Felipe Melo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Felipe Melo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Eylül 2015 Çarşamba

AK SARAY'DAN SONRA HAMZA SARAY



         Futbolseverlerin merakla beklediği Şampiyonlar Ligi'ne dün akşam ki maçlar ile bol gollü bir başlangıç yapıldı. Şampiyonlar Ligi ile özdeşleşen maç önü müziği sonrası büyük beklentiler içindeki taraftarların bir kısmı beklediklerini alsalar da bu ligin yerlileri misafirlere pek şans tanımadı...

          Ülkemiz adına bakınca, yine tek takımla katıldığımız hatta gelecek yıllar için ise Şampiyon takımımızın bile ön eleme oynama riskinin cepte olduğu bir lig bizi bekliyordu. "Şeker gibi kura" yorumlarına rağmen beklentilerin epeyce düşük olması, Galatasaray'ı zor bir sezonun beklediğinin habercisiydi. Bu ligin gediklisi olan ve iki yıl önce çeyrek finalde Real Madrid'e kök söktüren takım artık kendi liginde bile zor günler geçiriyordu. Erdoğan'ın Ak Saray'ın dan bile daha çok konuşulur hale gelmişti Hamza Hoca'nın Galatasaray'ı. Ak Saray gibi büyük yatırımlar da yapılmamıştı oysa ki... Şampiyon takımın çok  da büyük ilavelere ihtiyacı yoktu zaten ama pansuman bekleyen yaralar gözler önündeydi. Hamza Hoca'nın kulübün içinde bulunduğu maddi sıkıntılardan ötürü transferde hoyratça davranma seçeneği yoktu O'da Akhisar günlerinden kalma bir strateji ile uygun maliyetli oyunculara yönelmek zorunda kaldı. Sezon başı talep ettiği bonservisi elinde olan oyuncuları kadroya katamayan yönetim, transferde son günlere hatta son saniyelere takıldı. Hafızalara kazınacak transfer hareketleri ile hatırlanacak bir transfer sezonu geride kalıyordu Galatasaray için...



          Galatasaray maç günü kimsenin beklemediği ve çok konuşulacak bir hamle ile Atletico Madrid karşısına çıkıyordu. Hamza Hoca takımda alternatifi olmayan Melo'nun transferin son günü gidişinin ardından "Hakan Balta'yı bile bu bölgede kullanabiliriz" söyleminin provasını bu maçta yapma niyetindeydi. 32 yaşındaki oyuncunun tecrübesinden faydalanmayı bekliyordu fakat işler umduğu gibi gitmedi. Belkide performansı ile kariyerinin en çok konuşulan, en parlak dönemini geçiren oyuncunun mevkisini kaydırma fikri ile savunmadaki doğru giden işleri de bozmuş oldu. Sezon başı gelecek vaad ettiği söylenerek transfer edilen ve iyi maçlar çıkardığını söyleyebileceğimiz Jose Rodriguez'i bir stopere tercih ediyordu. Bozulan savunma düzeni için ise Jason Denayer'e sarılıyordu. Emre Çolak'ı uzun süre sonra ilk 11'de sahaya sürüyor fakat kötü performansı sonrası sadece 30 dakika dayanabiliyordu. Emre Çolak'ın ıslıklanmasına aldırış etmeden Mersin maçında 90+'da oyuna sürdüğü Umut Bulut'dan medet umuyordu. Okurken bile karışık gelen bu tablo oyuncu psikolojilerini olumsuz yönde etkilemeye ve Hamza Hoca 'ya olan güveni zedelemeye devam ediyor.



            Geçen yıl Hamza Hoca'nın göreve geldiğinde takımdan gönderilmesi gündemde olan Yasin Öztekin'in bile maç sonrası Hamza Hoca'nın kendisini 11'de başlatmaması hakkında konuşması bir şeylerin yanlış gittiğinin net bir göstergesi olsa gerek...



