Ülker namağlup
liderliğini sürdürürken, Galatasaray Liv Hospital’da Siena engelini aşmayı
bildi. Anadolu Efes ise Milano deplasmanında beklemediği bir yenilgi ile
karşılaştı.
Fenerbahçe Ülker – Budivelnik
Kiev
17 Kasım 2013 Pazar
EUROLEAGUE HAFTAYA BAKIŞ
Euroleague’de
grup maçlarını bu hafta yarıladık. Temsilcilerimize geçmeden önce şöyle bir
gruplardaki son duruma göz atalım:
A Grubu
1)
Fenerbahçe
Ülker G:5 M:0
2)
Barcelona G:3 M:2
3)
Cska
Moscow G:3 M:2
B Grubu
1)
Real
Madrid G:5 M:0
2)
E.
Armani Milano G:3 M:2
3)
Anadolu
Efes G:3 M:2
C Grubu
1)
Olympiacos G:5 M:0
2)
Bayern
Munich G:3 M:2
3)
Galatasaray
Liv H. G:3 M:2
D Grubu
1)
Maccabi
Tel Aviv G:4 M:1
2)
Lokomotiv
Kuban G:4 M:1
3)
Panathinaikos G:2 M:3
Gruplarda
son durum bu şekilde. İlk 5 maçlar tamamlandı ve kalan 5 haftanın ardından top
16’ya kalan ekipler belli olacak. Geçelim temsilcilerimizin değerlendirmesine,
3 Kasım 2013 Pazar
EUROLEAGUE HAFTAYA BAKIŞ
Euroleague’de
3. hafta gerçekten büyük sürprizlere sahne oldu. Temsilcilerimize geçmeden önce
şöyle bir haftanın görünümüne bakacak olursak en büyük sürpriz Barcelona’nın
Palau Blaugrana’da Nanterre’e kaybetmesi oldu. Siena da ilk defa Euroleague’de
yer alan Stelmet Zielona Gora’ya deplasmanda mağlup oldu. Panathinakos ise
Kızılyıldız deplasmanında zorda olsa uzatmalarda kazanmayı başardı. Haftanın
sürpriz sayılabilecek karşılaşmaları bu şekildeydi. Temsilcilerimize gelecek
olursak ilk olarak Galatasaray Liv Hospital ile başlayalım.
Unicaja Malaga - Galatasaray Liv
Hospital
1 Kasım 2013 Cuma
Euroleague'e Genel Bakış ve Hafta Değerlendirmesi
I Feel Devotion demeden önce herkese merhaba.İlk yazımda Euroleague takımlarının bu güne kadar olan performansları ile ilgili genel değerlendirmemi yazdım.Uzun bir yazı oldu malumunuz bütün ligi değerlendirmek ister istemez uzun oluyor.
Öncelikle bana bu yazıyı yazma fırsatı veren Tutkumuz Spor ekibine ve beni adam yerine koyup bu yazıyı okuyan herkese kucak dolusu sevgilerimle.
Euroleague başladı ve 3. hafta heyecanını cuma günü maçları dışında tamamladık. Geçmiş yıllardan farklı olarak grup aşamasında son iki sırada yer alan takımlar yollarına Eurocup'ta devam edecek. Açıkçası bu uygulamanın hayata geçmesini uzun zamandır bekleyenlerden biriydim. Zira geçen yıllarda Euroleague'e erken veda eden Partizan Belgrad, Emporio Armani Milano, Lietuvos Rytas gibi izlemekten mahrum kalıyorduk bütün sezon.
27 Ekim 2013 Pazar
EUROLEAGUE HAFTAYA BAKIŞ
Öncelikle herkese merhabalar efendim. Avrupa basketbolu ve Türkiye ligi ile ilgili her pazartesi değerlendirmelerimizi yapacağız ve yazılarımızın en sonunda haftanın oyuncuları ile haftanın beşini seçeceğiz.
Öncelikle Euroleague değerlendirmeleriyle başlayalım.
26 Ekim 2013 Cumartesi
15 Eylül 2013 Pazar
RÜYA BAŞLAMADAN BİTTİ
Süpriz bir şekilde kaza meydana gelen, hüsranla noktalan bir turnuva oldu Türkiye adına.Şüphesiz ki kendisinin de basın toplantısında belirttiği bu durumun baş mimarı sayın Tanjevic oldu. Başlıklar altında Staff eksilerini toplayacak olursak ;
- Koçun turnuva başındaki yanlış seçimleri
- Koçun demode oyun tarzı ve oyuncuları farklı pozisyona çekme fantezileri
- Rollerin belli olmaması
- Oyuncuların ruhsuz tavırları
- Hücumda pota altını etkili kullanamamamız
- Hücumda takımın ne oynadığının hiç belli olmaması.
- Gereksiz rotasyonlar
Liste aslında bu şekilde uzar gider. İşin kötü tarafı bunların hepsi turnuva öncesinde de vardı. Ancak gerek hazırlık döneminde, gerekse turnuva boyunca hiçbirine çözüm bulamadık. Öncelikle bu turnuvadan artık ders almamız gerekiyor.Staff'a teşekkür ediyoruz. Tanjevic inatçı koçtur. Harun Erdenay bile rotasyon konusunda fikir ayrılığına düştüklerini dile getiriyor.
Artık bu takımın başına oyuncuların dilinden anlayacağı, kenarda bağırmaktan başka bir şey yapacak bir koç getirmemiz gerekiyor. Bu yabancı sevdası elimizdeki değerleri kaybetmemize yol açıyor. İlk adayın Aydın Örs’ün dediği gibi Ergin Ataman olması gerekiyor. Bunu gerek Beşiktaş’taki, gerekse Galatasaray’daki performanslarıyla ispat etti. En önemli özelliği değişken durumlara çok çabuk ayak uydurabilmesi. Alternatif planlar konusunda çok zengin bir koç. Aynı zamanda sisteme göre takım değil, milli takımlarda olması gerektiği gibi takıma göre sistem oluşturabilecek, tek bir sisteme takılı kalmayan bir koç. En büyük eksikliğimiz olan rol paylaşımı konusunda da açık olması çok büyük avantaj. Artık Ataman’ın zamanı geldi. Ama O olmasa bile daha çok fazla alternatifimiz var. Oktay Mahmuti, Erman Kunter, Orhun Ene, Ufuk Sarıca, Ahmet Kandemir, Cem Akdağ, Murat Didin, İhsan Bayülken gibi çok kaliteli antrenörlere sahibiz. Bunlar ilk aklıma gelenler. Tekrar bir yabancı arayışına girmeyelim. Bizi bilenlerle yola devam edelim.
Muhtemelen yeni gelecek koçun önünde bir yeniden yapılanma süreci olacak. Artık yavaş yavaş yeni jenerasyonlara rol vermemiz gerekecek. Çok potansiyelli jenerasyonlar geliyor. Onları değerlendirebilirsek tekrar ayağa kalkabiliriz.
Bireysel oyuncu performanslarına geçmeden bir mevzu daha var. O mevzunun adı Enes Kanter. Milli formanın gönül işi olduğunu biliyoruz. Geçen sene “keyfi için” gelmediğinde bile gençliğine verenler olmuştu. Onu kazanmamız gerektiğini düşünen kişiler çoğunluktaydı ki bunlara ben de dahildim. Ancak son yaptığı “hahahahahahaha” terbiyesizliğinden sonra artık gençliğine verilebilecek bir durum kalmadı. Ardından gelen dalga geçer gibi tweeti de söylemiyorum bile. Bu oyuncunun karaktersizliğini gösterir. Böyle bir sporculuk ruhu örneği gösteren oyuncuda da o formayı görmek istemiyorum artık ben şahsi olarak. Potansiyeli büyük bir oyuncu. Buna güveniyor olabilir ancak bu forma herkesten büyüktür. Bunu idrak etmesi lazım. Etmediği de belli. İsterse NBA’de All-Star olsun, umarım Enes Kanter için milli takım kariyeri sona ermiştir.
