Basketbol Milli Takımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Basketbol Milli Takımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Eylül 2013 Cuma

Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda son durum

2.gruplarda ilk maçları geride bıraktık.E grubunda Letonya Ukrayna ile Sırbistan Belçika ile karşılaşırken grubun diğer maçı Fransa ve Litvanya arasındaydı.
Letonya Ukrayna'yı 85-51 ile geçerken skordan da anlaşılacağı üzere hiç zorlanmadı.Ukrayna'nın kötü savunması karşısında oyunu istedikleri şekilde yönlendirip yüksek yüzdeyle oynadılar.Fiziksel temasa fazla girmediler ve maç boyunca sadece 5 serbest atış kullandılar.Bu da Ukrayna'nın ne kadar yumuşak,fiziksel temasa girmeden kötü savunma yaptığını gösteriyor.Buna karşılık 22 serbest atış kullandı Ukrayna ama bunların sadece 12'sinde isabet bulabildi.Ukrayna'nın saha içi isabet oranı %29.5 iken Letonya saha içinde %58 gibi yüksek bir yüzdeyle oynadı.15/29 üçlük isabeti bulan Letonya maçın başından sonuna kadar üstün oyununu ortaya koydu ve rahat bir galibiyet aldı.
Grubun diğer maçında ise Sırbistan Belçika'yı 76-69 ile geçerken oldukça zorlandı.Belçika rakibine maçın sonuna kadar direndi ancak istediği galibiyeti koparamadı.Sırbistan'ın oyun disiplininden hiçbir dakika kopmaması belki de olası Belçika galibiyetini önledi.Sırplar iyi savunma yaparak Belçika'ya kolay basket fırsatı vermezken %50 saha içi isabetiyle oynadı.Alt gruptan yukarıya 2 galibiyet taşıyan Sırbistan,Belçika'yı da yenerek grubunda çok büyük bir avantaj elde etmiş oldu.Teodosic'in yokluğunda turnuvada favori olarak gösterilmeseler de oyun disiplinlerinden vazgeçmemeleri onları her zaman maçların içinde tutacaktır.
Grubun diğer maçı zorlu ve çekişmeli geçmesi beklenen Litvanya-Fransa karşılaşmasıydı.Fransa alt gruptan 2 galibiyet taşıdığı için maça biraz daha rahat çıktı.Ancak Litvanya 1 galibiyet taşıdığı için olası bir mağlubiyette Sırbistan ve Fransa'nın altında kalıp muhtemelen grubu 3.tamamlayacaklardı.Bu da büyük ihtimalle çeyrek finalde İspanya veya Yunanistan ile karşılaşmak demek olacaktı.Maça bunun bilincinde olarak stresli çıktılar.Maçın büyük bölümü iyi savunmalara ve çekişmeye sahne olurken 2.çeyrek hariç bütün çeyrekleri kazanan takım Litvanya oldu.Farkı yavaş yavaş giderek açtılar ve sonunda 76-62 kazandılar.Fransa istediği basketbolu sahaya yansıtamadığı gibi Nba yıldızları da bireysel olarak iyi performans ortaya koyamadı.Litvanya akılcı basketbolu ile sahadan galibiyet ile ayrılmayı hakeden taraftı.Saha içinde çok kötü bir yüzde tutturan Fransa Tony Parker'ı da maç boyunca devreye sokamadı ve karşılaşmadan mağlubiyetle ayrıldı.E grubunda bu maçlar sonucunda Sırbistan 3 galibiyet ile 1.sırada yer alırken 2.Litvanya ve 3.Fransa'nın ikişer galibiyeti bulunuyor.Alt gruptan yukarıya 1 galibiyet taşıyan Ukrayna ve onları mağlup eden Letonya 4. ve 5.sırayı paylaşırken Belçikanın henüz galibiyeti bulunmuyor.E grubunda önümüzdeki maçlar Litvanya-Belçika,Ukrayna-Sırbistan ve Fransa-Letonya arasında oynanacak.

