Anadolu Takımları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Anadolu Takımları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Eylül 2015 Pazartesi

BOŞVERİN FUTBOLU, MENEMEN VAR MI MENEMEN ?

Nerden başlasam neyi yazsam bilemiyorum. 4.haftanın değerlendirmesiyle mi yoksa hafta içi oynanacak olan Avrupa maçlarıyla mı başlasam yazıma diye düşünürken, dün gece hayretle bir süre izlediğim ve daha sonra dayanamayıp kapattığım, 'sözüm ona' spor programlarıyla başlamaya karar verdim yazıma.
Kanal ismi ya da program ismi vermek ne kadar doğru bilmiyorum ama bahsettiğim tv programında dün gece, hakem eskisi bir abimiz 'rap müzik saçmalıktır' 'Sagopa Kajmer adam değildir' tarzı muhabbetlere girmiş. Konunun buraya nasıl geldiğini merak ettiğimde Galatasaray'lı Podolski'nin rap müziğe merak saldığı haberinden geldiklerini öğrendim. Moderatör abimiz ve diğer konuklar birleşip, hakem eskisi beyefendiden tüm rap aleminden özür dilemesi gerektiği konusunda özür bekliyorlar. Konuşun abicim spor dışında her şey konuşun. Biz kendi çapımızda gönüllü olarak spor yazmaya çalışan insanlarız. Geçen hafta bu sitede hiçbir yazar arkadaşım ülkenin bulunduğu vahim durum yüzünden yazı yazmadık. Dedim ya kendi çapımızda tepkimizi koyduk ortaya. Hal böyleyken siz tüm Türkiye'nin önünde nasıl bu kadar acizleşebiliyorsunuz? Klasik tabirle ekranlardaki milyonları nasıl bu kadar aşağılar salak yerine koyarsınız? Spor basını camiasının içini ne denli bu kadar boşaltabilirsiniz ? Her ay başında hesabınızda yatan o paraları nasıl gönül rahatlığıyla harcıyorsunuz bilmiyorum. Sahadaki hata yapan futbolcuları yahutta hakemleri eleştiriyorsunuz ya, dönün önce bir kendinize bakın. Çocuklarınızın arkadaşları baban ne iş yapıyor dediğinde 'medya maymunluğu' demeliler bence... Yaptığınız işin tek açıklaması bu çünkü... 
Birisi çıkar spor programında salatalığın cilde faydasından söz eder, diğeri çıkar güya ırkçılığı lanetlemek için muz yer. Maşallah ortalık manav yeri gibi.. Biz zaten 'salatalık yemek için nasıl bir bahanemiz olsa da salatalık alıp yesek'? diye izliyorduk sizi. Bakın ağabeylerim, saygıda kusur etmek istemiyorum sizlere hem ben kimim ki kusur edeyim.. ama siz beni, hatta bizi salak yerine koymaya devam ederseniz maillerinize gelen hakaret dolu mesajları daha çok görürsünüz ve ekrandan bizlere sitem dahi edemezsiniz. Sizin yüzünüzden hayallerimden vazgeçmek istiyorum. Ben spor camiasının içinde uzun yıllar olmak ve duayen bir gazeteci olmak için okudum, okurken çalıştım, çalışırken öğrendim..Gün geldi tek bir pazar gününde 5 tane müsabakayı yerinde takip etmek zorunda kaldım. Ama durum buyken görüyorum ki içi bomboş olan bir camiaya girmek istiyorum ben. Siz ve sizin gibiler yüzünden... Bu yazım hanginize ulaşır bilmiyorum. Eminim ki haberiniz dahi olmayacak. Haberiniz olsa dahi üstünüze bile alınmazsınız siz. Çünkü siz işinizi iyi yaptığınızı düşünüyorsunuz. Böyle düşünmeseniz ısrarla bunu yapmaya devam eder misiniz? Her neyse ben gerçekten işini iyi yapan gazeteci ve spor yorumcusu ağabeylerime sesleniyorum. İyi ki varsınız. Haa bu arada aranızda yer açın bir gün ben de yanınızda olacağım. 
Son olarak Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe'ye hafta içinde oynayacakları Avrupa mücadelelerinde başarılar diliyorum. Herkese mutlu ve birlik içerisinde bir hafta diliyorum.. (Biliyorum ben de bugun ki yazımda spor konuşmadım ama menemen tarifi de verebilirdim çok da şey etmemek lazım) :) saygılarımla...

1 Eylül 2015 Salı

NE YAPARSAN YAP TRANSFER YAP...




              Avrupa'da tüm futbol severlerin merakla beklediği transfer sezonu yine son saniye gelişmeleri ile büyük heyecanlara sahne oldu. Beklenmedik oyuncular büyük rakamlara yeni takımlarının yolunu tutarken büyük beklentileri de yanlarında götürdüler. Kimi taraftarlar takımlarının yaptıkları transferler ile mutlu olsada kimileri çoktan isyan bayrağını çekti. Sosyal medya aracılığı ile seslerini kolayca duyurabilen taraftarlar artık takım yönetimlerinin bile alacağı kararlara öncülük ediyor dersek pek de yanlış olmaz... Son günün son saniyelerinde Real Madrid ve Manchester United'ın transferi konusunda anlaştığı İspanyol Kaleci De Gea'nın evrak işlemlerinin yetişmemesi sonrası transferin askıya alınması ise geceye damga vurdu. Ülkemizde ise tam da bu gelişmelerin ardından basına yansıyan Galatasaray ve Grosskreutz transferinde de aynı durumun yaşanması transfer sürecinde pek mutlu olamayan takım taraftarlarını epeyce kızdırdı. Transferlerin nasıl sonuçlanacağı ise merak konusu...




              Hepimizin ağzına iyiden iyiye yerleşen "Endüstriyel Futbol" kelimesi takımlarımızı her geçen gün zorlamaya devam ediyor. Arap Sermayelerinin ve Rus Milyarderlerin işine içine girdiği büyük paraların döndüğü bir sektör halini aldı Futbol. Ülkemizde ise eskiden başkanların tekelinde olan, söz sahibi yöneticilerin hatta "Abi"lerin sesinin yükseldiği kulüpler şirketleşme yolunda büyük adımlar attı. Finansal Fair Play kuralları ise bu sezon takımlarımızın belini büktü. Fifa'da parasını tahsil edemeyen oyuncuların oluşturduğu dosyalarda ilk sırada ülkemizin olduğunu düşününce gelecekte de zorlamaya devam edecek gibi görünüyor. Sponsorluk anlaşmaları, stat gelirleri, forma ve taraftar ürün satışları, bilet satışları, alt yapı yatırımları, tesisleşme duymaya alıştığımız terimlerden sadece bazıları...




              Bu sezon ligimizden bonservis bedeli ödenerek yurtdışına transfer olan çok sayıda oyuncu yer aldı. Bazılarının gidişi sancılı olsa da bunların bir çoğu için kulüpler hatırı sayılır bonservis bedelleri ödedi. Sadece İstanbul takımlarımızın değil Anadolu kulüplerimizin de oyuncu ihraç ettiğini görmek , güzel yatırımlar yapıldığının göstergesiydi. Listeye girebilen Türk oyuncular ise Beşiktaş için tam bir bonus olan Atınç Nukan ve Manchester City'nin yatırım yaptığı Enes Ünal oldu.


             
              Yaz boyu çok hareketli geçen transfer döneminin ardından hiç bir kulüp ile anlaşamayan ve boşta kalan oyunculardan bazılarını sizlerle paylaşmak istedim. Ülkemizde bir dönem top koşturmuş oyuncularında yer aldığı listeye bakınca eminim hepiniz nasıl boşta kaldıklarına inanamadığınız isimler göreceksiniz.