             Atletico Madrid'in dün galibiyete uzanırken çok da zorlanmadığını görünce bu yıl Galatasaray'ın anasının ligine dönmesi çok uzun sürmeyecek gibi...

HAYKIRIŞ,YÖNETİM İSTİFA!!!

Şampiyonlar ligi ve Uefa Avrupa ligi sezonu başladı.Şampiyonlar ligindeki temsilcisimiz Galatasaray ilk maçın da Istanbul'da Atletico Madrid'e ilk yarıda Griezmann'ın attığı 2 golle sahadan 2-0 yenik ayrıldı.Galatasaray bu sezon sahasında oynadığı iki lig bir şampiyonlar ligi mücadelesinde iki mağlubiyet,bir beraberlik aldı.İç sahadaki maçlar taraftar  için çile oldu.Galatasaray,maça 4-3-3 sistemi ile başladı.Hakan,Selçuk ve Emre ile dirençli bir orta saha düşünen Hamza Hocanın skor 2-0 olduktan sonra (sahanın en kötüsü) Emre - Umut değişikliğine gitmesi  ne kadar yanlış tercih yaptığının kanıtı gibiydi.3lü orta saha ne defansa ne de ofansa katkı verdi.Hamza Hoca yeni keşifler peşinde oysa ki 2.yarıya başladığı düzenle maça başlasa belki de maç bu kadar erken kopmazdı.Hamza Hoca takım içi kontrolünü kaybetmiş.3 kupa kaldıran takımına liderlik yapamıyor malesef.İlk 45 dakikada Galatasaray'ın kaleyi bulan tek şutu var.Pozisyon yok,ileriye giden her top geri geliyor.Oysa ki Umut Bulut'un yerine Yasin'i oyuna alsa ileriye top taşıyan ilerde top tutan  oyuncu eksikliğini giderebilirdi.Hoca hep ezberden gidiyor aklına ilk gelen oyuncu Umut Bulut oluyor.Umut ne bir hava topu alabiliyor ne de müsait durumda kaleye etkili bir şut atabiliyor.İkinci yarıda Galatasaray etkili baskılı oynadı pozisyona da girdi fakat istediği golü bir türlü bulamadı.İleri uç elemanları beceriksiz kaldı.Özellikle Podolski net pozisyondan yararlanamadı.Denayer sağ bekte,Yasin sağ önde etkili oldu ama Burak ve Umut ayaklarına gelen her topu kontrol edemeden rakibe teslim ettiler.Kaleye çekilen 22 şuttan sadece 3 kaleyi buldu.Hücum hattı bu kadar etkisiz olan bir Galatasaray uzun yıllardır olmamıştır.Aynı sıkıntıları ligde de yaşıyorlar sayısız pozisyondan yararlanamayan forvet hattı ile şampiyonlar liginde mucize beklemek anlamsız.Atletico Madridin karakteristik özelliği, önce gol ve skor üstünlüğü sonra defansa çekilme ve hızlı kontrataklar ile etkili olma.Kontrataklar dışında istediklerini yaptılar ve sahadan istediklerini aldılar.Galatasaray transfer dönemin de ilk 11 de oynayacak oyuncu yerine yedek kulübesine yatırım yaptı.Kadro mühendisliği konusunda rakiplerinin gerisinde kaldılar.Taraftarın transfer isteğinin sebebi kadronun yetersiz olmasıydı.Transfer yapamadıkları gibi Melo ve Tellesi de ellerinde tutamadilar.Bu sezon Galatasaraylıları zor bir sezon bekliyor.Eskiden Galatasaray ligde kötü bile olsa Avrupa maçlarına taraftar umutla bakardı ama artık o beklenti de kalmamış gibi.Taraftarın şu anki tek beklentisi yönetimin istifa etmesi.Dursun Özbek'in katıldığı televizyon programında kendisini gülünç duruma düşürecek açıklamarı bardağı taşıran son damlalar oldu.Galatasaray başkanına yakişmakacak beyannatları az olan kredisini de bitirdi.Grubun diğer maçın da Benfica,Astana'yı ikinci yarıda bulduğu 2 golle 2-0 yendi.2.hafta maçları 30 Eylül de,Astana-Galatasaray,Atletico madrid -Benfica maçları ile devam edecek.
Taraftarlar yine her zaman ki gibi görsel şovlarını yaptılar ve kapanışta "Dursun Özbek İSTİFA,yönetim İSTİFA!!!nidaları ile hüzünlü,kızgın ve hayal kırıklığı ile  evlerinin yolunu tuttular.

