Transfer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Transfer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Eylül 2015 Salı

NE YAPARSAN YAP TRANSFER YAP...




              Avrupa'da tüm futbol severlerin merakla beklediği transfer sezonu yine son saniye gelişmeleri ile büyük heyecanlara sahne oldu. Beklenmedik oyuncular büyük rakamlara yeni takımlarının yolunu tutarken büyük beklentileri de yanlarında götürdüler. Kimi taraftarlar takımlarının yaptıkları transferler ile mutlu olsada kimileri çoktan isyan bayrağını çekti. Sosyal medya aracılığı ile seslerini kolayca duyurabilen taraftarlar artık takım yönetimlerinin bile alacağı kararlara öncülük ediyor dersek pek de yanlış olmaz... Son günün son saniyelerinde Real Madrid ve Manchester United'ın transferi konusunda anlaştığı İspanyol Kaleci De Gea'nın evrak işlemlerinin yetişmemesi sonrası transferin askıya alınması ise geceye damga vurdu. Ülkemizde ise tam da bu gelişmelerin ardından basına yansıyan Galatasaray ve Grosskreutz transferinde de aynı durumun yaşanması transfer sürecinde pek mutlu olamayan takım taraftarlarını epeyce kızdırdı. Transferlerin nasıl sonuçlanacağı ise merak konusu...




              Hepimizin ağzına iyiden iyiye yerleşen "Endüstriyel Futbol" kelimesi takımlarımızı her geçen gün zorlamaya devam ediyor. Arap Sermayelerinin ve Rus Milyarderlerin işine içine girdiği büyük paraların döndüğü bir sektör halini aldı Futbol. Ülkemizde ise eskiden başkanların tekelinde olan, söz sahibi yöneticilerin hatta "Abi"lerin sesinin yükseldiği kulüpler şirketleşme yolunda büyük adımlar attı. Finansal Fair Play kuralları ise bu sezon takımlarımızın belini büktü. Fifa'da parasını tahsil edemeyen oyuncuların oluşturduğu dosyalarda ilk sırada ülkemizin olduğunu düşününce gelecekte de zorlamaya devam edecek gibi görünüyor. Sponsorluk anlaşmaları, stat gelirleri, forma ve taraftar ürün satışları, bilet satışları, alt yapı yatırımları, tesisleşme duymaya alıştığımız terimlerden sadece bazıları...




              Bu sezon ligimizden bonservis bedeli ödenerek yurtdışına transfer olan çok sayıda oyuncu yer aldı. Bazılarının gidişi sancılı olsa da bunların bir çoğu için kulüpler hatırı sayılır bonservis bedelleri ödedi. Sadece İstanbul takımlarımızın değil Anadolu kulüplerimizin de oyuncu ihraç ettiğini görmek , güzel yatırımlar yapıldığının göstergesiydi. Listeye girebilen Türk oyuncular ise Beşiktaş için tam bir bonus olan Atınç Nukan ve Manchester City'nin yatırım yaptığı Enes Ünal oldu.


             
              Yaz boyu çok hareketli geçen transfer döneminin ardından hiç bir kulüp ile anlaşamayan ve boşta kalan oyunculardan bazılarını sizlerle paylaşmak istedim. Ülkemizde bir dönem top koşturmuş oyuncularında yer aldığı listeye bakınca eminim hepiniz nasıl boşta kaldıklarına inanamadığınız isimler göreceksiniz.


              Bu listeye bakınca aktif futbol oynama süreleri kısıtlı, kötü bir sakatlık yaşama olasılıkları olan futbolcuların sözleşmeleri konusunda zaman zaman çok ısrarcı olmalarını ve çoğunlukla parayı tercih edecek seçimler yapmalarını hoş görmek gerek.

26 Ağustos 2015 Çarşamba

HARİKA BAŞLANGIÇ NASIL BİTECEK???

Manchester City
Başlangıç olarak  harika bir 3 hafta geçiren ve en büyük rakibi Chealsea'yi kendi evinde 3-0 gibi net bir skorla geçerek bu sene şampiyonlukta ne kadar iddalı olduklarını gösterdiler. Bireysel yetenek olarak bakıldığı zaman, yıldız anlamında fazlasıyla oyuncusu olan bir takım. Sergio, Yaya , Silva , Company, dünya standartların üst sıralarında yer alan oyuncular, ama geçen sezon genel eksikleri 'Takım oyunu anlayışını bir türlü sahaya yansıtamamalarıydı,bu eksiklik onlara özellikle Avrupa'da ağır bedeller ödetti. Bu sene yine astronomik bir ücretle Liverpool'un genç yıldızı Sterling kadrosuna kattılar, O'da uyum sürecini çabuk atlatırsa hücum gücüne büyük katkı sağlayacaktır. Ayrıca Aston Villanin kaptanı Delph'i ortasahadaki pas yüzdesini arttırma, yani takım oyununa daha yatkın bir anlayışa sahip, bir alternatif olarak kadroya eklendi. Bence Pellegrini'nin bu seneki en önemli transferi Nicolas Otamendi oldu, sebebi ise mevcut stoperlerinden daha hızlı ve özellikle geçen sene Porto'dan gelen Mangala'dan istediği verimi alamasıydı. Hamlelerde ağır kalışı, kazandığı topları verimli kullanmaması City'in oyun anlayışında  aksamalara sebep olmuştu. Otamendi gerek çabuk oluşu gerek topu çok iyi kullanması ve boyu stoper standartların altına olsa bile (1.83cm) kafa golleriyle geçen sene dikkatleri üzerine çekti. Sene içinde ne kadar faydalı bir transfer olacağini defansif görevinin yansıra, hücum anlamında katkılarıyla göreceğiz. En dikkat çeken özelliği yerden iki ayağı ile topa yaptığı kritik hamleler. City Avrupa'daki hücum yapma, hücuma hızlı çıkma reaksiyonunu gösteren en iyi takımlardan birisi. Bu özellikleri bence, çok etkili hücum oyuncularına sahip olmalarından kaynaklanıyor. Geçen sezon ligi 2.bitirmelerindeki en büyük etken avrupada yaşadıkları hüsrandı. Eğer bu sene ileri uçtaki uyumu orta saha ve  defans hattında da  yakalarlarsa ki bunu ilk 3 haftada başardıklarını gösterdiler, özellikle hem  Chealsea hemde Everton  deplasmanı önünde gol yemeden ayrıldılar. Pellegrini bu sene takıma defansif anlamda  Yaya Toure'ye daha fazla sorumluluk verdiğini görüyoruz, daha az ileri çıkarak takımı geriden oyun kurması hemde savunma anlamında katkı vererek, defansla hücum arasında ki  bağlantıyı sağlama alarak, takım görüntüsünü daha çok yansıtacakları kesin. İlk haftalarda göstermiş oldukları harika performansla, sezon sonu Chelsea'nin önünde şampiyon bitirmeleri hiçte sürpriz olmayacaktır.






Young Talents (Genç yetenekler)


Jack Grealish

İngiltere  Soulhill 1995  doğumlu, İrlandalı genç yetenek bu haftaki vitrine çıkardığım oyuncu. 
  6 yaşından beri Aston Villa'nın  altyapısında,2013-2014 sezonunda kiralık olarak Notts County geçirdi ve dikkatleri üzerine çekerek, yeni Cristiano Ronaldo olarak adlandırmaya başladı. Tim Sherwood geldikten sonra takımda daha fazla forma şansı bulamaya başladı.


Özellikleri


Orta sahada her iki kanatta görev alabilen, top tekniği çok üst seviyede,yürüyerek adam geçer tabirini tam anlamıyla sergileyen harika bir yetenek. Özellikle topla dribbling de Cristiano Ronaldo'yu izliyorsunuz havası veriyor. İnce bacak yapısı Ronaldon'un Manchester'a ilk transfer oldugu zamanları hatırlatıyor. Pas seviyesi yaşına rağmen inanılmaz düzeyde yüksek  ve 'Key pass' yani final paslarina sahip. Jack belki Great Britanya'da  Bale'den  sonra büyük patlama yapabilecek en yetenekli potansiyellerden biri, fiziki eksikliği ona ileride dezavantaj oluşturabilir, eğer vücut gelişimini  sağlar ve oyun anlayışında biraz özgüven katarsa, onuda şöyle açalım  sizlere, maç içindeki gollük pozisyonlarda gol vuruşu yapmaması pas seçeneğini zorlaması, daha garanti oynamaya çalıştığını göstersede,  onu skor anlamında oldukca geride bırakıyor, tabi bu genç bir mentaliteye sahip olmasıdan kaynaklanıyor. Eğer özgüvenini artırırsa kaleyi daha çok zorlayan uzaktan şutlar ve final vuruşları açısından gelişirse, avrupada büyük kulüplerde oynanmaması için hiç bir engel yok.Kariyer olarak gelişim açısından Aston Villa onun için biçilmiş kaftan. Milli takımda ise İrlanda genç milli takımın oyuncusu, ama A milli takım seçimi için İrlanda ve İngiltere milli takımlari arasında şimdiden büyük bir savaş var. Birmingham doğumlu olan genç İrlandala'yı, İngiliz milli takımına kazandırmak isteyen Roy Hodson, onun için kapılarımız sonuna kadar açık, çok iyi bir yetenek diyerek, O'nu takımda görmek istediğini açıkça beyan ettimişti. İlerleyen günlerde Jack'in hangi milli takımda forma giyeceğini hepberaber göreceğiz.




23 Ağustos 2015 Pazar

DERBİ ATEŞİ


Beşiktaş-Trabzonspor derbi rekabeti bir jübile maçıyla başladı.Trabzonspor o zamanlar ikinci ligde mücadele ediyordu.
11 Ekim 1973 tarihinde her iki takımda oynayan Erkan Yanardağ'ın jübilesinde karşılaştılar.Maç 2-0 lik bordo mavili ekibin üstünlüğü ile sonuçlandı ve tarihi rekabet böyle başladi.
İlk resmi maç ise 1974-1975 yılında Trabzon Şehir stadında oynandı ve bordo mavili ekip mücadeleden 1-0 üstünlükle ayrıldı.En farklı galibiyet ise 1993 yılında bir lig maçında gerçekleşti.İnönüde oynanan maçta Beşiktaş,Trabzonspor'ü 7-1 gibi tarihi bir skorla devirmişti.
Dün gece ki maçtan önce ligde oynanan 84 lig maçın da Bjk 32,Ts 31 kez kazandi.21 maçta ise taraflar beraberliğe razı oldu.
Ve düne dönelim.Q7 ile başlayalım.Yeteneklerine bu kadar ihanet eden çok az futbolcu vardır.Beraberlik golünü atmışsın takım taraftar ateşlenmiş oyun zaten sizden yana ama sen yine gereksiz bir kartla oyun dışı kalıyorsun.Takım arkadaşlarına hocana ne diyeceksin.Ayıp!!Q7'nin Bjk kariyerindeki 4.kırmızı kartı.Taraftarlar bir oyuncuyu sevebilir ama kırmızı kartla oyun dışı kalan oyuncuyu alkışlamak diğer oyunculara ihanettir.Aynı hareketi Necip yapsa ıslık,protesto ve küfür eden bir seyirci topluluğu olacaktı.Neyse saha içine dönelim,Beşiktaş geçen haftaki  onbirinden sadece Motta-Tosic değişikliği ile başladı.Beşiktaş orta saha da çok yumuşak kaldı.Olcay yerine Necip ile başlamak direnç sağlayabilirdi ama Şenol Hoca ben gol yesem bile ilerde ki 4lü arkalarında Oğuzhan ile işi bitiririm diye düşündü.Fakat öyle olmadı savunma engelini aşamadılar.Cenk iki sert stoperin arasında kayboldu.Gökhan Töre maçın en kötüsüydü.Olcay,vasattı.Q7 malumunuz!!!Rhodolfo çok ağır bu yüzden defansta geri de kalıyor ve ofsaytı bozuyor.Hızlı bir stoper gerekli.Oğuzhan ve Atibayı beğendim.Gomezin zamana ihtiyacı var.
Trabzonspor haddini bilerek oynadı.Besiktasin pas oyununa karşı geri de kalarak sert savunma ile rakibi durdurmaya ve kapılan toplarla besiktasin ağır savunmasını delmeye çalıştılar ki ilk golde böyle geldi.Mbia,Okay,Özer 3'lüsü dengeli oynadı.Özellikle Mbia nefis bir oyuncu,nerde duracağını nerde faul yapacağını çok iyi biliyor.Nokta transfer.Cavandayi ve iki haftadır galibiyeti getiren Erkan Zengin de iyi oynadı.Erkan pas oyununa biraz daha katkı verirse takımın lideri olur.2012 den sonraki ilk galibeyetini aldı Trabzonspor.Son yedi lig maçında Beşiktaş 3 kez galip geldi ve 4 maç berabere bitti.Shota Hoca,geçen sezon Kasımpaşa da ligin en çok gol yiyen takımının başındaydı ama bu yıl Trabzonspor'a iyi defans yaptırıyor.Sonuç olarak lige iyi başlangıç yaptılar ve  6 puan ulaştılar.Tebrikler Trabzonspor
Maçın yıldızı,Mbia idi.Sahada basmadık yer bırakmadı.İlk golde ki katkısı,maçın son saniyesinde rakip ceza sahasında topa baskısı oyunu çift yönlü oynaması ile geceye damgasını vurdu.

KIRILMA ANI:Maçın iki kırılma anı vardı.İkisi Beşiktas'ın ellerinden uçup gitti.İlki Trabzonspor'un ilk golünden 3 dakika önce Gökhan Töre'nin boş kaleye topu atamayışı,ikincisi ise beraberlik golünden sonra Q7nin gördüğü kırmızı kart.

Beşiktaş taraftarı maçtan önce şehitler için açtığı dev Ay Yıldızlı bayrakla alkışı hak etti.Teşekkürler Çarşı Grubu

22 Ağustos 2015 Cumartesi

BU YAZIN MODASI ; BU YAZIN TRANSFER ŞAMPİYONU .. FENERBAHÇE …





Sevgili Okuyucular ;

Tutkumuz Spor ‘ da her Cumartesi ‘ leri her satırında Fenerbahçe olan yorumlarım ile sizlerle birlikte olacağım , bu ilk sesleniş , Süper Lig Hasan Doğan sezonunda , yaza  damgasını vuran transferlere bakışı konu alacak.

Geçen sezon özellikle 5-1 kazanılan Çaykur Rize deplasman dönüşü sonrası  Sürmene yakınlarında yaşanan ve faiileri halen bulunamayan !!! elim olay sonrası Fenerbahçe ‘ nin moral ve fiziki performans açısından geriye düşmesi ve akabinde gelen puan kayıpları ile şampiyonluğun Galatasaray ‘ a kaptırılması ve ezeli rakibin bu fırsatı iyi değerlendirerek  4 ncü yıldızı armasına takması camiayi ciddi şekilde etkilemişti.

7 ‘ den 77 ‘ ye herkesin ortak kanısı , takimda köklü bir değişikliğin olması yönünde idi.  31 Mayıs ‘daki kongre ‘ de Hulusi Belgü karşısında , 1144 ‘ e karşı 5504 oyla 12 nci kez başkan seçilen ‘’ Başarısızlık da Sorumlu Benim ‘’ diyerek tüm eleştirilere tek başına siper olan Aziz Yıldırım ‘ in düğmeye basacağı  daha o günden belli idi , yalniz bizim hep QTM ( Quality Turkish Media ) diye nitelendirdiğimiz medya  başta olmak üzere çok kişi Başkan Yıldırım ‘ ın düğmeye bastığında ne denli bir ses getireceğini tahmin edemiyordu.

Profesyonel  Futbol Takiminin başına geçtiği günden sonra  ilerleyen zaman zarfı içinde Teknik ve Taktik açıdan ciddi eleştirelere maruz kalan İsmail Kartal ile yolları ayıran ve ilk olarak  16 Ekim 1953 Briosco doğumlu  sırası ile  İtalya SERİ A ‘ liginde Torino FC , AC Milan ve US Lecce  takımlarında top oynamış Dünyaca ünlü Giuliano Terraneo ‘ yu Sportif Direktörlüğe getiren  ardından da daha önce  Yunan takımı Olympikaos ‘ u çalıştıran Portekizli kurt hoca Vitor Perreia  ‘ ya imza attıran Fenerbahçe , ikinciliğin bile başarı kabul edilmediği bir camiayı sevinçten sarhoş edecek , transfer sezonunu kasıp kavuracak  startı vermişti.


terraneo fenerbahçe ile ilgili görsel sonucu

Geçen sezon Bursaspor ‘ da kiralık olarak forma giyip Gol Kralı olan  Jose Fernandao  ve A Milli Takımınında sağ beki olan Şener  Özbayraklı  ‘ yı transfer eden Fenerbahçe  ardından  , Simon Kjaer , Abdoulaye Ba , Josef De Souza , Fabiano Ribeiro ‘ yu kadrosuna kattıktan sonra Bir çok kişinin ‘’ Hadi Canım, Hayatta Türkiye ‘ ye Futbol Oynamaya Gelmezler   ‘’ dediği  Manchester United ‘ lı oyuncular  Luis Nani ve Robin Van Persie  birkaç gün aralıklar ile  Kurtköy ‘ e Sabiha Gökçen Havaalanina indiklerinde Dış Hatlar Terminali tarihi akşamlarından birini yaşıyordu. Fenerbahçe ‘ li Taraftar sevinçten çıldırmış , rakip takımların taraftarları ise şaşkın kendi içlerinde yapamadıkları transferler için yönetimlerini eleştiri yağmuruna tutuyorlar, ( Halen bu tepkiler  #vizyonsuzlaristifa  hashtagi ile twitter ‘da dile devam ediyor )  medyada Mayıs ayında ısıtılan Galatasaray ‘ in 4 ncü yıldız teması ise yapılan bu transferler karşısında kaybolup gidiyordu.

Aziz YILDIRIM ve kurmayları çoşmuş , İtalyan Sportif Direktör Terraneo ise iş bitiren kahraman ünvanını almıştı.Taraftarların deyimi ile  ‘’ Hedef 1 Milyon Transfer ‘’ Terraneo  ile özdeşleşen söylem olmuştu.

Peki bu transfer rüzgarı dinmiş miydi ?

Hayır tabiki .. Yine Spor Medyasının Beşiktaş ile anlaştı , imza atacak  dediği Bursaspor  ve Milli Takımın başarılı orta saha oyuncusu Ozan Tufan , Profesyonel Futbolcular Derneği  Yılın Futbolcuları Ödül Töreni öncesinde Teknik  Direktör Şenol Güneş ‘ in Bursaspor Klübü Başkanı Recep Bölükbaşı ile medya önünde cereyan eden karşılıklı polemiklerinin sonucu  Sarı Lacivert ‘ li formayı sırtına geçirmiş ardından Volkan Şen transferi  , yaz boyunca esen bu deli rüzgarı , rüzgar olmaktan ziyade bir transfer tufanına çevirmişti.





Fenerbahçe durmuyor  , Fenerbahce transfere doymak bilmiyordu.

Son dakikada bir pürüz çıkmadığı takdirde  Valencia ' da oynayan ve hafta içi Şampiyonlar Ligi Play Off ilk maçında  Fransız Ekibi Monaco karşışında 1 gol ve 1 asist ile yıldızlaşan Cezayir Asıllı Sofiane Feghouli  ‘ de Transfer Döneminin bitmesine 10 gün kala , önümüzdeki hafta  Sarı Lacivert Camiaya Merhaba diyecek. Sarı Lacivertli Klüp  Feghouli ‘ nin transferi için klubü Valencia ‘ dan haber beklediğini resmen açıkladı.


Bütün bunların yanında bir kişi daha var ki , geçen sene takıma katılmış ve beklentilerin çok uzağında kalmış Brezilyalı isim ; Diego Ribas … Fenerbahçe' nin 10 numaralı oyuncusu Ribas , bu sezona öyle bir giriş yaptı ki , hemen hemen tüm Fenerbahçe Camiası , kendisini de bu sezonun diğer bir transferi olarak görüyor.

diego ribas fenerbahçe ile ilgili görsel sonucu


Çok net ve  tartışmasız  bir şekilde ;  Bu Yazın Modası ;  Bu Yazın Transfer Şampiyonu .. FENERBAHÇE …


fenerbahçe ile ilgili görsel sonucu


https://twitter.com/ozerunal
https://www.facebook.com/bozerunal
unalozer@gmail.com


19 Ağustos 2015 Çarşamba

İNGİLTERE PREMİER LİGİNDE SEZON ÖNCESİ ŞAMPİYONLUK ŞANSLARI


 
   Sizlere haftalar içersinde  Premier Ligini geçen sezon ilk 4'te bitiren Takım'larin bu sene ki genel durumlari ve şampiyonluk şanslarını değerlendircem. İlk olarak şampiyon takim Chealsea'le başlıcam, ama ondan önce kısa bir bilgi vermek istiyorum bu sene ki başlangıçla ilgili. Geçen sezona nispetten transferlerin takımlar bazında ekonomik bir politika izlediği kesin. Tabi ki bunda UEFA finansal kriterlerinin önemi çok. Son 6 sezon baz alındığında en düşük transfer borsası dönemine girdi, şuan itibariyle  500 milyon Pound sınırında, sadece geçen sezonla arkasındaki fark şimdiden 300 milyon pound civarı. Son 1 hafta ne gibi büyük süprizleri getirir onu hep birlikte göreceğiz.







CHELSEA

    İlk 2 hafta 4 puan kaybıyla başlayan Chelsea de İngiliz basının gündeminde Jose Mourinho var, sezon başlamadan önceki açıklamaları ve takımın kötü futbolu ağır eleştirilere sebep oldu. Bunda 2002'de Porto'yla çıkışa başlayan kariyerinden bu zamana kadar ki ikinci en kötü başlangıçı yapması etkisi yüksek, 1.si R.Madrid'le 12/13 sezonu 1 puan. Tecrübeli teknik adam en son yaptığı açıklamada, takımın transfer yapabileceğinin sinyalini verdi. Sezon öncesi genel değerlendirmemde gelirsek eğer, Chelsea bu sene alışageldiğimiz yüksek bonservis bedelleri ödenerek alınan hiç bir oyuncu yok diyebiliriz, kiralık olarak Falcao ,Cech'in yerine Stoke'dan Begoviç'i ve son olarak Rahman Baba'yı sol bek mevkisine takviye yaptılar. Jose Takım'ı büyük ölçüde korudu,istikrar anlamında ligde ve Avrupa'da  birbiriyle oynamaya alışık, " Kısaca açarsak o konuyu, geçen sene ilk 11 de ki banko 7 oyuncusu 45 maç ortalamasıyla oynadı. Bu ortalamanın getirisini ligde erken bir zaferle taçlandırdılar. Takım oyununu ön planda tutan bazen sıkıcı, ama sonuc odaklı bir sisteme sahip olması Chelsea'ye büyük bir avantaj sağlayacaktır. Hem lig de hem avrupa'da kazanma oranı yüksek bir takımı göz önüne aldığınızda, yine şampiyonlukta ki en büyük favori olmasi hiçte supriz olmayacaktır. Jose"nin asıl hedefi bu sene Şampiyonlar ligi kupasını kaldırmak, yarı finalden öteye giderek zafere ulaşmak isteyecektir. Tabi avrupa'daki rakipleri  lige oranla daha zorlu olması Jose"nin sezon içinde nasıl bir strateji izleciği merak konusu olacak.



Young Talents (Genç yetenekler)

  Her hafta genç ve gelecek vaadeden 1 oyuncu tanıtıcam sizlere. Bu hafta ki genç yetenekli oyuncumuz;

NATHAN REDMOND

 Birmingham 1994 doğumlu İngiliz genç yetenek, futbola doğduğu şehirin altyapısında  oynarak başladi. 2013 yılında Norwich'e transfer oldu.

Oyuncu Özellikleri : Her iki kanattada görev alabilen, bazen taktik gereği forvet arkası oynayan, özel yetenekleri olan bir oyuncu. Kanat oynadiği zaman isabetli ortalarin yüzdesi yüksek, birebirde kolay adam eksiltebilme ve uzaktan sert şutlarıyla hücumdaki etkinliği gayet başarılı. Oyundaki eksikliği maç içinde zaman zaman istikrarsızlığı  ve defansif anlayış olarak çok geriye yardım eden bir oyuncu tipi olmayışıdır. Yinede pas yüzdesi takım oyunu sergileyen ekipler için çok ilgi çekici ve cazip. İngiltere alt yaş takımlarında 60'in üzerinde milli formayi giymesi bir kaç yıl içinde onu daha iyi takımlarda görmemize sebep olacaktir. Piyasa değeri 4-6 milyon Pound arasındadir.




İngiliz Basında ki Transfer Dedikodulari

Chelsea : John Stones (Everton)

Manchester City : Nicolas Otamendi (Valencia)

Arsenal : Karim Benzama (R.Madrid), Zlatan İbrahimoviç(PSG)

Manchester United : Pedro (Barcelona), Harry Kane (Tottenham) Nicolas Otamendi (Valencia)

Ben Kadir Öktem bundan sonra her çarşamba Avrupadan Futbol köşesindeki yazılarımla sizlerle birlikte olacağım. İlgileriniz için şimdiden teşekkurler.

18 Ağustos 2015 Salı

TRANSFER ŞAMPİYONLUĞU MU ? YOKSA LİG ŞAMPİYONLUĞU MU ?



                Ülkemizde medyamızın en çok sevdiği transfer dönemini geride bırakmak üzereyiz. Çeşitli söylentilerin ve iddiaların yazılıp çizildiği , capslere varacak kadar ilgi gören bu dönem Türk takımlarımızın için verimli geçtiğini umut ediyoruz.

                 Başlıkta da sorduğumuz üzere şampiyon takımın bile taraftarını mutlu edemediği bir yaz dönemini geride bıraktık. Transfer şampiyonluğu mu yoksa lig şampiyonluğu mu ?  Artık ikisinden birini bile başarmış olmanın yetmeyeceği bir ligimiz var dersek pek  de yanlış olmaz. Beklentilerin büyüdüğü , tüm feda söylemlerine rağmen yatırımların arttığı, başarıya acıkmış bir şekilde yola çıkıyoruz. Tüm futbol severler ve taraftarlar için beklentilerin karşılandığı bir sezon olmasını diliyoruz.

                 İstanbul takımlarında hareketli bir transfer sezonu olduğunu söylesek de Anadolu Takımlarımızın da boş durduğunu söylemek olmaz. Bu sezon gerçekten Anadolu'da tam bir Lale Devri yaşandı diyebiliriz. Sansasyonel transferler, büyük vaatler , büyük heyecanlar yaşandı. Bir çok takım geçen yıllarda ismi Üç Büyükler ile anılan oyunculara yöneldi hatta Barcelona forması giymiş oyuncuları bile bu yıl ligimizde izleme fırsatı bulacağız. Yabancı sınırlamasının kalkmasının sonrasında, yaşlı sayılabilecek fakat ismi duyulmuş oyuncuların gelmesi de gerçekten taraftarları heyecanlandırdı ve havaalanlarında izdihamlara sebep oldu.


                    Tüm transferler bir yana O başka bir yana. Onun adı Samuel Eto'o. Kariyeri başarılar ile dolu oyuncuyu ülkemizde izleyecek olmak büyük keyif. Antalyaspor Başkanı Gültekin Gencer ve ekibi gerçekten iyi bir iş çıkardılar. Eto'yu ülkemizde izletmek ayrı bir keyif iken bu transferin maliyetinin sponsorlar tarafından karşılanacağını belirtmesi de Kulüp için ayrı bir başarı gerçekten. Tüm bu havalı pozların ardından sosyal medyaya yansıyan

5 Eylül 2013 Perşembe

PREMİER LİG


             


