Fatih Terim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fatih Terim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Eylül 2015 Pazar

DENGE PROBLEMİ

Galatasaray - Mersin İdmanyurdu  maçı  yoğun yağmur altın da oynandı.İlk yarı da Galatasaray Burak-Sneijder ikilisi ile  etkili olmaya çalışırken en net pozisyon da Burak boş kale yerine topu auta attı.Mersin İdmanyurdu kontrataklarda pozisyon bulmaya çalışti hatta ilk yarının ortalarına doğru maçı dengeledi.Hamza Hoca,Olcan'ı geçen sezon bazı maçlarda olduğu gibi bu maçta da sol bekte oynattı ve 30 yaşındaki bir oyuncuyu o bölgeye monte etmek hayalperestlikten öteye gidemedi.Olcan ileri çıksa geri gelemiyor ileri çıkmazsa hücum bölgesi aksıyor.Oysa ki Hakan Balta'yı sol beke,Denayer'i de stopere çekse hem savunmanın boyu uzar hem de daha dengeli bir takım olurdu.İkinci yarı en azından bu değişiklik ile başlar diye düşünmüştüm fakat Hamza Hoca oyuncu değişikliği için 80 dk.bekledi.Kulübeden gelip de skora katkı yapacak oyuncu da pek yok gibiydi.Taraftarlar transfer döneminden bu manzarayı hissetmişti bu yüzden tepki göstermişti.Atletico Madrid maçın da olası bir yenilgi sonrası istifa sesleri daha güçlü yükselmeye başlayacaktır.Galatasaray saha için de şuursuz bir görüntü sergiliyor hemen hemen ligdeki 4 maçta da böyleydi.4 maçın 3 ünde skor olarak hep geriye düştüler ve panik başlıyor.Kontrolsüz yapılan hücumlar  gereksiz şut denemeleri hep plansız ve taraftar baskısından kaynaklanan panik havası.Galatasaray kötü oynuyor,hem teknik hem de idari anlamda kötü yönetiliyor.Yeni bir seçim belki de hoca değişimi geç olmadan yapılmalı şu an ki tablo da Galatasaray'ın ileri gelenleri daha çok şey kaybetmeden bir an önce gereğini yapmalı.
4 hafta da 7 puan kaybetmişsin kendi sahanda 2 maçta sadece 1 puan almışsın ve daha kalbur üstü bir takımla bile oynamamışsın geçen yılki kadronun %90'ı saha da ama Hamza Hoca maçtan sonra geçiş dönemindeyiz diye beyanat veriyorsun.Paunı bile olmayan,transfer yasağı bulunan Mersin İdmanyurduna puan kaptırıyorsun hakemi sucluyorsun ya Hamza Hocam neyin geçiş dönemi ya çık deki kadromuz yetersiz,istediğim oyuncuları almadilar,melonun takım da tutulmaması hataydı de bizde tamam diyelim bu verdiğin beyanatları taraftar dinlemiyor artık.Yönetim için kendini feda etme, taraftarı karşına alma artık.Selçuk İnan yaptığı hareket ile en az 2 maçta takımını yanlız bırakacak.Haklı olabilirsin ama yaptığın hareketle haksız duruma düştün.Yakışmadı kaptana.Galatasaraylı oyuncular geçen yıl sadece 1 kırmızı kart görmüştü bu yıl 4 maçta 2 kırmızı kart gördüler.Baskı olunca kartların devamı da gelecek.

Umarim şampiyonlar ligin de stat dolu olur ve Galatasaray yine göğsümüzü kabartir.Başarılar Galatasaray

Metin Oktay,Galatasaraylılar için ölümsüz efsane.Bir çoğumuz için Galatasaray deyince akla gelen ilk isim Metin Oktay'dır.Galatasaray'ı fetret devrinden kurtaran kahraman,Taçsız Kral.Attığın gollerle,centilmenliğinle,beyefendiliğinle ve Galatasaray'a olan sevdanla büyüdük biz.Ölümünün 24.yılında seni saygıyla  anıyoruz.Nur içinde yat Taçsız Kral.

