Mancini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mancini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mart 2014 Cumartesi

Aslan Yine Kazanamadı

Maç öncesi biraz Galatasaray’ın deplasman maçlarına bakma fırsatı buldum. Resmi maçlarda en son galibiyetini kupa da Tokatspor karşısında aldığını gördüm ve kafamdaki profil biraz daha ağırlaştı. Bir de bunun yanına  Mesut Bakkal faktörü de eklenince bu maçın kolay olmayacağını ben dahil bütün Galatasaray taraftarlarının aklına gelmiştir herhalde.

Konyaspor aslında ligde çok istikrarlı bir takım profili çizmiyor. Fakat kendi sahasında çok koşan ve ileri-geri dengesini çok iyi ayarladıklarını düşünüyorum. 1-0 kaybettikleri Gaziantepspor karşılaşmasında bile çok koşan bir topu ileri çok rahat taşıyan bir Konyaspor vardı.

Konyaspor maça beklendiği üzere oyunu kendi yarı sahasında kabullenerek ve topa baskı yaparak başladı. Galatasaray’ın yaptığı basit top kayıplarını Djalma ve Hleb gibi topu ileriye hızlı taşıyan oyuncular ile değerlendirip , skor bulmak istediler.Aslında maçın ilk yarısında bi kaç pozisyon buldular fakat ceza sahası içinde çoğalamadılar ve atakları sonuçsuz kaldı.

Galatasaray tarafında ise Mancini.futbol tabiri ile 3 adet standart orta saha ile başladı maça. Bu seçimin sebebi birazda mecburiyet tabi. Sağ kanatta Eboue’yi izledik bugün. Drogba ve Melo’nun olmaması etkiliydi bu tercihte.

Maça gelecek olursak ilk yarı boyunca üzerindeki yükü fazlaca hissetti Galatasaray. İlk yarı boyunca pozisyon üretmekte oldukça zorlandılar. Özellikle Yekta-Ceyhun ikilisi orta sahada Melo’nun takıma kattığı dinamizmi katamadılar ve ilk yarı pozisyonca fakir şekilde geçildi.

İkinci yarı Galatasaray baskısını arttırdı. Sneijder ve Burak ile pozisyonlar buldular fakat gol atamama hastalığı Galatasaray’ı bu günde 2 puandan etti. 2. Yarı bu kabul edilebilir oyunun hakkı bence galibiyet olmalıydı.Fakat o top çizgiyi geçmedi yine. Konyaspor kalecisi İtanje’ın da hakkını vermek lazım tabi ki. Gerçekten ligin üst düzey kalecilerinden ve Konyaspor’un topladığı 32 puanın en az 20 sinde doğrudan emeği var.

Galatasaray bir daha hangi deplasmanda kazanır bunu kestirmek gerçekten çok güç.Ama ilginç olan şudur ki ;Terim döneminde çok kaçırıp çok atan Galatasaray , Mancini döneminde çok kaçırıp atamayan Galatasaray var. Bunun sebebini motivasyona mı bağlamak lazım yoksa gün geçtikce oyuncular üzerinde ki  artan baskıya mı bilemiyorum.



Sonuç olarak Galatasaray deplasmanda aldığı beraberlik ile tekrar 2.lik koltuğuna oturdu.Belki de lig tarihinin en değerli ikincilik mücadelesi umarım keyif içinde geçer. 


Onur DEMİR

https://twitter.com/ExituS__Letalis

24 Mart 2014 Pazartesi

Mancini ve Galatasaray


İtalyan teknik adam Roberto Mancini, 29 Eylül tarihinde Galatasaray’ın başına geldiğinde konumu her ne olursa olsu son 2 yılın süper lig Şampiyonu takımı devir almıştı. Galatasaray yönetimi Fetih Terim ile sözleşmesini fes ettikten sonra o an itibari ile bence de en iyi seçimi yapmıştı. Bu tercihin tutup tutmayacağını da zaman gösterecekti. İtalyan hoca göreve geldiği ilk günlerde takımın kondisyonundan dert yandı önce. Daha sonra da takım savunmasından şikayet etti.Bunları düzeltmeleri için zamana ve çalışmaya ihtiyaçlarının olduklarını söyledi. Günler geçtikçe Galatasaray daha az gol yemeye başladı ve Mancini’nin kafasındaki planı oturtmaya başladığına dair ön görülerimiz yerine oturmaya başlamıştı. Şampiyonlar liginde son Juventus maçı ile son 16ya kalan Galatasaray taraftarının Mancini üzerindeki beklentileri ligde durum çokta iyiye gitmese de karşılar duruma gelmişti. Galatasaray gerçekten çok zor gruptan tur vizesini almıştı. Ara transfer döneminde yapılan geleceğe dönük transferlerde taraftarda uzun vadede yararlı işe yarayabileceği konuşuluyordu. Galatasaray’da 2. Yarıda azalan puan farkı ile birlikte ve alınan iç saha galibiyetleri taraftarı artık şampiyonluk havasına da iyiden iyiye sokmaya başladı. Takımın deplasmanda kazanamaması , haftalar geçtikçe futbolculardan ki özellikle Selçuk İnan’dan yeterli verimin alınamaması ve takımın deplasman maçlarında son derece garipsenecek şekilde iştahsız oynaması taraftarın da şampiyonluk umutlarının azalmasına sebep oldu. Ardından Arena’da oynanan Chelsea maçında özellikle ikinci yarı oynanan futbol ‘tur neden gelmesin’ sorularını soran taraftar sayısı da hiç de azımsanmayacak sayıdaydı. Sonunda Galatasaray , İngiltere’de amaçsız  bir futbol ile ve sahada mücadele bile etmeye gerek duymayarak  elendi.  Ligde Kayserispor’a karşı beklide en kolay geçmesi beklenen iç saha maçında Galatasaray maça istekli başladı. Pozisyonlar buldu. Ligin ilk haftalarından beri süre gelen özellikle iç saha maçlarında çok gol kaçırma alışkanlıkları Kayserispor maçında da devam etti. 2. Yarıda Melo’yu stoperlerin arasına çekerek 3-5-2 ye döndü Mancini.Bu sistem hucum anlamında Galatasaray’ın ilacı olan golü bulmasına yardım etmedi. Bu sistemi biraz eleştirmek gerek tabi. Eğer kanat oyuncusu kullanmadan oynuyorsanız topu ileriye taşıyacak oyunculara ihtiyacınız olacaktır ve maalesef Galatasaray’da bunu yapabilecek tek oyuncu Melo. Onu da stoper gibi oynatarak tamamen topu ileriye taşımakta zorlanmaya başladı Galatasaray. Sonuçta sağ kanattan Hajrovic’in bireysel katkısı ile ataklar geliştirdi Galatasaray. Fakat Hajrovic, ilginç olarak yaptığı olumlu işleri aşırı derecede  bencillikle kendi kullanmayı tercih etti. Ve sonuç olarak iyiden iyiye gol atmayı konuşlanan Galatasaray kendi kalesinde golü gördü ve tüm Galatasaray taraftarları tarafınca gol alkışlandı. Maç sonu Mancini takımı kendinin kurmadığını dile getirdi.  Bu takımın son 2 yılın Şampiyonu olduğunu hatırlatmak gerekiyor tabi ki. Üstelik devre arasında takımın defans hattına katılan Burdisso kupa maçları hariç sadece bir lig maçında kullanıldığını düşünüldüğünde bu yorumun yersiz olduğu anlaşıldı. Aldırdığı oyuncuları oynatmayan hocanın takımı kendisinin kurmadığını bahane etmesi açıkcası taraftaları düşünmeye teşvik etmesi gayet normal.Nihayetinde Mancini ve Aysal o geceyi taraftarın istifa çağrısını duyarak geçirdiler.  Sonuç olarak ortada artık 2.lik ve Türkiye Kupası için mücadele edecek bir Galatasaray var. Ayrıca olası bir Fenerbahçe yenilgisinin Mancini’nin Türkiye macerasının bitmesine sebep olabilir.