F grubunda ise Hırvatistan-Finlandiya,Yunanistan-İspanya,Slovenya-İtalya maçları oynandı.Hırvatistan maçın başından sonuna kadar üstün götürdüğü mücadelede Finlandiya'yı rahat bir şekilde 88-63 lük skorla mağlup etti.Finlandiya'nın ilk gruplarda verdiği olağanüstü mücadeleler bu maça yansıdı.Fiziksel ve psikolojik olarak çok yıpranmış bir görüntü ortaya koyan Finlandiya Hırvatlara direnemedi ve 25 sayı farkla mağlup oldu.Maç daha da farklı bitebilirdi ancak maçın son 2 dakikasında 22 sayı çıktı ve bunların çoğu hemen hemen 10 saniyede bir üçlük deneyen Finlandiya'dan geldi.Maç boyunca atamadıkları üçlükleri maçın sonunda sokmayı başaran Finlandiya farkı 25'e indirdi ve maç da böyle sona erdi.Hırvatların iyi savunmasına karşın,ilk gruplarda ortaya koyduğu mücadelenin tam tersine dağınık bir görüntü çizen Finlandiya'nın işi artık çok zor.Grupta kalan maçlarını İspanya ve ev sahibi Slovenya ile oynayacak olan Finlandiya için buralara gelmek bile büyük başarıydı.
Grubun diğer maçında şampiyonluk favorim Yunanistan İspanya'yı harika bir maç sonunda 79-75 ile geçti ve bu gruptaki ilk galibiyetini aldı.Yunanistan alt gruptan galibiyet taşıyamadığından dolayı onlar için telafisi olmayan bir maçtı.Maça çok iyi başlayan İspanya ilk çeyrek istedikleri yapan taraf görünümündeydi ve ilk çeyrek 26-16 lık skorla bitti.2.çeyrekte Gasol'un de 3 faul ile kenara gelmesinden yararlanan Yunanistan toparlanıp farkı eritti.Yunanistan da 2.çeyreğe damgasını vuran oyuncu Kaimakoglou'ydu.2 kritik üçlük sokmasının dışında akıllı oyunuyla Yunanistan'ı ileri taşıdı ve Yunanistan devreyi 41-38 önde kapadı.Ancak 3.çeyrekte Gasol ve Rudy'nin harika oyunuyla öne geçen taraf tekrar İspanya oldu.Ancak Rudy ve Gasol dışında skora katkı veren kimse olmayınca Spanoulis tam zamanında devreye girdi ve maçı Yunanistan'a kazandırdı.İspanya'da Gasol ve Rudy 40 sayı üretirken takımın geri kalanı sadece 35 sayı üretebildi.İspanya'nın 3.bir skorer çıkaramaması maçı kaybetmelerine sebep oldu.Her zaman söylediğim gibi çok akıllı hücum eden Yunanistan,İspanya'nın faul hakkı dolduğu anlarda serbest atış çizgisine gelmeyi bildi.Bu şekilde 38 serbest atış kullandılar maç boyunca.İspanya ise sadece 18 serbest atış kullandı.Pota altında Gasol dışında bir alternatifi bulunmayan İspanya başabaş getirdiği bütün mücadelelerde sıkıntı yaşayacak gibi gözüküyor.Slovenya maçından sonra 2.kez maç sonuna kafa kafaya girdiler ve yine kaybettiler.İspanya maç boyunca 15 asist yaparken Yunanistan 13 asist yaptı.Karşılıklı istatistiklerde fark yaratan tek şey serbest atışlar oldu.Faul hakkının dolduğu anlarda faul çizgisine gelmeyi bilen Yunanistan maçı kazanmayı başardı.
Grubun diğer maçı ise ev sahibi Slovenya ve İtalya arasındaydı.Ev sahibi avantajını iyi kullanmayı başaran Slovenya Dragic kardeşlerin ekstra oyunlarıyla maçı kazanmayı bildi.İtalya her zamanki oyununu sahaya yansıtmaya çalıştı.Yine Bellinelli'yi birebir oynatıp diğer oyunculara pozisyon hazırlamaya çalıştılar ancak bu sefer herşey yolunda gitmedi.2 takımın da saha içi yüzdeleri kötü olmasına rağmen çok şut kullanmalarından ve maçın yüksek tempoda oynanmasından dolayı yüksek skorlu bir mücadele oldu.İtalya harika atmosferde 19/20 gibi harika bir serbest atış yüzdesi yakaladı.10/21 de üçlük atarken 14/39 2'lik atmaları maçı kaybetmelerine sebep oldu.Bellinelli 3/15 saha içi yüzdesiyle oynarken kritik anlardaki yanlış tercihleriyle İtalya'nın maçı kaybetme sebeplerinden biri oldu.Bu maçlar sonunda ikişer galibiyetleri bulunan İtalya,Slovenya ve Hırvatistan ilk 3 sırada yer alırken 1'er galibiyeti bulunan İspanya,Yunanistan ve Finlandiya son 3 sırayı paylaşıyorlar.F grubunda önümüzdeki maçlar Hırvatistan-İtalya,Slovenya-Yunanistan ve İspanya-Finlandiya arasında oynanacak.

10 Eylül 2013 Salı

İlk gruplar sona erdi


Turnuvada 1 haftayı geride bıraktık.Turnuvada ilk gruplarda oldukça sürpriz oldu diyebiliriz.12 Dev adamın elenmesi,genç bir kadroyla gelmelerine karşın Rusya'nın elenmesi, Mccalebb'li Makedonya'nın elenmesi,Belçika,Finlandiya ve Ukrayna'nın gruptan çıkmaları ilk gruplarda sayabileceğimiz sürprizler oldu.12 Dev adam beklentiler yüksekken kadro planlamasındaki yanlışlara, oyuncuların kendi performanslarına kurban gitti.Turnuvanın flaş takımı ilk grupları 5'te 5 ile tamamlayan İtalya diyebiliriz.En büyük 2 yıldızından yoksun İtalya ilk 5 oyuncularını uzun süreli kullanmış olup 2.gruplara yorgun gidecek olsalarda büyük başarı elde ettiler.Bireysel performansları ve yüksek şut yüzdeleri dikkat çekiyor.Hücumda bir oyuncuyu birebir oynatıp diğer 4 oyuncuyu sahaya iyi yerleştirip sonunda boş şutu buluyorlar. 2000'lerin başında bizim oynadığımız basketbol gibi...İlk gruplarda 5'te 5 yapan tek takım İtalya oldu.Göze hoş gelen basketbol oynuyorlar,turnuva başında kendilerinden şampiyonluk beklenmiyor olabilir ancak İtalyan basketbolseverler artık onlardan şampiyonluk bekliyorlar.


