Arsenal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arsenal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Eylül 2013 Perşembe

NOKTALAMA İŞARETLERİYLE FENERBAHÇE

Sevgili okuyucularım , bu benim GAZETE GÜNDEM SPOR blogu için yazdığım ilk yazı , yazarlık kadrosuna yeni katıldığım bu blog da sezon boyunca Fenerbahçe futbol takımı hakkında değerlendirmeler de bulunacağım . Fenerbahçe Futbol takımı son zamanlarda çok zorlu süreçlerden geçti ancak ben yazılarım da sadece ortaya koyduğu futbolu ve saha içi dinamiklerini anlatmayı tercih edeceğim . Yazıma geçmeden önce son olarak blogtaki arkadaşlara geç katıldığım için yazamadığım haftaların toplu bir değerlendirmesini yapacağımdan bu yazımın biraz uzun olacağını belirtmek isterim.

SORU İŞARETİ 


Öncelikle Fenerbahçe'nin sezona taraftarını mutlu ederek başladığını söylemek oldukça zor , hazırlık karşılaşmalarında ki 4 er göllü galibiyetler Aykut Kocamanın çok pozisyona giremeyen takımından sıkılan tüm Fenerbahçeli taraftarları oldukça keyiflendirmişti ancak PSV maçında oluşan soru işaretleri bu sevincin aslında erken olduğunun bir göstergesiydi. Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi ön eleme turunda Red Bull arena da 90. dk da attığı golle  1-1 le evine dönese de , rövanşta ortasahanın dayanaksızlığı ve kopuk oyunu , rakip Salzburg un oyuncularının ''ortalama bir halı saha oyuncusu kadar becerikli olamaması '' , Meireles ' in takdire şayan golünün ve 3-1 lik galibiyetinin önüne geçmişti. O gün taraftarların hepsi kazandığı için mutluydu ancak oyun hiç birinin içine sinmemişti. ( Bu arada Salzburg un ortasaha oyuncusu Kevin Kampl a buradan dikkati çekmek istiyorum , bu maçlarda ne kadar yetenekli ve oyunun özellikle de hucüm yönünü ne kadar iyi oynadığını gösterdi ancak hiç bir Türk takımıyla adı anılmaması da oldukça ilginç bir detaydı. ) Süper kupa finalinde Fenerbahçe nin on kişi kalması bir çok taraftarın takımlarının gerçek gücünü anlayamamasına yol açtı ancak Fenerbahçe orta sahası yine güçsüz gözüktü , tek bir isim aralarından sıyrıldı ve onca eleştiriye rağmen ben buradayım  diyebildi '' Kaleci Mert ''  