Uefa Avrupa Liginde ekiplerimiz Beşiktaş ve Fenerbahçe'ye başarılar.

2 Eylül 2015 Çarşamba

MİLLİ TAKIM VE 4 BÜYÜKLER

3.haftayı geride bırakıp Milli maç heyacanına girdik.Önümüzde çok kritik Letonya ve Hollanda maçları var ve mutlaka 6 puan almamız gerek.Geride bıraktığımız 6 maçta 8 puan aldık ve grupta 4.sıradayız.Kalan 4 maçın 3'ünü kendi sahamızda oynayacak olmamız bizim için avantaj.Şansımız zayıf olabilir ama kaderimiz kendi ellerimiz arasında umarım en iyi sonuçlarla 2016 finallerine gideriz.Tüm yük Fatih Hocanın omuzlarında,Fatih Hoca bu tür sıkıntılı ortamlarda başı dik ayrılmayı bilmiştir.Başarılar Milli Takım.

Dönelim ligimize,3 hafta da 27 gol atıldı,oynanan 9 karşılaşma da 3 maçı ev sahipleri,3 maçı deplasman takımları ve 3 maçta berabere bitti.Fenerbahçe ve Trabzonspor aynı puan (7) ile zirveyi paylaşırken,Bursaspor ve Mersin İdmanyurdu henüz puanla tanışmayan 2 ekip,Medicana Sivaspor ve Torku Konyaspor ise henüz galibiyet ile tanışmayan takımlar oldular 3.hafta sonunda.
Fenerbahçe,Naninin son saniye frikiğiyle Antalyasporu 2-1 yendi.Nani bu maçta 2 gol atarak takımına  3 puan,taraftarınada artık hazırım mesajı yolladı.Fakat genel hatlarıyla Fenerbahçe'yi begenmedim ta ki  Volkan ve Alper gibi ileriye top taşıyan 2li oyuna girince Fenerbahçe hücum da istediğini başardı zor da olsa 3 puan ile haftayı kapattılar.Takım olmaları için 3-5 maça daha ihtiyaçları var.
Beşiktaş,son 15 dakikada bulduğu 4 gol ile 3 puanın sahibi oldu.Skor aldatıcı olabilir fakat Beşiktaş'ın orta saha ve defanstaki sıkıntıları gidermediği,transfer döneminin sona ermesi ile en azından ligin ilk yarısını bu kadro ile tamamlayacağı belli oldu.Gaziantep biraz daha hızlı kontrataklara çıkabilse gol bulabilirlerdi.Hızlı kontraatağa çıkan takımlar Besiktaş için ciddi sorun teşkil edeceklerdir.Beşiktaş çok gol atabilir ama dirençli takımlara da puanlar bırakacaklardır.