Merhaba arkadaşlar! Gazete Gündem- Spor için ilk yazıma başlamadan önce şunu söylemek isterim ki umarım uzun süre bu blogta birlikte oluruz. Ben blogda Premier Lig köşesini üstlenmiş bulunuyorum.Lafı fazla uzatmadan artık dünyanın en kaliteli ligi hakkındaki incelemelerimi, düşüncelerimi sizinle paylaşmaya çalışayım.
Premier Lig yine her sezon olduğu gibi şampiyonluk yarışı, şampiyonlar ligine katılma yarışı, kümede kalma yarışı müthiş bir heyecana sahne olacak. Bunlar da zaten Premier Ligi dünyanın en iyi ligi yapan özellikleri. Şampiyonluk yarışına bakacak olursak son birkaç sezondaki gibi 2 takım arasında değil 3-4 takım arasında olacağı kesin. Manchester United’ın oturmuş kadrosu Sir’ün gidişine rağmen gene yarış içinde olacak. City ise gene yükle meblağlar vererek yatırımlar yaptı ayrıca bence Manciniye oranla daha iyi bir menajerleri var artık. Chelsea’den söz etmeye gerek olduğunu düşünmüyorum çünkü bir adamın varlığı her takımı şampiyonluk yarışına sokabilir: Jose Mourinho… Liverpool’a gelecek olursak bütün yaz Suarezin kaprisleriyle uğraştılar fakat sonu güzel oldu ve Uruguaylı yıldız kulüpte kaldı. Daniel Sturridge ve Coutinho arasındaki uyum ayrıca kaleye ve defansa yapılan takviyelerle Liverpool bu sezon yarışın içinde. Kaldı ki lige müthiş bir başlangıç yaptılar. Arsenalde ise Wenger son güne kadar gene para harcamadı ve büyük tepki çekti. Fakat son gün belki de takımı yarışa dahil edecek bir hamle geldi: Mesut Özil… Real Madrid taraftarı bu transferden sonra Bale’in gelişine bile sevinemedi. Mesut, Walcott, Cazorla ve Wilshere gibi yıldızlarıyla gerçekten göz kamaştırıcı bir hücum hattına sahip. Bu yıldızlara yakışır bir forvetleri yok ama maalesef. Ve son olarak Tottenham’a gelecek olursak Bale’in parasını deyim yerindeyse bozdurup bozdurup harcadılar. Gerçekten çok kaliteli transferlerle bence geçen seneden daha güçlüler. Özellikle Soldado gibi üst düzey bir forvet, Lamela ve Eriksen gibi 2 genç yıldız ve Brezilyanın yükselen yıldızı Paulinho’yu almış olmaları iddialarını ve isteklerini ortaya koymaya yetti. Bu sezon artık 5.likten kurtulup Şampiyonlar Liginde boy göstermek istiyor Villas-Boas’ın öğrencileri.
Şimdi de biraz transfer döneminde öbür takımlar ne yapmış ona bakalım.Bir çok şaşırtıcı ve kaliteli transferler oldu diğer kulüpler adına da. Premier Ligin yeni takımı Cardiff City büyük paralar harcayarak kadrosunu güçlendirdi.Medel, Caulker ve Odemwingie transferleri dikkate değer transferlerdi. Anzhili yıldız Willian da bütün büyük kulüplerle adı anıldıktan sonra geleceğini Mourinho’ya emanet etti. Arsenal taraftarının çok sevdiği (!) Chamakh yeni ekiplerden Crystal Palace’ın yolunu tuttu ki bu kulüp için gerçekten önemli bir transfer. Everton Lukakuyu son gün Chelsea’den kiralayarak forvet hattını güçlendirdi. Fulhamsa kaleye Stekelenburg orta sahaya Scott Parker,  Taarabt ve forvet hattına Benti alarak kadrosunu güçlendirdi. Hull City’nin Huddlestone ve Livermore hamleleri orta sahalarını sağlamlaştırdı. Norwich ise forvet hattına çalıştı ve Van Wolfswinkel, Hooper ve Galatasaraylı Elmanderi kadrosuna kattı. Swensea ise ligin en beğendiğim transferlerinden birini yaparak Michu’nun yanına Bony’yi aldı. Bu ikili kesinlikle merak uyandırıcı. Son olarak WBA’nın Anelka, Amalfitano ve Sinclair hamleleri transfer dönemine damgasını vurdu.

Özellikle deadline day’i çok heyecanlı olan bir transfer dönemini geride bıraktık. Ve kesinlikle bizi müthiş bir sezon bekliyor.Her hafta burada size ligin gidişatı ve takımların son durumlarını aktarmaya çalışacağım. Mutlu haftalar dilerim…