TFF'nin 3 büyükler ile ortaklaşa başlattığı "teröre karşı birlikteyiz"tşörtü son günlerin en olumlu hareketi oldu.

4 Eylül 2015 Cuma

MUCİZELERE İNANMAK...

Cuma günleri Beşiktaş yazıyorum ama dün oynanan ve Pazar günü oynanacak Milli Takım maçlarını konuşalım istiyorum.  

İlk 6 maçında sadece Kazakistan maçlarını kazanabilen A Milli Takım, diğer takımların özellikle de Hollanda’nın aldığı sürpriz sayılabilecek kötü sonuçlarla birlikte son 4 maça girilirken umudunu hala koruyordu. Bu umudu gerçekleştirebilmek için önünde duran 4 maçı da kazanmak şarttı. Herkesin kesin gözüyle baktığı Letonya maçıyla başladı son umuda yolculuk. Fatih Terim de bunun bilincinde bir kadroyla sahaya çıkmayı düşündü ve inandığı kadroyu sahaya sürdü. Ancak Fatih Terim de olsanız hata yapabiliyorsunuz ama Fatih Terim egosu başka bir şey, hata yaptığını kabul etmiyor. İlk maçta İzlanda karşısında sahaya sürdüğü anlamsız 3 lü defans kurgusu gibi bu maçta da kendi takımlarında oynamayan ya da başarısız bir futbol sergileyen oyuncuları ilk 11 de sahaya sürdü. Volkan Şen daha Fenerbahçe’de 90 dakika oyunda kalmamışken ve Letonya’nın sert ve kapanan savunmasını ortadan delmeye çalışırken hem Volkan hem de Gökhan Töre tercihi, ikisinin birden sahada olması tutarsız bir oyun oynanmasına dönüştü. Oyuna çift santrafor ile başlansa bu tercih anlaşılabilirdi ancak savunmanın arasında Burak son derece etkisiz kaldı. İkinci yarıda bu iki kanat oyuncusunu çıkarıp Umut’u oyuna alarak ne düşündü Fatih hoca sanırım kimse anlayamadı. Çift forvet ile sahadayken kenarlardan gelecek ortayı yapacak iki oyuncusunu da kenara aldı. En azından iki kanat oyuncusundan biri sahada kalıp kendi takımında oynayamayan, oynadığında son derece etkisiz olan Umut yerine Batuhan tercih edilseydi veya kadroya çağrılmayan Cenk Tosun olsaydı, daha rahat ve erken gol bulunabilirdi. 


İlk yarıda girdiğimiz pozisyonların çoğunda Volkan Şen vardı ama onun son vuruşlardaki etkisizliği eşitliği bozamamamıza neden oldu. Eğer Volkan’dan böyle bir isteği varsa Fatih Terim’in, yani ceza sahasında gol bölgelerine yakın olması istendiyse, o pozisyonda Türk olarak en iyi şekilde gol arayan kanat oyuncusu Olcay Şahan tercih edilmeliydi. Eğer tercihiniz ortadan delmek ise sizin en büyük kozunun Oğuzhan Özyakup olması gerekirdi. Zira Oğuzhan’nın ceza sahası çevresinde ölümcül ara paslarına ve zekasına dün çok fazla ihtiyacımız vardı. Eğer elinizdeki tek sağbek Şener ise ve o da oynayabilecek düzeydeyse Ozan ile o bölgede başlamak, şapkadan tavşan çıkarmaya çalışmaktır. Zaten, ilk yarıda Gökhan Töre’nin etkisiz oluşunun ve sürekli geriye gidip top almasının en büyük nedeni kendi bekinden yeteri kadar destek görmemesindendi. Yine de bu seviyedeki futbolcuların maçın son dakikasına girildiğinde Letonya gibi orta altı seviyedeki bir takımdan gol yiyerek üstünlüğünü koruyamamasının hiçbir bahanesi olamaz. Fatih Hoca maç sonunda hakemi hedef gösterdi ancak Letonya karşısında galibiyet alamamanızı hakeme bağlarsanız futbol severleri değil kendinizi kandırırsınız. Basın toplantısındaki muhabirler de Fatih Terim korkusundan sanırım bir tane düzgün soru soramadılar. Diyemediler ki hocam sadece Kazakistan’ı yenebildik, diğer 5 maçta bu takımın ortaya koyduğu futbol belli bunun sorumlusu kim, neden iyi futbol oynanmıyor diye kimse cesaret edip de soramadı. Hollanda’nın kaybettiği ve 3. Lüğü altın tepsiyle önümüze sunduğu bir zamanda Letonya’yı mağlup edemiyorsak, hiç kimse kusura bakmasın kalan 3 maçtan 9 puan alabilmek ve playoff oynamaya hak kazanmak bir rüyadan öteye gidemez. 