İlk gruplar sonunda 4 galibiyet 1 yenilgi ile gruplarını sürpriz şekilde tamamlayan iki takım da Ukrayna ve Finlandiya oldu.İki takım da ellerinden geldikçe mücadele edip savunma yapmaya çalışıyorlar.İlk gruplarda şanslarının yanlarında olduğu zamanlar da oldu ancak 2.gruplarda işleri çok daha zor.Finlandiya bizim grubumuzda olduğu için daha fazla bahsetmek istiyorum.Bizi yendikleri maçtan sonra kaptanları Teemu Ranniko 15 yıldır bu formayı giydiğini ve Türkiye galibiyetinin onlar için en büyük zafer olduğunu söyledi.Turnuvaya böyle bir galibiyetle başlamış olmaları kendilerine özgüven getirdi.Oldukça taraftar destekleri de var arkalarında...Mücadele gücü yüksek oyuncuları fazla ve hiç vazgeçmiyorlar.Petteri Koponen önderliğinde hücum ediyorlar,o da takımı çok iyi yönlendiriyor.Tek kaybettikleri maç İtalya maçı.O maçta da ilk yarı ellerinden geleni yaptılar ancak 2.yarıda hücum dengeleri bozuldu bir anda motivasyon kaybı yaşadılar ve fark açıldı.Turnuvaya şu ana kadar fazlasıyla renk kattılar,umarım 2.gruplarda da başarılı olurlar.


Kısaca B ve C gruplarından da bahsetmek gerekirse; B grubu maçları oldukça çekişmeli ve zevkli maçlara sahne oldu,her takım birbirini yenebileceğini gösterdi.Grubun 2 ağırbaş takımı Litvanya ve Sırbistan grubu ilk 2'de bitirdiler ancak ikişer yenilgi aldılar. Bo Mccalebb'li Makedonya bu sefer sürpriz takım görüntüsünde değillerdi,gruptan çıkmaları bekleniyordu ancak taraftarlarını hayal kırıklığına uğrattılar.2011 Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda onları yarı finale kadar götüren harika alan savunmalarından eser yoktu bu turnuvada.Mccalebb çok iyi bir turnuva geçirmesine rağmen takımını gruptan çıkartamadı.
C grubunda ise ev sahibi Slovenya,İspanya ve Hırvatistan ilk 3'e girip gruptan çıkmayı başaran takımlar oldular.Grubun diğer takımları ise sürpriz potansiyelleri olan Gürcistan,Çek Cumhuriyeti ve Polonya'ydı.Özellikle Polonya'dan daha çok şey bekleniyordu ancak beklentileri karşılayamadılar.Gruptaki tek galibiyetleri grubun son maçında ev sahibi Slovenya'ya karşı oldu.İspanya 4-1,Hırvatistan 4-1 ile grupta ilk iki sırayı alırken ev sahibi Slovenya 3.sırada yer aldı.İspanya Navarro,Pau Gasol,Serge İbaka gibi yıldızlarından yoksun olmasına rağmen çok iyi turnuva geçiriyor.Zaten bu oyuncuların yokluğunu pek fazla hissetmeyecek kadar geniş kadroları var.Oyunun büyük bölümünü çift oyuncu kurucu ile oynamaları topu paylaşmada ve organizasyon konusunda onlara çok katkı sağlıyor.Onların da tek kaybettikleri maç ev sahibi Slovenya'ya karşı.Tabi ki turnuvanın en büyük şampiyonluk adaylarından biri de İspanya.


İlk gruplarda son olarak da benim şampiyonluk favorim Yunanistan'dan bahsedelim.İlk grupları 3 galibiyet 2 yenilgi ile tamamladılar.2 yenilgileri grubun son 2 maçında İtalya ve Finlandiya'ya karşı geldi.İlk 3 maçta çok iyi görüntü ortaya koyan Yunan takımı 4.maçlarında İtalya karşısında istedikleri oyunu sahaya yansıtamadılar.Bunun sebeplerinden biri Spanoulis'in yokluğu olsa da daha çok İtalya'nın oyununa ayak uydurdular.Birebiri fazla tercih ettiler ve bu da kendi düzenlerinden çıkmalarına sebep oldu.Çok akıllı ve dengeli hücum eden Yunanistan'ın çok fazla hücum silahı var.İç-dış dengesini harika kurup hücumda sıkıntı çekmiyorlar.İlk gruplarda Bourousis'i çok iyi kullandılar,Zizis de ön plana çıkan oyunculardan biri oldu.Ama her maç farklı bir oyuncuyu ön plana çıkartabilecek yetenekleri de oyun planları da fazlasıyla var.Finlandiya yenilgisinin sebeplerinden biri de İtalya'ya kaybetmiş oldukları maç.İtalya maçı Yunanları hem fizik olarak hem psikolojik olarak yordu.Tribünlerin de maçın içinde fazlasıyla olduklarını gördük.Zizis'in her basketinden sonra dönüp eski koçu Pianigiani'ye bakış atması,Perperoglu'nun attığı üçlüklerden sonra İtalyan taraftarlara sizi duyamıyorum işareti yapması maçın ne kadar sert,çetin ve çekişmeli bir mücadele olduğunu gösteriyor.Bunlar basketbolu güzelleştiren şeyler...Genel olarak topu iyi paylaşan,içi hücum eden,iç-dış dengesini iyi kuran ve iyi de savunma yapan bir takım Yunanistan.Turnuvada Diamantidis ve Calathes gibi iki önemli oyuncuları olmasa da oyun kurucu problemi yaşamıyorlar.Basketbol zekalarını 2.gruplarda sahaya fazlasıyla yansıtacaklarını ve diğer takımlardan fark yaratacaklarını düşünüyorum.


Son olarak da 2.grupları yazalım.E grubu Fransa,Sırbistan,Litvanya,Ukrayna,Letonya ve Belçika'dan oluşuyor.2.gruplara Fransa ve Sırbistan 2, Litvanya ve Ukrayna 1'er galibiyet taşırlarken Letonya ve Belçika 2.gruplara galibiyet taşıyamadılar.F grubu ise İtalya,İspanya,Slovenya,Hırvatistan,Finlandiya ve Yunanistan'dan oluşuyor.Bu gruba 2 galibiyet taşıyabilen tek takım İtalya oldu.Galibiyet taşıyamayan tek takım da Yunanistan.Diğer takımlar ise F grubuna 1'er galibiyet ile başlayacaklar.Bu grupları ilk 4 sıra içinde bitiren takımlar çapraz eşleşmeler ile eşleşip çeyrek finalde karşılaşacaklar.Seyir zevki ve basketbol kalitesi giderek artan bir turnuva olması dileğiyle...

8 Eylül 2013 Pazar

12 Yüreksiz Adam

                 
 Eurobasket 2013 e erken havlu attık. Turnuvayi ilk 3 te bitirmeyi hedeflerken 3 te 0 i yedik ve yerimize oturduk. Yunanistan karşına tamam ya da devam macina çıktık. Ya kazanip yeni bir başlangıç yapacaktik ya da bavullari erkenden toplayip yurda dönecektik.Sonuc olarak 12 Yüreksiz adam bavullari toplamaya hic erinmedi ve tamamdir, bizden bu kadar mesajini da net bir sekilde verdi.                                             Tamam ilk kez kötü turnuva oynamadik. Tamam 2001 den sonraki 5 avrupa Şampiyonasın da da beklentiyi karsilayamadik belki ama daha önce hic bu kadar korkunç bir görüntü de vermemistik. Beterin beteri varmış demek ki. Bu kadar rezil olmak da varmış tarihte...                                                      
 Sahada  kimsenin kimseden haberi yok. Herkes tek tabanca takiliyor.Top eline gelen sallıyor, savunmadan hücuma öylesine gidip gidip geliyoruz. Saha ici liderimiz kim ? Rol modelimiz kim? Hangi basketbol felsefesine sahibiz? Buraya ne amacla geldik ? Bir sürü cevapsiz soru...Hucumda topu dolastiran yok, cember altina indiren, hazirlayip attigimiz bir tane üçlük bile yok..Topu eline alan beyfendi  kaldirip atiyor el üstünden.Hadi hücumda sıkıntılıydık onu anladik da savunmada ne oldu bize.Biz savunma temelli takimdik. En kötü hücum ettigimiz gün bile sirf savunmamizla macin icin de kalirdik. Mutasyona mi ugradik bilmiyorum o da gitmiş elimizden..Rakipte topu eline alan dribling ile iceri rahat rahat giriyor.  Iki pas yapmadan boşa adam cikarip üçlük atiyor. Savunmada yardimlasmayi birak birebir savundugumuz oyuncunu karsisinda kolumuzu bile kaldirmadik. Inanilir gibi degil !! Izlerken ben utandim ama oyuncular o kadar vurdumduymaz ki bu görüntü onlari hiç rahatsız etmedi.                     Basketbola en fazla yatirim yapan avrupa ülkesiyiz. Basketbol ülkemiz inanilmaz seviliyor ve cok popüler.  Ve hepimiz dört gözle 12 dev adami beklerken su yaşadığımız hayal kırıklığınin da ötesinde. Ülke olarak kesinlikle bundan daha iyisini hak ediyoruz.                                                            Son olarak oyunculara da bir çift söz.. Keske boyunuz kadar yüreğiniz de büyük olsaydi. Yazıklar olsun !!!....

Komşuya Vurulduk

12 Dev adam turnuvaya erken havlu attı.Turnuvadaki 3.maçımızda da sahada yok gibiydik.Yunanistan istediğini yapan taraf biz ise bireysel çabalarla skor üretmeye çalışan taraftık.Maça yine P&R savunmasını kötü yaparak başladık ancak oyuncularımız ilk çeyrek gösterdiği bireysel performanslarla fark pek de açılmadı.Berbat savunmamızı maç boyunca devam ettirdik ve Yunanlardan da 81 sayı yedik.Hidayet'in ilk çeyreğin sonunda 3.7 saniye kalmış ve pota altından topu oyuna sokarken direkt olarak topu dışarı atması Hidayet'i bende artık bitirdi.Bu kadar kariyerli bir basketbolcu berbat bir turnuva geçirebilir olağanüstü kötü şut yüzdesiyle oynayabilir ancak o yaptığının bunlarla hiçbir alakası yoktu.Tamamen konsantrasyon kaybı,sahaya kalbini,ruhunu,kendini yansıtamamak.Bu kadar kariyerli bir basketbolcuya geçen sezon ki Doping skandalı da yakışmadı ancak bu konuya da pek fazla girmek istemiyorum.Hidayet maç boyunca inanılmaz kötü oynadı ve sadece 2 sayı kaydetti.Olağanüstü kötü yüzdesinin dışında sanki 40 yaşına gelmiş basketbol heyecanını kaybetmiş gibiydi.Turnuva başından bu yana beklediğimiz performansı gösteremeyen Hidayet'in ben artık Milli formayı bırakması gerektiğini düşünüyorum.Hidayet ve diğer oyuncularımızın çok daha iyisini yapabilirlerdi ancak olmadı.Oyun kurucu sıkıntımızdan her zaman bahsediyoruz ama problemin sadece bu olmadığını bir kez daha gösterdi bugün bize Milli takım.Bu turnuvayı geride bıraktık ancak kalan maçlarımızı onurlu bir şekilde oynamalı ve mücadele etmeliyiz.Burası ne Orlando ne Milwaukee ne de Houston...Burası Milli Takım herkes formasının hakkını vermek zorunda.
Yunanistan milli takımı maç boyunca istediklerini sahaya yansıttılar bu da skora yansıdı.Oyunun zeka kısmında bizden çok üstünlerdi ve bunu hemen hemen bütün hücumlarında gösterdiler.Hemen hemen bütün oyuncuları alçak postta top alıp potaya sırtı dönük hücum edebiliyor.Savunmayı iyi okuyup gerektiğinde topu içeri indirdiler gerektiğinde ise dışarda boş adamı buldular.Yunanistan'ın da bize karşı üçlük yüzdesi %67 gibi muazzam bir yüzde.Hem de 15 tane üç sayılık atış kullanmışlarken.Bize karşı bütün takımların bu kadar yüzdeli oynamalarının sebebi bu kadar kötü savunma yapmamız.Yardımlaşamıyoruz,savunmada birebirde çok kolay yeniliyoruz ve savunma dengemiz çok kolay bozuluyor.Yunanistan basketbol İq'su yüksek bir takım.İç-dış dengesini inanılmaz bir şekilde kuruyorlar.Savunmayı o kadar iyi okuyup hücum ediyorlar ki kusursuza yakın.Bir de Spanoulis'in yokluğunda...Bu da onların takım halinde ne kadar iyi olduklarını gösteriyor.Bizim milli takımımızda sorunlar o kadar çok ki artık bu sorunlardan bahsetmek istemiyorum.Elenmişken artık önümüzdeki turnuvalara bakmalıyız.
Milli takımda jenerasyon değişikliğine artık gitme vakti geldiğini düşünüyorum.Önümüzde çok önemli 2014 Dünya Basketbol Şampiyonası var.Elemelerde genç jenerasyonumuzdan bazı oyuncularımızı kadroya katıp hazırlayabiliriz.Örneğin;Berk Uğurlu,Metecan Birsen,Kerem Kanter,Kenan Sipahi...Bunlar iyi yerlere geleceğini düşündüğüm basketbolcular.Özellikle hepimizin artık bildiği gibi Kenan Sipahi.Hidayet,Ömer Onan,Kerem Tunçeri...Tunçeri'nin yokluğunu bu turnuvada hissetmiş olsak da artık bu basketbolcularımızın Milli takımı bırakması gerektiğini düşünüyorum.Elimizde tekrar iyi bir genç jenerasyon var,eskilerden artık verim alamaz duruma gelmişken gençlere yatırımı yapmamız gerekiyor.Ersan,Ömer Aşık,Oğuz Savaş,Enes Kanter,Semih Erden gibi belki de avrupada hiçbir takımda olmayan bir pota altı rotasyonumuz var.Kısa oyuncu yetiştirmekte sıkıntımız varken alttan gelen oyuncuları yazdım.86-87 jenerasyonu ve 95-96 jenerasyonumuzu iyi kaynaştırıp harika bir takım olabiliriz.Umarım artık bu yönde çalışmalar başlar.Tabi ki Tanjevic'in de görevine son verilip iyi bir koçla...Sene başında Ettore Messina ile konuşulmuştu.Umarım o seviyede bir koçla anlaşabiliriz.
Turnuvanın kalan maçlarında ne yaparız bilinmez ancak umarım oyuncularımızın milli formayla maça çıktıklarının birileri tarafından hatırlatılıp gururları,onurları için mücadele etmesi gerektiği söylenir.

6 Eylül 2013 Cuma

Çizmeyi Aşamadık

Turnuvanın 2.gününde de kötü oyunumuza devam ettik.Maç sonunda Bogdan Tanjevic'in de dediği gibi sorun belki de kendisinde...İstatistiklerden bahsetmek gerekirse 16/32 iki sayılık atış, 9/18 üç sayılık atış ve 16/28 faul yüzdeleriyle oynadık.% 50 saha içi isabet kötü bir yüzde değil ve maç kazanmamıza da yetebilirdi.Ancak o kadar kötü savunma yaptık ki İtalyanlar harika hücum etti gibi gözüktü.İtalyanların istatistikleri de şöyle: 25/47 iki sayılık atış, 11/16 gibi muazzam üç sayılık atış ve 7/11 serbest atış.16 asist yapmamıza karşın İtalyan takımı 11 asist yaptı,31 ribaund aldık rakip 24 ribaund aldı.Top kayıtları ise 10-3.Kim mi 10 top kaybetti ? Tabi ki biz.
Bireysel bazda istatistikleri konuşacak olursak Aradori 9/10 saha içi isabetiyle 23 sayı kaydetti.Genç isimler olarak Gentile 8/13, Melli 7/12 saha içi isabetleriyle oynadılar.Bu istatistikleri yazma sebebim İtalyan takımının neden bu kadar iyi bir yüzdeyle oynamasına müsaade etmemiz.Bizim oyuncularımızın bireysel performanslarını yazmaya gerek duymuyorum çünkü hem öne çıkan bir oyuncu yok hem de zaten takım halinde o kadar kötüyüz ki bir maçta bile olsa maçı domine edebilecek oyuncu çıkaramayacağız.Bireysel olarak da takım halinde de iyi savunma yapamıyoruz.İtalya'dan 90 sayı yememize karşın üstelik Bargnani ve Galinari gibi 2 yıldızından yoksun İtalya.Bu kadrosundaki en önemli 2 skorer de Belinelli ve Datome.Ancak biz takım halinde iyi oynamalarına neden olduk ve farklı oyunculardan verim aldılar.75 sayılık hücum performansımız eğer kimliğimizi sahaya yansıtabilseydik İtalya'ya yeterli olabilirdi.Onlardan daha fazla asist yapmamızın sebebi de onlardan daha fazla ikili oyun oynamış olmamız.İyi oynayamadığımız halde çok fazla denedik.Eğer Kerem Tunçeri kadroda olsaydı belki de daha farklı bir takım görünümünde olabilirdik ancak sorunlarımız 1 oyuncuyla çözülebilecek gibi değil.Bugüne kadar savunmasıyla varolan takımımızın savunması resmen dökülüyor.Oyun kurucu eksikliğimiz turnuva ilerledikçe bize daha çok sorun yaratacak.Sistem dışında skor üretebilecek oyuncumuz olmadığı gibi sistem içinde de pozisyon üretemediğimiz için bizim atacağımız sayı her zaman rakibin oyun anlayışıyla paralel olacak.Finlandiya'ya 55 sayı attık İtalyanlara 75 diyebilirsiniz.Bunun en büyük sebebi Pianigiani'nin oyun anlayışı.Bizim nasıl oynadığımızı iyi biliyor,eleme gruplarında içerde ve dışarda da bizi yendiler.Şuanda rakipler bize ne kadar izin verirse o kadar sayı atabiliriz gibi gözüküyor.İtalya dün yorulmuş olmasına rağmen bize karşı rahat ve yüzdeli oynadılar.İyi şutörleri olan genç ve dinamik bir takımlar aynı zamanda.Yıllardır yenemediğimiz İtalya'yı yenemememizin genel olarak sebepleri bunlar.İtalya harika yüzdeyle oynamış olabilir ancak buna izin veren de bizim çok kötü olan savunmamızdı.Sorunları düşüneceğini söyleyen Tanjevic'e oyuncuların da yardımcı olması gerekiyor.Tanjevic ile başarılı sayılabilecek turnuvalar da geçirdik.Sorunun tamamı teknik sorunlar değil.Takım içinde mental olarak da sorun yaşıyoruz.Oyuncular Milli Takım formasının hakkını vermek zorundalar.
Takıma genel olarak baktığımızda durum böyle.Takım planlamasındaki yanlışlar ve Tanjevic'in tercihleri turnuvaya kötü başlamamızın sebeplerinin başlıcaları olsa da oyuncuların ruhsuz olduğunu bir önceki yazımda belirtmiştim.Takımda sorunlar olduğunu hem oyuncularımız hem de teknik ekip biliyor.Umarım bu sorunları bir an önce çözüp turnuvaya bir sonraki maçla başlamış oluruz.Potansiyelli bir takımız ancak bunu sahaya yansıtmadığımızda kadronun hiçbir önemi yok.Takım olmanın,bu işin her zaman yıldızlarla olmayacağının göstergesi de 2011'deki turnuvada Makedon takımıdır.Tek yıldızı Bo Mccalebb olarak gözüken Makedon takımı,takım olmayı başarıp 4.olmuştu o turnuvada.Şimdi yapmamız gereken hep birlikte kafa kafaya verip problemin ne olduğunu ve bunu bir an önce nasıl çözmemiz gerektiğini konuşmak.

