Brezilya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Brezilya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mayıs 2014 Cumartesi

Birinci Belli İkinci Kim?

Dünya kupasına 33 gün kaldı.Bu haftadan itibaren her hafta bir grubu değerlendirip analiz edeceğim.


A GRUBU

                                                                           

   A Grubunda adeta "Birinci belli ikinci kim?" diyeceğiz. Brezilya'nın %99 ihtimalle gruptan birinci olarak çıkacağını rahatlıkla söylemek mümkün Fakat geri kalan üç takım arasında büyük bir çekişme olacak. Hücum hattında; Hırvatistan'da Mandzukic , Meksika'da Gıovanni Dos Santos ve Kamerun'da da Eto'o gruptan çıkacak ikinci takımı belirlemekte oldukça etkili olacak.

9 Eylül 2013 Pazartesi

THERE AND BACK AGAIN


  2006 da İnternacional takımının kaldırdığı Kıtalararası Kupa'yı kaldırdığı kadrodaydı ve henüz 17 yaşındaydı. Takımının bel bağladığı yıldız adaylarının başında geliyordu. Onunla birlikte kendinden iki yaş büyük olan şimdi Shakhtar Donetsk futbolcusu olan Luis Adriano da takımın parlaması beklenen yıldızlarındandı. Pato'nun o yaz Milan'a transferi süpriz olmadı. İtalya da ilk darbesini sert stoperlerden önce federasyondan yedi zira federasyon 18 yaşından küçük olan futbolculara lisans çıkarmıyordu. İlk maçına Ocak ayından itibaren çıkabilecekti. İkinci darbeyi ise buna darbe demek belki doğru değil ama kulüp yönetiniden geldi. Ona Shevchenko'nun 7 numarası verilerek genç yıldızdan beklentilerin ne kadar büyük olduğu dosta düşmana göstertildi. 9.500.000,euro luk fiyatıydı belkide bu beklentiyi yukarılara çeken. Pato ise çıktığı ilk maçta Napoli'ye attığı golle beklentileri karşılayabileceğini gösterdi. Times gazetesinin Dünya'nın 25 Genç Yeteneği arasında gösterilmekteydi. Milli takımda da çok önemli bir rekoru o yıllarda kırdı. Pele'ye ait olan Brezilya Milli takımı adına gol atan en genç futbolcu rekorunu 28 Mart 2008 de Emirates Stadyumunda İsveç'e attığı golle17 yaş 102 günlükken kırdı.
     

Milan'lı yılları sakatlıklar ve magazinsel yönü yüzünden iniş çıkışlarla geçti.Genç yıldız ligin savunmacılarına karşı kendini korumada başarılı olamadı. Ayak bileginden aldığı darbeler futbolunu olumsuz etkiledi. Fakat hazır olarak çıktığı maçlarda her zaman takımının en büyük kozu oldu. Barcelona'ya attığı golü kim unutabilir. Ardından Berlusconi'nin kızıyla yaşadığı ilişikisi onu magazin dünyasının vazgeçilmezleri arasına soktu. Hatta Milan'da sakatlıklarına rağmen kalmasının da Berlusconi ve kızının sayesinde olduğu iyiden iyiye dillendirilmeye başlandı. İki taraf da bu durumdan sıkılmış olacak ki 2013 yaz transfer döneminde Pato 28 milyon karşılığında Corinthians'a transfer oldu. Milan'da geçirdiği altı sezonda 150 maçta 63 gollük bir performans sergiledi.
Corinthians onu büyük umutlarla ve büyük bir paraya transfer etti. Yine kendisinden beklentiler büyük ve yine 7 numara sırtında. Yeni takımıyla bu sezon çıktığı 30 maçta 15 gol atarak birkez daha kandini kanıtldı. Her fırsatta ülkesinde düzenlenecek olan Dünya kupasında taakımının kadrosuna girmek hedefinde olduğunu söylüyordu. Bu performansı Scolari'nin de dikktini çekmiş olacak ki farklı kazandıkları Avustralya maçının kadrosuna onu da çağırdı. Pato da şova bir gol ve mükemmel paslarla eşlik etti. Zaman ne gösterir bilinmez ama özlediğimiz bu golcü geri dönüyor gibi...

6 Eylül 2013 Cuma

Şimdi Daha UMUT'luyuz.