Acımasızca eleştirdiğimiz Gus Hiddink döneminde bile bu takım playoff oynamaya 2. Olarak hak kazanmıştı. Şimdi 3. Olsanız dahi şampiyonaya gitmeye bir şansınız oluyor ama biz Hollanda bu durumdayken bile bunu başaramıyoruz. Milli takımda yeni bir kan değişikliği gerekiyor ve pozitif futbol oynayan ve heyecanlı tempolu bir takım oluşturabilen bir antrenöre ihtiyacımız var ve bu konuda en büyük favori sistemine sağdık kalıp oyuncuları o sisteme uyarlayan, her maç başka formasyon denemeyen ve isime değil de hakkı olan oyuncuya forma verecek Aykut Kocaman’dır. Çünkü Fatih Hoca hala Galatasaray taraftarlığını bırakamamış. Letonya maçının en güzel tarafı Konyalılardır ve Milli takım taraftarlığı nasıl olunur İstanbul’dakilere göstermişlerdir sanırım. Bundan sonra maçlarımızı Anadolu şehirlerinde oynamak kötü giden takıma belki heyecan getirebilir. Futbolcuların da o stadı dolduran taraftarlarına vefa borcunu ödemek için bütün enerjilerini sahaya yansıtmalarını bekliyorum. Hollanda maçında Milli Takıma başarılar dilerim ancak mucizeler hak eden için gerçekleşir. Sizce biz bunu ne kadar hak ediyoruz!!!

2 Eylül 2015 Çarşamba

MİLLİ TAKIM VE 4 BÜYÜKLER

3.haftayı geride bırakıp Milli maç heyacanına girdik.Önümüzde çok kritik Letonya ve Hollanda maçları var ve mutlaka 6 puan almamız gerek.Geride bıraktığımız 6 maçta 8 puan aldık ve grupta 4.sıradayız.Kalan 4 maçın 3'ünü kendi sahamızda oynayacak olmamız bizim için avantaj.Şansımız zayıf olabilir ama kaderimiz kendi ellerimiz arasında umarım en iyi sonuçlarla 2016 finallerine gideriz.Tüm yük Fatih Hocanın omuzlarında,Fatih Hoca bu tür sıkıntılı ortamlarda başı dik ayrılmayı bilmiştir.Başarılar Milli Takım.