Galatasaray ilk galibiyetine Konyaspor karşısında rahat bir oyunla ulaştı.34 dakika 10 kişi oynamalarına karşın Hamza Hocanın yerinde değişikliği ile (Jose-podolski)maçı farklı kazandı.Sneijder attığı 2 golle ve çok eleştirdiğimiz Sabri'nin 2 asistle yıldızlaştığı bir maç oldu.Bu maç aynı zaman da Melonun da Galatasaray'daki son maçı oldu.Transferin son günün de Melo,Telles ile beraber İntere transfer oldu.Özellikle Felipe Melo hem saha içi performansı hem de saha da rakiplere uyguladığı psikolojik baskı ile ciddi bir kayıp oldu.Galatasaray taraftarı bu transfer dönemin de pek mutlu olmadı.Hem Podolski dışında bir yıldız oyuncu kadroya alınmadı hem rakiplerinin yıldız transferlerinin gerisin de kaldılar.Dursun Özbek yönetimi idari açıdan iyi işler yapmış olabilir ama taraftara kendisini sevdiremedi,ne derdini anlatabildi ne de verdiği sözleri tutabildi.Başarısızlık halin de çok ciddi bir şekilde eleştirilecektir.En azından forvette takviye yapmaları gerekirdi.Burak ve Umut hem milli takım hem lig hem kupa ve hem de şampiyonlar ligi için yetersiz kalacaktır.Sezonun ilk yarısın da bile yaklaşık 30 maça çıkacaklar ve bu onları çok ciddi yıpratacaktır.

Trabzonspor,sezona iyi bir başlangıç yaptı.Nokta atışı transferler ile uyumlu bir  takım haline geldi.Akhisar maçına da iyi başladılar öne de geçtiler fakat devamını getiremediler.N'doye nin kaçırdığı penaltı maçın kırılma anı oldu.Sonuç olarak iyi yolda devam ediyorlar ve 2 hafta sonra ki Galatasaray maçı onlar için içerde  baskıya ne şekilde cevap verebildikleri bir sınav maçı olacak.

Hakemler her hafta daha da kötü maç yönetiyorlar.Çocukluğumdan beri spor programlarında ligin ortasından itibaren bu hakemlerle bu lig bitmez diyen yorumcuları çok gördüm.Hep abartılı olduğunu düşünürdüm halâ da aynı kanidayim fakat bu yıl ki hakem kararları tam facia.Kimisi 1 mt ofsaytı hem de gözünün önünde ki pozisyon da görmez,kimisi penaltıyı vermez yada olmayan penaltıyı verir.Kartların adaletsizce çıkarıldığı ya da forma renginden dolayı kart verilmediği pozisyonlar.Orta sahadaki faulleri saymıyorum bile.Lütfen hakem kardeşlerim abilerim,sizler hata yapabilirsiniz ama biraz da kendinizi geliştirin.Milyonlar sizin düdüklerinize bakıyor biraz daha özen gösterin dikkatli olun.

Haftanın Ayıbı!
Aziz Yıldırım,"hakeme 2 tokat atacaktim"demiş.Yahu Aziz Başkan ayıptır sana yakışmaz kaç yıllık başkansın artık hırslarını içinde tut.Bırak bu nefret dilini sevgiyle yaklaş futbol dünyasına.Kurduğun güzel kadronun keyfini yaşa...TFF,Sayın Aziz Yıldırım'a en ağır cezayı vermelidir.Söylemler fiili müdahaleye dönüşmeden önlem alınmalı.Yoksa bu tür söylemlerin önüne geçemeyecekler.