              Bu listeye bakınca aktif futbol oynama süreleri kısıtlı, kötü bir sakatlık yaşama olasılıkları olan futbolcuların sözleşmeleri konusunda zaman zaman çok ısrarcı olmalarını ve çoğunlukla parayı tercih edecek seçimler yapmalarını hoş görmek gerek.

28 Ağustos 2015 Cuma

28.08.2015 İDDAA TAHMİNLERİ

28.08.2015 İDDAA TAHMİNLERİ

            Birkaç günlük aradan sonra yine sizinleyim. Kişisel meselelerden dolayı yazılarıma ara vermek zorunda kaldım. Bugünden itibaren yine sizlerle birlikte kazanmak için buradayım. Bugün yine günlerden cuma. Sürprizlerin olabileceği bir gün yani. Umarım o maçlara uğramadan kazançlı bir gün geçiririz.

139 WOLFSBURG-SCHALKE

Wolfsburg, geçen hafta Köln deplasmanında oldukça zorlandı. Beraberliği son dakikalarda kurtardılar. Ama maçta fazlasıyla pozisyon vardı. Wolfsburg sezona pek hazır değil görünümü verdi. De Bruyne gidecek mi kalacak mı hala soru işareti. Ev sahibi ekipte kaleci Benaglio ve Schürrle bu maçta forma giyemeyecek.

Schalke ise sezona Werder Bremen galibiyeti ile başlamıştı. Ancak evinde ligin yeni ekibi Darmstadt ile 1-1 berabere kaldılar. Bu sürpriz bir sonuç oldu herkes için. Takımın yine en büyük kozu bu maçta da Julian Draxler olacak. Giefer, Höwedes,Nastasic ve Uchida takımlarını yalnız bırakacak bu maçta.

Savunmadaki eksiklerini göz önünde bulundurarak Schalke'nin kalesinde gol göreceğini düşünüyorum. Etkili gol silahlarıyla da Wolfsburg kalesinde tehdit yaratacaklardır. Bu durumda KG VAR tercihi mantıklı duruyor.

Tahmin : KG VAR   1.40

138 GUİNGAMP-MARSİLYA

Ev sahibi ekip, ligde oynadığı 3 maçta da sahadan mağlup ayrıldı. İyi bir oyun ortaya koyamıyorlar. Henüz gol atamadılar. Oynanan 3 maçta 5 gol gördüler kalelerinde.

Marsilya ise Michel yönetimde ilk maçında Troyes'u 6-0'la geçtiler. Tempo kazanmış ve hücum yönünde direktif almış bir takım olmuşlar. Takım içerisinde herkes birbirine yardımcı oluyor. Ve topu kazandıkları zaman hızla rakip sahaya geçmeye çalışıyorlar.

Bu şartlar altında toparlanan Marsilya'yı  favori olarak görmek pek yanlış olmaz. Benim tercihim Marsilya galibiyeti olacak. Hatta handikaplı Marsilya galibiyeti denenebilir.

Tahmin: MS 2   1.85
                H2      4.15

135 GAZİANTEPSPOR-BEŞİKTAŞ

Ev sahibi Gaziantepspor ligin ilk haftasında evinde Kasımpaşa'y
a 3-0 mağlup olmuştu. 2. haftada Bursa deplasmanında Bursaspor'u 90+2 de Muhammet Demir'in attığı golle 1-0 mağlup ettiler. Elyasa bu maçta forma giyebilecek.

Beşiktaş ise geçen hafta Trabzonspor'a 2-1 mağlup olmuştu. Telaşlı oynanan bir mücadele sergilediler. Bu da pahalıya patladı. Quaresma kırmızı kart cezası nedeniyle bu maçta yok. Bu aslında zarardan çok fayda oluşturabilir. Mario Gomez ve Sosa'nın ilk 11 çıkması bekleniyor.

Bu maçta mutlak favori tabi ki Beşiktaş. Trabzon mağlubiyetini unutmak isteyecek olan siyah-beyazlılar bu maçtan galip ayrılmasını bilecektir. Açıkçası ben oran yükseltmek için handikaplı Beşiktaş galibiyetini tercih edeceğim.

Tahmin: MS 2   1.40
                H2     2.50

141 VİLLARREAL-ESPANYOL

Ev sahibi La Liga'da ilk maçta Betis deplasmanından 1 puanla ayrılmıştı. Fena oynamamışlardı aslında ama talihsizlik denilebilecek bir skor aldılar. Soldado ve Bakambu ile hücum yollarını güçlendirdiler. Evinde oynacakları ilk maç öncesi stadın dolması bekleniyor.

Espanyol ise ilk haftada evinde Getafe'yi 1-0 yendi ve 3 puanla başladı La Liga'ya.  İyi bir "takım" olmuşlar gibi göründüler ilk maçta. Ancak Villareal deplasmanında nasıl bir oyun oynayacakları belirsiz.

Benim tercihim yine ev sahibi galibiyeti olacak. Alternatif olarak KG VAR olarak da alınabilir. İlk yarı/ikinci yarı olarak da 0/1 tercihini deneyebiliriz.

Tahmin: MS 1   1.40
                KG VAR  1.60
                İY/MS  0/1    3.60

134 ALTINORDU-1461 TRABZON

Altınordu, ligin ilk haftasında Samsunspor'a 4-0 kaybetti. İkinci haftada ise deplasmanda Boluspor ile 1-1 berabere kaldılar. Hazırlık maçlarında aslında iyi bir oyun sergiliy
orlardı ama ligde henüz istediğini alamadı.

1461 Trabzon ise ilk hafta ligin yeni ekibi Yeni Malatyaspor'u 1-0 mağlup ettiler. Daha sonra ise evinde Kayseri Erciyesspor ile golsüz berabere kaldılar.

Benim tercihim bu maçta 1461 Trabzon'un yenilmeyeceği görüşünde. Çifte şans olarak alınabilir.

Tahmin: ÇİFTE ŞANS 02   1.43

25 Ağustos 2015 Salı

GÜNEŞ'SİZ AMA SAĞLAM GÜNLER




             Ligimizin ikinci haftasını geride bırakırken gördüğümüz manzaralar bize bir yerlerden tanıdık geliyor adeta. Ligin başlamasına rağmen hala devam eden transfer söylentileri , zamana ihtiyaçları olduğunu söyleyen teknik direktörler, boş stadlar ve kimin kime diş geçireceğinin belli olmadığı maçlar...

             Bu hafta köşemizde, yaz dönemini en hareketli geçiren takım olan Bursaspor'u ele alacağız. Gidenleri ile hiç kuşku yok büyük sükse yapan takım kasasını da doldurdu dersek abartmış olmayız. Şöyle bir gelen-giden listesine göz atarsak kalabalık bir tablo ve neredeyse geçen yılın iskeletinin takımı terk ettiğini göreceğiz.




Gelenler: Ertuğrul Sağlam (Teknik Direktör), Isaac Cuenca, Erdem Özgenç, Tomas Sivok, Sedat Berisha, Mert Günok, Tomas Necid, Yakup Alkan, Josue, Cristobal Jorquera, Dany Nounkeu, Luis Advincula, Tom De Sutter, Miroslav Stoch, Balazs Dzsudzsak




Gidenler: Şenol Güneş ( Teknik Direktör ) , Ozan Tufan, Taye Taiwo, Cedric Bakambu, Batuhan Altıntaş, Fernandao, Samuel Holmen, Şener Özbayraklı, Enes Ünal, Renato Civelli, Fernando Belluschi, Volkan Şen




               Geçen yıl Şenol Güneş'in oynattığı sistem ile Şampiyon olunan yıldaki coşkuyu tekrar yakalayan takım ligde çok başarılı sonuçlara imza atamadı ve sıralamada çok yukarılarda yer alamadı. Hocanın oyuncularına tekrar kazandırdığı özgüven sonrası ön plana çıkan bireysel performanslar ise adından çok söz ettirdi. Gol kralı olmaya başaran Fernandao, tekrar milli takıma yükselen Volkan Şen, Gökhan Gönül'ün alternatifi burda dedirten Şener Özbayraklı ve tabi ki Avrupa'da adından söz ettiren Ozan Tufan.Yine geldiği takımda bir kalecinin yıldızını parlatacaktı Şenol Hoca. Kariyerli Fransız kaleci Sebastien Frey'i yedek kulübesine mahkum ediyor ve Harun Tekin'in milli takıma kadar yükselecek sürecini başlatıyordu. Milli takıma oyuncularını yollamak ile başlayan bu süreç sezon sonunda yüksek bonservisli satışlar ile son buldu. Şenol Güneş bu sefer yalnız oyuncularını değil kendi yıldızını da parlattı ve sezon sonunda O'da İstanbul'un yolunu tuttu.