Son olarak gelelim turnuva boyunca milli oyuncularımızın performanslarına:
#4 Doğuş Balbay : Turnuvanın ilk 3 maçında görev aldı. İyi niyetli oynasa da O’nu bir saf bir oyun kurucu ile yan yana oynatmadığınızda oyun içi organizasyonları sekteye uğruyor. Savunma konusundaki etkinliği, iş hücuma gelince tam terse dönüyor. Turnuva boyunca da tam olarak bunu yaşadı.
#5 Emir Preldzic : İlk 3 maç pek ortalarda görmediğimiz devşirme oyuncumuz, son iki maçta rollerin daha dengeli dağıtıldığı anlarda performansını arttırdı. Biraz geç oldu tabii ki. Ondan takımı oynatmak beklenirken değil de gazozuna maçlarda bunu yapması performansının kıymetini düşürdü. Performansında dalgalanma devam edecekse başka bir devşirmeye geçmek mantıklı olabilir.
#6 Sinan Güler : Tanjevic’in kurbanlarından. Bir takımın oyun kurucusundan beklenilenler O’nda yok. Zaman zaman güzel paslar vermesi birini oyun kurucu yapmaz. Sinan’ı oyun kurucu oynatmak, kendisinden alabileceğin verimi de tamamen aşağı çeker ve çekti de. Oyun kurucu oynamaya çalışmaktan iyi yaptıklarını da yapamadı. Dediğimiz gibi bu turnuvanın kurbanlarından.
#7 Birkan Batuk : Buraların oyuncusu değil henüz. Ne Efes’te, ne milli takımlarda bunu daha önce gösterdi. Normalde 12.oyuncu olarak göze batmazdı ancak bir oyun kurucu gerekirken seçilmesi çok göze batmasına yol açtı. Şanssızlığı da oradan geldi zaten. İlk 3 maçta oynayamadı. Son iki maçta da pek katkı veremedi. Bu seviyelere gelmesine daha var.
#8 Ersan İlyasova : Sistemin belli olmaması Ersan’ın performansını da vurdu. Çoğunlukla atıcı olarak oynatılmasının yararını son iki maçta gördük. Hazır olmadığı da belliydi. Çok fazla istek de olmayınca turnuvanın yıldızlarından olabilecek bir konumdayken, hayal kırıklıklarından biri oldu. Son iki maçtaki performansları pek bir şey ifade etmiyor.
#9 Semih Erden : Semih bir yetenek lütfuyla doğmuş ama hırs eksikliğiyle lanetlenmiş biri gibi. Turnuva boyunca bir smaç dışında hiçbir etkinliği olmadı. Savunmada takıma zarar verdi, hücumda pek etkili olamadı. Zaten suratından oynamak istemediği belliydi. İstediği zaman fark yaratabilir ancak istediğini gören insan sayısı çok az. Artık milli takımdaki yerinin düşünülmesi gereken isimlerden biri. Genç uzunlardan birinin yavaş yavaş Semih’in yerini almasının zamanı gelmiş sanırım.
#10 Serhat Çetin : Ömer Onan’ın sakatlığından önce rotasyon oyuncusu olarak hazırlanan Serhat, kendini son anda ilk 5’te buldu. Ancak yeni rolüne adapte olamadı. Milli takımda olması yadırganacak bir isim değil ama ilk 5 için de pek yeterli değil henüz.
#11 Oğuz Savaş : Oğuz’a puan verirken emin olamadım çünkü doğru düzgün oynatılmadı. Rusya maçının ikinci yarısını izleyenler oynaması gerektiği konusunda hemfikir olacaklardır. Kesinlikle böyle kötü bir turnuva geçiren Semih’in rotasyonda önünde olması gerekiyordu. Ancak son maçın ikinci yarısı hariç pek şans bulamadı. Pota altı güçsüz takımlara karşı fark yaratabilirdi.
#12 Kerem Gönlüm : 36 yaşında herkese ders verdi. Takımdaki herkesten çok koştu, herkesten çok mücadele etti. Kötü performansa isyan eden iki oyuncudan biriydi. Milli formaya saygıyı herkesin ona bakıp öğrenmesi gerekiyor. Enes Kanter’e de duyurulur. Sadece mücadelesiyle değil performansıyla da fark yarattı. Takımın sayı ve ribaund lideri ve en çok faul alan oyuncu oldu.
#13 Ender Aslan : İsyan eden ikinci oyuncumuzdu. Her gereken yerde skor katkısı verdi. Takımı yönetti. İyi olduğumuz bütün anlarda takımı yöneten oyuncu Ender’di. Savunmada açık verdiğimizde çıldıran da O’ydu. Milli takım gençleşsin, yenilenme ihtiyacı var diyoruz ama Ender ve Kerem bu formaya verdikleri değer ve hırsla basketbolu bırakana kadar bu formayla sahaya çıkmalıdır.
#14 Ömer Aşık : Ömer’in oynaması için bir düzen gerekli. İlk iki maçta toplam 6’da 6 isabetle oynadı. Pota altında kullanmamız gereken ilk oyuncuyken, O’nu kullanamadık. Ersan gibi kampa geç gelmesi de performansını etkiledi. Ersan gibi patlama yapabilecekken, o da sıradan bir turnuva geçirdi.
#15 Hidayet Türkoğlu : Kaptan kariyerinin en kötü turnuvasını geçirdi. Artık bu takımın yıldızı olamaz. Yaşı ve sakatlıkları buna el vermiyor. Ancak koç tarafından yeni rolüne hazırlanacağına, takımın yıldızı olarak lanse edildi. O da atarak ancak yıldız olurum tavrına büründü. Bazıları maç koptuktan sonra gelen 28’de 5 saha içi isabet ve 18’de 9 serbest atış kabul edilemez. Sadece atarak takımın kazanmasını sağlayamazsın. Takımın en tecrübeli oyuncularından biri olarak bunu en iyi O’nun bilmesi lazımdı. Milli takıma yıllarca hizmet verdi Kaptan ama artık işler daha kötü olmadan formayı asması gerekiyor.
Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda gruplar şekillendi
E ve F gruplarında 2.maçlar sona erdi.Litvanya %50 saha içi yüzdesi yakaladığı maçta Belçika'yı zorlanmadan 86-67 ile geçmeyi başardı.Grupta oynadığı 2.maçından da galibiyetle ayrılan Litvanya böylece çeyrek finali garantiledi.Henüz galibiyeti bulunmayan Belçika ise gruba havlu attı.İlk 3 çeyrek Belçika'nın sadece 35 sayı atmasına izin veren Litvanya son çeyreğe girilirken 34 fark olmasından dolayı rahat oynadığı son çeyrekte potasında 32 sayı gördü.Boyalı alanı maç boyunca çok etkili kullanan Litvanya,rakibinin de istediği basketleri bulmasına izin vermeyerek farkı giderek açtı.Bu karşılaşmada Litvanya bütün oyuncularından skor buldu.
Grubun diğer maçında Ukrayna ve Sırbistan karşılaştı.Maç boyunca organize olamayan Sırbistan çok dağınık bir görüntü çizdi.Krstic'i kullanamamalarının dışında istedikleri dış şutları da sokamayarak maçı krize soktular.Belki de maçın başında kazanmak akıllarında olmayan Ukrayna başabaş geçen ilk yarının ardından maçı kazanabileceğine inanmıştı.3.çeyreğe çok iyi başlayan Ukrayna boyalı alandan Korniyenko'yu çok iyi kullandı ve bu periyotu 22-14 önde kapattı.Son periyota 9 sayı farkla önde giren Ukrayna panik yapmadan akıllı oynayarak hücum etti.Sırbistan bir türlü organize olamadı ve her pozisyonda zorlama bir atışa gittiler.Nemanja Bjelica'nın oynadığı One on one dışında pozisyon üretmekte çok sıkıntı çektiler.Son periyotta Eugene Jeter'in üstüste gelen üçlükleriyle Sırbistan'ın geri dönmesine fırsat vermeyen Ukrayna, karşılaşmadan 82-75 galip ayrılarak alt gruptan da taşımış olduğu 1 galibiyet ile birlikte 2 galibiyete ulaştı.