30 Ağustos 2015 Pazar

HAMZA HOCA'NIN DENGE ARAYIŞI

Galatasaray,sezonun ilk galibiyetine Konyaspor'u 4-1 yenerek ulaştı.Melonun ön liberoya dönmesi,Carolle ün sol bekte başlaması Sabrinin şahane performansı ile Galatasaray hem ofansta hem de defansta dengeli bir oyun oynamasını sağladı.Ama Umut Bulut ısrarını anlayamadım.Umut'un yerine Yasin ile başlamak hem hücum zenginliği hemde 3.bölgeye top taşımak adına fayda sağlayacakken Umut'u merkeze alıp Burak'ı sağda oynatmak verimlilik adına negatif etki sağladı.Skor bizleri yanıltmasın Galatasaray'ın hakkını verelim istekli oynadılar fakat Konyasporun sahaya  çıkan 11'i Galatasaray a yardımcı oldu.Konyaspor kalabalık ama ne preste ne de pas oyunun da başarılı olmayan bir oyun sergiledi.Çok vasattılar ve yürüyerek oynadılar desek yeridir.Carol'ün atılmasından sonraki oyuncu değişikliği ile Galatasaray oyunu kazandı diyebiliriz.Rodriguez Podolski değişikliği ile Hakan Balta sol beke,Melo sağ stopere Rodriguez ise Melonun yerine geçti.Bu değişiklik ile Galatasaray oyunu Selçuk Emre,Sneijder ve Rodriguez ile pas oyununa dönerek 10 kişi kalmanın dezavantajını pozitife çevirdi ve Sneijder'in attığı 2 gol de böyle geldi.Hamza Hoca hala arayış icerisin de muhtemel yeni transferler ile Milli Takım arasından sonra kadrosunu şekillendirecektir.
Muslera,Galatasaray kariyerindeki ilk serbest atış golünü yedi.Lionel Carolle Galatasaray öncesi 122 maçta 13 sarı kart,1 kırmızı kart,Galatasaray da 2 maçta 3 sarı 1 kırmızı kart  gördü.Sneijder,bu sezon kaleye çektiği 16 şutta sadece 2 isabet sağladı 2 side bu akşam gol oldu.Sabri 3 maç sonunda 3 asiste ulaştı.
Puan ile tanışmayan 2 takım,kadrosunun büyük bölümünü yenileyen Bursaspor ile transfer yasağı bulanan Mersin İdmanyurdu oldu.Türkiye'nin en iyi altyapısına sahip dediğimiz Bursaspor,Medipol Başakşehir maçına sadece 4 tane yerli oyuncu ile çıktı.Ilhan Cavcav'ın yönettiği Gençlerbirliği ilk puanlarına Kasımpaşaspor maçında ulaştı ve Kasımpaşaspor sezonun ilk yenilgisini aldı.3.hafta itibarı ile 10 gole ulaşan Beşiktaş geçen sezon 7.hafta da 10 gole ulaşmıştı.

Hakem hataları sonuçlara etki etmeye devam ediyor.Medipol Başakşehir Bursaspor maçının yan hakemleri yanlış bayraklar ile skordan çok konuşuldular.Fırat Aydınus ise Galatasaray Konyaspor maçında ki çıkardığı çıkarmadığı kartlar ve düdük çalmadığı faullü müdahalelerde standarttı yakalayamadı.

DİPNOT:Medipol Başakşehir Teknik Direktörü Abdullah Avcı,Bursaspor karşılaşması sonrasında "attığımız 2.gol ofsaytı,hakemlerimizden daha dikkatli olmalarını istiyoruz"dedi ve alkışı hak etti.Teşekküler Abdullah Avcı