Dönelim ligimize,3 hafta da 27 gol atıldı,oynanan 9 karşılaşma da 3 maçı ev sahipleri,3 maçı deplasman takımları ve 3 maçta berabere bitti.Fenerbahçe ve Trabzonspor aynı puan (7) ile zirveyi paylaşırken,Bursaspor ve Mersin İdmanyurdu henüz puanla tanışmayan 2 ekip,Medicana Sivaspor ve Torku Konyaspor ise henüz galibiyet ile tanışmayan takımlar oldular 3.hafta sonunda.
Fenerbahçe,Naninin son saniye frikiğiyle Antalyasporu 2-1 yendi.Nani bu maçta 2 gol atarak takımına  3 puan,taraftarınada artık hazırım mesajı yolladı.Fakat genel hatlarıyla Fenerbahçe'yi begenmedim ta ki  Volkan ve Alper gibi ileriye top taşıyan 2li oyuna girince Fenerbahçe hücum da istediğini başardı zor da olsa 3 puan ile haftayı kapattılar.Takım olmaları için 3-5 maça daha ihtiyaçları var.
Beşiktaş,son 15 dakikada bulduğu 4 gol ile 3 puanın sahibi oldu.Skor aldatıcı olabilir fakat Beşiktaş'ın orta saha ve defanstaki sıkıntıları gidermediği,transfer döneminin sona ermesi ile en azından ligin ilk yarısını bu kadro ile tamamlayacağı belli oldu.Gaziantep biraz daha hızlı kontrataklara çıkabilse gol bulabilirlerdi.Hızlı kontraatağa çıkan takımlar Besiktaş için ciddi sorun teşkil edeceklerdir.Beşiktaş çok gol atabilir ama dirençli takımlara da puanlar bırakacaklardır.

Galatasaray ilk galibiyetine Konyaspor karşısında rahat bir oyunla ulaştı.34 dakika 10 kişi oynamalarına karşın Hamza Hocanın yerinde değişikliği ile (Jose-podolski)maçı farklı kazandı.Sneijder attığı 2 golle ve çok eleştirdiğimiz Sabri'nin 2 asistle yıldızlaştığı bir maç oldu.Bu maç aynı zaman da Melonun da Galatasaray'daki son maçı oldu.Transferin son günün de Melo,Telles ile beraber İntere transfer oldu.Özellikle Felipe Melo hem saha içi performansı hem de saha da rakiplere uyguladığı psikolojik baskı ile ciddi bir kayıp oldu.Galatasaray taraftarı bu transfer dönemin de pek mutlu olmadı.Hem Podolski dışında bir yıldız oyuncu kadroya alınmadı hem rakiplerinin yıldız transferlerinin gerisin de kaldılar.Dursun Özbek yönetimi idari açıdan iyi işler yapmış olabilir ama taraftara kendisini sevdiremedi,ne derdini anlatabildi ne de verdiği sözleri tutabildi.Başarısızlık halin de çok ciddi bir şekilde eleştirilecektir.En azından forvette takviye yapmaları gerekirdi.Burak ve Umut hem milli takım hem lig hem kupa ve hem de şampiyonlar ligi için yetersiz kalacaktır.Sezonun ilk yarısın da bile yaklaşık 30 maça çıkacaklar ve bu onları çok ciddi yıpratacaktır.

Trabzonspor,sezona iyi bir başlangıç yaptı.Nokta atışı transferler ile uyumlu bir  takım haline geldi.Akhisar maçına da iyi başladılar öne de geçtiler fakat devamını getiremediler.N'doye nin kaçırdığı penaltı maçın kırılma anı oldu.Sonuç olarak iyi yolda devam ediyorlar ve 2 hafta sonra ki Galatasaray maçı onlar için içerde  baskıya ne şekilde cevap verebildikleri bir sınav maçı olacak.

Hakemler her hafta daha da kötü maç yönetiyorlar.Çocukluğumdan beri spor programlarında ligin ortasından itibaren bu hakemlerle bu lig bitmez diyen yorumcuları çok gördüm.Hep abartılı olduğunu düşünürdüm halâ da aynı kanidayim fakat bu yıl ki hakem kararları tam facia.Kimisi 1 mt ofsaytı hem de gözünün önünde ki pozisyon da görmez,kimisi penaltıyı vermez yada olmayan penaltıyı verir.Kartların adaletsizce çıkarıldığı ya da forma renginden dolayı kart verilmediği pozisyonlar.Orta sahadaki faulleri saymıyorum bile.Lütfen hakem kardeşlerim abilerim,sizler hata yapabilirsiniz ama biraz da kendinizi geliştirin.Milyonlar sizin düdüklerinize bakıyor biraz daha özen gösterin dikkatli olun.

Haftanın Ayıbı!
Aziz Yıldırım,"hakeme 2 tokat atacaktim"demiş.Yahu Aziz Başkan ayıptır sana yakışmaz kaç yıllık başkansın artık hırslarını içinde tut.Bırak bu nefret dilini sevgiyle yaklaş futbol dünyasına.Kurduğun güzel kadronun keyfini yaşa...TFF,Sayın Aziz Yıldırım'a en ağır cezayı vermelidir.Söylemler fiili müdahaleye dönüşmeden önlem alınmalı.Yoksa bu tür söylemlerin önüne geçemeyecekler.

6 Eylül 2013 Cuma

Şimdi Daha UMUT'luyuz.



Sonunda huzurlu,keyifli ve işte bu dediğimiz bir Milli maç izledik uzun süre sonra.Abdullah Avcı döneminde ki isteksiz,hırssız,oyuna ağırlığını koymayan Milli Takım gitmiş yerine daha dinamik,istekli ve bir o kadarda saldırgan bir Milli Takım gelmiş.
Fatih Terim rakip ne kadar bize göre güçsüz de olsa takımın daha istekli ve hırslı olması gerektiğini kısa sürede takıma aşılamış.Andorra takımın iyi oynadığını ölçmek için yeterli güçte bir rakip olmasa bile Avcı döneminde oynanan ve 2-0 kazandığımız maçta ki isteksiz tavır maç bitse de gitsek havası bu karşılaşma da yoktu.İlk dakikadan itibaren önde basan ve gol isteyen Milli Takım bu görüntüsüyle gelecek maçlara daha umutla bakmamızı sağladı.Uzun süre sonra Milli Takıma çağırılan Gökhan Töre iyi oyunuyla sağ kanatta harikalar yarattı ve Gökhan Gönül ile uyumlu bir görüntü çizdi.Maça kaptan olarak çıkan Arda Turan ise tam bir lider gibi takımı oyun içinde yönlendirerek farklı galibiyette başrol oynadı.Hızlı ve seri bir oyun stili benimseyen Milli Takım bu oyun şablonunu daha da ileriye taşırsa rakiplerimizin puan kayıplarına göre Dünya Kupası Play-Off'a kalarak Brezilya'ya gitme şansını arttırabilir.Kısa dönem olarak gelen Fatih Terim'den sonra Milli Takım'ın başına geçecek olan hocanın aynı sistem ve şablon üzerinde takımı yönetmesi 2002 Dünya Kupası ve 2008 Avrupa Şampiyonasında harikalar yaratan Milli Takım seviyesine ulaştırabilmesi zor gözükmüyor.Tabi bu anlamda Romanya maçı daha büyük bir ölçü olacaktır ki Romanya'yı yenmemiz durumunda grubu 2.olarak bitirme şansımızı son maçlara taşıyabilir ve Dünya Kupasına katılmak için daha ümitli konuşabiliriz.Takımı orta sahada iyi yöneten Nuri Şahin ileri çıkışlar da ağır kalsa bile oyunu kanatlara yayarak takımı iyi organize etti.Milli Takımda Arda'nın ve Gökhan Töre'nin formlarını devam ettirmesi de önemli bir unsur olacaktır.


Maçta 3 gol atarak yıldızlaşan Umut Bulut ise Galatasaray'da yedek olmasına karşın her zaman hazır durumda olduğunu gözler önüne serdi.Takımın bu hırsı bu isteği insanların Milli Takıma daha çok destek vermeye iter ve önceki teknik kadronun başarısızlığından dolayı Milli maçları takip etmeyen hatta skorun ne olduğunu bile umursamayan insanların yeniden Milli Takımı izleme isteğini yerine getirecektir.Takımda gelecek maçlarda orta sahaya yerleşecek bir Selçuk İnan faktörünü de göz önüne alırsak takımın daha iyi pas seçenekleri yapacağı ve defanstan daha iyi seri bir şekilde top çıkarmada daha başarılı olacağı aşikardır.Önümüzde daha iyi olmamız ve kazanmamız gereken bir Romanya maçı var.Bu maçı da kazanarak Romanya ile grubumuz da puanları eşitlediğimiz takdir de geriye kalan Hollanda ve Estonya maçlarını kazanmamız ve Macaristan'ın puan kaybı yaşamasını umut ederek bekliyeceğiz ve Milli Takımımızı son maça son dakikaya kadar destekleyip,Brezilya'ya yeni başarılar için yolcu edeceğiz.

Biz Zoru Severiz







Dünya Kupası Eleme grubu maçında bugün Andorra ile karşılacak olan A Milli Takım Fatih Terim önderliğinde maça hazır.Gruptan çıkma ihtimalimizin zor olduğunu bilen fakat buna rağmen umutlu konuşan Fatih Terim 3.dönem Milli Takım hocalığında Milli Takımı Dünya Kupası gruplarında 2.liğe ulaştırarak eleme maçları sonrası takımı Dünya Kupası için Brezilya'ya götürme planları yapıyor.Maç öncesi basın mensupları karşısına çıkan Terim "Cuma ve Salı günü 2 önemli maç yapacağız.Şansımız az olduğunu biliyoruz fakat rakiplerimizin durumuna göre grubu en iyi yerde bitirmeye çalışacağız.Allah izin verirse ben oyuncularıma güveniyorum." dedi.Maç öncesi Milli Takımda eksik bulunmazken Selçuk İnan'ın oynayıp oynamayacağı bugün belli olacak.Milli Takımımızın Andorra karşısına şu muhtemel 11 ile çıkması bekleniyor.

2 Eylül 2013 Pazartesi

Yeni Ronaldo Galatasaray'da

Portekiz basınına göre  Portekiz Milli Takımı ve Real Madrid'in yıldızı Cristiano Ronaldo'dan sonra Sporting Lisbon alt yapısından çıkan en iyi oyuncu Bruma artık Galatasaray forması giyecek.Bruma transferi U-20 Dünya Kupası sonrası günlerce konuşuldu.Fatih Terim ve Ünal Aysal'da röportajlarında bu oyuncu ile ilgilendiklerini ve takıma kazandırmaya çalıştıklarını defalarca söylemişlerdi.Peki günlerce medyanın,taraftarın,hocanın ve başkanın konuştuğu bu genç oyuncu nasıl biri ? İşte Bruma ile ilgili anektodlar.
Sezon öncesini Sporting B takımına kiralık olarak geçiren futbolcu Sporting B deki performansıyla Lig Orangina'nın sezonun en iyi genç oyuncusu seçildi.Bruma Sporting Lisbon ile ilk maçına Şubat 2013'de oynanan Maritimo maçı ile çıktı.Zaten Portekiz Milli takımının çeşitli yaş kategorilerinde de yer bulan Bruma Portekiz U-20 Milli takımın da sol kanat oyuncusu olarak yer alıyordu.Sporting Lisbon'da oynadığı süre içerisinde de forvet arkası ve sağ açıkta görev alan Bruma Lisbon forması ile çıktığı 13 maçta 1 gol 4 asistlik performans sergiledi.Fatih Terim'in yaratıcı ve hızlı oyuncu kriterlerine uyan futbolcu kanatlarda forvet arkasında ve forvette de oynayabilmesi ile tam bir joker.Savunmaya da gelerek top çıkartan ve oyun içinde kanatlara sıkışmayıp orta alana gelerek top alan defansa da gelerek yardım da bulunan yetenekli bir futbolcu.Fiziki yapısı da çok güçlü olan Bruma ikili mücadelelerden kaçmayan defansta ve hücumda omuz omuza mücadelelerde pes etmeyen bir yapıya sahip.Kendisine faul yapılsa bile yıkılmayan genç oyuncu bu özelliğiyle topu dikine taşıma da işini kolaylaştırıyor.Top taşıma da dengeli olan oyuncu sadece hızını kullanan ve rakibi hızıyla geçmeye çalışan sabit oyunculardan değil.Galatasaray'da nerede oynayacağı da tartışılan oyuncu için ilk beklenti Hamit'in kesilip yerine Bruma'nın monte edilmesi olarak görülüyor.Bu durumda sarı kırmızılılar lig içinde defans,orta saha ve ya hücumdan bir yabancı oyuncu keserek Bruma'ya kontenjan açmak zorunda kalacak.Bruma transferi ile Galatasaray'ın olması muhtemel lig ve Şampiyonlar Ligi kadrosunun şu şekilde olmasını tahmin ediyorum.