Grubun bir diğer maçında ise Fransa ve Letonya karşılaştı.Maç boyunca keyifli bir müsabakaya sahne olan maçta Fransa 102-91 lik skorla galip ayrıldı.Fransa %59 saha içi isabetiyle oynarken, Letonya %53'lük saha içi isabeti oranıyla oynadı.Fransa ilk çeyrekte yakalamış olduğu 16 sayılık farkı maç boyunca iyi kullanıp maçın sonuna kadar bu farkı korudu.Fransa'da Boris Diaw ve Ajinca pota altını harika kullanıp toplamda 16/20 gibi çok iyi bir yüzde yakaladılar.Diğer yandan Batum 19,Tony Parker da 23 sayı üretti.Savunma da rakibini durdurmakta sıkıntı yaşayan Letonya da maç boyunca iyi hücum etti.Takım halinde iyi hücum etmeleri ve Bertans'ın 28 sayısı Fransa'ya karşı yeterince iyi savunma yapamadıklarından dolayı galibiyete yeterli olmadı.E grubunda bu maçlar sonunda üçer galibiyeti bulunan Litvanya,Sırbistan,Fransa ilk 3 sırada yer alırken 4.sırada 2 galibiyetli Ukrayna bulunuyor.5.sırada 1 galibiyeti bulunan Letonya ve 6.sırada galibiyeti olmayan Belçika bulunuyor.Fransa,Litvanya ve Sırbistan çeyrek finali garantilediler.4.takım ise oynanacak son maçların ardından belli olacak.Fransa ve Sırbistan oynarken, grubun diğer mücadeleleri Letonya-Belçika ve Litvanya-Ukrayna arasında oynanacak.Beklendiği gibi Litvanya Ukrayna'yı,Letonya Belçika'yı mağlup ederse çeyrek finale çıkan 4.takım Letonya olacak.Ancak Ukrayna,Litvanya'yı da yenmeyi başarırsa gruptan çeyrek finale çıkmayı başaran 4.takım olacaklar.
Grubun diğer maçında Ukrayna ve Sırbistan karşılaştı.Maç boyunca organize olamayan Sırbistan çok dağınık bir görüntü çizdi.Krstic'i kullanamamalarının dışında istedikleri dış şutları da sokamayarak maçı krize soktular.Belki de maçın başında kazanmak akıllarında olmayan Ukrayna başabaş geçen ilk yarının ardından maçı kazanabileceğine inanmıştı.3.çeyreğe çok iyi başlayan Ukrayna boyalı alandan Korniyenko'yu çok iyi kullandı ve bu periyotu 22-14 önde kapattı.Son periyota 9 sayı farkla önde giren Ukrayna panik yapmadan akıllı oynayarak hücum etti.Sırbistan bir türlü organize olamadı ve her pozisyonda zorlama bir atışa gittiler.Nemanja Bjelica'nın oynadığı One on one dışında pozisyon üretmekte çok sıkıntı çektiler.Son periyotta Eugene Jeter'in üstüste gelen üçlükleriyle Sırbistan'ın geri dönmesine fırsat vermeyen Ukrayna, karşılaşmadan 82-75 galip ayrılarak alt gruptan da taşımış olduğu 1 galibiyet ile birlikte 2 galibiyete ulaştı.
Grubun bir diğer maçında ise Fransa ve Letonya karşılaştı.Maç boyunca keyifli bir müsabakaya sahne olan maçta Fransa 102-91 lik skorla galip ayrıldı.Fransa %59 saha içi isabetiyle oynarken, Letonya %53'lük saha içi isabeti oranıyla oynadı.Fransa ilk çeyrekte yakalamış olduğu 16 sayılık farkı maç boyunca iyi kullanıp maçın sonuna kadar bu farkı korudu.Fransa'da Boris Diaw ve Ajinca pota altını harika kullanıp toplamda 16/20 gibi çok iyi bir yüzde yakaladılar.Diğer yandan Batum 19,Tony Parker da 23 sayı üretti.Savunma da rakibini durdurmakta sıkıntı yaşayan Letonya da maç boyunca iyi hücum etti.Takım halinde iyi hücum etmeleri ve Bertans'ın 28 sayısı Fransa'ya karşı yeterince iyi savunma yapamadıklarından dolayı galibiyete yeterli olmadı.E grubunda bu maçlar sonunda üçer galibiyeti bulunan Litvanya,Sırbistan,Fransa ilk 3 sırada yer alırken 4.sırada 2 galibiyetli Ukrayna bulunuyor.5.sırada 1 galibiyeti bulunan Letonya ve 6.sırada galibiyeti olmayan Belçika bulunuyor.Fransa,Litvanya ve Sırbistan çeyrek finali garantilediler.4.takım ise oynanacak son maçların ardından belli olacak.Fransa ve Sırbistan oynarken, grubun diğer mücadeleleri Letonya-Belçika ve Litvanya-Ukrayna arasında oynanacak.Beklendiği gibi Litvanya Ukrayna'yı,Letonya Belçika'yı mağlup ederse çeyrek finale çıkan 4.takım Letonya olacak.Ancak Ukrayna,Litvanya'yı da yenmeyi başarırsa gruptan çeyrek finale çıkmayı başaran 4.takım olacaklar.
Avrupa Basketbol Şampiyonası'nın diğer grubu olan F grubunda da 2.maçlar tamamlandı.Çekişmeli bir mücadele sahne olan karşılaşmada Hırvatlar İtalyanları 76-68 mağlup etti.İlk çeyreği çok iyi oynayan İtalya rakibinin sadece 8 sayı atmasına izin vererek ilk çeyreği 17-8 önde kapattı.Ancak 2.çeyrek toparlanan Hırvatistan farkı biraz daha indirerek soyunma odasına 36-31 geride gitti.İki takımında bireysel performanslarla oynayan tarzı,maçın bazı anlarda sıkışmasına sebep oldu.Harika bir 3.çeyrek oynayan Hırvatistan bu çeyreği 26-9 önde kapattı ve son çeyreğe 12 sayı farkla önde girdi.İtalya'da 24 sayı kaydeden Datome çok iyi oynamasına rağmen,performansı galibiyet için yeterli olmadı.Son periyot da çekişmeye sahne olan mücadelede İtalya'nın yanlış tercihleri ve bireysel oynaması maçı kazanmalarına izin vermedi.İki takımında çok kötü yüzdelerle oynadığı mücadelede fark yaratan istatistik ribaundlar oldu.Ribaundlarda 43-34 önde olan Hırvatistan maçı kazanıp çeyrek finali garantilemesini bildi.
Grubun diğer mücadelesi İspanya ve Finlandiya arasındaydı.İspanya maç boyunca akıcı bir basketbol oynamasa da Finlandiya takımından çok daha yetenekli basketbolcularıyla farkı giderek açarak maçı kazanmasını bildi.Finlandiya ilk grupta vermiş olduğu mücadeleler sonrasında yıprandığını bir kez daha gösterdi.Maç boyunca İspanya'nın izin verdiği kadar ve dengesiz şekilde hücum ettiler.Calderon'un harika oynadığı maçta 23 sayı 5 asistle 25 verimlilik puanı yakalayarak İspanya'nın en iyi oyuncusu oldu.Finlandiya bu mağlubiyet ile birlikte elenmeyi garantilemiş oldu.
