İtalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İtalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mayıs 2014 Cumartesi

Birincilik Mücadelesi

 Dünya Kupası'na 19 gün kala B Grubu'nu değerlendiriyorum.

B Grubu : İspanya, Hollanda, Şili, Avustralya


 Son Dünya Kupası finalinde karşılaşan iki takımın birincilik için mücadele edeceği bu grupta çok büyük bir sürpriz olmazsa ilk iki takım şimdiden belli diyebiliriz.Fakat her zaman dediğimiz gibi futbol sürprizlere açık bir oyun (bkz:2006 Dünya Kupası sahibi İtalya'nın bir sonraki kupada 2 puanla grupta sonuncu olması.Bir de yine aynı Dünya Kupası'na büyük umutlarla giden Fransa'nın 1 puanla grupta sonuncu olması.)Bu yüzden beklemek ve görmek lazım.Bakalım Şili ve Avustralya neler yapacak?

6 Eylül 2013 Cuma

Çizmeyi Aşamadık

Turnuvanın 2.gününde de kötü oyunumuza devam ettik.Maç sonunda Bogdan Tanjevic'in de dediği gibi sorun belki de kendisinde...İstatistiklerden bahsetmek gerekirse 16/32 iki sayılık atış, 9/18 üç sayılık atış ve 16/28 faul yüzdeleriyle oynadık.% 50 saha içi isabet kötü bir yüzde değil ve maç kazanmamıza da yetebilirdi.Ancak o kadar kötü savunma yaptık ki İtalyanlar harika hücum etti gibi gözüktü.İtalyanların istatistikleri de şöyle: 25/47 iki sayılık atış, 11/16 gibi muazzam üç sayılık atış ve 7/11 serbest atış.16 asist yapmamıza karşın İtalyan takımı 11 asist yaptı,31 ribaund aldık rakip 24 ribaund aldı.Top kayıtları ise 10-3.Kim mi 10 top kaybetti ? Tabi ki biz.
Bireysel bazda istatistikleri konuşacak olursak Aradori 9/10 saha içi isabetiyle 23 sayı kaydetti.Genç isimler olarak Gentile 8/13, Melli 7/12 saha içi isabetleriyle oynadılar.Bu istatistikleri yazma sebebim İtalyan takımının neden bu kadar iyi bir yüzdeyle oynamasına müsaade etmemiz.Bizim oyuncularımızın bireysel performanslarını yazmaya gerek duymuyorum çünkü hem öne çıkan bir oyuncu yok hem de zaten takım halinde o kadar kötüyüz ki bir maçta bile olsa maçı domine edebilecek oyuncu çıkaramayacağız.Bireysel olarak da takım halinde de iyi savunma yapamıyoruz.İtalya'dan 90 sayı yememize karşın üstelik Bargnani ve Galinari gibi 2 yıldızından yoksun İtalya.Bu kadrosundaki en önemli 2 skorer de Belinelli ve Datome.Ancak biz takım halinde iyi oynamalarına neden olduk ve farklı oyunculardan verim aldılar.75 sayılık hücum performansımız eğer kimliğimizi sahaya yansıtabilseydik İtalya'ya yeterli olabilirdi.Onlardan daha fazla asist yapmamızın sebebi de onlardan daha fazla ikili oyun oynamış olmamız.İyi oynayamadığımız halde çok fazla denedik.Eğer Kerem Tunçeri kadroda olsaydı belki de daha farklı bir takım görünümünde olabilirdik ancak sorunlarımız 1 oyuncuyla çözülebilecek gibi değil.Bugüne kadar savunmasıyla varolan takımımızın savunması resmen dökülüyor.Oyun kurucu eksikliğimiz turnuva ilerledikçe bize daha çok sorun yaratacak.Sistem dışında skor üretebilecek oyuncumuz olmadığı gibi sistem içinde de pozisyon üretemediğimiz için bizim atacağımız sayı her zaman rakibin oyun anlayışıyla paralel olacak.Finlandiya'ya 55 sayı attık İtalyanlara 75 diyebilirsiniz.Bunun en büyük sebebi Pianigiani'nin oyun anlayışı.Bizim nasıl oynadığımızı iyi biliyor,eleme gruplarında içerde ve dışarda da bizi yendiler.Şuanda rakipler bize ne kadar izin verirse o kadar sayı atabiliriz gibi gözüküyor.İtalya dün yorulmuş olmasına rağmen bize karşı rahat ve yüzdeli oynadılar.İyi şutörleri olan genç ve dinamik bir takımlar aynı zamanda.Yıllardır yenemediğimiz İtalya'yı yenemememizin genel olarak sebepleri bunlar.İtalya harika yüzdeyle oynamış olabilir ancak buna izin veren de bizim çok kötü olan savunmamızdı.Sorunları düşüneceğini söyleyen Tanjevic'e oyuncuların da yardımcı olması gerekiyor.Tanjevic ile başarılı sayılabilecek turnuvalar da geçirdik.Sorunun tamamı teknik sorunlar değil.Takım içinde mental olarak da sorun yaşıyoruz.Oyuncular Milli Takım formasının hakkını vermek zorundalar.
Takıma genel olarak baktığımızda durum böyle.Takım planlamasındaki yanlışlar ve Tanjevic'in tercihleri turnuvaya kötü başlamamızın sebeplerinin başlıcaları olsa da oyuncuların ruhsuz olduğunu bir önceki yazımda belirtmiştim.Takımda sorunlar olduğunu hem oyuncularımız hem de teknik ekip biliyor.Umarım bu sorunları bir an önce çözüp turnuvaya bir sonraki maçla başlamış oluruz.Potansiyelli bir takımız ancak bunu sahaya yansıtmadığımızda kadronun hiçbir önemi yok.Takım olmanın,bu işin her zaman yıldızlarla olmayacağının göstergesi de 2011'deki turnuvada Makedon takımıdır.Tek yıldızı Bo Mccalebb olarak gözüken Makedon takımı,takım olmayı başarıp 4.olmuştu o turnuvada.Şimdi yapmamız gereken hep birlikte kafa kafaya verip problemin ne olduğunu ve bunu bir an önce nasıl çözmemiz gerektiğini konuşmak.