Sonunda huzurlu,keyifli ve işte bu dediğimiz bir Milli maç izledik uzun süre sonra.Abdullah Avcı döneminde ki isteksiz,hırssız,oyuna ağırlığını koymayan Milli Takım gitmiş yerine daha dinamik,istekli ve bir o kadarda saldırgan bir Milli Takım gelmiş.
Fatih Terim rakip ne kadar bize göre güçsüz de olsa takımın daha istekli ve hırslı olması gerektiğini kısa sürede takıma aşılamış.Andorra takımın iyi oynadığını ölçmek için yeterli güçte bir rakip olmasa bile Avcı döneminde oynanan ve 2-0 kazandığımız maçta ki isteksiz tavır maç bitse de gitsek havası bu karşılaşma da yoktu.İlk dakikadan itibaren önde basan ve gol isteyen Milli Takım bu görüntüsüyle gelecek maçlara daha umutla bakmamızı sağladı.Uzun süre sonra Milli Takıma çağırılan Gökhan Töre iyi oyunuyla sağ kanatta harikalar yarattı ve Gökhan Gönül ile uyumlu bir görüntü çizdi.Maça kaptan olarak çıkan Arda Turan ise tam bir lider gibi takımı oyun içinde yönlendirerek farklı galibiyette başrol oynadı.Hızlı ve seri bir oyun stili benimseyen Milli Takım bu oyun şablonunu daha da ileriye taşırsa rakiplerimizin puan kayıplarına göre Dünya Kupası Play-Off'a kalarak Brezilya'ya gitme şansını arttırabilir.Kısa dönem olarak gelen Fatih Terim'den sonra Milli Takım'ın başına geçecek olan hocanın aynı sistem ve şablon üzerinde takımı yönetmesi 2002 Dünya Kupası ve 2008 Avrupa Şampiyonasında harikalar yaratan Milli Takım seviyesine ulaştırabilmesi zor gözükmüyor.Tabi bu anlamda Romanya maçı daha büyük bir ölçü olacaktır ki Romanya'yı yenmemiz durumunda grubu 2.olarak bitirme şansımızı son maçlara taşıyabilir ve Dünya Kupasına katılmak için daha ümitli konuşabiliriz.Takımı orta sahada iyi yöneten Nuri Şahin ileri çıkışlar da ağır kalsa bile oyunu kanatlara yayarak takımı iyi organize etti.Milli Takımda Arda'nın ve Gökhan Töre'nin formlarını devam ettirmesi de önemli bir unsur olacaktır.


Maçta 3 gol atarak yıldızlaşan Umut Bulut ise Galatasaray'da yedek olmasına karşın her zaman hazır durumda olduğunu gözler önüne serdi.Takımın bu hırsı bu isteği insanların Milli Takıma daha çok destek vermeye iter ve önceki teknik kadronun başarısızlığından dolayı Milli maçları takip etmeyen hatta skorun ne olduğunu bile umursamayan insanların yeniden Milli Takımı izleme isteğini yerine getirecektir.Takımda gelecek maçlarda orta sahaya yerleşecek bir Selçuk İnan faktörünü de göz önüne alırsak takımın daha iyi pas seçenekleri yapacağı ve defanstan daha iyi seri bir şekilde top çıkarmada daha başarılı olacağı aşikardır.Önümüzde daha iyi olmamız ve kazanmamız gereken bir Romanya maçı var.Bu maçı da kazanarak Romanya ile grubumuz da puanları eşitlediğimiz takdir de geriye kalan Hollanda ve Estonya maçlarını kazanmamız ve Macaristan'ın puan kaybı yaşamasını umut ederek bekliyeceğiz ve Milli Takımımızı son maça son dakikaya kadar destekleyip,Brezilya'ya yeni başarılar için yolcu edeceğiz.

Biz Zoru Severiz







Dünya Kupası Eleme grubu maçında bugün Andorra ile karşılacak olan A Milli Takım Fatih Terim önderliğinde maça hazır.Gruptan çıkma ihtimalimizin zor olduğunu bilen fakat buna rağmen umutlu konuşan Fatih Terim 3.dönem Milli Takım hocalığında Milli Takımı Dünya Kupası gruplarında 2.liğe ulaştırarak eleme maçları sonrası takımı Dünya Kupası için Brezilya'ya götürme planları yapıyor.Maç öncesi basın mensupları karşısına çıkan Terim "Cuma ve Salı günü 2 önemli maç yapacağız.Şansımız az olduğunu biliyoruz fakat rakiplerimizin durumuna göre grubu en iyi yerde bitirmeye çalışacağız.Allah izin verirse ben oyuncularıma güveniyorum." dedi.Maç öncesi Milli Takımda eksik bulunmazken Selçuk İnan'ın oynayıp oynamayacağı bugün belli olacak.Milli Takımımızın Andorra karşısına şu muhtemel 11 ile çıkması bekleniyor.