Oyuncu Analizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oyuncu Analizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Eylül 2013 Çarşamba

Şimdinin Joker Oyuncusu Geleceğin Yıldızı Gökhan Töre

20 Ocak 1992 Köln doğumlu Gökhan Töre hakkında 2011de A Milli Futbol Takımımızda oynayana kadar birçoğumuzun hiçbir fikri yoktu. Aslında Gökhan hakkında kafamızda bir fikir oluşması için biraz daha geriye yani 16-17 yaşlarına gitmek lazım. Almanya'daki çoğu gurbetçi ailenin çocuğu gibi Gökhan da futbola meraklıydı. Yerel bir Alman takımının altyapısında futbola başlayan Gökhan kısa sürede Bayer Leverkusen'in U17 takımına geçti.Alman disipliniyle yetişmiş olan Gökhan'ın hırsı ve azminin yanı sıra yetenekleri ve çalım atabilme özelliği Leverkusen'deki hocasının dikkatini çekmişti. Leverkusen'de 2 yıl oynayan ve gayet iyi maçlar çıkaran genç oyuncu 2009 yılında İngiliz devi Chelsea'ye transfer oldu. Chelsea'nin rezerv takımında görev yapmaya başlayan Gökhan'ın en büyük eksikliği olarak gol yollarındaki bitiricilik eksikliği göze batıyordu. Rezerv ligde 2009-2010 yılını şampiyon tamamlayan Chelseade 21 maçın 16sında ilk on birde başlayan Gökhan, 2011 yılında Chelseaden antrenörü Frank Arnesen'in Hamburg'a geçmesiyle o da Alman ekibine transfer odlu.

 Bundesligada takımının değişilmez oyuncularında biri haline gelen Gökhan yaşadığı menisküs sakatlığı sebebiyle uzun süre sahalardan uzak kaldı ve form düşüklüğü yaşadı. Bunun akabinde Rusya'nın son yıllardaki yükselen ekibi Rubin Kazan kadrosundaki Türk futbolculara bir yenisini daha katmak istedi ve 2012-2013 sezonu başında Gökhan Töre'yi 5 milyon euroya transfer etti. Kendisi için hiç uygun olmayan bir ligde Gökhan fazla forma şansı bulamadı. Çünkü yetiştiği Almanya ve geliştiği İngiltere de sabit bir kanat oyuncusu olmayıp içeri kat eden, şut çeken bir kimlik kazanmıştı. Rubin Kazan da ise ondan daha çok defansif roller de üstlenmesi isteniyordu. Bu sezonun başında genç ve Türk oyunculara yönelen Beşiktaş soluğu Rus ekibinde aldı ve Gökhan Töre'yi bir yıllığına kiraladı. Slaven Bilic'in takımın başında olması onu eski günlerine döndürmeye yetti ve Gökhan oyunu iki yönüyle oynayabilen bir oyuncu haline geldi. Süper ligdeki ilk maçında Trabzonspor karşısında sonradan oyuna giren Gökhan takımının rahatlamasını sağlayan çok şık bir gol kaydetti ve bu gol onun profesyonel futbol kariyerindeki ilk golüydü. 2. hafta Erciyes deplasmanında da uzaktan attığı muhteşem gol hepimizin beğenisini topladı. Gökhan için Beşiktaş, Beşiktaş için Gökhan şans olarak görünüyor. Umarım sezon sonuna kadar istikrarlı bir performans sergiler ve Beşiktaş'ta kalır. Fatih Terim'in milli takımın başına gelmesiyle tekrar ilk 11de şans bulmaya başlayan 21 yaşındaki genç yetenek , uzun süre ay-yıldızlı formaya hizmet edecek gibi görünüyor.

9 Eylül 2013 Pazartesi

THERE AND BACK AGAIN


  2006 da İnternacional takımının kaldırdığı Kıtalararası Kupa'yı kaldırdığı kadrodaydı ve henüz 17 yaşındaydı. Takımının bel bağladığı yıldız adaylarının başında geliyordu. Onunla birlikte kendinden iki yaş büyük olan şimdi Shakhtar Donetsk futbolcusu olan Luis Adriano da takımın parlaması beklenen yıldızlarındandı. Pato'nun o yaz Milan'a transferi süpriz olmadı. İtalya da ilk darbesini sert stoperlerden önce federasyondan yedi zira federasyon 18 yaşından küçük olan futbolculara lisans çıkarmıyordu. İlk maçına Ocak ayından itibaren çıkabilecekti. İkinci darbeyi ise buna darbe demek belki doğru değil ama kulüp yönetiniden geldi. Ona Shevchenko'nun 7 numarası verilerek genç yıldızdan beklentilerin ne kadar büyük olduğu dosta düşmana göstertildi. 9.500.000,euro luk fiyatıydı belkide bu beklentiyi yukarılara çeken. Pato ise çıktığı ilk maçta Napoli'ye attığı golle beklentileri karşılayabileceğini gösterdi. Times gazetesinin Dünya'nın 25 Genç Yeteneği arasında gösterilmekteydi. Milli takımda da çok önemli bir rekoru o yıllarda kırdı. Pele'ye ait olan Brezilya Milli takımı adına gol atan en genç futbolcu rekorunu 28 Mart 2008 de Emirates Stadyumunda İsveç'e attığı golle17 yaş 102 günlükken kırdı.
     

Milan'lı yılları sakatlıklar ve magazinsel yönü yüzünden iniş çıkışlarla geçti.Genç yıldız ligin savunmacılarına karşı kendini korumada başarılı olamadı. Ayak bileginden aldığı darbeler futbolunu olumsuz etkiledi. Fakat hazır olarak çıktığı maçlarda her zaman takımının en büyük kozu oldu. Barcelona'ya attığı golü kim unutabilir. Ardından Berlusconi'nin kızıyla yaşadığı ilişikisi onu magazin dünyasının vazgeçilmezleri arasına soktu. Hatta Milan'da sakatlıklarına rağmen kalmasının da Berlusconi ve kızının sayesinde olduğu iyiden iyiye dillendirilmeye başlandı. İki taraf da bu durumdan sıkılmış olacak ki 2013 yaz transfer döneminde Pato 28 milyon karşılığında Corinthians'a transfer oldu. Milan'da geçirdiği altı sezonda 150 maçta 63 gollük bir performans sergiledi.
Corinthians onu büyük umutlarla ve büyük bir paraya transfer etti. Yine kendisinden beklentiler büyük ve yine 7 numara sırtında. Yeni takımıyla bu sezon çıktığı 30 maçta 15 gol atarak birkez daha kandini kanıtldı. Her fırsatta ülkesinde düzenlenecek olan Dünya kupasında taakımının kadrosuna girmek hedefinde olduğunu söylüyordu. Bu performansı Scolari'nin de dikktini çekmiş olacak ki farklı kazandıkları Avustralya maçının kadrosuna onu da çağırdı. Pato da şova bir gol ve mükemmel paslarla eşlik etti. Zaman ne gösterir bilinmez ama özlediğimiz bu golcü geri dönüyor gibi...

6 Eylül 2013 Cuma

Oyuncu Analizi : Hugo Almeida


                                              

             Oyuncu Analizi : Hugo Almeida





       Beşiktaş'ın yıldız golcüsü Hugo Almeida bu sezona çok formda başladı. 3'te 3 yaptı . Geçen sezona oranla  müthiş derecede patlama yaptı.Bana göre sezonun en iyi oyuncularından biri olabilir.Bunda tabii ki de Slaven Bilic'in katkısını da unutmamak gerek. 



Almeida'nın Kariyeri

Porto


2004-2005 sezonu


Almeida, Porto'da yalnızca 3 maçta forma giydi.  Şampiyonlar Ligi'nde ise yine 2 maçta forma giydi. Süper Kupa finalinde oyuna dahil edilmedi. 4 maç için Porto B takımında da forma giyem Almeida burada ise 4 gol kaydedebildi. İkinci sezon ise yine kiralık gönderilen Almeida'nın yeni kulübü Boavista  oldu. Burada da 14 maçta 3 gol kaydetti.

2005-2006 sezonu

 Hugo Almeida'nın, Porto'da geçirdiği en aktif sezon oldu. Çoğu yedeklerden oyuna dahil olmak olarak olsa da 28 maçta forma şansı buldu.  Şampiyonlar Ligi'nde de 6 maç oynayan Almeida, Avrupa'daki ilk golünü ise Inter'e attı. Sezon sonunda hem Portekiz Ligi'ni hem de Portekiz Kupası'nı kazandı.



Werder Bremen




2006-07 sezonu


2006-07 sezonu başında Werder Bremen'e kiralandı. Werder Bremen'de ilk lig maçına 13 Ağustos 2006'da Hannover 96 ile oynanan maçta çıkarken, yine bu maçta ilk lig golünü attı. UEFA Kupası'nda yarı finale çıktılar. Almeida, UEFA Kupası'nda 8 maçta 4 gol atarak bu başarının mimarlarından oldu. Ağustos 2007'de Porto'nun forvet mevkisine ihtiyaç duymamasıyla Bremen'in dört yıllık sözleşme teklifini kabul etti.

