Hakan Balta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hakan Balta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Eylül 2015 Pazar

"ŞANSA KAZANMAK"


Hamza Hamzaoğlu yazımın başlığını attı.Erkan Zengin bir metreden topu direk yerine filelerle buluştursaydı pazar sabahına uyananlar Hamza Hocanın istifa kararıyla karşılaşabilirlerdi.Ama olmadı şansa inanmasam da dün gece Hamza Hocanın da dediği gibi futbol şansı Galatasaray'ın yanındaydı.Avni Aker de muazzam bir atmosfer vardı.Yıllar sonra Avni Akeri ilk kez bu kadar dolu gördüm.Tribünler ay yıldızlı bayraklar ile dalgalandı.Dönelim saha içine,Trabzonspor taraftar desteği ile lige iyi başlangıçı sürdürmek, Galatasaray  ise kötü gidişe dur demek amacındaydı.Gole kadar bordo mavili ekip rakip kalede daha çok göründü.Direkten dönen iki topu ,kaçırılan goller ve verilmeyen penaltı.Trabzonspor kazanmak için çok çabaladı.Kadro hataları da vardı Shota Hocanın mesela,Özer Hurmacı'nın yerine  formda Yusuf Erdoğan ile başlayabilir,Marko Marin'i forvet arkasında oynatabilirdi.Özer ısrarını bir türlü anlayamıyorum.Mbia ortasahanin beyni Trabzonspor un hem hücum hem de defansif lideri.Şansız bir an yaşadı ve top ayaklarına çarparak gol oldu.Golde ki asıl suçlu sezona kötü başlayan kaleci Onur  Kıvrak'ın.Onur aynı hatalı golü kaç kez yedi hatırlamıyorum bile.Bir an önce toparlanması gerek yoksa kaleyi kaptırabilir.Trabzonspor'un bu güzel oyunu karşısında en azından bir puanı hakettiğini düşünüyorum.
Gelelim Galatasaray'a,hafta içi şampiyonlar ligin de Atletico Madride yenilen sarı kırmızılı ekip için  bu maç olmazsa olmaz maçıydı .Defansın kilit ismi Chedjou sakat,orta sahanın şefi Selçuk kart cezalısı,lige kötü başlangıç,yönetimde ki sorunlar,Hamza Hocanın tartışıldığı bir ortam.Galatasaray,Hamza Hocanın "şansa kazandık" deyişi maçı ve bu sezonu özetler gibiydi.Ama Galatasaray büyük takım refleksi gösterdi.Başta Hakan Balta olmak üzere Jose Rodriguez ve Bilal Kısa'yı çok beğendim.Kağıt üstün de 4 2 3 1 dizilişi gözüksede    takım 4 4 1 1'e yakın oynadı.Hücum ile defans arasında ki mesafeyi kisaltmaya çalıştılar diğer maçlara göre biraz daha kompakt oynamaya çalıştılar.Özellikle Podolski Sinan değişikliği ile hücumda   da istediğini yapan görüntü çizdiler zaten golden sonra da maçı rölantiye alıp farka gidecek pozisyonlardan yararlanamadılar.Sinan Gümüş,Podolskinin şu anki oyunundan daha iyi oynuyor ve 11'e göz kırpıyor.Burak Yilmaz'ın sakatlığı umarim ciddi değildir.Çok önemli 3 puanı hanesine yazdıran Galatasaray önümüzdeki maçlara da bu moralle çıkar ve istediği seriyi de sağlar.
Galatasaray,Trabzonspor'a karşı son 6 deplasman maçın da 4.galibiyetini aldı.Galatasaray bu sezon ki resmi maçlarda ilk kez kalesini gole kapadı.Galatasaray şampiyonluk yolundaki rakiplerine karşı kadro kalitesi olarak çok geride ve dezavantajlarını kompakt bir takım olduklarında avantaja çevirebilirler.
Yaklaşık bir ay önceki bir yazımda Mersin İdmanyurdunun hocası Mesut Bakkalın istifa edeceğini köşemde belirtmiştim ve Mesut Hoca,4-0 yenildikleri Osmanlıspor musabakasından sonra istifa kararı aldığını açıkladı.Yolu açık olsun.

                                                     

16 Eylül 2015 Çarşamba

AK SARAY'DAN SONRA HAMZA SARAY



         Futbolseverlerin merakla beklediği Şampiyonlar Ligi'ne dün akşam ki maçlar ile bol gollü bir başlangıç yapıldı. Şampiyonlar Ligi ile özdeşleşen maç önü müziği sonrası büyük beklentiler içindeki taraftarların bir kısmı beklediklerini alsalar da bu ligin yerlileri misafirlere pek şans tanımadı...

          Ülkemiz adına bakınca, yine tek takımla katıldığımız hatta gelecek yıllar için ise Şampiyon takımımızın bile ön eleme oynama riskinin cepte olduğu bir lig bizi bekliyordu. "Şeker gibi kura" yorumlarına rağmen beklentilerin epeyce düşük olması, Galatasaray'ı zor bir sezonun beklediğinin habercisiydi. Bu ligin gediklisi olan ve iki yıl önce çeyrek finalde Real Madrid'e kök söktüren takım artık kendi liginde bile zor günler geçiriyordu. Erdoğan'ın Ak Saray'ın dan bile daha çok konuşulur hale gelmişti Hamza Hoca'nın Galatasaray'ı. Ak Saray gibi büyük yatırımlar da yapılmamıştı oysa ki... Şampiyon takımın çok  da büyük ilavelere ihtiyacı yoktu zaten ama pansuman bekleyen yaralar gözler önündeydi. Hamza Hoca'nın kulübün içinde bulunduğu maddi sıkıntılardan ötürü transferde hoyratça davranma seçeneği yoktu O'da Akhisar günlerinden kalma bir strateji ile uygun maliyetli oyunculara yönelmek zorunda kaldı. Sezon başı talep ettiği bonservisi elinde olan oyuncuları kadroya katamayan yönetim, transferde son günlere hatta son saniyelere takıldı. Hafızalara kazınacak transfer hareketleri ile hatırlanacak bir transfer sezonu geride kalıyordu Galatasaray için...



          Galatasaray maç günü kimsenin beklemediği ve çok konuşulacak bir hamle ile Atletico Madrid karşısına çıkıyordu. Hamza Hoca takımda alternatifi olmayan Melo'nun transferin son günü gidişinin ardından "Hakan Balta'yı bile bu bölgede kullanabiliriz" söyleminin provasını bu maçta yapma niyetindeydi. 32 yaşındaki oyuncunun tecrübesinden faydalanmayı bekliyordu fakat işler umduğu gibi gitmedi. Belkide performansı ile kariyerinin en çok konuşulan, en parlak dönemini geçiren oyuncunun mevkisini kaydırma fikri ile savunmadaki doğru giden işleri de bozmuş oldu. Sezon başı gelecek vaad ettiği söylenerek transfer edilen ve iyi maçlar çıkardığını söyleyebileceğimiz Jose Rodriguez'i bir stopere tercih ediyordu. Bozulan savunma düzeni için ise Jason Denayer'e sarılıyordu. Emre Çolak'ı uzun süre sonra ilk 11'de sahaya sürüyor fakat kötü performansı sonrası sadece 30 dakika dayanabiliyordu. Emre Çolak'ın ıslıklanmasına aldırış etmeden Mersin maçında 90+'da oyuna sürdüğü Umut Bulut'dan medet umuyordu. Okurken bile karışık gelen bu tablo oyuncu psikolojilerini olumsuz yönde etkilemeye ve Hamza Hoca 'ya olan güveni zedelemeye devam ediyor.



            Geçen yıl Hamza Hoca'nın göreve geldiğinde takımdan gönderilmesi gündemde olan Yasin Öztekin'in bile maç sonrası Hamza Hoca'nın kendisini 11'de başlatmaması hakkında konuşması bir şeylerin yanlış gittiğinin net bir göstergesi olsa gerek...



             Atletico Madrid'in dün galibiyete uzanırken çok da zorlanmadığını görünce bu yıl Galatasaray'ın anasının ligine dönmesi çok uzun sürmeyecek gibi...