25 Ağustos 2015 Salı

2.HAFTA BİTERKEN

Spor Toto Super Lig Hasan Doğan sezonunun 2.haftasını geride bıraktık.9 maçta 24 gol atıldı.Geride bıraktığımız sezon 69 golle ligin en çok gol atan takımı Bursasporun henüz gol atamaması hem kadrodan giden oyuncuların yokluğunu hem de yeni gelen oyuncuların uyum sorunu yaşadığını gösteriyor.Yine geçtiğimiz sezon kalesinde gördüğü  30 gol ile  en az gol yiyen ekip olan Medipol Basaksehir sezona 2 maçta 4 gol yiyerek başladı.2 hafta sonun da puanla tanışmayan 4 ekip,Bursaspor,Mersin İdmanyurdu,Gençlerbirliği ve Medipol Basaksehir oldu.3 büyüklerin puan kaybettiği bir hafta oldu.Haftanın süprizini Osmanlıspor,Galatasaray'ı Istanbul da 2-1'lik skorla devirerek gerçekleştirdi.Osmanlıspor eski adı Ankara spor da dahil  Galatasaray'ı tarihlerinde ilk kez yendiler.Haftanın yıldızı, 3 gol atan Gekas oldu.35 yaşındaki yunan yıldız futbola olan bağlılığını bir kez daha gösterdi.Gekas bir çok yerli genç yıldız adayına örnek olabilir.Sezonun ilk hoca değişimi yine Gençlerbirliğinde oldu.2 maçta da 75.dakikalara kadar üstün olan Ankara ekibi son 15 dk larda yediği gollerle sahadan puansız ayrıldı.Ilhan Cavcav 1979 yılından bu yana başkanlığını yaptığı Gençlerbirliğindeki 46.hocasını yolladı.Türkiye'deki teknik direktörlerin bir çoğunu bir kaç kez denedi olmayınca adı duyulmayan yabancı hocalara yöneldi.Yine de istikrar yok malesef.Yakın zamanlarda Sayın Cavcav'ı eşofmanla saha kenarin da görürsek şaşırmamak gerek.Bundan sonra koltuğu sallantılı olan Mersinin hocası Mesut Bakkal ve malesef her hafta farklı oyuncu ve oyun sistemi oturtamayan gerekli takviyeleri yapamayan 3 kupalı son şampiyonun takımın hocası Hamza Hamzaoğlu olacak ve belki de yönetim ile beraber istifa kararı alacaklar.
Ve dün akşama dönelim.Galatasaray uzun bir aradan sonra seyircisinin karşısına çıktı.Maça istekli başladılar fakat oyun kurgusunda sıkıntılar vardı.Sneijder solda başlayınca hücum hattın da verimsiz kalıyor.4 2 3 1 in ortasına alışkın ve orda etkili olan bir oyuncu.Yasin de kenarda olunca ileriye top taşıyan oyuncu sıkıntısı çekti Galatasaray.Yedikleri ilk golde Sabri Hakan ikilisinin ofsaytı ayarlayamamasi acemiceydi.Selçukun güzel kafa golü  ikinci yarı için umut oldu,fakat transfer söylentilerinden etkilendiği belli olan Muslera,Sivasspor maçında olduğu gibi bu maçta da hatalı gol yedi.Üstüne Hamza Hocanın Burak ve Galatasaray adına sahanın en iyilerinden olan Jose Rodriguezi çıkarması hücum gücünü ve pas bağlantılarını bitirdi.İleriye doğru şişirme toplar ve uzaktan şutlar ile gol aradılar fakat başarılı olamadılar.Sonuç olarak Osmanlıspor ve Reşit Akcayı tebrik etmek lazım.Kendi kalitelerini bilerek savaşarak oynadılar.Çok koştular mücadele ettiler 2 gol ile 3 puan alarak Istanbul'dan mutlu döndüler.Koşu mesafelerin de Osmanlıspordan 5 oyuncu maçın en çok koşan isimleri arasın da yer alırken Galatasaray da kimse ilk 5e giremedi.Başkent ekibin de 5 oyuncu 11 km'nin üzerinde koştu.Osmanlıspor takım olarak 115,9 km kat ederken,Galatasaray 108,2 km de kaldı.Hakem Hüseyin Göcek 10.2 km koştu fakat kartlarına baş vurmaktan uzaktı,düşük not alması gerek.

Galatasaray yönetiminin acilen yedek kaleci,sağ bek,stoper,forvet ve hatta sağ kanat transferi yapması lazım.Bu kadro ile hem lig hem de Avrupa da hüsran yaşanacağa benziyor.

DİPNOT:Sezonun 2.haftasın da Spor Toto Süper Ligi (9 maçın ortalaması) 6878 kişi,PTT 1.Ligi ise 1868 kişi tribünden takip etti.Avrupanın çok çok altındayız.Ligimiz de sayısızca yıldız futbolcu oynarken ve futbol aşığı taraftar kitlelerine sahipken insanların tribünlere küsme nedeni irdelenmelidir.