                Bursaspor kulüp Başkanı Recep Bölükbaşı yaz sezonunda boşalan kadroyu çok geçmeden yerinde hamleler ile iddiali bir hale getirdi. Bursaspor'u şampiyonluğa taşıyan teknik adam Ertuğrul Sağlam'ı takımın başına getirerek kolları sıvayan Bölükbaşı yaptığı transferler ile şehir de ve Teksas Taraftar Grubunda heyecan yarattı.

                Yeniden yapılanan kadro ile Ertuğrul Sağlam'ın bu sezon ligde iyi işler çıkarabileceği yüksek ihtimal olarak görülsede birbiriyle oynamaya pek alışık olmayan oyuncuların bir bocalama sürecinden geçeceği kesin. Taraftar grubunun desteği ile finansal yapısını düzelten Bursaspor'un sportif başarı anlamında iyi yerlerde görmek için biraz sabıra ihtiyaç var.



                  Bursaspor Akademisinin bu yıl neredeyse henüz kendi ligimizde göremeden Avrupa'ya ihraç ettiği oyunculara değinmeden geçmek haksızlık olurdu.

                   Manchester City'nin yolunu tutan Enes Ünal , ve Hamburg forması ile izleyeceğimiz Batuhan Altuntaş'ın öncülüğünü yaptığı transferlerin devamını merakla bekliyoruz.

           Ligimizi tanıyan yabancı oyuncular transfer eden Bursaspor beklentilerin üzerine çıktı ve adları zaman zaman İstanbul takımları ile anılan Dzsudzsak ve De Sutter'i transfer etti. Barcelona'dan kiralanan Cuenca ise takıma çabukluğu ile büyük katkı sağlayacak ve Volkan Şen'i aratmayacağı görüşündeyim.Ertuğrul Sağlam'ın eski öğrencisi ve ligimizin en istikrarlı yabancılarından Tomas Sivok'u ve Miroslav Stoch'u da es geçmeyelim.

           Türk Futboluna ve futbolcusuna yaptığı yatırımlar için Bursaspor'a teşekkür ediyor ve yatırımlarının karşılığını almasını temenni ediyoruz.

24 Ağustos 2015 Pazartesi

HER ŞEY GÜZEL OLACAK...

Spor Toto Süper Lig Hasan Doğan Sezonu'nda 2.hafta tek maç dışında tamamlandı. Geride kalan 8 maçta 21 gol kaydedilirken maç başına 2.65 gol ortalaması tutturuldu. Bu maçların 4'ünü ev sahibi 2'sini de deplasman ekipleri kazanırken 2 mücadelede de taraflar yenişemedi.
Haftanın açılış maçında Kasımpaşa, Başakşehir'i Scarione'nin golüyle 1-0 yenerken maç fazlasıyla liderliğe yükselirken, diğer sonuçlarla birlikte haftayı da averajla lider kapatmayı garantiledi.
Antalyaspor, uzun bir bölümünü geride oynadığı maçta Gençlerbirliği'ni devirerek 2.sırayı kaptı. Eto'o bu haftayı da boş geçmedi. Bu maç için ayrı bir parantez açacak olursak, mücadelenin ardından 2 maçtan 0 puanla ayrılan Gençlerbilrliği'nde İskoç Teknik Direktör Stuart Baxter ile yollar ayrıldı. Henüz ligin 2.haftasıyken bu kadar çabuk hoca harcanan başka bir lig var mıdır bilmiyorum. Başarının istikrardan geçtiği örneğini MANU-Sir Alex Ferguson ve Arsene Wenger-Arsenal örneğiyle klişeleştirebiliriz. Nitekim 2 haftada 0 çeken başkent temsilcisi, bu 2 maçı da öndeyken son çeyrek dilimde yediği gollerle kaybetti. Yani kötü oynamadı. Ben biraz daha sabredilmesinden yanaydım. Türk futbolunun duayenlerinden İlhan Cavcav'ın vardır elbet bir bildiği...
Geçen hafta ben dahil tüm Türkiye'nin yerlere göklere sığdıramadığı Beşiktaş'a gelelim.. Kara kartalların Mersin maçında defansın arkasına atılan toplar yüzünden savunma zaafı yaşayacağını öngörmüştük ve Trabzonspor hocası Şota Arvaladze de bunu görmüş olacak ki hafta boyunca takımını bu yönde çalıştırmış. Q7'nin harika golünün ardından kırmızı kartla oyun dışı kalması, yine yeni yeniden Quaresma sorunu olarak su yüzüne çıktı. Yeteneklerini tartışmamızın mümkün olmadığı Portekizli'nin, maalesef hala disiplin problemini çözemediğini gördük. Beşiktaş buna çare bulamazsa daha çok maçta eksik kalır. Öte yandan Trabzonspor... Bu sezon Avrupa'dan erken elenen ve tutunacak tek dalı olarak lig kalan bordo mavililer, bu doğrultuda 2'de 2 yaparak sezona 'fırtına' gibi başladı. Şehirde henüz çok çok erken olmasına rağmen şampiyonluk sesleri yükseliyor. Ama Trabzon şehrinin bunun takım üzerinde baskı yaratacağını bilmesi ve daha temkinli olması gerekir.
Ligde henüz puanla tanışamayan Başakşehir ve Bursaspor'un gelecek hafta birbirleriyle karşılaşmasını heyecanla bekleyeceğim. Bu iki takım da bu sene beklentilerimin epey altında başladılar sezona.
Fenerbahçe ise tam anlamıyla beni hayal kırıklığına uğrattı. Rize deplasmanında zeminin de kötü olması tabiki de takım oyununu etkiledi ama bu kadronun bu lige fazla olduğu gerçeği ve buna endeksle oynanan oyunun tezatlığı... Volkan kalesinde devleşmese bugün alınan 1 puanı değil kaybedilen 3 puanı konuşabilirdik.  
Yazımı Yunan Gol Tanrısı Thefoanis Gekas'la bitirmek isterim. Eskişehirspor formasıyla Sivasspor karşısında  hat-trick yapan yaşlı kurt, ilk haftadaki Cenk Tosun'un ardından sezonun 2. hat-trickini yaptı. Türkiye kariyeri parmak ısırtan Gekas mı, 2 haftada 3 gole ulaşan Eto'o mu, yoksa diğerleri mi.. Lig şampiyonluğunun yanında gol krallığı yarışı da oldukça çetin geçeceğe benziyor.. Güzel olacak bu lig çok güzel...

17 Ağustos 2015 Pazartesi

SÜPER LİG ATEŞİ BAŞLADI...