Peki bu oyuncu 12 Milyon Euro değerinde bir futbolcu mu ?
Buna cevaben ise Sporting Lisbon'un alt yapısından çıkan Quaresma,Ronaldo,Nani,Moutinho ve Veloso'da bu denli yüksek fiyatlarla kulüpten ayrılmış ve başarılı olmuşlardı.Porto ve Benfica'nın aksine yurt dışından oyuncular getirmeyen genel olarak alt yapıdan oyuncular yetiştiren Portekiz ekibinden çıkan oyuncuların tamamı Portekiz Milli takımının da iskelet yapısında büyük rol oynuyor.Yani Bruma'nın 12 Milyon Euro'ya sarı kırmızılılara gelmesi çok iyi bir maddi kazanç.Şüphesiz ki Bruma Porto forması giyiyor olsa bu transfer için görüşmeler 30-40 Milyon Euro'lardan başlardı ve imkansız bir transfer hamlesi olurdu.
Bruma transferinin hem Bruma hem de Galatasaray adına hayırlı olmasını diliyorum.Umarım Bruma başarılı olur ve kendi başarılarıyla takıma da büyük başarılar kazandırır.

29 Ağustos 2013 Perşembe

Eskişehir'de Zorlu Randevu

Ligin 3.haftasının açılışını zorlu Eskişehir deplasmanında açacak olan Galatasaray'da kamp kadrosu belli oldu.Bu hafta cezası biten ve kulübedeki yerini alacak olan Fatih Terim'ede kavuşacak olan Galatasaray'ın kamp kadrosu şu şekilde :
Fernando Muslera,Eray İşcan,Hakan Balta,Semih Kaya,Gökhan Zan,Aurelien Chedjou,Emannuel Eboue,Sabri Sarıoğlu,Ceyhun Gülselam - Selçuk İnan,Wesley Sneijder,Nordin Amrabat,Yekta Kurtuluş,Engin Baytar,Emre Çolak,Felipe Melo,Kazım Kazım - Didier Drogba , Burak Yılmaz,Umut Bulut

Bugün akşam saatlerinde özel seferle Eskişehir'e gidecek olan sarı kırmızılılarda yabancı sınırı nedeniyle Dany ve Riera ile sakatlığı bulunan Hamit Altıntop kadroda bulunmuyor.