ÜNLEM

Konyaspor maçı Fenerbahçe açısından oldukça önemliydi. 2-0 öne geçen Fenerbahçe kötü de oynamıyordu özellikle yeni transfer Emenike ne kadar güçlü bir forvet olduğunu dosta düşmana göstermişti ancak büyük takımların yapması gereken en önemli şey olan topu tutmayı bir türlü beceremiyordu Konyaspor takımnın maçı çevirebileceğine inanmıyorlardı . Bu inancı Mert yaptığı kurtarışla pekiştirse de , Ersun Yanal ' ın Alper i alarak genç Salih i oyuna sürmesi daha sonrasında Dirk Kuyt ' ın yerine Webo girmesi orta sahanın dinamizmini bozdu ve zaten pas yapamayan Fenerbahçe nin sonu oldu. Arka arkaya gelen 3 golün de ötesinde sadece Fenerbahçe taraftarının değil diğer tüm takımların takdir ettiği Salih in yorgun gözükmesi ve panik oyunu haftaya damgasını vurdu. Ayrıca onca şanssızlığa ve üstüne üstlük kaçan penaltının üzüntüsünü de yaşamasına rağmen oyundan kopmayan ve takım disiplinini bozmayan Konyaspor u bir kez daha tebrik etmek istiyorum.
 Arsenal maçları kimi taraftar için bir umut kimisi için ise korkuyla beklenen bir sınavdı. Malesef korkulan oldu,adeta kendi sahasındaymış gibi oynayan ve maça büyük baskıyla başalayan Arsenal,genç ortasaha oyuncularının da maça ağırlığını koymasıyla sadece topu kovalayan ve yine top tutmakta sıkıntı yaşayan Fenerbahçeli oyuncular karşısında oldukça rahat oynadı. Saracoğlunun muhteşem atmosferinde maçı izleyen onbinler sanki olacakları görmüş ancak engellemeyecekleri bir son gibi izliyordu. 2. yarı da madem onlar gelmiyor bari biz karşı kaleye gidelim diyen diyen Arsenal , Fabregas tan sonra ortaya çıkardığı en yetenekli ama çok talihsiz sakatlıklar yaşayan Ramsey in tabiri caizse sazı eline almasıyla ve The Gunners a 16 yaşında transfer olan Dünya nın en hızlı açıklarından biri olan Theo Walcott un da etkili oyunuyla skoru 3-0 yaptı ve turu Saracoğlunda bitirdi. Emenike de , talihsiz bir sakatlıktan dönen Gökhan Gönül de , benim gözümde en başarılı transfer olan Bruno Alves de bu yenilgiye engel olamadı. Ben şuna da eminim ki Fenerbahçe nin cılız ataklarından biri golle sonuçlansa ve Fenerbahçe bu maçı kazansa da taraftar rahat olamayacaktı çünkü istedikleri görmek istedikleri oyun bu değildi. Ersun Yanal da maç sonu tempolu oynamamız lazım derken pozisyona giremeyen ve topu ayağında tutamayan kendi oyuncularına belki de kendi taktiğine sitem de bulunmaktaydı.                                            
Ligin ikinci maçı olan Eskişehir maçında konan oyun zaten karamsar olan taraftarı daha da üzdü , yanımda oturan amca'Şu futbolcular artık kendine gelsin'derken haksız değildi. Ultra profesyonel Kuyt ın golü belki maçı kazandırsa da , maçın kahramanı hiç şüphesiz penaltıyı kurtaran ''Mert '' olmuştu. O maçta Necati gününde olsa belki de aklında soru işaretleri olmasa skor ve şu yazdıklarım çok farklı olabilirdi. Ortasahayı kalabalık tutan Eskişehir ayağa pas yapıp pozisyonlar bulurken Fenerbahçeli futbolcular ise yine taraftarını mutlu edecek oyunu oynayamadılar . ortasahada bir sorun olduğu açıktı çünkü takımda bir organizasyon eksikliği vardı , topu tutmak bir yana fenerbahçe istediği arzuladığı baskıyı bir türlü yaratamıyordu. O gecenin Fenerbahçe adına tek olumlu hareketi gol pozisyonun da yıkılmayıp Kuyt a nefis bir orta açan Emenike nin hareketiydi. 

Arsenal maçının rövanşında korkulan olmadı ve Emirates de Fenerbahçe önemli fırsatları değerlendiremedi ve sahadan 2-0 yenik ayrıldı , Arsenal da ise Ramsey yine günündeydi. 

ÜÇ NOKTA

Ve CAS kararıyla dış kulvardan elini eteğini çeken Fenerbahçe , seçim arefesinde Sivasspor ile karşılaştı. Ersun Yanal maç öncesi büyük revizyona gitti , Krasic den boşalan kontenjan sayesinde aldığı Holmen adeta maçın kaderini değiştirdi. Oyuna büyük baskıyla başlayan Fenerbahçe,rakibin de hatalarından yararlanarak pozisyon üretmeye ve seyircisini de arkasına alarak topu ayağında tutmaya başladı. Sezonun başından beri Fenerbahçe taraftarının görmek istediği oyun buydu ve Holmen dirençsiz olan orta saha ya bir hareket getirmişti . Hakeme çarpan topta adeta beni zaten bu yüzden aldılar dermişçesine koşan Emenike , Kuyt a al da at dedi , golün sonrasında maçın hakemi Özgür Yankaya nın yüzü ise yaşadığı şaşkınlığı anlatmaktaydı. Bu golle iyice kendini bulan Fenerbahçe , Sivasspor kalecisi ve defansının uyum sorunundan yararlanarak 2 kornerden 2 gol buldu . Webo farkı 4 e çıkartırken Saracoğlundan bu sezon ilk defa yüzler gülüyordu , Sivasspor un attığı goller teselliden öteye gitmezken son sözü bir başka yeni transfer ve Fenerbahçenin yabancı kontenjanı kararını desteklemesinin en büyük nedeni Alper Potuk söylüyordu. Yorgun bir Christian , enerjisi tükenmek üzere olan Emre ve demorilize olmuş Salih ile Alper yerine oynayan Holmenin bir de takıma çabuk alışması belki de Fenerbahçe taraftarının o gece en çok sevindiği şeydi.