24 Mart 2014 Pazartesi

Mancini ve Galatasaray


İtalyan teknik adam Roberto Mancini, 29 Eylül tarihinde Galatasaray’ın başına geldiğinde konumu her ne olursa olsu son 2 yılın süper lig Şampiyonu takımı devir almıştı. Galatasaray yönetimi Fetih Terim ile sözleşmesini fes ettikten sonra o an itibari ile bence de en iyi seçimi yapmıştı. Bu tercihin tutup tutmayacağını da zaman gösterecekti. İtalyan hoca göreve geldiği ilk günlerde takımın kondisyonundan dert yandı önce. Daha sonra da takım savunmasından şikayet etti.Bunları düzeltmeleri için zamana ve çalışmaya ihtiyaçlarının olduklarını söyledi. Günler geçtikçe Galatasaray daha az gol yemeye başladı ve Mancini’nin kafasındaki planı oturtmaya başladığına dair ön görülerimiz yerine oturmaya başlamıştı. Şampiyonlar liginde son Juventus maçı ile son 16ya kalan Galatasaray taraftarının Mancini üzerindeki beklentileri ligde durum çokta iyiye gitmese de karşılar duruma gelmişti. Galatasaray gerçekten çok zor gruptan tur vizesini almıştı. Ara transfer döneminde yapılan geleceğe dönük transferlerde taraftarda uzun vadede yararlı işe yarayabileceği konuşuluyordu. Galatasaray’da 2. Yarıda azalan puan farkı ile birlikte ve alınan iç saha galibiyetleri taraftarı artık şampiyonluk havasına da iyiden iyiye sokmaya başladı. Takımın deplasmanda kazanamaması , haftalar geçtikçe futbolculardan ki özellikle Selçuk İnan’dan yeterli verimin alınamaması ve takımın deplasman maçlarında son derece garipsenecek şekilde iştahsız oynaması taraftarın da şampiyonluk umutlarının azalmasına sebep oldu. Ardından Arena’da oynanan Chelsea maçında özellikle ikinci yarı oynanan futbol ‘tur neden gelmesin’ sorularını soran taraftar sayısı da hiç de azımsanmayacak sayıdaydı. Sonunda Galatasaray , İngiltere’de amaçsız  bir futbol ile ve sahada mücadele bile etmeye gerek duymayarak  elendi.  Ligde Kayserispor’a karşı beklide en kolay geçmesi beklenen iç saha maçında Galatasaray maça istekli başladı. Pozisyonlar buldu. Ligin ilk haftalarından beri süre gelen özellikle iç saha maçlarında çok gol kaçırma alışkanlıkları Kayserispor maçında da devam etti. 2. Yarıda Melo’yu stoperlerin arasına çekerek 3-5-2 ye döndü Mancini.Bu sistem hucum anlamında Galatasaray’ın ilacı olan golü bulmasına yardım etmedi. Bu sistemi biraz eleştirmek gerek tabi. Eğer kanat oyuncusu kullanmadan oynuyorsanız topu ileriye taşıyacak oyunculara ihtiyacınız olacaktır ve maalesef Galatasaray’da bunu yapabilecek tek oyuncu Melo. Onu da stoper gibi oynatarak tamamen topu ileriye taşımakta zorlanmaya başladı Galatasaray. Sonuçta sağ kanattan Hajrovic’in bireysel katkısı ile ataklar geliştirdi Galatasaray. Fakat Hajrovic, ilginç olarak yaptığı olumlu işleri aşırı derecede  bencillikle kendi kullanmayı tercih etti. Ve sonuç olarak iyiden iyiye gol atmayı konuşlanan Galatasaray kendi kalesinde golü gördü ve tüm Galatasaray taraftarları tarafınca gol alkışlandı. Maç sonu Mancini takımı kendinin kurmadığını dile getirdi.  Bu takımın son 2 yılın Şampiyonu olduğunu hatırlatmak gerekiyor tabi ki. Üstelik devre arasında takımın defans hattına katılan Burdisso kupa maçları hariç sadece bir lig maçında kullanıldığını düşünüldüğünde bu yorumun yersiz olduğu anlaşıldı. Aldırdığı oyuncuları oynatmayan hocanın takımı kendisinin kurmadığını bahane etmesi açıkcası taraftaları düşünmeye teşvik etmesi gayet normal.Nihayetinde Mancini ve Aysal o geceyi taraftarın istifa çağrısını duyarak geçirdiler.  Sonuç olarak ortada artık 2.lik ve Türkiye Kupası için mücadele edecek bir Galatasaray var. Ayrıca olası bir Fenerbahçe yenilgisinin Mancini’nin Türkiye macerasının bitmesine sebep olabilir. 