Grubun bir diğer maçı da ev sahibi Slovenya ve Yunanistan arasında oynandı.Mücadeleye Goran Dragic'in içeri penetlerini engellemek için şutunu riske ederek başlayan Yunanistan,bunu 2 tane üstüste üçlük yiyerek ödedi.Goran Dragic maçın başında bulduğu 2 üçlüğün verdiği özgüvenle harika bir ilk periyot oynadı ve Slovenya ilk periyotu 26-13 önde kapattı.Ev sahibi olmanın da avantajını iyi kullanan Slovenya,hızlı basketboluyla 2.çeyreği de 17-14 önde kapattı ve devreye 43-27'lik üstünlükle girdi.3.periyot da hızlı basketboluna devam eden Slovenya,bulduğu Fastbreak basketleriyle farkın kapanmasına izin vermedi ve 3.çeyrek de 19-19 eşitlikle geçildi.Yunanistan belki de tam zamanında son çeyrekte geri dönüş hamlesini yaptı ancak yeterli olmadı.Farkı 6'ya kadar indirmeyi başardılar ancak Slovenya farkın daha da kapanmasına izin vermeyip mücadeleden 73-65'lik skorla galip ayrılan taraf oldu.Maçta fark yaratan istatistik ribaundlar oldu.Yunanistan pota altında alınan 46 ribaundın 21'ini Slovenler aldı.Bu da onlara ikinci şans sayıları tanıdı ve maçtan galip ayrılmalarında büyük rol oynadı.Goran Dragic de 28 sayısıyla maçta yıldızlaşan isim oldu.
Bu maçlar sonunda Yunanistan büyük yara alarak çeyrek final şansını zora soktu.Yunanistan ilk gruplarda Finlandiya'ya mağlup olmanın acısını yaşayabilir.Eğer son maçlarda İtalya İspanya'yı yenemezse,Yunanistan Hırvatları yense dahi gruptan çıkamayacak.Slovenya,Hırvatistan ve İtalya gruptan çıkmayı garantilediler.İspanya İtalya'yı yenerse gruptan çıkacak.Ancak İspanya İtalya'ya kaybeder ve Yunanlar Hırvatları mağlup ederse bu sefer Yunanlar çeyrek finale çıkan taraf olacaklar.Slovenya da son maçını Finlandiya ile oynayacak.Önümüzdeki maçlar şüphesiz ki çok çekişmesi ve zevkli olacak.
13 Eylül 2013 Cuma
Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda son durum
2.gruplarda ilk maçları geride bıraktık.E grubunda Letonya Ukrayna ile Sırbistan Belçika ile karşılaşırken grubun diğer maçı Fransa ve Litvanya arasındaydı.
Letonya Ukrayna'yı 85-51 ile geçerken skordan da anlaşılacağı üzere hiç zorlanmadı.Ukrayna'nın kötü savunması karşısında oyunu istedikleri şekilde yönlendirip yüksek yüzdeyle oynadılar.Fiziksel temasa fazla girmediler ve maç boyunca sadece 5 serbest atış kullandılar.Bu da Ukrayna'nın ne kadar yumuşak,fiziksel temasa girmeden kötü savunma yaptığını gösteriyor.Buna karşılık 22 serbest atış kullandı Ukrayna ama bunların sadece 12'sinde isabet bulabildi.Ukrayna'nın saha içi isabet oranı %29.5 iken Letonya saha içinde %58 gibi yüksek bir yüzdeyle oynadı.15/29 üçlük isabeti bulan Letonya maçın başından sonuna kadar üstün oyununu ortaya koydu ve rahat bir galibiyet aldı.
Grubun diğer maçında ise Sırbistan Belçika'yı 76-69 ile geçerken oldukça zorlandı.Belçika rakibine maçın sonuna kadar direndi ancak istediği galibiyeti koparamadı.Sırbistan'ın oyun disiplininden hiçbir dakika kopmaması belki de olası Belçika galibiyetini önledi.Sırplar iyi savunma yaparak Belçika'ya kolay basket fırsatı vermezken %50 saha içi isabetiyle oynadı.Alt gruptan yukarıya 2 galibiyet taşıyan Sırbistan,Belçika'yı da yenerek grubunda çok büyük bir avantaj elde etmiş oldu.Teodosic'in yokluğunda turnuvada favori olarak gösterilmeseler de oyun disiplinlerinden vazgeçmemeleri onları her zaman maçların içinde tutacaktır.
Grubun diğer maçı zorlu ve çekişmeli geçmesi beklenen Litvanya-Fransa karşılaşmasıydı.Fransa alt gruptan 2 galibiyet taşıdığı için maça biraz daha rahat çıktı.Ancak Litvanya 1 galibiyet taşıdığı için olası bir mağlubiyette Sırbistan ve Fransa'nın altında kalıp muhtemelen grubu 3.tamamlayacaklardı.Bu da büyük ihtimalle çeyrek finalde İspanya veya Yunanistan ile karşılaşmak demek olacaktı.Maça bunun bilincinde olarak stresli çıktılar.Maçın büyük bölümü iyi savunmalara ve çekişmeye sahne olurken 2.çeyrek hariç bütün çeyrekleri kazanan takım Litvanya oldu.Farkı yavaş yavaş giderek açtılar ve sonunda 76-62 kazandılar.Fransa istediği basketbolu sahaya yansıtamadığı gibi Nba yıldızları da bireysel olarak iyi performans ortaya koyamadı.Litvanya akılcı basketbolu ile sahadan galibiyet ile ayrılmayı hakeden taraftı.Saha içinde çok kötü bir yüzde tutturan Fransa Tony Parker'ı da maç boyunca devreye sokamadı ve karşılaşmadan mağlubiyetle ayrıldı.E grubunda bu maçlar sonucunda Sırbistan 3 galibiyet ile 1.sırada yer alırken 2.Litvanya ve 3.Fransa'nın ikişer galibiyeti bulunuyor.Alt gruptan yukarıya 1 galibiyet taşıyan Ukrayna ve onları mağlup eden Letonya 4. ve 5.sırayı paylaşırken Belçikanın henüz galibiyeti bulunmuyor.E grubunda önümüzdeki maçlar Litvanya-Belçika,Ukrayna-Sırbistan ve Fransa-Letonya arasında oynanacak.
Letonya Ukrayna'yı 85-51 ile geçerken skordan da anlaşılacağı üzere hiç zorlanmadı.Ukrayna'nın kötü savunması karşısında oyunu istedikleri şekilde yönlendirip yüksek yüzdeyle oynadılar.Fiziksel temasa fazla girmediler ve maç boyunca sadece 5 serbest atış kullandılar.Bu da Ukrayna'nın ne kadar yumuşak,fiziksel temasa girmeden kötü savunma yaptığını gösteriyor.Buna karşılık 22 serbest atış kullandı Ukrayna ama bunların sadece 12'sinde isabet bulabildi.Ukrayna'nın saha içi isabet oranı %29.5 iken Letonya saha içinde %58 gibi yüksek bir yüzdeyle oynadı.15/29 üçlük isabeti bulan Letonya maçın başından sonuna kadar üstün oyununu ortaya koydu ve rahat bir galibiyet aldı.
Grubun diğer maçında ise Sırbistan Belçika'yı 76-69 ile geçerken oldukça zorlandı.Belçika rakibine maçın sonuna kadar direndi ancak istediği galibiyeti koparamadı.Sırbistan'ın oyun disiplininden hiçbir dakika kopmaması belki de olası Belçika galibiyetini önledi.Sırplar iyi savunma yaparak Belçika'ya kolay basket fırsatı vermezken %50 saha içi isabetiyle oynadı.Alt gruptan yukarıya 2 galibiyet taşıyan Sırbistan,Belçika'yı da yenerek grubunda çok büyük bir avantaj elde etmiş oldu.Teodosic'in yokluğunda turnuvada favori olarak gösterilmeseler de oyun disiplinlerinden vazgeçmemeleri onları her zaman maçların içinde tutacaktır.