 Ersun Yanal takım yavaş yavaş oturuyor bu daha başlangıç dese de insan önümüzde ki haftalarda Fenerbahçe nin ne yapacağını kestiremiyor. Yeni transferleriye adeta rakiplere göz dağı veren Kasımpaşa karşısında küskün olmayan bir Sow un ve biraz daha moralli Fenerbahçe li futbolcuların ne yapacağını tahmin edemesek de bizi çok zevkli bir maçın beklediği kesin ...
Fenerbahçe nin her maçını kazanacak güçte olduğunu ancak güzel oyun için biraz sabır biraz da saha içi dinamikler de uyum yakalaması gerektiği kanısındayım umarım ilerleyen haftalarda taraftarına ahlar vahlar değil de oldukça keyifli bir futbol izlettiren takım havasına bürünürler . 

Yazımı üç nokta ile bitirdim ama Fenerbahçe nin ligin sonunda nereye nokta koyacağını hep beraber göreceğiz ...

                                                                                       B.A.

21 Ağustos 2013 Çarşamba

Avrupa'da Bir Gelenek


Fenerbahçe bu akşam saat 21.45'te Şampiyonlar Ligi Playoff Turu ilk maçında Arsenal karşısında ilk maçına çıkacak. Fenerbahçe gibi Arsenal'de sezona istediği başlangıcı yapamadı. Senelerdir kupa alamaması alay konusu olan Arsenal'in belki de en önemli övünç kaynağı her sene düzenli olarak Şampiyonlar Ligi gruplarında boy gösteriyor olması. Özellikle Arsene Wenger her seferinde bunu dile getiren ve genç oyuncular yetiştirme özelliğinin yanında bununla kendini belki senelerdir Arsenal'in başında tutan bir hoca.



Arsenal bu sezona iyi başlamadı demiştik. Kendi sahasında yapılan Emirates Cup'ta öne geçtiği maçta Drogba'dan yenen iki golle kupayı Galatasaray'a kaptıran Arsenal ligin ilk maçında sahasında öne geçtiği maçta Aston Villa'ya 3-1 mağlup oldu. Genel olarak bakacak olursak bu kötü başlangıç ve kadroda bulunan çokça önemli eksikle(Monreal, Vermaelen, Diaby, Arteta, Chamberlain) Fenerbahçe'nin şansı artıyor, bu sakatlıkların yanında hafif sakatlıkları bulunan Gibbs, Sagna, Rosicky ve Wilshere'ı da ekleyelim. Arsenal'i genel olarak tanımlayacak olursak hücuma çok hızlı çıkan, teknik ve hızlı oyunculara sahip, yaş ortalamasının genç olmasıyla doğru orantılı olarak fizik gücü iyi bir takım diyebiliriz. Hücuma hızlı çıkışlarında en önemli noktayı orta sahanın göbeğinde oynayan oyuncuların hücumlarda doğru tercihleri yapıyor olması, yine bu isimlerin attığı toplara doğru yere koşu atabilen bolca ismin kadroda bulunması alıyor bu isimlerin başında Walcott geliyor. Walcott belki de hücumda Arsenal'in en önemli oyuncusu. Arsenal'in ideal dizilişi 4-2-3-1, bu dizilişte Walcott genelde üçlünün sağında görev yapsa da sık sık içeri kat edip Giroud'un yanına sokuluyor. Bu akşam orta sahada Wilshere-Ramsey ikilisinin oynamasını bekliyorum. Wilshere sakatlanmadan önce İngilizlerin ''first-class oyuncu olacak'' gözüyle baktığı bir oyuncuydu, hala çoğu kişi bu görüşte ama sakatlanmadan önceki formuna ulaşmış değil genç oyuncu. Ramsey ise bana göre Arsenal standartlarının altında bir oyuncu biraz da altyapıdan gelme oyuncu avantajıyla oynadığını düşünüyorum. Arsenal'in en zayıf yeri savunması ideal savunma dörtlüsü senelerdir bulunamamakla birlikte eldeki rotasyonda en uygun dörtlü Sagna-Vermealen-Mertasacker-Monreal gibi gözüküyor. Bu isimlerden Monreal ve Vermaelen bu akşam yok Sagna'nın durumu ise şüpheli.





