SORU İŞARETİ
Öncelikle Fenerbahçe'nin sezona taraftarını mutlu ederek başladığını söylemek oldukça zor , hazırlık karşılaşmalarında ki 4 er göllü galibiyetler Aykut Kocamanın çok pozisyona giremeyen takımından sıkılan tüm Fenerbahçeli taraftarları oldukça keyiflendirmişti ancak PSV maçında oluşan soru işaretleri bu sevincin aslında erken olduğunun bir göstergesiydi. Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi ön eleme turunda Red Bull arena da 90. dk da attığı golle 1-1 le evine dönese de , rövanşta ortasahanın dayanaksızlığı ve kopuk oyunu , rakip Salzburg un oyuncularının ''ortalama bir halı saha oyuncusu kadar becerikli olamaması '' , Meireles ' in takdire şayan golünün ve 3-1 lik galibiyetinin önüne geçmişti. O gün taraftarların hepsi kazandığı için mutluydu ancak oyun hiç birinin içine sinmemişti. ( Bu arada Salzburg un ortasaha oyuncusu Kevin Kampl a buradan dikkati çekmek istiyorum , bu maçlarda ne kadar yetenekli ve oyunun özellikle de hucüm yönünü ne kadar iyi oynadığını gösterdi ancak hiç bir Türk takımıyla adı anılmaması da oldukça ilginç bir detaydı. ) Süper kupa finalinde Fenerbahçe nin on kişi kalması bir çok taraftarın takımlarının gerçek gücünü anlayamamasına yol açtı ancak Fenerbahçe orta sahası yine güçsüz gözüktü , tek bir isim aralarından sıyrıldı ve onca eleştiriye rağmen ben buradayım diyebildi '' Kaleci Mert ''
ÜNLEM
Konyaspor maçı Fenerbahçe açısından oldukça önemliydi. 2-0 öne geçen Fenerbahçe kötü de oynamıyordu özellikle yeni transfer Emenike ne kadar güçlü bir forvet olduğunu dosta düşmana göstermişti ancak büyük takımların yapması gereken en önemli şey olan topu tutmayı bir türlü beceremiyordu Konyaspor takımnın maçı çevirebileceğine inanmıyorlardı . Bu inancı Mert yaptığı kurtarışla pekiştirse de , Ersun Yanal ' ın Alper i alarak genç Salih i oyuna sürmesi daha sonrasında Dirk Kuyt ' ın yerine Webo girmesi orta sahanın dinamizmini bozdu ve zaten pas yapamayan Fenerbahçe nin sonu oldu. Arka arkaya gelen 3 golün de ötesinde sadece Fenerbahçe taraftarının değil diğer tüm takımların takdir ettiği Salih in yorgun gözükmesi ve panik oyunu haftaya damgasını vurdu. Ayrıca onca şanssızlığa ve üstüne üstlük kaçan penaltının üzüntüsünü de yaşamasına rağmen oyundan kopmayan ve takım disiplinini bozmayan Konyaspor u bir kez daha tebrik etmek istiyorum.
Arsenal maçları kimi taraftar için bir umut kimisi için ise korkuyla beklenen bir sınavdı. Malesef korkulan oldu,adeta kendi sahasındaymış gibi oynayan ve maça büyük baskıyla başalayan Arsenal,genç ortasaha oyuncularının da maça ağırlığını koymasıyla sadece topu kovalayan ve yine top tutmakta sıkıntı yaşayan Fenerbahçeli oyuncular karşısında oldukça rahat oynadı. Saracoğlunun muhteşem atmosferinde maçı izleyen onbinler sanki olacakları görmüş ancak engellemeyecekleri bir son gibi izliyordu. 2. yarı da madem onlar gelmiyor bari biz karşı kaleye gidelim diyen diyen Arsenal , Fabregas tan sonra ortaya çıkardığı en yetenekli ama çok talihsiz sakatlıklar yaşayan Ramsey in tabiri caizse sazı eline almasıyla ve The Gunners a 16 yaşında transfer olan Dünya nın en hızlı açıklarından biri olan Theo Walcott un da etkili oyunuyla skoru 3-0 yaptı ve turu Saracoğlunda bitirdi. Emenike de , talihsiz bir sakatlıktan dönen Gökhan Gönül de , benim gözümde en başarılı transfer olan Bruno Alves de bu yenilgiye engel olamadı. Ben şuna da eminim ki Fenerbahçe nin cılız ataklarından biri golle sonuçlansa ve Fenerbahçe bu maçı kazansa da taraftar rahat olamayacaktı çünkü istedikleri görmek istedikleri oyun bu değildi. Ersun Yanal da maç sonu tempolu oynamamız lazım derken pozisyona giremeyen ve topu ayağında tutamayan kendi oyuncularına belki de kendi taktiğine sitem de bulunmaktaydı.