5 Eylül 2013 Perşembe

N e w Y o r k , N e w Y o r k. . . Amerika Açık Tenis Turnuvası


        İlki 1881 yılında oynanan Amerika Açık Tenis Turnuvası bu yılda hız kesmeden devam ediyor. Amerika'da gerçekleşen sezonun son grand slam turnuvasında sürprizler her zamanki gibi şaşırttı. 
        İlk sürpriz turnuvada Sugarpova soyadı ile oynama başvurusu yapan fakat daha öncede sakatlık geçirdiği sağ omzundan tekrar sakatlanan Maria Sharapova'nın turnuvadan çekilmesi oldu. Sharapova 2006 yılında finalde Justine Henin'i 6-4'lük iki sette geçerek şampiyon olmuştu.
        Turnuvanın bayanlarda ikinci sürprizi ise 17 yaşındaki Victoria Duval'ın 2011 yılı şampiyonu Avusturalyalı Sam Stosur'u ilk turda 3 set sonunda geçerek ikinci tura yükselen isim olmasıydı. buPetra Kvitova eski formundan çok uzak olduğunu burda da gösterdi. Yine Venüs Williams da emeklilik zamanının yaklaştığını hissettirdi. Sara Errani ve Agnieszka Radwanska ise yine o yumuşak defansif oyunlarının kurbanı olarak elenmekten kurtulamadılar.
         Turnuvada İtalyanlar üst turlara Flavia Pennetta,Roberto Vinci,Sara Errani gibi tenisçilerinin yükselmesi ile sadece toprak sezonunda değil sert korttada iddialı olduklarını kanıtladılar.
     Amerika Açıkta en çok konuşulan konulardan biri de bayanlarda çeyrek finale yükselen isimlerin çoğunun 30 yaşın üstünde olmasıydı. Yeni nesil oyuncular maalesef eski jenerasyonların teknik kalitesini yakalamakta zorlanıyorlar. Tenis günümüzde artık teknik ve taktik oyundan çok hızlı servis ve sert vuruşlara döndü bu da bazı oyunculara birkaç turnuvada başarı getirse de uzun vadede başarı getirmiyor. Güç tenisinin öncü bayan oyuncusu Serena Williams,Victoria Azarenka ve Maria Sharapova bu dengeyi dünya tenisinde en iyi tutturan bayan oyuncular. Yarı finalde oynanacak Serena Williams-Li Na maçı mücadelesi yüksek ve kaliteli geçmesi beklenen bir maç ama Serena'nın kendi evindeki bu turnuvada açık ara favori olduğu göz önünde tutulursa maçın galibi Serena olur. Victoria Azarenka-Flavia Pennetta yarı finali de iki tenisçi için zor geçecek.Pennetta son iki senedir çeyrek finale yükseldiği bu turnuvada ilk kez yarı final oynamanın verdiği heyecanı kaldırabilir ise son üç turdur zor maçlar geçiren Azarenka'yı 3 set sonunda geçmeyi başarabilir. Turnuvanın finali Williams-Azarenka olur ve şampiyon da Williams olur.
       Amerika Açık'ta erkekler kanadında bayanlarda yaşanan sürprizler pek görülmedi. Turnuvada merak edilen konulardan biri son dönemde düşüşte olan ve 7 numaraya gerileyen Roger Federer'in performansıydı. Federer ilk turlarda iyi bir performans göstermesine rağmen nazaran diğer rakiplerine oranla daha kolay bir rakip olan Tommy Robredo karşısında kendi hatalarının kurbanı oldu ve uzun yıllar sonra ilk kez bir sezonu hiçbir grand slam kazanamadan kapattı. Turnuva öncesi sert kortta 2 tane turnuva kazanarak gelen ve final favorisi olan Rafael Nadal ise bu yükselişini her tur arttırarak kayıpsız yarı finale geldi. Belki de büyük sürprizlerden biri David Ferrer'in daha önce defalarca yendiği Richard Gasquet'e 5 set sonunda mağlup olarak turnuvaya çeyrek finalde veda etmesi oldu. Djokovic ve Murrray de kayıpsız yollarına devam etti. Murray-Wawrinka çeyrek final maçı büyük bir rekabete sahne olacaktır. Yarı finalde Nadal-Gasquet maçının yanına Djokovic-Wavrinka maçının geleceğini düşünüyorum. Finalde ise Nadal-Djokovic mücadelesi olur ve Nadal 4 set sonunda şampiyonluğu kazanır. Hafta sonu oynanacak finallerin ardından pazartesi günü dünya sıralamasında meydana gelecek değişiklikler merak konusu.
        Amerika Açık sonrası yeni sıralamanın ve Türk tenisinin geleceği hakkındaki yazılarımızla birlikte olacağız.

Martin Kanev