Grubun diğer maçı zorlu ve çekişmeli geçmesi beklenen Litvanya-Fransa karşılaşmasıydı.Fransa alt gruptan 2 galibiyet taşıdığı için maça biraz daha rahat çıktı.Ancak Litvanya 1 galibiyet taşıdığı için olası bir mağlubiyette Sırbistan ve Fransa'nın altında kalıp muhtemelen grubu 3.tamamlayacaklardı.Bu da büyük ihtimalle çeyrek finalde İspanya veya Yunanistan ile karşılaşmak demek olacaktı.Maça bunun bilincinde olarak stresli çıktılar.Maçın büyük bölümü iyi savunmalara ve çekişmeye sahne olurken 2.çeyrek hariç bütün çeyrekleri kazanan takım Litvanya oldu.Farkı yavaş yavaş giderek açtılar ve sonunda 76-62 kazandılar.Fransa istediği basketbolu sahaya yansıtamadığı gibi Nba yıldızları da bireysel olarak iyi performans ortaya koyamadı.Litvanya akılcı basketbolu ile sahadan galibiyet ile ayrılmayı hakeden taraftı.Saha içinde çok kötü bir yüzde tutturan Fransa Tony Parker'ı da maç boyunca devreye sokamadı ve karşılaşmadan mağlubiyetle ayrıldı.E grubunda bu maçlar sonucunda Sırbistan 3 galibiyet ile 1.sırada yer alırken 2.Litvanya ve 3.Fransa'nın ikişer galibiyeti bulunuyor.Alt gruptan yukarıya 1 galibiyet taşıyan Ukrayna ve onları mağlup eden Letonya 4. ve 5.sırayı paylaşırken Belçikanın henüz galibiyeti bulunmuyor.E grubunda önümüzdeki maçlar Litvanya-Belçika,Ukrayna-Sırbistan ve Fransa-Letonya arasında oynanacak.
F grubunda ise Hırvatistan-Finlandiya,Yunanistan-İspanya,Slovenya-İtalya maçları oynandı.Hırvatistan maçın başından sonuna kadar üstün götürdüğü mücadelede Finlandiya'yı rahat bir şekilde 88-63 lük skorla mağlup etti.Finlandiya'nın ilk gruplarda verdiği olağanüstü mücadeleler bu maça yansıdı.Fiziksel ve psikolojik olarak çok yıpranmış bir görüntü ortaya koyan Finlandiya Hırvatlara direnemedi ve 25 sayı farkla mağlup oldu.Maç daha da farklı bitebilirdi ancak maçın son 2 dakikasında 22 sayı çıktı ve bunların çoğu hemen hemen 10 saniyede bir üçlük deneyen Finlandiya'dan geldi.Maç boyunca atamadıkları üçlükleri maçın sonunda sokmayı başaran Finlandiya farkı 25'e indirdi ve maç da böyle sona erdi.Hırvatların iyi savunmasına karşın,ilk gruplarda ortaya koyduğu mücadelenin tam tersine dağınık bir görüntü çizen Finlandiya'nın işi artık çok zor.Grupta kalan maçlarını İspanya ve ev sahibi Slovenya ile oynayacak olan Finlandiya için buralara gelmek bile büyük başarıydı.
Grubun diğer maçında şampiyonluk favorim Yunanistan İspanya'yı harika bir maç sonunda 79-75 ile geçti ve bu gruptaki ilk galibiyetini aldı.Yunanistan alt gruptan galibiyet taşıyamadığından dolayı onlar için telafisi olmayan bir maçtı.Maça çok iyi başlayan İspanya ilk çeyrek istedikleri yapan taraf görünümündeydi ve ilk çeyrek 26-16 lık skorla bitti.2.çeyrekte Gasol'un de 3 faul ile kenara gelmesinden yararlanan Yunanistan toparlanıp farkı eritti.Yunanistan da 2.çeyreğe damgasını vuran oyuncu Kaimakoglou'ydu.2 kritik üçlük sokmasının dışında akıllı oyunuyla Yunanistan'ı ileri taşıdı ve Yunanistan devreyi 41-38 önde kapadı.Ancak 3.çeyrekte Gasol ve Rudy'nin harika oyunuyla öne geçen taraf tekrar İspanya oldu.Ancak Rudy ve Gasol dışında skora katkı veren kimse olmayınca Spanoulis tam zamanında devreye girdi ve maçı Yunanistan'a kazandırdı.İspanya'da Gasol ve Rudy 40 sayı üretirken takımın geri kalanı sadece 35 sayı üretebildi.İspanya'nın 3.bir skorer çıkaramaması maçı kaybetmelerine sebep oldu.Her zaman söylediğim gibi çok akıllı hücum eden Yunanistan,İspanya'nın faul hakkı dolduğu anlarda serbest atış çizgisine gelmeyi bildi.Bu şekilde 38 serbest atış kullandılar maç boyunca.İspanya ise sadece 18 serbest atış kullandı.Pota altında Gasol dışında bir alternatifi bulunmayan İspanya başabaş getirdiği bütün mücadelelerde sıkıntı yaşayacak gibi gözüküyor.Slovenya maçından sonra 2.kez maç sonuna kafa kafaya girdiler ve yine kaybettiler.İspanya maç boyunca 15 asist yaparken Yunanistan 13 asist yaptı.Karşılıklı istatistiklerde fark yaratan tek şey serbest atışlar oldu.Faul hakkının dolduğu anlarda faul çizgisine gelmeyi bilen Yunanistan maçı kazanmayı başardı.
Grubun diğer maçı ise ev sahibi Slovenya ve İtalya arasındaydı.Ev sahibi avantajını iyi kullanmayı başaran Slovenya Dragic kardeşlerin ekstra oyunlarıyla maçı kazanmayı bildi.İtalya her zamanki oyununu sahaya yansıtmaya çalıştı.Yine Bellinelli'yi birebir oynatıp diğer oyunculara pozisyon hazırlamaya çalıştılar ancak bu sefer herşey yolunda gitmedi.2 takımın da saha içi yüzdeleri kötü olmasına rağmen çok şut kullanmalarından ve maçın yüksek tempoda oynanmasından dolayı yüksek skorlu bir mücadele oldu.İtalya harika atmosferde 19/20 gibi harika bir serbest atış yüzdesi yakaladı.10/21 de üçlük atarken 14/39 2'lik atmaları maçı kaybetmelerine sebep oldu.Bellinelli 3/15 saha içi yüzdesiyle oynarken kritik anlardaki yanlış tercihleriyle İtalya'nın maçı kaybetme sebeplerinden biri oldu.Bu maçlar sonunda ikişer galibiyetleri bulunan İtalya,Slovenya ve Hırvatistan ilk 3 sırada yer alırken 1'er galibiyeti bulunan İspanya,Yunanistan ve Finlandiya son 3 sırayı paylaşıyorlar.F grubunda önümüzdeki maçlar Hırvatistan-İtalya,Slovenya-Yunanistan ve İspanya-Finlandiya arasında oynanacak.
10 Eylül 2013 Salı
İlk gruplar sona erdi
Turnuvada 1 haftayı geride bıraktık.Turnuvada ilk gruplarda oldukça sürpriz oldu diyebiliriz.12 Dev adamın elenmesi,genç bir kadroyla gelmelerine karşın Rusya'nın elenmesi, Mccalebb'li Makedonya'nın elenmesi,Belçika,Finlandiya ve Ukrayna'nın gruptan çıkmaları ilk gruplarda sayabileceğimiz sürprizler oldu.12 Dev adam beklentiler yüksekken kadro planlamasındaki yanlışlara, oyuncuların kendi performanslarına kurban gitti.Turnuvanın flaş takımı ilk grupları 5'te 5 ile tamamlayan İtalya diyebiliriz.En büyük 2 yıldızından yoksun İtalya ilk 5 oyuncularını uzun süreli kullanmış olup 2.gruplara yorgun gidecek olsalarda büyük başarı elde ettiler.Bireysel performansları ve yüksek şut yüzdeleri dikkat çekiyor.Hücumda bir oyuncuyu birebir oynatıp diğer 4 oyuncuyu sahaya iyi yerleştirip sonunda boş şutu buluyorlar. 2000'lerin başında bizim oynadığımız basketbol gibi...İlk gruplarda 5'te 5 yapan tek takım İtalya oldu.Göze hoş gelen basketbol oynuyorlar,turnuva başında kendilerinden şampiyonluk beklenmiyor olabilir ancak İtalyan basketbolseverler artık onlardan şampiyonluk bekliyorlar.
İlk gruplar sonunda 4 galibiyet 1 yenilgi ile gruplarını sürpriz şekilde tamamlayan iki takım da Ukrayna ve Finlandiya oldu.İki takım da ellerinden geldikçe mücadele edip savunma yapmaya çalışıyorlar.İlk gruplarda şanslarının yanlarında olduğu zamanlar da oldu ancak 2.gruplarda işleri çok daha zor.Finlandiya bizim grubumuzda olduğu için daha fazla bahsetmek istiyorum.Bizi yendikleri maçtan sonra kaptanları Teemu Ranniko 15 yıldır bu formayı giydiğini ve Türkiye galibiyetinin onlar için en büyük zafer olduğunu söyledi.Turnuvaya böyle bir galibiyetle başlamış olmaları kendilerine özgüven getirdi.Oldukça taraftar destekleri de var arkalarında...Mücadele gücü yüksek oyuncuları fazla ve hiç vazgeçmiyorlar.Petteri Koponen önderliğinde hücum ediyorlar,o da takımı çok iyi yönlendiriyor.Tek kaybettikleri maç İtalya maçı.O maçta da ilk yarı ellerinden geleni yaptılar ancak 2.yarıda hücum dengeleri bozuldu bir anda motivasyon kaybı yaşadılar ve fark açıldı.Turnuvaya şu ana kadar fazlasıyla renk kattılar,umarım 2.gruplarda da başarılı olurlar.
Kısaca B ve C gruplarından da bahsetmek gerekirse; B grubu maçları oldukça çekişmeli ve zevkli maçlara sahne oldu,her takım birbirini yenebileceğini gösterdi.Grubun 2 ağırbaş takımı Litvanya ve Sırbistan grubu ilk 2'de bitirdiler ancak ikişer yenilgi aldılar. Bo Mccalebb'li Makedonya bu sefer sürpriz takım görüntüsünde değillerdi,gruptan çıkmaları bekleniyordu ancak taraftarlarını hayal kırıklığına uğrattılar.2011 Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda onları yarı finale kadar götüren harika alan savunmalarından eser yoktu bu turnuvada.Mccalebb çok iyi bir turnuva geçirmesine rağmen takımını gruptan çıkartamadı.
C grubunda ise ev sahibi Slovenya,İspanya ve Hırvatistan ilk 3'e girip gruptan çıkmayı başaran takımlar oldular.Grubun diğer takımları ise sürpriz potansiyelleri olan Gürcistan,Çek Cumhuriyeti ve Polonya'ydı.Özellikle Polonya'dan daha çok şey bekleniyordu ancak beklentileri karşılayamadılar.Gruptaki tek galibiyetleri grubun son maçında ev sahibi Slovenya'ya karşı oldu.İspanya 4-1,Hırvatistan 4-1 ile grupta ilk iki sırayı alırken ev sahibi Slovenya 3.sırada yer aldı.İspanya Navarro,Pau Gasol,Serge İbaka gibi yıldızlarından yoksun olmasına rağmen çok iyi turnuva geçiriyor.Zaten bu oyuncuların yokluğunu pek fazla hissetmeyecek kadar geniş kadroları var.Oyunun büyük bölümünü çift oyuncu kurucu ile oynamaları topu paylaşmada ve organizasyon konusunda onlara çok katkı sağlıyor.Onların da tek kaybettikleri maç ev sahibi Slovenya'ya karşı.Tabi ki turnuvanın en büyük şampiyonluk adaylarından biri de İspanya.
İlk gruplarda son olarak da benim şampiyonluk favorim Yunanistan'dan bahsedelim.İlk grupları 3 galibiyet 2 yenilgi ile tamamladılar.2 yenilgileri grubun son 2 maçında İtalya ve Finlandiya'ya karşı geldi.İlk 3 maçta çok iyi görüntü ortaya koyan Yunan takımı 4.maçlarında İtalya karşısında istedikleri oyunu sahaya yansıtamadılar.Bunun sebeplerinden biri Spanoulis'in yokluğu olsa da daha çok İtalya'nın oyununa ayak uydurdular.Birebiri fazla tercih ettiler ve bu da kendi düzenlerinden çıkmalarına sebep oldu.Çok akıllı ve dengeli hücum eden Yunanistan'ın çok fazla hücum silahı var.İç-dış dengesini harika kurup hücumda sıkıntı çekmiyorlar.İlk gruplarda Bourousis'i çok iyi kullandılar,Zizis de ön plana çıkan oyunculardan biri oldu.Ama her maç farklı bir oyuncuyu ön plana çıkartabilecek yetenekleri de oyun planları da fazlasıyla var.Finlandiya yenilgisinin sebeplerinden biri de İtalya'ya kaybetmiş oldukları maç.İtalya maçı Yunanları hem fizik olarak hem psikolojik olarak yordu.Tribünlerin de maçın içinde fazlasıyla olduklarını gördük.Zizis'in her basketinden sonra dönüp eski koçu Pianigiani'ye bakış atması,Perperoglu'nun attığı üçlüklerden sonra İtalyan taraftarlara sizi duyamıyorum işareti yapması maçın ne kadar sert,çetin ve çekişmeli bir mücadele olduğunu gösteriyor.Bunlar basketbolu güzelleştiren şeyler...Genel olarak topu iyi paylaşan,içi hücum eden,iç-dış dengesini iyi kuran ve iyi de savunma yapan bir takım Yunanistan.Turnuvada Diamantidis ve Calathes gibi iki önemli oyuncuları olmasa da oyun kurucu problemi yaşamıyorlar.Basketbol zekalarını 2.gruplarda sahaya fazlasıyla yansıtacaklarını ve diğer takımlardan fark yaratacaklarını düşünüyorum.
Son olarak da 2.grupları yazalım.E grubu Fransa,Sırbistan,Litvanya,Ukrayna,Letonya ve Belçika'dan oluşuyor.2.gruplara Fransa ve Sırbistan 2, Litvanya ve Ukrayna 1'er galibiyet taşırlarken Letonya ve Belçika 2.gruplara galibiyet taşıyamadılar.F grubu ise İtalya,İspanya,Slovenya,Hırvatistan,Finlandiya ve Yunanistan'dan oluşuyor.Bu gruba 2 galibiyet taşıyabilen tek takım İtalya oldu.Galibiyet taşıyamayan tek takım da Yunanistan.Diğer takımlar ise F grubuna 1'er galibiyet ile başlayacaklar.Bu grupları ilk 4 sıra içinde bitiren takımlar çapraz eşleşmeler ile eşleşip çeyrek finalde karşılaşacaklar.Seyir zevki ve basketbol kalitesi giderek artan bir turnuva olması dileğiyle...
8 Eylül 2013 Pazar
12 Yüreksiz Adam
Eurobasket 2013 e erken havlu attık. Turnuvayi ilk 3 te bitirmeyi hedeflerken 3 te 0 i yedik ve yerimize oturduk. Yunanistan karşına tamam ya da devam macina çıktık. Ya kazanip yeni bir başlangıç yapacaktik ya da bavullari erkenden toplayip yurda dönecektik.Sonuc olarak 12 Yüreksiz adam bavullari toplamaya hic erinmedi ve tamamdir, bizden bu kadar mesajini da net bir sekilde verdi. Tamam ilk kez kötü turnuva oynamadik. Tamam 2001 den sonraki 5 avrupa Şampiyonasın da da beklentiyi karsilayamadik belki ama daha önce hic bu kadar korkunç bir görüntü de vermemistik. Beterin beteri varmış demek ki. Bu kadar rezil olmak da varmış tarihte...