     Ayladır beklediğimiz futbol ateşi nihayet yeniden yandı.. 3 büyüklerin yanı sıra daha önceden şampiyonluk ipini göğüsleyen  Trabzonspor ve Bursaspor başta olmak üzere, diğer Anadolu kulüpleri de 2015-2016 futbol sezonunda çeşitli hedefler için savaşacak. 
     Biz de sezon boyunca Süper Lig ateşini sizler için mercek altına alacağız.. ilk yazıda adettendir diyerekten önce kendimi tanıtayım istedim.
Bendeniz Kemal KARATAY..Mersin'in Tarsus ilçesinde doğdum büyüdüm.  Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi 2015 mezunuyum.. 3 yıllık spor muhabirliği geçmişimle beraber iyi bir de futbol severim.. Bu sezonda, pazartesi ve perşembe günleri yazılarımla sizlerin karşısında olacağım.. Daha ilk yazımdan sizi sıkmayım ve konumuza başlayalım..
    Tabiki de ilk olarak 2015-2016 Spor Toto Süper Lig Hasan Doğan Futbol Sezonu'nun tüm takımlar için başarılı geçmesini ve Fair-Play çerçevesinde tamamlanmasını temenni ediyoruz. Ayrıca bugün 17 Ağustos. Depremde hayatını kaybedenleri anıyor ve bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz. 

15 Mart 2014 Cumartesi

AKHİSARSPOR...

                 


                           HAMZA HOCAYLA AVRUPA'YA






Akhisarspor, istikrar sözcüğünün ne anlama geldiğini bizlere bir kez daha hatırlatan takımdır. Hamza Hamzaoğlu'nun uzun süredir takımın başında olması takımın bu yıl üst sıralarda olmasında büyük rol oynuyor. Takımı bir alt ligden Süperlige taşıyan hoca, geçen sezon başındaki kötü sonuçlara rağmen takımın başında tutulmuş ve bunun karşılığını takımını kümede tutarak vermişti. Tabi burada yönetimin Hamza hocaya verdiği desteği de unutmamak lazım. Bu destek  bir çok büyük kulübe  örnek olacak çapta. Kendilerine şahsım adına buradan teşekkür ediyorum.

9 Mart 2014 Pazar

Kayserispor...



Kayserispor ‘un Önlenemez düşüşü!!!





Kayserispor'da geçen sene'ye göre en önemli eksikliklerden birisi Ceyhun Gülselamın olmayışı oldugunu söyleyebiliriz ve onun yerini dolduramayınca fazlasıyla sorun yaşadı bu bölgede. Diger taraftan sene başında gitmek isteyen Bobo'yu bırakmayıp sakatlanınca pişman olan Kayserispor yönetimi sakatlıktan döndükten sonra istedigi verimi de alamadı. Aynı zamanda Pablo Mouche de de görülen form düşüklügü takımı yeterince etkiledi. Birde takımda hep genç ve tecrübesiz oyuncular yıgını oldugunu da düşünürsek Kayserisporun böyle bir duruma düşecegini tahmin etmek çokta zor degildi. Sezonun ilk yarısının ortasında sakatlanan Nobre'de yaşı itibariyle eskiye oranla düşük form grafigi sergilemesi Kayserisporun gol yollarını tamamen kapadı. Bunlara taraftar yoksunlugu da eklenince başarısızlıga giden yolda kapılar tamamen açıldı.  Burda Kayserisporun yaşadıgı bazı şanssızlıklara da deginmek istiyorum. Örnegin eskişehirspor maçında birçok gol pozisyonundan yararlanamamıştı ki bence futbol şansı o gün onların yanında degildi buna benzer bir kac maç daha yaşadı Kayserispor  ne yazık ki. Tabi yönetiminde etkisi var bu durumda bu kadar genç oyuncuyu alıp yanına yeterli düzeyde tecrübeli oyuncular koymazsan başarısızlık kaçınılmaz oluyor..

Erciyes'in Başarısı, Karaman'ın Başarısı Mı?

Hikmet Karaman, Erciyesspor'un başına getirildiği günden beri takımın yükselişi devam ediyor. Kulüp, ligte kalma yarışında büyük bir avantaj ele geçirmiş durumda. Rakipleri ile kıyaslandığında daha çok şans verilen bir kulüp haline geldi son galibiyetle.

Öncelikle attığı gollerle bir anda ülkede en çok konuşulan oyunculardan biri olan Edinho'nun getirilmesinde emeği geçti ise kendisini kutlamak gerekir. Bu transfer sayesinde kulüp kendisine geldi ve dolu dizgin yoluna devam ediyor.

31 Aralık 2013 Salı

Anadolu'da 17. Hafta



Kasımpaşa: 2 - Akhisar Bld. Spor: 4

Akhisar'ın uzun süredir deplasmanlarda gol bulamadığı bu maç öncesi gerçekten çok konuşulan bir konuydu ancak bu mücadele ile gerçekten değişen şeyler olduğu ortadaydı. Aslında Akhisar oyununu bozmadan devam etse de çoğu zaman gol yollarında sıkıntı çekiyordu. Bu maçta ilk yarıda girdiği pozisyonu değerlendirmeyi başaran Akhisar öne geçti. Defansta zorlandığı dakikalarda Adem defansın arkasına sarkıp takımı adına eşitliği sağladı. İkinci yarıda Babel'in şutunu Emrah Tuncel gerçekten çok başarılı bir şekilde kurtardı ve bu an maçın kırılma noktasıydı. Bu dakikadan sonra Niasse girdiği pozisyonlarda etkili oldu ve takımını öne geçirdi. İki takımın da genel olarak defansın arkasına atılan toplarda sıkıntı yaşadığını söylemek mümkün. Nitekim üç gol bu şekilde geldi. Akhisar adına çok değerli bir üç puandı. Uzun zamandır deplasmanda istediği sonucu alamayan Akhisar bu maç ile ligin ilk yarısına güzel bir şekilde veda etti. Kasımpaşa ise son iki haftada sadece bir puan alarak ikinci sıradaki yerini kaybetti. Açıkçası Kasımpaşa'nın oyunundaki düşüş Antalyaspor maçı ile başlamıştı diyebiliriz. Devre arası bazı takımlara tam zamanında yetişir. Kasımpaşa için de öyle oldu diyebiliriz.


25 Aralık 2013 Çarşamba

Orantısız Güç

ORANTISIZ GÜÇ



İlk 25 dakikası oldukça düşük tempoda geçen mücadelede Ankaraspor topla daha çok oynayan takım oldu.24. dakikada Ankaraspor Galip’in golüyle öne geçti.66. dakikada Orduspor savunmasında Soro’nun büyük hatasında Mouıthys farkı ikiye çıkardı.74. dakikada çok adamla rakip yarı alanda bulunan Orduspor ,savunmasında iki oyuncuyla yakalanarak Müslüm’ün golüyle farkı üçe çıktı.Maçın son golünü ise ilk golü atan Galip , ceza sahası dışından ayak içi bir vuruşla topu ağlara gönderdi.Galip , bir orta saha oyuncusu olmasına rağmen 6 golle takımın  en golcü oyuncusu konumunda.Orduspor ise son 8 maçta 4 gol yemişti.Bu maçta ise kalesinde 4 gol görerek bir dengesizliğe yol açtı.


Anadolu'da 16. Hafta


Bursaspor: 3 - K.Erciyesspor: 1

Hikmet Karamın'ın göreve başladığı ilk mücadelenin Bursaspor mücadelesi olması sanki kaderin bir cilvesiydi bu maç öncesinde. Tüm bunların yanı sıra bir de sorunlarını aşıp kendi ritmini bulmaya çalışan bir Bursaspor vardı. Taraftarı ile birleşerek maça fırtına gibi başladı adeta. Ferhat ile bulduğu gol ile rahatlayan Bursaspor sonrasında da oyuna hakim oldu ve Serdar Aziz ile ikinci golü buldu. Bu golden kısa bir süre önce Bursaspor'un bulduğu golde ise ofsayt olduğunu söylemek pek mümkün görünmüyor. Fark iki olduktan sonra K.Erciyesspor üzerindeki baskıyı atıp daha rahat hücum etmeye başladı sanki. Penaltıdan gelen gol ve Vlemincikx'ın direğe nişanladığı pozisyon ise adeta kırılma anıydı. İkinci yarıda iki takım da ilk yarıdaki kadar etkili olamasa da Bursaspor Sestak ile işi bitirip üç puanı hanesine yazmayı başardı. Aynı zamanda Bursaspor'da Sestak'ın bu maç içerisinde son vuruşlardaki başarısı Bursaspor için en güzel şeylerin habercisi sanki. K. Erciyesspor açısından ligde kötü gidiş devam ediyor. İlk yarının son haftasında Galatasaray ile kıran kırana mücadele verecekleri kesin puan için ancak ligin ikinci yarısında hücum anlamında bitirici bir ekip olamazsa bu sezon ligde kalmaları zor.

18 Aralık 2013 Çarşamba

Anadolu'da 15. Hafta




S. B. Elazığspor: 4 - M. P. Antalyaspor: 1

Haftanın en flaş maçlarından birisi desek herhalde bizleri şaşırtmaz bu maç. Maça Antalyaspor'a göre çok daha istekli başlasa da Elazığspor ilk yarıda istediklerini sahaya yansıtamadı. İkinci yarıda Sane'nin önderliğinde gelişen pozisyonda penaltı kazanan Elazığspor istediği gole ulaştı. Musa Nizam'a gösterilen kırmızı kart ise Elazığspor için üç puanın adeta habercisiydi. İkinci yarıda Musa Nizam sonrası defans hattında sürekli açıklar vermeye devam eden Antalyaspor yediği gollerde de kademe hataları ve defansın arkasına atılan derin toplar belirleyici oldu. Bulduğu gol ise kornerden gelen Antalyaspor, Elazığ deplasmanında hücum anlamında herhangi bir varlık gösteremedi diyebiliriz. Ligin dördüncü haftasından bu yana puana hasret Elazığspor için gerçekten çok değerli bir üç puan kazandı. Oyun anlamında da kendilerini geliştirdikleri açık. Daha ciddi daha akıllı bir oyun sergiliyorlar sahada. Bunun karşılığını hafta içinde K.Karabükspor'u kupadan eleyerek de göstermiş oldular. Ligin kapanışını Beşiktaş(D) ve Ç.Rizespor maçları ile yapacak Elazığspor'da Ç.Rizespor maçı gerçekten çok kritik bir mücadele olacak gibi.


10 Aralık 2013 Salı

Anadolu'da 14. Hafta



K. Karabükspor: 1 - Kayserispor: 0

Kesinlikle bu mücadelenin önüne maçta oynanan oyundan ziyade hava koşulları damgasını vurdu. Hepimiz neredeyse halısahada filan futbol oynamışızdır ancak kar yağarken futbol oynamanın tadı da gerçekten çok başkadır. Maça etkili başlayan, oyun anlamında topa hakim olan ekip Karabükspor'du. İlk yarının sonunda gelen gol ise gerçekten Karabükspor'u epey rahatlattı. Maçın sonlarında önce kaleci Gökhan'ın kırmızı kartı sonrasında ise Salih'in görmüş olduğu kartlar bu hafta için çok etkili olmasa da haftaya Eskişehir karşısında Kayserispor'un işini zorlaştıracaktır. Karabükspor'da sezon başında Tolunay Hocanın dediği bir şey vardı: Kötü oynamıyoruz ancak gol bulamıyoruz. Şimdilik bunu aşmış durumdalar. Goller de gelmeye devam ediyor ancak attıkları ve yedikleri gol sayısı 11'e 11 ve bu alanda sıralamasına göre gerçekten ilginç bir istatistiğe sahipler. Bu mücadeleleri sürdükçe ilk sekiz civarında olmaları muhtemel lig sonunda.

M.P. Antalyaspor: 1 - Kasımpaşa: 1

3 Aralık 2013 Salı

Anadolu'da 13. Hafta


T. Konyaspor: 2 - Ç.Rizespor: 1

Haftanın kapanış mücadelesinde karşı karşıya gelen iki ekibin mücadelesine ev sahibi ekip daha istekli ve arzulu başlasa da ilk yarıdan çok da futbol adına güzel bir oyun sergileyemediler. Ç.Rizespor ise ilk yarıda duran toplarla etkili olmaya çalıştı. İkinci yarıda nitekim  kilidi açan ekip T. Konyaspor oldu. Sonrasında bir duran top sonrasında kurduğu baskı sonucunda golü bulmayı başardı konuk ekip. Ancak bu dakikalar sonrasında ise maçı daha çok isteyen ev sahibiydi. Uğur Hoca maçı kazanmak adına inanilmaz derecede istekliydi diyebiliriz. Bunu oyuncularına da başarıyla yansıtmış olacak ki onlar da vazgeçmediler maçtan ve duran top sonrasında Ç.Rizespor defansının kendi kalesine attığı golle çok önemli bir üç puana ulaştılar. Bu üç puan düşme hattından uzaklaşma adına oldukça önemliydi T.Konyaspor için. Ç.Rizespor'da ise hücum üretkensizliği devam ediyor. Önümüzdeki hafta evinde Fenerbahçe karşısında da işleri oldukça zor olacak Ç.Rizespor'un.

Sivasspor: 0 - M.P. Antalyaspor: 3

26 Kasım 2013 Salı

Anadolu'da 12. Hafta




      Ç.Rizespor: 0 - Kayserispor: 2

      Kayserispor'daki çıkışını ve oyunundaki değişimi buradan iki hafta öncesinde yazmıştım.  Nobre ve Bobo'nun dönüşü ile Jaja'nın eski mevksine çekilmesi bu değişmin başlıca sebebi. Antalyaspor maçında bunu hissettiren Kayserispor, Beşiktaş karşısında istediği üç puanı bulamasa da bu hafta kazanarak fazlasıyla hak ettiği üç puana sonunda kavuştu. Oyun içerisinde sahaya 4-2-3-1 şeklinde dizilen Kayserispor'da ilerideki üçlünün ortasında Jaja, solunda Sefa Yılmaz ve ileride santrfor olarak Bobo veya Nobre ile bu sistemi oldukça etkili kullanıyorlar. Sefa hem kanatta topu etkili kullanan hem de defans arkasına güzel koşular yapan bir oyuncu. Ç.Rizespor açısından da değerlendirecek olursak bu maçta geçen maçlara göre hücumda çok daha fazla pozisyona girdiler. Bu konuda Rıza hoca özellikle çalışmış sanırım çünkü bu farklılık gerçekten göze çarpıyor. Bu hücum zenginliğinin başında ise bence Cenk Ahmet geliyor. Kontralarda ve duran top sonrasında gelişen ataklarda hızını kullanıp önemli pozisyonlar yaratıyor hem de Kayserispor oyuncularını karta sürüklüyor. Kaleye yakın toplarda ise Ali Adnan gibi önemli bir silahının olması Ç.Rize adına önemli bir şans. Bir topu direkte patladı, yine aynı yerlerden kullandığı başka bir frikik de az farkla kaçtı. Toparlanma var Ç.Rizespor'da ancak yeterli düzeyde değil. Bir de şu konunun altını kesinlikle çizmek gerek. Ligin başında bir heyecanla stadı doldurup takımını yalnız bırakmayan taraftar sanki lige şimdiden havlu atmış da takımını desteklemiyor. Önceleri ailelerin dahi hep beraber gelip maç izledikleri Ç.Rizespor taraftarının tekrar takımına destek olması gerekiyor bu zorlu süreçte. Önümüzdeki hafta T.Konyaspor ile adeta altı puanlık bir maça çıkacak Ç.Rizespor gerçekten çok kritik haftalar geçiriyor. Sonrasında evinde oynayacakları Fenerbahçe maçı ise kırılma noktası olabilir. 