Ligin ikinci maçı olan Eskişehir maçında konan oyun zaten karamsar olan taraftarı daha da üzdü , yanımda oturan amca'Şu futbolcular artık kendine gelsin'derken haksız değildi. Ultra profesyonel Kuyt ın golü belki maçı kazandırsa da , maçın kahramanı hiç şüphesiz penaltıyı kurtaran ''Mert '' olmuştu. O maçta Necati gününde olsa belki de aklında soru işaretleri olmasa skor ve şu yazdıklarım çok farklı olabilirdi. Ortasahayı kalabalık tutan Eskişehir ayağa pas yapıp pozisyonlar bulurken Fenerbahçeli futbolcular ise yine taraftarını mutlu edecek oyunu oynayamadılar . ortasahada bir sorun olduğu açıktı çünkü takımda bir organizasyon eksikliği vardı , topu tutmak bir yana fenerbahçe istediği arzuladığı baskıyı bir türlü yaratamıyordu. O gecenin Fenerbahçe adına tek olumlu hareketi gol pozisyonun da yıkılmayıp Kuyt a nefis bir orta açan Emenike nin hareketiydi.
Arsenal maçının rövanşında korkulan olmadı ve Emirates de Fenerbahçe önemli fırsatları değerlendiremedi ve sahadan 2-0 yenik ayrıldı , Arsenal da ise Ramsey yine günündeydi.
ÜÇ NOKTA
Ve CAS kararıyla dış kulvardan elini eteğini çeken Fenerbahçe , seçim arefesinde Sivasspor ile karşılaştı. Ersun Yanal maç öncesi büyük revizyona gitti , Krasic den boşalan kontenjan sayesinde aldığı Holmen adeta maçın kaderini değiştirdi. Oyuna büyük baskıyla başlayan Fenerbahçe,rakibin de hatalarından yararlanarak pozisyon üretmeye ve seyircisini de arkasına alarak topu ayağında tutmaya başladı. Sezonun başından beri Fenerbahçe taraftarının görmek istediği oyun buydu ve Holmen dirençsiz olan orta saha ya bir hareket getirmişti . Hakeme çarpan topta adeta beni zaten bu yüzden aldılar dermişçesine koşan Emenike , Kuyt a al da at dedi , golün sonrasında maçın hakemi Özgür Yankaya nın yüzü ise yaşadığı şaşkınlığı anlatmaktaydı. Bu golle iyice kendini bulan Fenerbahçe , Sivasspor kalecisi ve defansının uyum sorunundan yararlanarak 2 kornerden 2 gol buldu . Webo farkı 4 e çıkartırken Saracoğlundan bu sezon ilk defa yüzler gülüyordu , Sivasspor un attığı goller teselliden öteye gitmezken son sözü bir başka yeni transfer ve Fenerbahçenin yabancı kontenjanı kararını desteklemesinin en büyük nedeni Alper Potuk söylüyordu. Yorgun bir Christian , enerjisi tükenmek üzere olan Emre ve demorilize olmuş Salih ile Alper yerine oynayan Holmenin bir de takıma çabuk alışması belki de Fenerbahçe taraftarının o gece en çok sevindiği şeydi.
Ersun Yanal takım yavaş yavaş oturuyor bu daha başlangıç dese de insan önümüzde ki haftalarda Fenerbahçe nin ne yapacağını kestiremiyor. Yeni transferleriye adeta rakiplere göz dağı veren Kasımpaşa karşısında küskün olmayan bir Sow un ve biraz daha moralli Fenerbahçe li futbolcuların ne yapacağını tahmin edemesek de bizi çok zevkli bir maçın beklediği kesin ...
Fenerbahçe nin her maçını kazanacak güçte olduğunu ancak güzel oyun için biraz sabır biraz da saha içi dinamikler de uyum yakalaması gerektiği kanısındayım umarım ilerleyen haftalarda taraftarına ahlar vahlar değil de oldukça keyifli bir futbol izlettiren takım havasına bürünürler .
Yazımı üç nokta ile bitirdim ama Fenerbahçe nin ligin sonunda nereye nokta koyacağını hep beraber göreceğiz ...
B.A.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder