Sharapova etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sharapova etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Eylül 2015 Salı

HAFTAYA BAKIŞ

WTA'de geçen haftanın tekler şampiyonları Tokyo'da Agnieszka Radwanska, Guangzhou'da Jelena Jankovic ve Seoul'da Irına Camelia Begu oldu. ATP World Tour'da ise teklerde St. Petersburg'u Milos Raonic, Metz'i Tsonga şampiyon olarak tamamladılar.
Radwanska Tokyo'da şampiyon olurken hiç set kaybetmedi ve gerçekten çok sağlam maçlar oynadı. Fiziksel olarak  rakiplerinden çok daha iyi göründüğü haftada polonyalı kariyerinin 15. tekler şampiyonluğunu kazandı ve sıralamada yeniden ilk 10'a yükseldi. Finaldeki rakibi Belinda Bencic de sezonun ikinci yarısındaki yükselişini sürdürmüş oldu.


Guangzhou şampiyonu Jankovic ise turnuva genelinde finaldeki skorun(6-2 6-0) gösterdiği kadar rahat değildi. Yarı finalde Wickmayer'e karşı maç puanları kurtaran Jelena, maç boyunca kolundan sıkıntı yaşadı. Finalde kariyerinin ilk WTA finalini oynayan ve çeyrek finalde turnuvanın 1 numarası Halep'i mağlup eden Allertova karşısında rahat bir maç çıkartan sırp raket iki yıl sonra bir WTA şampiyonluğu kazanırken toplam sayıyı 14'e çıkardı. Seoul'de  Begu, finale elemelerden gelip ilk WTA  çeyrek,yarı final ve finalini oynayan Belarus'lu Sasnovich'i geçerken zorlanmadı. 1 numara olarak katıldığı turnuvayı şampiyon tamamlayan Begu, 2. WTA kupasını kazandı ve sıralamada kariyer yükseği yaparak 26. lığa oturdu.
 Raonic St. Petersburg'da finale giden yolda set kaybetmezken, bu yıl yaşadığı sakatlıktan sonra çok moral verici bir şampiyonluk kazanmış oldu. Kariyerinin 7. şampiyonluğunu ATP'nin istikrarlı tenisçilerinden Joao Sousa'yı 3 sette geçerek kazanan Kanada'lı hafta boyunca en büyük silahı olan servisini çoğu zaman olduğu gibi yine iyi kullandı. Metz'de ise 2013 finalinin tekrarında Fransızların kapışmasında sevinen bu kez Tsonga oldu. Zorlandığı turnuvayı şampiyonlukla noktalamayı başaran Tsonga finalde Simon'u 3 sette geçti, 12. tekler zaferini kazandı ve sıralamada 1 basamak yükselerek 16. lığa oturdu. Az da olsa sezon sonu şampiyonasına katılma şansı devam ediyor.

Bu haftaki turnuvalara bakacak olursak WTA'de sezonun en büyük turnuvalarından biri Wuhan'da  yapılıyor. Serena dışında İlk 20'den bütün tenisçilerin katıldığı premier seviyedeki turnuvada gözler Wimbledon'dan sonra ilk maçını oynayan Sharapova'da idi. 2. turda Barbora Strycova ile karşılaşan Maria, karşılıklı kazanılan tiebreak'lerden sonra 3. sette durum 2-1 iken bilek sakatlığı sebebiyle maçtan çekildi.Maçtan sonra Singapur'daki sezon sonu şampiyonasına ve Fed Cup maçlarına en hazır şekilde gitmek istediğini belirtti. İnternational seviyedeki Taşkent'te ise daha düşük profilli tenisçileri görüyoruz. Annika Beck'in 1 numaralı seribaşı olduğu turnuvada ilk tur maçları devam ediyor.
ATP  World Tour'da  ise Kuala Lumpur ve Shenzen'de 250'lik turnuvalar var. Shenzen kadrosunda Cilic ve Berdych göze çarparken Kuala Lumpur'da Ferrer,Dimitrov,Karlovic ve Feli Lopez mücadele edecek.
 Bu arada ITF(International Tennis Federation),  2016 yılından itibaren Davis Cup'taki maçların 5. setlerinde tiebreak oynanacağını açıkladı. Bu uygulama slam turnuvalarında yalnızca Amerika Açık'ta yapılıyordu. Alman tenisçi Tommy Haas ise uygulamanın diğer slam turnuvalarına da entegre edilmesi gerektiğini söylemiş. 