2007-08 sezonu

2007-08 sezonu öncesinde Klose'nin de Bayern Münih'e transfer olmasıyla ilk 11'de oynama şansını yakaladı. O sezon ligde 23 maça çıkıp 11 gol attı. Sezonu lig ikincisi olarak bitirdiler.

2008-09 sezonu

2008-09 sezonu ise lig açısından Bremen için kötü geçti. 27 maçta 9 gol atmasına rağmen ligde 10. oldular. Sezonun tesellisi ise Almanya Kupası oldu. 5 maçta 4 gol, 2 asist ile kupayı getiren isimlerden biri oldu. Şampiyonlar Ligi'nde 3 maçta 2 gol kaydetti. UEFA Kupası'na geçen Bremen'de Almedia, 8 maçta oynayıp 1 gol 3 asist kaydetti. Ancak takımının 2-1 kaybettiği Uefa Kupası Finali'nde kart cezalısı olduğu için forma giyemedi.

2009-10 sezonu

2009-10 sezonunda Werder Bremen, lig üçüncüsü oldu. Almeida da takımın en çok forma giyen isimlerden oldu. Almanya Kupası'nda yine finale kalınsa da bu sefer kupa alınamadı.

2010-11 sezonu

2010-11 sezonunun ilk yarısı Almeida'nın Bremen'de geçirdiği son sezon oldu. 13 maçta 9 gol kaydetti. Son lig maçında St. Pauli karşısında hat-trick yaptı ve Bremen maçı 3-0 kazandı. Ancak Almeida, maçın 80. dakikada kırmızı kartla oyun dışında kaldı. Almeida ayrıca Şampiyonlar Ligi'nde ve Almanya Kupası'nda da goller kaydetti.



Beşiktaş 

2010-2011 sezonu

Almeida,  Beşiktaş'la 3 Ocak 2011 tarihinde 3.5 yıllık sözleşme imzalamıştır. Beşiktaş'taki ilk resmi maçı Manisaspor ile oynanan Ziraat Türkiye Kupası maçı olmuştur. Beşiktaş'taki ilk resmi golünü ise 26 Ocak 2011 tarihinde oynanan Türkiye Kupası'nda Beşiktaş-Trabzonspor maçında atmıştır. 

2011-2012 sezonu 


 Beşiktaş'taki 2. sezonunda Ligde 25 maçta 11 gol 3 asist toplamda ise 31 maçta 14 gol 5 asist ile oynamıştır.

2012-13 sezonu

Beşiktaş'taki 3. sezonunda ailevi sorunlardan dolayı takımdan ayrılmak istemesine rağmen takımda kalmıştır. Ligdeki 12 hafta sonunda 10 maçta 8 gol 2 asist ile oynamıştır.Kupada oynadığı maçta da gol atmayı başarmıştır.

2013-2014 sezonu

Hugo Almeida lige 3'te 3 yaparak başlıyor.



 


                       

2 Eylül 2013 Pazartesi

Yeni Ronaldo Galatasaray'da

Portekiz basınına göre  Portekiz Milli Takımı ve Real Madrid'in yıldızı Cristiano Ronaldo'dan sonra Sporting Lisbon alt yapısından çıkan en iyi oyuncu Bruma artık Galatasaray forması giyecek.Bruma transferi U-20 Dünya Kupası sonrası günlerce konuşuldu.Fatih Terim ve Ünal Aysal'da röportajlarında bu oyuncu ile ilgilendiklerini ve takıma kazandırmaya çalıştıklarını defalarca söylemişlerdi.Peki günlerce medyanın,taraftarın,hocanın ve başkanın konuştuğu bu genç oyuncu nasıl biri ? İşte Bruma ile ilgili anektodlar.
Sezon öncesini Sporting B takımına kiralık olarak geçiren futbolcu Sporting B deki performansıyla Lig Orangina'nın sezonun en iyi genç oyuncusu seçildi.Bruma Sporting Lisbon ile ilk maçına Şubat 2013'de oynanan Maritimo maçı ile çıktı.Zaten Portekiz Milli takımının çeşitli yaş kategorilerinde de yer bulan Bruma Portekiz U-20 Milli takımın da sol kanat oyuncusu olarak yer alıyordu.Sporting Lisbon'da oynadığı süre içerisinde de forvet arkası ve sağ açıkta görev alan Bruma Lisbon forması ile çıktığı 13 maçta 1 gol 4 asistlik performans sergiledi.Fatih Terim'in yaratıcı ve hızlı oyuncu kriterlerine uyan futbolcu kanatlarda forvet arkasında ve forvette de oynayabilmesi ile tam bir joker.Savunmaya da gelerek top çıkartan ve oyun içinde kanatlara sıkışmayıp orta alana gelerek top alan defansa da gelerek yardım da bulunan yetenekli bir futbolcu.Fiziki yapısı da çok güçlü olan Bruma ikili mücadelelerden kaçmayan defansta ve hücumda omuz omuza mücadelelerde pes etmeyen bir yapıya sahip.Kendisine faul yapılsa bile yıkılmayan genç oyuncu bu özelliğiyle topu dikine taşıma da işini kolaylaştırıyor.Top taşıma da dengeli olan oyuncu sadece hızını kullanan ve rakibi hızıyla geçmeye çalışan sabit oyunculardan değil.Galatasaray'da nerede oynayacağı da tartışılan oyuncu için ilk beklenti Hamit'in kesilip yerine Bruma'nın monte edilmesi olarak görülüyor.Bu durumda sarı kırmızılılar lig içinde defans,orta saha ve ya hücumdan bir yabancı oyuncu keserek Bruma'ya kontenjan açmak zorunda kalacak.Bruma transferi ile Galatasaray'ın olması muhtemel lig ve Şampiyonlar Ligi kadrosunun şu şekilde olmasını tahmin ediyorum.