Peki Fenerbahçe ne yapmalı? Arsenal'in defansı sıkıntılı dedik akşam tandemde Mertasacker-Koscielny oynayacak, bu ikili tek hamleli ağır stoperler en büyük artıları hava toplarında müthiş etkili bi ikili. Fenerbahçe'nin üç hücumculu sisteminde Kuyt-Emenike-Sow üçlüsünün oynanması bekleniyor. Özellikle Sow ve Emenike hareketli ve topla hızlanabilen oyuncular açık alanda bu oyuncuların Arsenal savunmasını zorlamasını bekliyorum. Onun dışında Aston Villa hafta sonu Arsenal'i 3-1 yenerken Topçular'a orta sahada tam anlamıyla meydan dayağı attılar ve nerdeyse hiç oynamalarına müsaade etmediler, Fenerbahçe'nin bu maç bunu yapması zor olsada kalabalık bir orta sahayla pas kanalları kapatılıp Arsenal'in hızlı çıkışları mümkün olduğu kadar minimize edilebilir. Cazorla çok önemli oyuncu topu ayağına aldığında her an herşeyi yapabilecek kapasitede ona Topal'ın ayrı bir önem vereceğini düşünüyorum. Toparlarsak Fenerbahçe Arsenal'i belki de en iyi zamanında yakaladı ilk maçta en önemlisi gol yememek burada galibiyet dışında bir sonucun Fenerbahçe'ye yeteceğini düşünmüyorum. Emniyeti elden bırakmadan hücum yapmak lazım, bol şans Fenerbahçe !

   Deniz Sünbüloğlu

17 Ağustos 2013 Cumartesi

EPL BAŞLIYOR !

İngiltere Premier Ligi bugün saat 14.45'te ilk düdüğü çalan Liverpool-Stoke City maçıyla başladı. Manchester United'ın şampiyonluğuyla tamamlanan sezonun ardından yeni sezon bize yenilikler ve güçlenmiş takımlar vaat ediyor.



Kırmızılarda Yeni Dönem

Yeni sezonda en önemli değişiklik şüphesiz ki Sir Alex Ferguson'un artık Kırmızı Şeytanlar'ın başında olmayacak olması. Geçtiğimiz sezonun ikinci devresinde sezon sonu emekli olacağını açıklayan Ferguson'un eksikliği eminim ki hissedilecektir. Sezon bitiminde çok bekletmeden herkesin de tahmin ettiği gibi David Moyes, Manchester United'ın yeni teknik direktörü oluyordu. Kadrosunu koruyan Manchester United'ta kadroya geçen sene anlaşılan Zaha ve Varela katıldı. Oyun sistemi üzerinde çok fazla değişiklik yapmayan Moyes'un yeni takımıyla ligde ilk maçına Swansea deplasmanında çıkacak.

Mavilerde İkinci Mou Dönemi

Geçen sezonu Benitez'in geçici teknik direktörlüğüyle Avrupa Ligi'ni kazanarak geçiren Chelsea'de yeni sezonda Jose Mourinho kaptan koltuğunda olacak. Yaklaşık iki senedir İngiltere'ye dönmek istediğinin sinyallerini veren Mourinho şampiyonluğa şimdiden gözünen kestirdi. Hali hazırda muhteşem olan hücum hattına Andrea Schürrle'yi ekleyen Chelsea, Vitesse'den van Ginkel'i de kadroya kattı.Yedek kaleci olarak yaşlı kurt Schwarzer alındı.




City'de Hücum Hattı Bomba Gibi

Sezona Pellegrini yönetiminde başlayacak Manchester City kadroya Stevan Jovetic, Negredo, Fernandinho ve Jesus Navas'ı kattı. Tevez Juventus'a yollanmış olsa da Aguero'lu Dzeko'lu hücum hattına katılan bu isimlerle hücum gücünün farklı boyutlara ulaştığını düşünüyorum. Kimilerine göre ligde en büyük favori onlar. Pellegrini'nin nasıl bir sistemle oynayacağı bu yıldızları nasıl sahaya süreceği merak konusu.




Yine Aynı Senaryo

Arsenal senelerdir elindeki iyi oyuncuları kaptırmasıyla ünlü bir kulüp belki bu sezon kadroyu korumayı başardılar ama ilgilendikleri hiçbir oyuncuyu kadrolarına katamamasıyla büyük eleştiri topluyorlar. Şampiyonlar Ligi Playoff Turu'nda temsilcimiz Fenerbahçe ile karşılaşacak olan Arsenal kadroya genç Fransız Sanago dışında bir ekleme yapmadı. Bu sezon da onlar için şampiyonluk yarışından çok dördüncülük için L'pool ve Tottenham'la yarışacaklar diyebiliriz.
            



Diğer takımlara kısaca bakacak olursak Tottenham'ın transfer dönemini Bale'ı takımda tutmak için çaba harcayarak geçirdiğini söyleyebiliriz. Bunun yanında kadroya Soldada, Capoue, Chadli ve Paulinho gibi dört önemli oyuncu kattılar Bale'ı tutmayı başarırlarsa bu sezon ilk dört hedeflerini gerçekleştirebilirler. Liverpool'da Suarez'i takımda zorla tutmuşa benziyor onlarda kadroya Aspas, Toure ve Mignolet'i kattılar. Swensea'nın Bonny , Everton'un Deulofeu , Fulham'ın Darron Bent , Sunderland'in Altidore , WBA'nın Anelka sezonun ilgi çekici transferleri.




                                                                                                     DENİZ SÜNBÜLOĞLU

Galatasaray Yine İddaalı



Galatasaray bu sezonda ligde şampiyonluğun büyük favorisi.Takımın iskeletini koruyan ve takımı Lille'den Aurelien Chedjou ile güçlendiren Sarı kırmızılılar durgun bir transfer dönemi geçirdi.Ardından Sivassspor'un başarılı orta sahası Erman Kılıç'ı renklerine katan Galatasaray geçen yıl takımda kiralık olarak forma giyen Umut Bulut'u ve Felipe Melo'yu bonservisleriyle kadrosuna kattı.Galatasaray ilk kampını İngiltere FA ait St George Park National Football Centre'da yaptı.Burada iki hazırlık maçı yapan ve bu maçlarda Shrewsbury Town'u 3-0 Notts County'i ise 2-1 mağlup eden Galatasaray buradan 2.kamp dönemi için Türkiye'ye döndü.İzmir'de İspanya'nın güçlü ekiplerinden Malaga ile bir hazırlık maçı yapan sarı kırmızılılar bu maçtan 3-3'lük beraberlikle ayrıldı ve İzmir'den Slovenya'nın Bled kampına geçti.Slovenya kampını da başarılı  bir şekilde geçiren Galatasaray İtalya'da da Napoli ile yaptığı hazırlık maçını 3-1 kaybetti ve İstanbul'a döndü.İstanbul'dan İngiltere'nin Londra kentine giden Galatasaray burada Emirates Cup turnuvasına katıldı ve turnuvayı şampiyon tamamladı.


Ardından Süper Kupa finalinde Fenerbahçe'yi yenerek sezona moral depolayarak giriyor.Kadrosunda Fernando Muslera,Selçuk İnan,Wesley Sneijder,Hamit Altıntop,Didier Drogba ve Burak Yılmaz'ı bulunduran Galatasaray  ligde yine iddaalı ve Avrupa Kupalarında da başarı parolasıyla yola çıkıyor.Fatih Terim'le yeniden ülkesel ve kıtasal başarılar yakalamak isteyen Galatasaray kanatlarda ve sol bek pozisyonunda yaşadığı sıkıntı dışında hiç bir eksikliği yok.Ligin ilk haftasının kapanış maçında seyircisi önünde Gaziantepspor'u ağırlayacak olan Galatasaray şampiyonluk parolasıyla çıktığı bu yolda yeni sezonda ne gibi sürprizler yapacak. Lig,Şampiyonlar Ligi ve Türkiye Kupasın da başarılı olmayı hedefleyen takım bu sezonda hedeflerine ulaşabilecek mi ?