Sahada kimsenin kimseden haberi yok. Herkes tek tabanca takiliyor.Top eline gelen sallıyor, savunmadan hücuma öylesine gidip gidip geliyoruz. Saha ici liderimiz kim ? Rol modelimiz kim? Hangi basketbol felsefesine sahibiz? Buraya ne amacla geldik ? Bir sürü cevapsiz soru...Hucumda topu dolastiran yok, cember altina indiren, hazirlayip attigimiz bir tane üçlük bile yok..Topu eline alan beyfendi kaldirip atiyor el üstünden.Hadi hücumda sıkıntılıydık onu anladik da savunmada ne oldu bize.Biz savunma temelli takimdik. En kötü hücum ettigimiz gün bile sirf savunmamizla macin icin de kalirdik. Mutasyona mi ugradik bilmiyorum o da gitmiş elimizden..Rakipte topu eline alan dribling ile iceri rahat rahat giriyor. Iki pas yapmadan boşa adam cikarip üçlük atiyor. Savunmada yardimlasmayi birak birebir savundugumuz oyuncunu karsisinda kolumuzu bile kaldirmadik. Inanilir gibi degil !! Izlerken ben utandim ama oyuncular o kadar vurdumduymaz ki bu görüntü onlari hiç rahatsız etmedi. Basketbola en fazla yatirim yapan avrupa ülkesiyiz. Basketbol ülkemiz inanilmaz seviliyor ve cok popüler. Ve hepimiz dört gözle 12 dev adami beklerken su yaşadığımız hayal kırıklığınin da ötesinde. Ülke olarak kesinlikle bundan daha iyisini hak ediyoruz. Son olarak oyunculara da bir çift söz.. Keske boyunuz kadar yüreğiniz de büyük olsaydi. Yazıklar olsun !!!....
Komşuya Vurulduk
12 Dev adam turnuvaya erken havlu attı.Turnuvadaki 3.maçımızda da sahada yok gibiydik.Yunanistan istediğini yapan taraf biz ise bireysel çabalarla skor üretmeye çalışan taraftık.Maça yine P&R savunmasını kötü yaparak başladık ancak oyuncularımız ilk çeyrek gösterdiği bireysel performanslarla fark pek de açılmadı.Berbat savunmamızı maç boyunca devam ettirdik ve Yunanlardan da 81 sayı yedik.Hidayet'in ilk çeyreğin sonunda 3.7 saniye kalmış ve pota altından topu oyuna sokarken direkt olarak topu dışarı atması Hidayet'i bende artık bitirdi.Bu kadar kariyerli bir basketbolcu berbat bir turnuva geçirebilir olağanüstü kötü şut yüzdesiyle oynayabilir ancak o yaptığının bunlarla hiçbir alakası yoktu.Tamamen konsantrasyon kaybı,sahaya kalbini,ruhunu,kendini yansıtamamak.Bu kadar kariyerli bir basketbolcuya geçen sezon ki Doping skandalı da yakışmadı ancak bu konuya da pek fazla girmek istemiyorum.Hidayet maç boyunca inanılmaz kötü oynadı ve sadece 2 sayı kaydetti.Olağanüstü kötü yüzdesinin dışında sanki 40 yaşına gelmiş basketbol heyecanını kaybetmiş gibiydi.Turnuva başından bu yana beklediğimiz performansı gösteremeyen Hidayet'in ben artık Milli formayı bırakması gerektiğini düşünüyorum.Hidayet ve diğer oyuncularımızın çok daha iyisini yapabilirlerdi ancak olmadı.Oyun kurucu sıkıntımızdan her zaman bahsediyoruz ama problemin sadece bu olmadığını bir kez daha gösterdi bugün bize Milli takım.Bu turnuvayı geride bıraktık ancak kalan maçlarımızı onurlu bir şekilde oynamalı ve mücadele etmeliyiz.Burası ne Orlando ne Milwaukee ne de Houston...Burası Milli Takım herkes formasının hakkını vermek zorunda.
Yunanistan milli takımı maç boyunca istediklerini sahaya yansıttılar bu da skora yansıdı.Oyunun zeka kısmında bizden çok üstünlerdi ve bunu hemen hemen bütün hücumlarında gösterdiler.Hemen hemen bütün oyuncuları alçak postta top alıp potaya sırtı dönük hücum edebiliyor.Savunmayı iyi okuyup gerektiğinde topu içeri indirdiler gerektiğinde ise dışarda boş adamı buldular.Yunanistan'ın da bize karşı üçlük yüzdesi %67 gibi muazzam bir yüzde.Hem de 15 tane üç sayılık atış kullanmışlarken.Bize karşı bütün takımların bu kadar yüzdeli oynamalarının sebebi bu kadar kötü savunma yapmamız.Yardımlaşamıyoruz,savunmada birebirde çok kolay yeniliyoruz ve savunma dengemiz çok kolay bozuluyor.Yunanistan basketbol İq'su yüksek bir takım.İç-dış dengesini inanılmaz bir şekilde kuruyorlar.Savunmayı o kadar iyi okuyup hücum ediyorlar ki kusursuza yakın.Bir de Spanoulis'in yokluğunda...Bu da onların takım halinde ne kadar iyi olduklarını gösteriyor.Bizim milli takımımızda sorunlar o kadar çok ki artık bu sorunlardan bahsetmek istemiyorum.Elenmişken artık önümüzdeki turnuvalara bakmalıyız.
Milli takımda jenerasyon değişikliğine artık gitme vakti geldiğini düşünüyorum.Önümüzde çok önemli 2014 Dünya Basketbol Şampiyonası var.Elemelerde genç jenerasyonumuzdan bazı oyuncularımızı kadroya katıp hazırlayabiliriz.Örneğin;Berk Uğurlu,Metecan Birsen,Kerem Kanter,Kenan Sipahi...Bunlar iyi yerlere geleceğini düşündüğüm basketbolcular.Özellikle hepimizin artık bildiği gibi Kenan Sipahi.Hidayet,Ömer Onan,Kerem Tunçeri...Tunçeri'nin yokluğunu bu turnuvada hissetmiş olsak da artık bu basketbolcularımızın Milli takımı bırakması gerektiğini düşünüyorum.Elimizde tekrar iyi bir genç jenerasyon var,eskilerden artık verim alamaz duruma gelmişken gençlere yatırımı yapmamız gerekiyor.Ersan,Ömer Aşık,Oğuz Savaş,Enes Kanter,Semih Erden gibi belki de avrupada hiçbir takımda olmayan bir pota altı rotasyonumuz var.Kısa oyuncu yetiştirmekte sıkıntımız varken alttan gelen oyuncuları yazdım.86-87 jenerasyonu ve 95-96 jenerasyonumuzu iyi kaynaştırıp harika bir takım olabiliriz.Umarım artık bu yönde çalışmalar başlar.Tabi ki Tanjevic'in de görevine son verilip iyi bir koçla...Sene başında Ettore Messina ile konuşulmuştu.Umarım o seviyede bir koçla anlaşabiliriz.
Turnuvanın kalan maçlarında ne yaparız bilinmez ancak umarım oyuncularımızın milli formayla maça çıktıklarının birileri tarafından hatırlatılıp gururları,onurları için mücadele etmesi gerektiği söylenir.
Yunanistan milli takımı maç boyunca istediklerini sahaya yansıttılar bu da skora yansıdı.Oyunun zeka kısmında bizden çok üstünlerdi ve bunu hemen hemen bütün hücumlarında gösterdiler.Hemen hemen bütün oyuncuları alçak postta top alıp potaya sırtı dönük hücum edebiliyor.Savunmayı iyi okuyup gerektiğinde topu içeri indirdiler gerektiğinde ise dışarda boş adamı buldular.Yunanistan'ın da bize karşı üçlük yüzdesi %67 gibi muazzam bir yüzde.Hem de 15 tane üç sayılık atış kullanmışlarken.Bize karşı bütün takımların bu kadar yüzdeli oynamalarının sebebi bu kadar kötü savunma yapmamız.Yardımlaşamıyoruz,savunmada birebirde çok kolay yeniliyoruz ve savunma dengemiz çok kolay bozuluyor.Yunanistan basketbol İq'su yüksek bir takım.İç-dış dengesini inanılmaz bir şekilde kuruyorlar.Savunmayı o kadar iyi okuyup hücum ediyorlar ki kusursuza yakın.Bir de Spanoulis'in yokluğunda...Bu da onların takım halinde ne kadar iyi olduklarını gösteriyor.Bizim milli takımımızda sorunlar o kadar çok ki artık bu sorunlardan bahsetmek istemiyorum.Elenmişken artık önümüzdeki turnuvalara bakmalıyız.