31 Ağustos 2013 Cumartesi

Galatasaray'a Es-Es Çelmesi





Galatasaray Eskişehirspor deplasmanında da 2 puan bıraktı.Maça iki takımda sakin ve kontrollü başlamak istedi fakat güzel havaya rağmen bozuk olan zemin takımları top kontrolünde etkisiz kıldı.Bundan da en çok Galatasaray etkilendi.İlk yarı da Boffin'in hatalı pasında Drogba topu aldı ve Burak'a aktardı ancak zeminin azizliği golü getirmedi.Galatasaray klasik orta saha üzerinden rakibin üzerinde baskı kurdu fakat olmayan şut denemeleri ve ceza sahasına giremeyişi gol yollarında etkisiz bıraktı.İlk yarıda rakip takımdan da etkili bir atak görülmeyince ilk yarı golsüz bitti.2.yarı defansın arkasına atılan ve Necati'nin kaleci ile karşı karşıya kalmasına rağmen Muslera'nın kurtarışı 2.yarının başında golü önledi.Bu ataktan sonra daha baskılı ve sert futbolla oynayan Galatasaray'da Sabri ve Amrabat'ın oyuna dahil olmaları da etkili oldu.Bu dakikalar içinde kornerde Semih'in indirdiği topu tamamlayamayan Felipe Melo kaleye çok yakın mesafeden topu dışarı attı.Ardından Eskişehirspor'un atağında kaleci Muslera yine çok önemli bir kurtarış yaparak kalesini gole kapattı.Galatasaray baskıya devam ederek rakibi uzun topla oynamaya itti ve başarılı oldu.Baskısıyla oyunu kontrolüne alan sarı kırmızılılar ard arda 2 pozisyonda golü bulamadı.Sabri'nin sağ kanattan ortasında Drogba'nın vuruşu direkten döndü.Ardından topu uzaklaştıramayan Eskişehir savunmasından topu alan Sabri tekrar içeri doldurdu ve bu sefer Sneijder'in vuruşunda topu kaleci Boffin çıkardı.Bu dakikadan sonra 2 takımda etkili ataklar yapamadı ve maç 0-0 sonra erdi.Galatasaray'ın acil sağ ve sol kanat transferine ihtiyaç duyduğu bu maçta da belli oldu.Kanatlarda etkisiz kalan sarı kırmızılıların kafa toplarında etkili Drogba gibi bir futbolcusu olmasına rağmen kanatlardan akın geliştirememesi sonucu içeri orta yapamaması ve oyunu sürekli ortadan kurarak içeri girme çabası başarısız oldu.Son günlerde Bruma transferi için uğraşan ve mesafe katederek transferi bitirme aşamasına getiren Galatasaray için bu oyuncu kanatlar da ki sorunu çözmek için tam bir ilaç olacağı aşikardır.Umarım 17 Eylül'de oynanacak Real Madrid maçına kadar Galatasaray eski baskılı ve istekli futboluna kavuşur ve gruplardan anlının akıyla çıkar.