5 Eylül 2013 Perşembe

N e w Y o r k , N e w Y o r k. . . Amerika Açık Tenis Turnuvası


        İlki 1881 yılında oynanan Amerika Açık Tenis Turnuvası bu yılda hız kesmeden devam ediyor. Amerika'da gerçekleşen sezonun son grand slam turnuvasında sürprizler her zamanki gibi şaşırttı. 
        İlk sürpriz turnuvada Sugarpova soyadı ile oynama başvurusu yapan fakat daha öncede sakatlık geçirdiği sağ omzundan tekrar sakatlanan Maria Sharapova'nın turnuvadan çekilmesi oldu. Sharapova 2006 yılında finalde Justine Henin'i 6-4'lük iki sette geçerek şampiyon olmuştu.
        Turnuvanın bayanlarda ikinci sürprizi ise 17 yaşındaki Victoria Duval'ın 2011 yılı şampiyonu Avusturalyalı Sam Stosur'u ilk turda 3 set sonunda geçerek ikinci tura yükselen isim olmasıydı. buPetra Kvitova eski formundan çok uzak olduğunu burda da gösterdi. Yine Venüs Williams da emeklilik zamanının yaklaştığını hissettirdi. Sara Errani ve Agnieszka Radwanska ise yine o yumuşak defansif oyunlarının kurbanı olarak elenmekten kurtulamadılar.
         Turnuvada İtalyanlar üst turlara Flavia Pennetta,Roberto Vinci,Sara Errani gibi tenisçilerinin yükselmesi ile sadece toprak sezonunda değil sert korttada iddialı olduklarını kanıtladılar.
     Amerika Açıkta en çok konuşulan konulardan biri de bayanlarda çeyrek finale yükselen isimlerin çoğunun 30 yaşın üstünde olmasıydı. Yeni nesil oyuncular maalesef eski jenerasyonların teknik kalitesini yakalamakta zorlanıyorlar. Tenis günümüzde artık teknik ve taktik oyundan çok hızlı servis ve sert vuruşlara döndü bu da bazı oyunculara birkaç turnuvada başarı getirse de uzun vadede başarı getirmiyor. Güç tenisinin öncü bayan oyuncusu Serena Williams,Victoria Azarenka ve Maria Sharapova bu dengeyi dünya tenisinde en iyi tutturan bayan oyuncular. Yarı finalde oynanacak Serena Williams-Li Na maçı mücadelesi yüksek ve kaliteli geçmesi beklenen bir maç ama Serena'nın kendi evindeki bu turnuvada açık ara favori olduğu göz önünde tutulursa maçın galibi Serena olur. Victoria Azarenka-Flavia Pennetta yarı finali de iki tenisçi için zor geçecek.Pennetta son iki senedir çeyrek finale yükseldiği bu turnuvada ilk kez yarı final oynamanın verdiği heyecanı kaldırabilir ise son üç turdur zor maçlar geçiren Azarenka'yı 3 set sonunda geçmeyi başarabilir. Turnuvanın finali Williams-Azarenka olur ve şampiyon da Williams olur.
       Amerika Açık'ta erkekler kanadında bayanlarda yaşanan sürprizler pek görülmedi. Turnuvada merak edilen konulardan biri son dönemde düşüşte olan ve 7 numaraya gerileyen Roger Federer'in performansıydı. Federer ilk turlarda iyi bir performans göstermesine rağmen nazaran diğer rakiplerine oranla daha kolay bir rakip olan Tommy Robredo karşısında kendi hatalarının kurbanı oldu ve uzun yıllar sonra ilk kez bir sezonu hiçbir grand slam kazanamadan kapattı. Turnuva öncesi sert kortta 2 tane turnuva kazanarak gelen ve final favorisi olan Rafael Nadal ise bu yükselişini her tur arttırarak kayıpsız yarı finale geldi. Belki de büyük sürprizlerden biri David Ferrer'in daha önce defalarca yendiği Richard Gasquet'e 5 set sonunda mağlup olarak turnuvaya çeyrek finalde veda etmesi oldu. Djokovic ve Murrray de kayıpsız yollarına devam etti. Murray-Wawrinka çeyrek final maçı büyük bir rekabete sahne olacaktır. Yarı finalde Nadal-Gasquet maçının yanına Djokovic-Wavrinka maçının geleceğini düşünüyorum. Finalde ise Nadal-Djokovic mücadelesi olur ve Nadal 4 set sonunda şampiyonluğu kazanır. Hafta sonu oynanacak finallerin ardından pazartesi günü dünya sıralamasında meydana gelecek değişiklikler merak konusu.
        Amerika Açık sonrası yeni sıralamanın ve Türk tenisinin geleceği hakkındaki yazılarımızla birlikte olacağız.

Martin Kanev