18 Ağustos 2013 Pazar

Şampiyon Sezonu Açıyor



Ve 88 günlük hasret bitti.Lig mücadelesi Cuma akşamı oynanan M.P. Antalyaspor - Kayseri Erciyesspor maçı ile başladı.Son 2 sezonu ligi domine ederek şampiyon tamamlayan Galatasaray yeni sezona da Şampiyonluk parolasıyla giriyor.Yeni sezon öncesi geçen yıl kiralık olarak takımda bulunan Umut Bulut ve Melo'nun bonservislerini alan Galatasaray bunların yanında Sivasspor'dan Erman Kılıç ve Lille'in başarılı defans oyuncusu Aurelien Chedjou ile güçlendirerek yeni sezonda da iddaalı bir kadro oluşturdu.Kadronun genel yapısını da koruyan Galatasaray sezon öncesi çok başarılı bir kamp sezonu geçirdi.Sezon öncesi avrupanın sayılı hazırlık turnuvalarından Emirates Cup kazanan ve ardından Süper Kupa finalinde Fenerbahçe'yi yenerek kupayı müzesine götüren Galatasaray sezona moralli başlayacak.Galatasaray'da yeni sezon öncesi yabancı kuralı sıkıntısı dışında sakatlığı bulanan futbolcu bulunmuyor.Takımda sadece geçen sezon oynanan Fenerbahçe maçında gördüğü kırmızı kart sebebiyle cezalı olan Sabri dışında eksiği olmayan Galatasaray'da Fatih Terim'de maçı tribünden izleyecek.Saat 21.45'te TT Arena Ali Sami Yen Spor Kompleksinde başlayacak maçta Barış Şimşek düdük çalacak.Yardımcılıklarını İsmail Köse ve Mehmet Metin yapacak olurken 4.hakem Suat Arslanboğa olacak. Maça Galatasaray'ın şu muhtemel 11 ile çıkması bekleniyor.


                                     

17 Ağustos 2013 Cumartesi

Galatasaray Yine İddaalı



Galatasaray bu sezonda ligde şampiyonluğun büyük favorisi.Takımın iskeletini koruyan ve takımı Lille'den Aurelien Chedjou ile güçlendiren Sarı kırmızılılar durgun bir transfer dönemi geçirdi.Ardından Sivassspor'un başarılı orta sahası Erman Kılıç'ı renklerine katan Galatasaray geçen yıl takımda kiralık olarak forma giyen Umut Bulut'u ve Felipe Melo'yu bonservisleriyle kadrosuna kattı.Galatasaray ilk kampını İngiltere FA ait St George Park National Football Centre'da yaptı.Burada iki hazırlık maçı yapan ve bu maçlarda Shrewsbury Town'u 3-0 Notts County'i ise 2-1 mağlup eden Galatasaray buradan 2.kamp dönemi için Türkiye'ye döndü.İzmir'de İspanya'nın güçlü ekiplerinden Malaga ile bir hazırlık maçı yapan sarı kırmızılılar bu maçtan 3-3'lük beraberlikle ayrıldı ve İzmir'den Slovenya'nın Bled kampına geçti.Slovenya kampını da başarılı  bir şekilde geçiren Galatasaray İtalya'da da Napoli ile yaptığı hazırlık maçını 3-1 kaybetti ve İstanbul'a döndü.İstanbul'dan İngiltere'nin Londra kentine giden Galatasaray burada Emirates Cup turnuvasına katıldı ve turnuvayı şampiyon tamamladı.


Ardından Süper Kupa finalinde Fenerbahçe'yi yenerek sezona moral depolayarak giriyor.Kadrosunda Fernando Muslera,Selçuk İnan,Wesley Sneijder,Hamit Altıntop,Didier Drogba ve Burak Yılmaz'ı bulunduran Galatasaray  ligde yine iddaalı ve Avrupa Kupalarında da başarı parolasıyla yola çıkıyor.Fatih Terim'le yeniden ülkesel ve kıtasal başarılar yakalamak isteyen Galatasaray kanatlarda ve sol bek pozisyonunda yaşadığı sıkıntı dışında hiç bir eksikliği yok.Ligin ilk haftasının kapanış maçında seyircisi önünde Gaziantepspor'u ağırlayacak olan Galatasaray şampiyonluk parolasıyla çıktığı bu yolda yeni sezonda ne gibi sürprizler yapacak. Lig,Şampiyonlar Ligi ve Türkiye Kupasın da başarılı olmayı hedefleyen takım bu sezonda hedeflerine ulaşabilecek mi ?