5 Eylül 2013 Perşembe

Gidişat "BOGDAN"

               
Eurobasket 2013 Slovenya da basladi ve gruplarda ikiser maci geride bıraktık.Genel bir degerlendirme yaparsak son 10-15 yılın açık ara en zayıf avrupa şampiyonasi diyebiliriz.Basketbolun lokomotifi diyebileceğimiz ülkelerin hepsi bir cok yıldızından yoksun.Pau Gasol, J.C. Navarro, Nowitzki, Krilenko, Bargniani, Teodosic bu oyuncularin başlıcaları.                     Türkiye D grubunda; Rusya, Italya, Yunanistan, Isveç ve Finlandiya ile mücadele ediyor. Kağıt üzerinde baktığımızda ; Rusya, Italya ve Yunanistan bizim gerçekçi rakiplerimiz. Özellikle Rusya ve italya burada en önemli yildizlarindan yoksun durumdalar.Bizim takimimiza baktığımızda ise coach BOGDAN Tanjevic in tercihlerini bir kenara koyarsak Ömer Onan dışında as kadromuzla mücadele ediyoruz.     Turnuva başlangıcımız tam anlamıyla bir facia oldu.Basketbolda söz sahibi olmayan, U18 takimimizla dahi yenebilecegimiz Finlandiya ya mağlup olduk. Üstelik Finlandiya nin iyi oynamadigi bir macta. 3. Sınıf bir basketbol Takımına sadece 55 sayi atabildigimiz bir mac icin cok da fazla konusmak istemiyor insan.Tam anlamiyla fiyaskoydu bizim için.  Tarihimizin en ağır yenilgisini aldik.             Ikinci macimizda ise 56 yildir yenemedigimiz Italyanlara bir kez daha boyun egdik hem de farkli bir skorla. Hücumdaki problemlerimiz zaten aşikâr. Ama en azindan belli seviyede bir savunma koyardik ortaya. Ne yazik ki bu maçta o da yoktu.Tek başına Melli ilk çeyrekte 14, Aradoni ise üçüncü çeyrekte tam 17 sayı gönderdi potamiza. Toplam 90 sayi yedik Italyanlardan. Üstelik bu takımın en önemli iki oyuncusu Bargniani ve Gallinari den yokken. Gerçekten yazık...                                           Bundan sonrasina gelirsek. Her iki hücumda bir top kaybi yapan Sinan'la, her boş üçlüğü kaciran Ersan'la, her türlü gereksiz pozisyonda faul yapmayi beceren Semih'le, basketbol oynamayi unutmus; faul bile atamayan Hidayet'le ve her türlü çılgınlığı deneyip,  uçuk hayaller pesinde kosan BOGDAN Tanjevic'le neler yapabiliriz??? Bilemiyorum. Allah sonumuzu Hayır etsin. ..

ÖMÜR ÖZKAN

12 Dev Adam

                                     
                             