      Gaziantepspor: 3 - S.B. Elazığspor: 1

      'Gaziantepspor maça fırtına gibi başladı' sözü çok klasik kullanılır bu maç için de kesinlikle kullanılmıştır bir yerlerde ancak bu maça fırtına gibi başlayan tek taraf Gaziantepspor taraftarlarıydı. Ligin başında çok ucuz bilet fiyatlarına rağmen stada adam çekemeyen Gaziantepspor bu hafta içinde Sergen'in de gelişiyle takıma, şehre ve camiaya yeni bir heyecan getirmiş olacak ki gerçekten çok istekli çok heyecanlı bir taraftar vardı stadda. Onların bu desteği ile maça başlayan Gaziantepspor çok da geçmeden golü buldu. Golden sonra Gaziantepspor fazla ileri çıkmaz oldu ve bunun sonucunda da Stankevicius'un kendi kalesine çok basit bir şekilde attığı gol ile skor dengeye geldi. Elazığspor'un hücumda etkili olamadığı bu süreçte bu gol Elazığspor için bulunmaz nimetti adeta. Sonrasında ise beklenen defansif oyun geldi Elazığspor'dan. Oyunu bir türlü açamayan Gaziantepspor'da Sergen doğru bir hamle ile Turgut Doğan Şahin'i oyuna alarak kanatları daha aktif kullanmaya çalıştı ve bunun sonucunda da ardı ardına gelişen pozisyonlar sonrasında Turgut Doğan Şahin'in güzel golü geldi. Penaltı pozisyonunda da defansın arkasına sarkan Turgut Doğan Şahin Ivesa tarafından düşürülmesine rağmen Bülent Yıldırım'ın bu pozisyonda sadece Ivesa'ya sarı kart vermesi belki de bu maçın en çok tartışılacak anıydı. Ancak daha sonrasında belki Gaziantepspor gole giderken oyunu durdurup Sane'ye verdiği kırmızı kart ise gerçekten çok doğru bir karardı. Saha içerisinde bu tip davranışlara izin verilmeye başlandığında ardı arkası kesilmiyor. Elazığspor gerçekten kötü oynamaya bu hafta da devam etti. Eksiklerine Sane de eklendi.Önümüzdeki haftalarda Bursaspor ve Galatasaray maçları da gerçekten zor geçecek gibi görünüyor Elazığspor adına.

        Bursaspor: 1 - Kasımpaşa: 1

        Bursaspor'da bu maç öncesinde patlak veren Batalla krizine rağmen bu maçta alınan bir puan çok değerli. Kasımpaşa muhteşem bir çıkış yakalamış yoluna emin adımlar devam ederken Bursa deplasmanından da üç puanla ayrılması rüştünü ispatlama sınavıydı belki de. Bu sınavı verememiş olsalar da yinede iyi bir sonuçla döndükleri açık. İkinci golü bulmaya da epey yaklaştılar kinci yarıda ancak Frey izin vermedi diyebiliriz. Bursaspor ise maça her zamanki evinde olmanın verdiği özgüven ile baskılı başladı ve Pinto'nun istenmeyen(!) golü ile öne geçtiler. Bu şanslı gol sonrasında Kasımpaşa ilk kez galibiyet için bir geri dönüş yapmak zorunda kaldı. Daha önce bu tür durumlarla pek karşılaşmayan Kasımpaşa ilk yarıda yine Malki'nin hazırladığı pozisyonda golü bulsa da hani derler ya 'nefesi yetmedi' diye aynı o şekilde galibiyet golünü bulmaya nefesi yetmedi. Batalla krizine rağmen maç içerisinde çok da oyundan kopuk gözükmedi Bursaspor. Oyuncular bu durumdan çok etkilenmemiş gibilerdi açıkçası. Taraftarın durumu da düşünüldüğünde Batalla olayı nasıl atlatılacak önümüzdeki haftalarda göreceğiz. Sanki bir Alex krizi daha var gibi ya hayırlısı.

        K. Erciyesspor: 1 - Gençlerbirliği: 0

        K. Erciyesspor birer birer attığı gollerle iki haftada altı puan alarak çok rahatlattılar kendilerini diyebiliriz. Sahada oyuna ortak olmaya çalışan bir ekip olarak görüyoruz K.Erciyesspor'u ancak bu skora pek yansımıyordu ancak defans anlamında sorunlarını halletmiş görünüyorlar. Bu sayede de en azından iki haftadır attıkları tek gol onlara yetti diyebiliriz. Maç başından itibaren ortada, kısır bir maç şeklinde geçiyordu ancak devrenin sonlarına doğru gelen gol herkesi şaşırttı. Gençlerbirliği'nden bu şekilde bir oyun pek de beklenen bir durum değildi açıkçası geçen haftalara baktığımızda. Hücum üretkenliği adına pek de istediğini sahaya yansıtamadı başkent temsilcisi. Maç sonuna doğru gelen kırmızı kart ise doğru bir karar olarak nitelendirilebilir. Futbol adına pek zevk veren bir mücadele olmasa da K. Erciyesspor'un aldığı üç puan çok değerliydi onlar için.

         Akhisar Bld. Spor: 0 - K.Karabükspor: 1

        Maçın ilk yarısını izleyip maça Akhisar bahsi yapan herkes eminim rahat bir şekilde ikinci yarıyı beklemiştir devre arasında nasılsa golü bulur Akhisar diye ama işler pek de Akhisar'ın beklediği gibi olmadı ikinci yarıda. İlk yarıda o kaçan pozisyonların yarısını dahi bulamadı Ege temsilcisi.K.Karabükspor ise ikinci yarıda adeta kendine gelmiş bir şekilde sağlam bir futbol ile pozisyonlar bulmaya başladı Akhisar kalesinde.İlhan'ın direkten dönen topu belki de golün habercisiydi. Sonrasında ise çok güzel bir hücum organizasyonunda K.Karabükspor golü buldu. sonrasında ikinci golü bulacak pozisyonlara girse de tek golle galibiyeti aldılar. Akhisar evinde gerçekten çok etkili oynayan bir ekip. Bu maçta da ilk yarıda çok etikili oynadılar. Birçok gol pozisyonu yakaladı ancak hiçbirini değerlendiremeyince maçtan mağlup ayrıldılar. Tolunay Kafkas'ı da Lua Lua, Ahmet İlhan değişikliği sebebiyle kutlamak gerekir gerçekten. Ahmet İlhan bu performansı ile ilerleyen haftalarda daha etkili olacaktır. İlk yarıda hiç etkili olamayan Lua Lua'yı kesmeye cesaret etmek ise gerçekten takdir edilecek bir antrenör kararı.
          

20 Kasım 2013 Çarşamba

Anadolu'da 11. Hafta


         11. Hafta yazıma başlarken öncelikle siz değerli sporseverlerden özür dilemek isterim bu gecikmeden kaynaklı olarak. Neyse biz yine futbola dönecek olursak 11. haftanın birbirinden değerli iki önemli karşılaşması olduğu kanaatindeyim Anadolu takımları için. Bunlardan ilki ile başlayıp ikincisi ile Anadolu takımlarının 11. hafta değerlendirmesini sürdüreceğim.

