Şenol Hoca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şenol Hoca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Eylül 2015 Çarşamba

ŞEHİTLER ÖLMEZ

Futbol da pazar gecesi Hollanda maçın da aldığımız tarihi galibiyet ve cumartesi  gecesi basketbol da 12 dev adamın 58 yıl sonra resmi bir maçta Italya'yı yenmenin mutluluğunu ne yazık ki yaşayamadık.Yaşattırmadı hainler.Yine acı düştü ocaklara yüreğimiz yine yandı.Son 2 ayda kaç tane şehit verdiğimizin sayısını bile unuttuk.Her gün bir yenisi ekleniyor şehitlere her gün yeni gencecik bedenler düşüyor toprağa.Kim bilir bu anlamsız savaşta kaç anne baba evladını yitirirdi,kaç çocuk yetim kaldı.Ben de bir şehit yakınıyım,kuzenim Tunceli de şehit düşmüştü 1994'te.Ne büyük acıdır çok iyi bilirim ve acısı inanın her gün hissedilir şehitlerin.Hiç bir siyasi beklenti hiç bir ideoloji bir insanın hayatından daha değerli değildir.Tavan da birleşemeyen siyasilere inat taban da tek vücut olan halklar bu savaşı bitirebilir.Bu topraklar asırlardır göz yaşına kana doydu artık dur demenin vakti geldi de geçiyor.En kötü müzakerenin en iyi savaştan iyi olduğu gerçeğini unutmayıp diyaloğa tekrar dönme vaktidir.Konuşarak birbirimizi anlayarak halledilemeyecek sorunumuzun olduğunu sanmıyorum.
Allah bu ülke için canını siper edenlere rahmet eylesin bu savaşın bir an önce bitmesi temennisi ile...
Acılar bu kadar yoğunken futbol konuşmak anlamsız olurdu.

29 Ağustos 2015 Cumartesi

PUZZLE'DAKİ SON PARÇA...

Süper Lig Hasan Doğan Sezonunun 3. Haftasının açılışını 4 güzel gol ile yaptı Beşiktaş. Ancak bu farklı galibiyete rağmen ilk gole kadar izleyenleri ve taraftarlarını mutlu etmeyen bir futbol vardı sahada. Trabzon maçında 90 dakikayı tek pozisyonla kapatan Beşiktaş, özellikle Şenol Güneş’in takımın başına gelmesiyle birlikte beklenen tempolu ve hücumcu futbol anlayışını 4 gol atmayı başarmasına rağmen sahaya yansıtamadı. Bunda ki en büyük etken de henüz hazır olmayan Mario Gomez ve Sosa ile birlikte kötü zemin ve havanın çok fazla bunaltıcı oluşuydu. Oğuzhan’ın muhteşem frikiğine kadar, Mersin maçı temposunu ve oyunun sahaya yansıyışının kırıntılarını dahi göremedik. Şenol Hoca’nın milli takım arasını çok iyi değerlendirip henüz hazır olmayan oyuncuları bir an önce takıma adapte etmeli.



Gaziantep gibi kapanan takımları açmanın en iyi yolu kanatlara oyunu yaymak olmasına rağmen Beşiktaş’ın bu oyuncu tiplerine sahip olmadığından, elindeki tek silahı rakip sahada tempolu baskı yapmasıydı. Ancak ya oyunculardan ya da zemin ve hava şartlarından bunu gerçekleştiremediler. Bunun çözümünü Şenol Hoca bir an önce yapmalı ve öne geçilemeyen dakikalarda takımın temposu çok daha fazla olmalı. Bunu sağlamak için de Şenol Hoca’ya rakibe sağlam basan ama aynı zamanda topu iyi de kullanabilen bir orta saha oyuncusu şart. Transfer sezonunun son birkaç gününde yönetim ne yapıp edip bu oyuncuyu takıma kazandırmalı. Diğer transferler (kaleci ve stoper) olmazsa olmaz değil takım için ama orta saha transferi belki de sezonun kaderini belirleyecek öneme sahip. Eskişehir’de oynayan Lawal bence Tolgay ve Veli’nin dönüşüne kadar belki de en iyi alternatif olarak göz önüne çıkıyor. Hem Beşiktaş’ta oynamak istemesi hem de ligi tanıması en büyük artısı. Takas ve para ile bu transferi en kısa sürede çözmesi gerekiyor yönetimin.



Avrupa ligi kuraları çekildi, Beşiktaş’ın grubu kolay olmasa da Infantino bu sefer daha insaflı davrandı. Sanırım yıllardır çektiği kuraların affını istiyor. Tabiki Avrupa’da oynanan hiçbir maç kolay değil, özellikle Lisbon ve Moskova deplasmanlarında en az birer puan çıkarılması gerekiyor. 4. Torbadan gelen Arnavut takımından ise 6 puan almak zorunda, eğer grup lideri olmak birinci hedef ise. Gerçi geçen sezon görüldüğü gibi grup lideri olsanız da Liverpool ile eşleşme şansına sahipsiniz o yüzden en azından çeyrek final oynamak hem Fenerbahçe’nin hem de Beşiktaş’ın öncelikli hedefleri arasında yer almalı. Bizler de yıllar sonra Avrupa’da birden fazla takımla ileri turlara gitme heyecanını tatmış olur ve ülke puanını artık kritik noktalardan kurtarmayı da başarabiliriz. 

23 Ağustos 2015 Pazar

DERBİ ATEŞİ


Beşiktaş-Trabzonspor derbi rekabeti bir jübile maçıyla başladı.Trabzonspor o zamanlar ikinci ligde mücadele ediyordu.
11 Ekim 1973 tarihinde her iki takımda oynayan Erkan Yanardağ'ın jübilesinde karşılaştılar.Maç 2-0 lik bordo mavili ekibin üstünlüğü ile sonuçlandı ve tarihi rekabet böyle başladi.
İlk resmi maç ise 1974-1975 yılında Trabzon Şehir stadında oynandı ve bordo mavili ekip mücadeleden 1-0 üstünlükle ayrıldı.En farklı galibiyet ise 1993 yılında bir lig maçında gerçekleşti.İnönüde oynanan maçta Beşiktaş,Trabzonspor'ü 7-1 gibi tarihi bir skorla devirmişti.
Dün gece ki maçtan önce ligde oynanan 84 lig maçın da Bjk 32,Ts 31 kez kazandi.21 maçta ise taraflar beraberliğe razı oldu.
Ve düne dönelim.Q7 ile başlayalım.Yeteneklerine bu kadar ihanet eden çok az futbolcu vardır.Beraberlik golünü atmışsın takım taraftar ateşlenmiş oyun zaten sizden yana ama sen yine gereksiz bir kartla oyun dışı kalıyorsun.Takım arkadaşlarına hocana ne diyeceksin.Ayıp!!Q7'nin Bjk kariyerindeki 4.kırmızı kartı.Taraftarlar bir oyuncuyu sevebilir ama kırmızı kartla oyun dışı kalan oyuncuyu alkışlamak diğer oyunculara ihanettir.Aynı hareketi Necip yapsa ıslık,protesto ve küfür eden bir seyirci topluluğu olacaktı.Neyse saha içine dönelim,Beşiktaş geçen haftaki  onbirinden sadece Motta-Tosic değişikliği ile başladı.Beşiktaş orta saha da çok yumuşak kaldı.Olcay yerine Necip ile başlamak direnç sağlayabilirdi ama Şenol Hoca ben gol yesem bile ilerde ki 4lü arkalarında Oğuzhan ile işi bitiririm diye düşündü.Fakat öyle olmadı savunma engelini aşamadılar.Cenk iki sert stoperin arasında kayboldu.Gökhan Töre maçın en kötüsüydü.Olcay,vasattı.Q7 malumunuz!!!Rhodolfo çok ağır bu yüzden defansta geri de kalıyor ve ofsaytı bozuyor.Hızlı bir stoper gerekli.Oğuzhan ve Atibayı beğendim.Gomezin zamana ihtiyacı var.
Trabzonspor haddini bilerek oynadı.Besiktasin pas oyununa karşı geri de kalarak sert savunma ile rakibi durdurmaya ve kapılan toplarla besiktasin ağır savunmasını delmeye çalıştılar ki ilk golde böyle geldi.Mbia,Okay,Özer 3'lüsü dengeli oynadı.Özellikle Mbia nefis bir oyuncu,nerde duracağını nerde faul yapacağını çok iyi biliyor.Nokta transfer.Cavandayi ve iki haftadır galibiyeti getiren Erkan Zengin de iyi oynadı.Erkan pas oyununa biraz daha katkı verirse takımın lideri olur.2012 den sonraki ilk galibeyetini aldı Trabzonspor.Son yedi lig maçında Beşiktaş 3 kez galip geldi ve 4 maç berabere bitti.Shota Hoca,geçen sezon Kasımpaşa da ligin en çok gol yiyen takımının başındaydı ama bu yıl Trabzonspor'a iyi defans yaptırıyor.Sonuç olarak lige iyi başlangıç yaptılar ve  6 puan ulaştılar.Tebrikler Trabzonspor
Maçın yıldızı,Mbia idi.Sahada basmadık yer bırakmadı.İlk golde ki katkısı,maçın son saniyesinde rakip ceza sahasında topa baskısı oyunu çift yönlü oynaması ile geceye damgasını vurdu.

KIRILMA ANI:Maçın iki kırılma anı vardı.İkisi Beşiktas'ın ellerinden uçup gitti.İlki Trabzonspor'un ilk golünden 3 dakika önce Gökhan Töre'nin boş kaleye topu atamayışı,ikincisi ise beraberlik golünden sonra Q7nin gördüğü kırmızı kart.

Beşiktaş taraftarı maçtan önce şehitler için açtığı dev Ay Yıldızlı bayrakla alkışı hak etti.Teşekkürler Çarşı Grubu

21 Ağustos 2015 Cuma

GÜNEŞ AKADEMİSİ

Beşiktaş hakkındaki bu yazımla beraber TUTKUMUZ SPOR macerasına siz değerli okurlarımızla beraber başlıyorum, artık her Cuma Beşiktaş ile ilgili yazılarımla sizlerle birlikteyiz. Allah utandırmasın.

Kamp döneminde gerek hazırlık maçları gerekse Şenol Hoca’nın olumsuz demeçleri, Beşiktaş taraftarlarının ve kamuoyunun sezonun ilk maçında çok da parlak olmayan bir başlangıç beklentisi içine girmesine yol açtı. Birkaç hafta oynandıktan sonra iyi futbol oynaması beklenen Beşiktaş, herkesi şaşırtan bir performansla sezona müthiş bir başlangıç yaptı. Şenol Hoca’nın bir futbolcu üzerindeki pozitif etkisi ve ona yaptığı katkı Türkiye’de bir hocanın verebileceği maksimum katkı olduğu gerçeği Mersin İdman Yurdu maçıyla birlikte bir kez daha kanıtlanmış oldu. Geçen sezon hiç verim alınamayan Oğuzhan ve Cenk’ten bence maksimum verimi almayı daha ilk maçtan başarmış Şenol Hoca. Cenk’in son vuruşları her zaman birinci sınıf olduğundan hiç sürpriz bir performans değildi. Ancak Oğuzhan potansiyel olarak bu oyunun daha fazlasını vaat etse de, bunları bize hiç göstermediği için bu performansı beklemiyorduk. Umarım Oğuzhan fizik kapasitesini biraz daha arttırmayı başarabilir ve Sosa döndüğünde beraberce o sahada bu becerilerini gösterebilir. Olcay her zaman bildiğimiz gibi, taraftara saç-baş yoldurur ama sezonda 10 gol atar. Ancak Gomez ve Q17 form tuttuğunda hem Cenk hem de Olcay iyi birer hamle oyuncusu olacak ve takımın zorlandığı anlarda Yusuf Şimşek etkisi yapabilirler. Geçen sezon Bilic’in en çok eksikliğini hissettiği kenardan gelecek bu kalite idi.


Yeni transferler bek sorunlarını çözmüş ama savunmada hala Rhodolfo’nun yanına hızlı ve sağlam bir stoper gerekiyor. Tolga ise geçen sezondan farksız, Cenk sezonun yarısı sakat, Günay ise henüz bu düzeyde değil. Yani kaleci transferi şart duruyorsa da Şenol Hoca yine öğretmen rolüyle Güneş akademisinde herkesi farklı bir boyuta taşıyabilir.

Beşiktaş ligin ilk yarısının en az kayıpla kapatabilmek için kesinlikle orta sahaya takviye yapmalıdır ve zaten hoca da bunun farkında ama yönetimin elini biraz daha çabuk tutması gerekiyor. Cumartesi günü oynanacak Trabzon maçı Mersin maçı kadar rahat olmayacak. Eğer Gökhan Töre kendisini biraz toparlar ve geçen sezonun ilk yarısındaki performansına dönerse, ki dönmezse kendisini yedek kulübesinde görebiliriz, Sosa, Oğuzhan, Gomez ve Q17 ile beraber Beşiktaş durdurulması güç bu hücum hattıyla kolay gol yese de yediğinden fazlasını her zaman atacak güce sahip olacaktır. Özellikle Tolgay takıma döndüğünde defans ile hücum hattını birbirine bağlayacak üstün zeka yerine oturmuş olacak ve o tarihte Vodafone Arena’nın da açılacağını düşünürsek, Beşiktaş şampiyonluğun bir numaralı adayıdır. Şenol Hoca ve futbolcular üzerlerine düşen görevi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyor. Şimdi sıra yönetim ve taraftarda, bu takım en iyi desteği sonuna kadar hak ediyor.

Son olarak Futbol Federasyonu Şenol Hoca ile görüşüp antrenörlüğü bıraktıktan sonra teknik adamlara eğitim verecek Güneş Akademisinin kurulmasını sağlamalı ve böylelikle her futbolcudan maksimum verim nasıl alınır diğer hocalara da öğretmeli. Belki bu şekilde Milli Takım istenilen seviyeye ulaşabilir…