Senelerdir dışarda oynadığımız turnuvalarda beklenen başarıları sağlayamıyoruz.Avrupalı yazarlar, yorumcular da bu turnuvada yine Türkiye'nin çok potansiyelli bir takım olduğunu ancak Türkiye dışındaki turnuvalarda başarı sağlayamadığını söylüyor.Doğru da söylüyorlar bunu artık hepimiz biliyoruz.2001 de evimizdeki Avrupa 2.liği ve 2010 yılındaki Dünya Şampiyonası 2.liğimiz dışında en iyi jenerasyonumuzla bırakalım parlak bir başarıyı, kafaya oynayan takım dahi olamadık.
Bunun sebepleri yıllardır Tanjevic'in oynattığı basketbol felsefesi diyebiliriz,milli takımda oynayan oyuncuların ruhsuzluğundan bahsedebiliriz ama en çok devamlılığı olan bir takım olamadığımızı söyleyebilirim.Kırılgan bir takımız ve önceki turnuvalarda da gördük ki maç kazandıkça kazanmaya devam eden ancak kaybettiğimizde o maçı bir sonraki maça taşıyan bir takımız.Evimizde oynadığımızda arkamızdaki muhteşem taraftar desteğiyle bazı sorunları aşıyorduk.
Her zaman savunmamızla varolan bir takım olduk. İspanya'yı yendiğimiz dönemde de savunmayla yendiğimizi savunma yapamadan hücum yapamadığımızı, hücumlarımızın savunmadan doğduğunu söylüyorduk bugüne kadar...Ancak Slovenya'daki ilk maçımızda rezalet bir hücum performansıyla oynadık.Yediğimiz sayı  61.Bu rakam Finlandiya'dan yiyebileceğimiz bir sayı ancak hücum anlamındaki berbatlığımızı kelimelere dökmek bir hayli zor...Bence Emir'in de artık kendini sorgulaması gerekiyor.2011 'deki turnuvada neler yaptı bugünlerde neler yapıyor ve yapacak.Hidayet'in artık ilk 5 oyuncusu olmadığını düşünüyorum ancak Hidayet'in hala ilk 5 başlaması hem Emir'in hala beklenen performansı ortaya koyamaması hem de Tanjevic'in ondan vazgeçmeyişi.Dakikalarını Tanjevic'in iyi ayarlayıp takım içindeki rolünü Hidayet'e iyi anlatması gerekiyor.Kabul ediyorum Hidayet büyük oyuncu,belki de gelmiş geçmiş en kariyerli basketbolcumuz ancak kendisinin de artık bazı şeylerin farkına varması gerektiğini düşünüyorum.Böyle olursa eğer hem takıma ağabeylik etmiş olur ve takım kimyamızı oturtmaya biraz daha yaklaşırız.Takım planlamasında da kadro olarak yanlışlıklar yapıldığını da söyleyebilirim. Doğuş yerine P&R iyi oynayan bir Barış ve Kenan tercih edilmesi gerekirdi.Neden mi ? Çünkü kadromuzda zaten o tarz savunma yapan Sinan var ve bu tercih yapılırken Ömer Onan da kadrodaydı.Ömer'in sakatlanması üzerine savunması iyi olan Birkan dahil edildi.Planlamadaki yanlışları burdan da görebiliriz.Bu kadar oyun kurucu eksikliğimiz varken Barış'ın turnuvada olmaması büyük yanlış.Tarihimizdeki en kötü 1 ve 2 numara rotasyonuyla katıldık bu turnuvaya. Salt oyun kurucu olarak Ender oyuna girdiğinde sahada daha iyi işler yaptığımızı görmeyen yoktur.Oyun görüşü iyi ve topu iyi yönlendiren oyuncu sayımız kısıtlı bu yüzden de Emir'in hangi pozisyonda oynarsa oynasın katkı vermesi gerekiyor.
Sadece ilk maç olarak Slovenya maçına baktığımızda ise takımın pozisyon yaratma sıkıntısından bahsedebiliriz.Bunun en büyük sebebi oyun kurucu eksikliğimiz.Sinan gerekli pozisyonları kendi hazırlayamadığı gibi Hidayet te çok verimsiz oynadı, maça kötü başladı ve devamını getirdi. Ersan'ın 4 numarada Kotti'ye olan üstünlüğünü kullanamadık. P&R oynayamadık ve böylece Ömer'in de içerden etkinliği minimuma indi.İç-dış dengesini sağlayamadığımız gibi üretkenlik de minimumdaydı. Salondaki Fin taraftarların fazla oluşuyla beraber rüzgarı arkasına alan Finlandiya 4.çeyreğin ortalarına kadar maçı böyle getirdi.Basketbolcularımız maçın gittiğini anlamış olacak ki Kerem Gönlüm'ün takımı yüreklendirmesiyle takım bir anda üst üste sayılar bulmaya başladı zayıf Fin takımına karşı.Rüzgar bir anda arkamızdan esmeye başladı ki ancak o anda da 5-0 lık Finlandiya serisi geldi ve mola aldık. Ersan'ın ekstra çabasıyla  ve Emir'in tartışmalı pozisyonuyla kaptığımız topları baskete çevirince fark bir anda 3'e indi maçın sonunda.Artık burada kendini göstermesi büyük oyuncu olduğunu tekrar bizlere hatırlatması için Hidayet'in devreye girmesi gerekiyordu.Ancak Hidayet maçın içinde olduğu gibi yaptığı hatalı tercihler sebebiyle maçı kaybettik.Tabi bu yenilgiyi sadece Hidayet'e bağlamış gibi olmayalım.Takım halinde bu kadar kötü yüzdeyle oynayınca değil Finlandiya turnuvada olmayan Lüksemburg'a karşı bile kazanamazsınız.
Artık önümüzdeki maçlar için oyuncuların milli takım ruhunu,tecrübelerini ve akıllarını sahaya koymaları gerekiyor çünkü önümüzde çok kritik İtalya maçı var.Finlandiya maçı umarım bize iyi bir ders olmuştur ve hatalarımızdan ders çıkarıp önümüzdeki maçlara bakarız.