Peki bu oyuncu 12 Milyon Euro değerinde bir futbolcu mu ?
Buna cevaben ise Sporting Lisbon'un alt yapısından çıkan Quaresma,Ronaldo,Nani,Moutinho ve Veloso'da bu denli yüksek fiyatlarla kulüpten ayrılmış ve başarılı olmuşlardı.Porto ve Benfica'nın aksine yurt dışından oyuncular getirmeyen genel olarak alt yapıdan oyuncular yetiştiren Portekiz ekibinden çıkan oyuncuların tamamı Portekiz Milli takımının da iskelet yapısında büyük rol oynuyor.Yani Bruma'nın 12 Milyon Euro'ya sarı kırmızılılara gelmesi çok iyi bir maddi kazanç.Şüphesiz ki Bruma Porto forması giyiyor olsa bu transfer için görüşmeler 30-40 Milyon Euro'lardan başlardı ve imkansız bir transfer hamlesi olurdu.
Bruma transferinin hem Bruma hem de Galatasaray adına hayırlı olmasını diliyorum.Umarım Bruma başarılı olur ve kendi başarılarıyla takıma da büyük başarılar kazandırır.

17 Ağustos 2013 Cumartesi

Güle Güle Golmander





Johan Erik Calvin Elmander Galatasaray taraftarının ona taktığı isimle Golmander.Takıma katıldığı sezon Galatasaray bir çöküşün ardından dirilişi aramaktaydı.Ve diriliş sezonunun ilk transferi Elmander'di.Takıma katıldığından beri profesyonelliği kişiliği ve sahada ki duruşuyla sadece Galatasaray taraftarının değil her renkten insanın sevgisini kazanmış bir futbolcuydu.İlk sezonunda 30 maçta görev alan takıma 12 gol 7 asist ve saha içinde rakip alanda ki baskısı ile büyük katkıda bulundu.Maçlarda yılmayan istekli ve hırslı görüntüsüyle herkesin gönlünde taht kuran Elmander ligimizin en sevilen futbolcuları arasında kendine yer edindi.2011-2012 sezonu Play-Off serisi son maçında Fenerbahçe mücadelesinde sakatlanmasına rağmen oyundan çıkmak istememesi onun ne kadar profesyonel ne kadar iyi bir futbolcu kişiliğine sahip olduğunu gösteriyordu.Ve o maçta ki sakatlık bir anlamda Elmander'in çöküşü olmuştu.Sakatlığın etkilerini bir türlü atlatamayan Elmander oynadığı maçlarda eskisi kadar pozisyonlara korkusuzca girmiyor ve çok kolay pozisyonlarda gol kaçırıyordu tabi bunun yanında ligin son gol kralı Burak'ın ve Umut Bulut'un takıma katılmasıyla forma şansı iyiden iyiye azalmıştı.Drogba'nın ara transferde takıma katılmasıyla 4.forvet pozisyonuna düşen Elmander yine de Galatasaray taraftarının favori oyuncularından olmuştu.Ve şimdi o Elmander Ligimize veda ediyor.Yabancı kısıtlaması sebebiyle takımdan gönderilmesi düşünen futbolcular arasında yer alan Elmander İngiltere Premier Lig ekiplerinden Norwich City'i ile anlaştı.Hırsınla isteğinle alnından akan kanınla sakat ayağınla gollerin ile iyi ki ligimize renk kattın teşekkürler Ulu Johan teşekkürler Golmander Türk futbolseverler seni unutmayacak.