         Kasımpaşa: 3 - Gaziantepspor: 0

        Kasımpaşa'nın sağlam ve sistemli yükselişi sürmeye devam ediyor. Beş haftadır kazanmayı bilen Kasımpaşa hak ettiği yeri de almayı başardı puan tablosunda. Kasımpaşa'yı izlediğinizde istekli arzulu ve kesinlikle son derece organize bir ekip olduğunu fark etmemek elde değil. Kalede Isaksson, ileride Babel ve Scarione, orta alanda Castro ve yükselen formu ile Adem Büyük takımda hemen göze çarpan isimler. Şota takıma istediği her şeyi yapmtırmayı başarmış diyebiliriz. Bu maç özelinde değerlendirmeye geçecek olursak Kasımpaşa maçın ilk dakikasından itibaren baskılı bir oyun ile maçı koparmak için sahaya çıkmış diyebiliriz. Ardı ardına gelen gollerle zaten zayıf durumda olan Gaziantepspor karşısında üç puanı kolayca aldılar. Sonrasında da maç adeta formalite maçı havasında geçtiği için maçın özelinde anlatacak bir şey yok. Geçen hafta demiş olduğum gibi Bülent Uygun istifa seremonisini adeta tamamladı ve yine ardında bir enkaz bıraktı. Bu işi toparlama işi ise antrenörlük kariyerinde Süper Lig'de ilk deneyimini yaşayacak Sergen'e kaldı. Bence Sergen için Gaziantepspor bir deneyim olmaktan öteye geçmeyecek ve kötü gidişata o da dur diyemeyecek. Gaziantepspor açısından önümüzdeki hafta hoca değişikliği sebebiyle galibiyet ile bile kapanabilir. Elazığspor bence tam dişlerine göre bir takım bu anda. Kasımpaşa ise Bursa gibi hakikatli bir deplasmandan da çıkabilirse gerçekten büyük iş başarmış olacak. Bence bunu yapabilecek kapasitedeler. Umarım bu sistemli göze hoş gelen oyunları devam eder.

5 Kasım 2013 Salı

Anadolu'da 10. Hafta


Bundan sonra her hafta salı günleri Anadolu takımları açısından haftanın nasıl geçtiğini nelerin yaşandığını özetlemek adına maç maç takım analizleri ile Anadolu takımlarındaki son durumları aktarmaya çalışacağım sizlere. Bu haftaki ilk yazıma onuncu haftanın en sürpriz karşılaşmasının değerlendirmesi ile başlamayı düşündüm.

Gençlerbirliği: 2 - Eskişehirspor:0

Yeni bir teknik direktör ile kısa zamanda bu maça çıkan Gençlerbirliği için ilk lig maçının Eskişehirspor ile olması pek de istenen bir ilk maç olmayabilirdi Mehmet Özdilek açısından. Karşılarındaki Eskişehirspor, Kasımpaşa ve Elazığ gibi iki deplasmandan gol yemeden alt puanla dönmeyi başarmıştı. Ayrıca bu maçta Gençlerbirliği açısından Tosic çok önemli bir eksikti. Bu şartlarda mücadeleye başlayan Gençlerbirliği beklentilerin tersine oyunun genelinde topa hakimdi. Açıkçası şunu da belirtmek gerekir hızlı hücuma çıkan Eskişehirspor'u durdurmayı kompakt bir defans ile durdurmayı başardıkları açık. Eskişehirspor'un en ciddi gol girişimi ilk yarının sonlarına doğru Kamara ile gerçekleştirdi. Gençlerbirliği'nde bu galibiyetinde atlanmaması gereken en önemli nokta belki de Stancu'nun performansıydı. İlk golden sonra Mehmet Özdilek'e gidişi de sanki hoca değişikliğinin Stancu üzerinde olumlu etki yaptığını gösteriyordu. Eskişehir ikinci golden sonra daha çok bastırmaya başlasa da pozisyonlar bulsa da kaleci Ramazan için ciddi sorun oluşturacak ataklara dönüşemedi hiçbiri. Bu mağlubiyeti evindeki maç ile telafi edecektir Eskişehirspor önümüzdeki hafta ancak esas merak edilen Gençlerbirliği'nin haftaya Trabzonspor karşısında neler yapacağı.

 Gaziantepspor: 0 - Sivasspor:4

Skora bakıldığında oynanan futbolun yanıltıcı olduğunu söylemek bu maç için doğru olacaktır. Maçın genel havası dengede giderken sol bek oynatılan Ekrem Dağ penaltıya sebep oluyor ve penaltıdan gelen gol ile denge bozuluyor. İkinci yarının başlangıcında daha hareketli başlayan bir Gaziantepspor var ancak sol kanattan gelen Sivasspor atağında arka bölgeye açılan ortada ters kademe yapamayan Ekrem Dağ, oyuna ikinci yarıda giren Hakan Arslan'a gol pozisyonu hazırlıyor ve Hakan Arslan adeta maçı koparıyor. Gol sonrasında yine Gaziantep'in atakları olsa da sonuca bir türlü ulaşamıyorlar. Sonrasında Sivasspor'un gelen golleri ise kadro kalitesi ve kadro tecrübesinden kaynaklı diyebiliriz. Maç sonunu çok rahat hale getiriyorlar ve yükselişlerine devam ediyorlar. Gaziantepspor ile ilgili şu noktaya da dikkat çekmekte yarar görüyorum: Maç sonu Bülent Uygun klasikleşen 'hata benim tüm herkesten özür diliyorum' açıklamasını yine yapmış. Belki de bu yine bir sonun başlangıcıdır Bülent Uygun için. Haftaya Kasımpaşa maçı sonrası yine bir istifa durumu söz konusu olabilir tahminimce.

K. Erciyesspor: 0 - Kasımpaşa: 3

Kayseri Erciyesspor'u biraz izlediğiniz zaman teslim olmayan oynamak isteyen üretmeye çalışan çalışkan bir yapısı olduğunu söylemek mümkün ancak bunların gol olmadığı zaman puan tablosuna yansıması oldukça zor. Aynı zamanda sahada herkes koşarken herkes emek vermeye çalışırken sanki on bir oyuncu beraber değil de bireysel çabalıyorlar gibi. Tam olarak takım organizasyonu sağlanabilmiş değil. Kasımpaşa ise ne yapmak istediğini bilen sağlam bir oyun izletiyor bizlere. Adem Büyük iki golle maçın ilk yarısına damga vurdu diyebiliriz. Sonrasında da maç bir Kasımpaşa bir  K.Erciyesspor atağı şeklinde giderken kaleci Jorgacevic uzaklaştırmak istediği topu Malki'ye çarptırıp top ağlara gidince maç dakika yetmiş beşte bitmiş oldu. K. Erciyesspor'un işi zorlaşıyor her geçen hafta. Takım organizasyonunu sağladıkları taktirde bu emekleri boşa gitmez ligde tutunabilirler ama şu an için bu konuda umutlu olmak zor.

Trabzonspor: 4 - S.B. Elazığspor: 0

Trabzonspor Avrupa Ligi maçı öncesinde moral bulmak için belki de bu maçtan daha iyisini bulamazdı. Maça baskılı başladılar pozisyonları değerlendiremese de golü buldular. İkinci yarıdaki Onur'un kurtardığı penaltı çok önemli bir kırılma anıydı diyebiliriz. Sonrasında gelen ikinci gol ile Trabzonspor iyice rahatladı. Dakikalar ilerledikçe düşen Elazığ orta sahası ise kontralara daha açık hale getirdi maçı. Trabzonspor her anlamda üstün olduğu maçta kazanmasını bildi diyebiliriz. Elazığspor için denebilecek fazla bir şey yok aslında Okan Buruk'un takımın başına gelmesi çok bir katkı sağlamayacağını düşünüyorum. Bilica ve Ivesa gibi takım kalitesini düşüren oyuncular olduktan sonra Elazığspor'un ligde kalması zor görünüyor.

Çaykur Rizespor: 0 - Akhisar Bld. Spor: 0

Akhisar adına çok şanssız bir maçtı açıkçası. Tam üç defa kaleciyle karşı karşıya pozisyondan yararlanamayan Ege temsilcisi gerçekten üç puanı kaçırdı bu maçta. Maçın henüz başında bence penaltı olan pozisyonu es geçti Cüneyt Çakır bunu da unutmamak gerek. Akhisar bu sezon geçen sezonun ilk yarısının tam aksine daha organize her haliyle takım olmuş hücumda ve defansta aksamayan bir ekip görüntüsü çiziyor. Genelde deplasmanlarda çok etkili olamıyorlardı ancak bu sefer onu da yenmiş gibi duruyorlar. haftaya Eskişehir maçında güzel bir futbol vaat ediyorlar şimdiden. Çaykur Rizespor ise bu hafta Akhisar'ın izin verdiği ölçüde atak yapabildi ve genelde defanstan çıkarken kaptırılan toplar takımı zor durumda bıraktı. Ancak kaleci Serkan Kırıntılı tecrübesi ile bunları kurtardı. Ali Adnan'ın fazla özgüveni bazen takımın başına işler açacak gibi görünüyor. Bir pozisyonda ceza sahası içinde kendini yere atmasına sarı kart çıkmaması ise çok büyük şans onun için. Belki o penaltı ile gol olsa Akhisar puansız dönecekti.

 M.P. Antalyaspor: 2 - Kayserispor: 2

Haftanın kapanış gününde belki de futbol açısından en zevk veren maçtı diyebiliriz. Kayserispor'da değişen çok şey var açıkçası. Öncelikle Nobre'nin dönüşü ile komple santrfor mevkinden çekilin esas on numara mevkine dönen Jaja ile daha sağlam hücum organizasyonları yapabiliyor Kayserispor. Takım oyunu açısından da oldukça etkililer. Şu an bulundukları yeri kesinlikle hak etmiyorlar ve bence devre arasına kadar o noktadan kesinlikle kurtulacaklar. Kaleci Gökhan Değirmenci'yi de konuşmazsak bir şeyler eksik kalır. Her yolu denedi M.P. Antalyaspor hücum hattı onu aşabilmek için ama sadece Emrah Başsan harika bir frikik golünde bir de kaleye mi şut çekti Diarra'nın kafasına pas mı attı anlaşılmayan ortada kaleye giden topta başarılı olabildi. M.P. Antalyaspor ise girdiği pozisyonları atamadığı gibi olmayacak pozisyonlarda kendi kalesinde tehlikeli pozisyonlar yarattı. Vederson'un taca atmadığı top Sefa Yılmaz'ın golüne sebep oldu. Diarra ise karşı karşıya pozisyonda arkadaşına atmayınca kaleci Gökhan yine kurtardı. Diarra'nın kaçırdığı penaltı ise anlatılacak gibi değil. Bu kadar kötü bir penaltı kullanışını ilk defa gördüm açıkçası. Ama şunu söylemek gerekir ki iki takım da pozitif futbol ile ilerleyen haftalarda etkili olacaktır bu ligde.

27 Ekim 2013 Pazar

M-Ü-C-A-D-E-L-E

    Dün akşam aynı anda başlayan iki maç vardı.Birisi Akhisar-Beşiktaş,diğeri El Clasico denilen Barceolana-Real Madrid maçı.Kağıt üstünde bakıldığında izlenmesi gereken maçın El Clasico olduğu şüphesiz fakat dün bu seçimi yapanlar çok şey kaçırdı.İtiraf etmeliyim ki imkanım olsa El Clasico'yu tercih ederdim.137 ülkede şifresiz olarak yayınlanan bu büyük maç bizde ise şifreli olarak D-Smart platformunda yayınlandı.Haliyle tercihimi Akhisar-Beşiktaş maçından yana kullandım iyi ki böyle olmuş.
   

3 Eylül 2013 Salı

ANADOLU PARLIYOR

Yeni sezonun başlamasıyla ve transfer dönemininde sonuna gelinmesiyle birlikte takımlar ve kadroları giderek oturmaya başladı. 3. hafta sonu itibariyle, ligde puan durumuna baktığımızda ilk 6'da, 4 Anadolu takımı görüyoruz. Sadece puan durumu açısından değil, oynanan futbollara da baktığımızda bu sezon Anadolu takımlarının sezonu iyi açtıkları
görülüyor. Spor Toto Süper Lig'in ilk haftasında, Fenerbahçe karşısında müthiş bir geri dönüşe imza atarak büyük sansasyon yaratan Torku Konyaspor, Kasımpaşa karısında istediği 3 puanı bulamadı. Kasımpaşa ise ilk hafta alınan Kardemir Karabükspor yenilgisi ardından aldığı 2 galibiyetle toparlandığını ve ligde iyi işler yapabileceğini gösterdi. Bu hafta Galatasaray karşısında izlediğimiz Ertuğrul Sağlam'ın genç Eskişehirspor'u ise ligin vasat üstü  takımlarından biri olacağı izlenimini veriyor. Kalan kısa süre içerisinde yapılabilecek takviyeler takımı Avrupa yarışında iddialı konuma getirebilir. Sezona, evinde oynadığı maçta Sivasspor galibiyetiyle başlayan Kayserispor çok ağır bir zeminde ve yoğun yağış altında oynanan maçta Elazığspor'a boyun eğdi. Çok kolay goller yiyen Kayserispor ikinci yarıda maça tekrar dönmeye çalışsa da bunu başaramadı. Kayserispor'un en öenmli eksiği ise takım oyunu gibi gözüküyor. Bir Kayserispor maçı izliyorsanız topu alıp kendi başına karşı kaleye gitmeye çalışan oyuncular görme ihtimaliniz oldukça fazla. Diğer açıda baktığımızda ise zorlu bir deplasmanda bol gollü bir galibiyet alan Elazığspor görüyoruz. Bu galibiyet onlara büyük güven aşılayacaktır ancak hala ligde kalma mücadelesi vereceklerine dair görüşüm devam ediyor. Sezona iyi transferler yaparak iddialı bir giriş yapan Medical Park Antalyaspor ise beklenen futbolu Bursaspor karşısında da gösteremedi. Milan Baros'la öne geçmelerine rağmen kendi sahalarında bu avantajı kaybedip mağlup oldular. Sanırım Medical Park Antalyaspor'un biraz daha zamana ihtiyacı var. Sezona büyük sıkıntılarla giren
Bursaspor ise toparlanmışa benziyor. Christoph Daum'un takıma olumlu bir hava getirdiği ve oyuncularında istekli bir oyun sergiledikleri görünüyor. Unutmadan söylemek gerekir ki Pablo Batalla'nın performansı Bursaspor için son derece belirleyici olacak. İlk haftalarda iyi futbol sergileyen Sivasspor ise kalecisinin kötü performansı nedeniyle kolay bir mağlubiyet aldı. Kadrosunu kesinlikle takviye etmesi gereken Gaziantepsor'da yine Beşiktaş deplasmanında istediği sonucu alamadı. Evinde kolay maç kaybetmeyen Kardemir Karabükspor ise oldukça tartışmalı bir maç sonucunda Gençlerbirliği'ni 90. dakikada atılan penaltı golüyle devirmeyi başardı. Gençlerbirliği ise son yıllarda olduğu gibi orta sıraların takımı olacağı izlenimini veriyor. Ligin yeni ekibi Çaykur Rizespor ise evinde taraftarıyla birlikte iyi bir oyun ortaya koyarak Kayseri Erciyesspor'u yendi. Bu maça dair Ali Adnan'ın muhteşem golü görülmeye değerdi. Yine ligin yeni ekibi Kayseri Erciyesspor ise ileri uçta biraz daha aktif olmak zorunda gibi gözüküyor. Ligin oldukça mütevazı ama bir o kadar da güçlü ekibi Akhisar Belediyespor ise özellikle ikinci yarıda çok iyi bir oyunla  önemli bir galibiyet kazandı. Spor Toto Süper Lig geçtiğimiz sezon olduğu gibi bu senede birçok sürprize açık  gözüküyor.