Milli takımda jenerasyon değişikliğine artık gitme vakti geldiğini düşünüyorum.Önümüzde çok önemli 2014 Dünya Basketbol Şampiyonası var.Elemelerde genç jenerasyonumuzdan bazı oyuncularımızı kadroya katıp hazırlayabiliriz.Örneğin;Berk Uğurlu,Metecan Birsen,Kerem Kanter,Kenan Sipahi...Bunlar iyi yerlere geleceğini düşündüğüm basketbolcular.Özellikle hepimizin artık bildiği gibi Kenan Sipahi.Hidayet,Ömer Onan,Kerem Tunçeri...Tunçeri'nin yokluğunu bu turnuvada hissetmiş olsak da artık bu basketbolcularımızın Milli takımı bırakması gerektiğini düşünüyorum.Elimizde tekrar iyi bir genç jenerasyon var,eskilerden artık verim alamaz duruma gelmişken gençlere yatırımı yapmamız gerekiyor.Ersan,Ömer Aşık,Oğuz Savaş,Enes Kanter,Semih Erden gibi belki de avrupada hiçbir takımda olmayan bir pota altı rotasyonumuz var.Kısa oyuncu yetiştirmekte sıkıntımız varken alttan gelen oyuncuları yazdım.86-87 jenerasyonu ve 95-96 jenerasyonumuzu iyi kaynaştırıp harika bir takım olabiliriz.Umarım artık bu yönde çalışmalar başlar.Tabi ki Tanjevic'in de görevine son verilip iyi bir koçla...Sene başında Ettore Messina ile konuşulmuştu.Umarım o seviyede bir koçla anlaşabiliriz.
Turnuvanın kalan maçlarında ne yaparız bilinmez ancak umarım oyuncularımızın milli formayla maça çıktıklarının birileri tarafından hatırlatılıp gururları,onurları için mücadele etmesi gerektiği söylenir.
7 Eylül 2013 Cumartesi
Galatasaray Liv Hospital
Galatasaray LV, ilk maçında Cimberio Varese'dan sonra Montepaschi Siena da ikinci hazırlık maçında da kaybetti. Henry Domercant sakatlığı üstünden atmış gibi gözüküyor ilk maç da olduğu gibi bu maçında en skorer oyuncusu iyi. 
Takma gerek yeni katılanlar gerek sezon başlangıcı olması dan dolayı bir uyumsuzluk göze çarpıyor. Her maç üstüne koyarak gidecek gibi Ergin atamanın takımı bu sezon hedeflerin daha büyük olduğunu düşünürsek takınım alacağı daha çok yol gerek. A Milli takımda oaln oyuncularda önemli olduğu gibi Milli takıma alınmayan Cenk Akyolun moralide çok önemli sanıyorum Coach Ataman Cenk Akyolla ayrı bir ilgilenmesi gerek. Bakalım 3 hazırlık maçında Lugano Tigers karşısında neler yapacak
6 Eylül 2013 Cuma
Çizmeyi Aşamadık
Turnuvanın 2.gününde de kötü oyunumuza devam ettik.Maç sonunda Bogdan Tanjevic'in de dediği gibi sorun belki de kendisinde...İstatistiklerden bahsetmek gerekirse 16/32 iki sayılık atış, 9/18 üç sayılık atış ve 16/28 faul yüzdeleriyle oynadık.% 50 saha içi isabet kötü bir yüzde değil ve maç kazanmamıza da yetebilirdi.Ancak o kadar kötü savunma yaptık ki İtalyanlar harika hücum etti gibi gözüktü.İtalyanların istatistikleri de şöyle: 25/47 iki sayılık atış, 11/16 gibi muazzam üç sayılık atış ve 7/11 serbest atış.16 asist yapmamıza karşın İtalyan takımı 11 asist yaptı,31 ribaund aldık rakip 24 ribaund aldı.Top kayıtları ise 10-3.Kim mi 10 top kaybetti ? Tabi ki biz.Bireysel bazda istatistikleri konuşacak olursak Aradori 9/10 saha içi isabetiyle 23 sayı kaydetti.Genç isimler olarak Gentile 8/13, Melli 7/12 saha içi isabetleriyle oynadılar.Bu istatistikleri yazma sebebim İtalyan takımının neden bu kadar iyi bir yüzdeyle oynamasına müsaade etmemiz.Bizim oyuncularımızın bireysel performanslarını yazmaya gerek duymuyorum çünkü hem öne çıkan bir oyuncu yok hem de zaten takım halinde o kadar kötüyüz ki bir maçta bile olsa maçı domine edebilecek oyuncu çıkaramayacağız.Bireysel olarak da takım halinde de iyi savunma yapamıyoruz.İtalya'dan 90 sayı yememize karşın üstelik Bargnani ve Galinari gibi 2 yıldızından yoksun İtalya.Bu kadrosundaki en önemli 2 skorer de Belinelli ve Datome.Ancak biz takım halinde iyi oynamalarına neden olduk ve farklı oyunculardan verim aldılar.75 sayılık hücum performansımız eğer kimliğimizi sahaya yansıtabilseydik İtalya'ya yeterli olabilirdi.Onlardan daha fazla asist yapmamızın sebebi de onlardan daha fazla ikili oyun oynamış olmamız.İyi oynayamadığımız halde çok fazla denedik.Eğer Kerem Tunçeri kadroda olsaydı belki de daha farklı bir takım görünümünde olabilirdik ancak sorunlarımız 1 oyuncuyla çözülebilecek gibi değil.Bugüne kadar savunmasıyla varolan takımımızın savunması resmen dökülüyor.Oyun kurucu eksikliğimiz turnuva ilerledikçe bize daha çok sorun yaratacak.Sistem dışında skor üretebilecek oyuncumuz olmadığı gibi sistem içinde de pozisyon üretemediğimiz için bizim atacağımız sayı her zaman rakibin oyun anlayışıyla paralel olacak.Finlandiya'ya 55 sayı attık İtalyanlara 75 diyebilirsiniz.Bunun en büyük sebebi Pianigiani'nin oyun anlayışı.Bizim nasıl oynadığımızı iyi biliyor,eleme gruplarında içerde ve dışarda da bizi yendiler.Şuanda rakipler bize ne kadar izin verirse o kadar sayı atabiliriz gibi gözüküyor.İtalya dün yorulmuş olmasına rağmen bize karşı rahat ve yüzdeli oynadılar.İyi şutörleri olan genç ve dinamik bir takımlar aynı zamanda.Yıllardır yenemediğimiz İtalya'yı yenemememizin genel olarak sebepleri bunlar.İtalya harika yüzdeyle oynamış olabilir ancak buna izin veren de bizim çok kötü olan savunmamızdı.Sorunları düşüneceğini söyleyen Tanjevic'e oyuncuların da yardımcı olması gerekiyor.Tanjevic ile başarılı sayılabilecek turnuvalar da geçirdik.Sorunun tamamı teknik sorunlar değil.Takım içinde mental olarak da sorun yaşıyoruz.Oyuncular Milli Takım formasının hakkını vermek zorundalar.
Takıma genel olarak baktığımızda durum böyle.Takım planlamasındaki yanlışlar ve Tanjevic'in tercihleri turnuvaya kötü başlamamızın sebeplerinin başlıcaları olsa da oyuncuların ruhsuz olduğunu bir önceki yazımda belirtmiştim.Takımda sorunlar olduğunu hem oyuncularımız hem de teknik ekip biliyor.Umarım bu sorunları bir an önce çözüp turnuvaya bir sonraki maçla başlamış oluruz.Potansiyelli bir takımız ancak bunu sahaya yansıtmadığımızda kadronun hiçbir önemi yok.Takım olmanın,bu işin her zaman yıldızlarla olmayacağının göstergesi de 2011'deki turnuvada Makedon takımıdır.Tek yıldızı Bo Mccalebb olarak gözüken Makedon takımı,takım olmayı başarıp 4.olmuştu o turnuvada.Şimdi yapmamız gereken hep birlikte kafa kafaya verip problemin ne olduğunu ve bunu bir an önce nasıl çözmemiz gerektiğini konuşmak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









.jpg)












