Kazanamadı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kazanamadı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ağustos 2015 Pazartesi

DENİZE DÜŞEN 'SERVET'E SARILIR...

Ligde 3.hafta da bitti. Ben bu yazıyı yazarken 1. transfer tescil döneminde de son saatler yaşanıyor. Bakalım son dakika transferleri olur mu ? Olursa hangi takıma ne kadar yararlı olur..
Ben bugün ki yazımı müsaadenizle Mersin İdman Yurdu'na ayırmak istiyorum. Gerekçem şu ki, sezon başında maaşlarına zam istedikleri gerekçesiyle Servet başta olmak üzere birçok oyuncusunu günah keçisi ilan eden ve kadro dışı bırakan,  bu doğrultuda Teknik Direktör Rıza Çalımbay'ı bile harcayan kulüp yönetiminin, ilk 3 haftada işlerin kötü gitmesinden dolayı yeniden bu oyuncularla anlaşma sağlaması.
Dönelim sezon öncesi hazırlık kampına. Kulüp başkanı Ali Kahramanlı ile dönemin teknik direktörü Rıza Çalımbay, kulübün transfer yasağından dolayı önceki sezonun kadrosunun kesinlikle bozulmaması konusunda birbirlerine taahhüt vererek yeni sözleşme imzalıyorlar. Rıza hoca da verilen bu sözün tutulması halinde geçen sezon 7.olan takımı bu sezon Avrupa Kupaları'na götüreceğine dair söz veriyor. Her şey buraya kadar güllük gülistanlık. Şehirde herkesin aklında Mersin Arena'da Avrupa Kupası maçı izlemek hayali var. Ancak ne oluyorsa her şey kaptan Servet ve Sinan'ın sözleşmelerinde zam istemesiyle tam tersine dönüyor. Takım idmanlara çıkmıyor. Bu problem biz büyük bir aileyiz ve aramızda iletişim kopukluğu oldu denilerek üstü örtülüyor. Aradan birkaç gün geçiyor Servet ve diğerleri kadro dışı bırakılınca Rıza hoca da sözleşmesini fesh ediyor ve Kasımpaşa ile anlaşıyor. Herkes Rıza hoca bizi sattı diyor. Rıza Çalımbay'ın açıklaması ise verilen sözlerin tutulmadığı ve bu şartlar altında çok sevdiği Mersin'de çalışamayacağı yönünde oluyor.
Mersin de vakit kaybetmeden Mesut Bakkal ile anlaşarak sezona giriyor. İlk 3 haftada alınan 3 mağlubiyet ve kalede görülen 9 gol yönetimi savunma zaafına yönlendirmiş olacak ki günah keçisi Servet Çetin ile yeni sözleşme imzalandı. Ben Servet ya da Sinan Kaloğlu kötü futbolcu demiyorum. Şuan itibariyle sözleşme şartlarını da bilmiyorum. Ama bildiğim şu var ki; ey Ali Kahramanlı, madem denize düşen yılana sarılır kafasıyla kötü gidişi durdurmak için Servet'e sarılıyorsun, şunu sezon başında yapsaydın da bu şehrin takımına gönül vermiş binlerce taraftarın duygularıyla, hayalleriyle oynamasaydın olmaz mıydı ?. Son olarak maalesef ben bu son dakika iç transferinin de pek işe yarayacağını düşünmüyorum. Bu takım küme düşerse tek sorumlusu Ali Kahramanlı ve yöneticilerdir.. Umarım yanılırım. Çünkü ateşli taraftarı olan takımların Süper Lig'de uzun yıllar kalması kanaatindeyim. Adanademirspor ve Göztepe'nin de önümüzdeki yıllarda Süper Lig'de olması dileğiyle.

29 Mart 2014 Cumartesi

Aslan Yine Kazanamadı

Maç öncesi biraz Galatasaray’ın deplasman maçlarına bakma fırsatı buldum. Resmi maçlarda en son galibiyetini kupa da Tokatspor karşısında aldığını gördüm ve kafamdaki profil biraz daha ağırlaştı. Bir de bunun yanına  Mesut Bakkal faktörü de eklenince bu maçın kolay olmayacağını ben dahil bütün Galatasaray taraftarlarının aklına gelmiştir herhalde.

Konyaspor aslında ligde çok istikrarlı bir takım profili çizmiyor. Fakat kendi sahasında çok koşan ve ileri-geri dengesini çok iyi ayarladıklarını düşünüyorum. 1-0 kaybettikleri Gaziantepspor karşılaşmasında bile çok koşan bir topu ileri çok rahat taşıyan bir Konyaspor vardı.

Konyaspor maça beklendiği üzere oyunu kendi yarı sahasında kabullenerek ve topa baskı yaparak başladı. Galatasaray’ın yaptığı basit top kayıplarını Djalma ve Hleb gibi topu ileriye hızlı taşıyan oyuncular ile değerlendirip , skor bulmak istediler.Aslında maçın ilk yarısında bi kaç pozisyon buldular fakat ceza sahası içinde çoğalamadılar ve atakları sonuçsuz kaldı.

Galatasaray tarafında ise Mancini.futbol tabiri ile 3 adet standart orta saha ile başladı maça. Bu seçimin sebebi birazda mecburiyet tabi. Sağ kanatta Eboue’yi izledik bugün. Drogba ve Melo’nun olmaması etkiliydi bu tercihte.

Maça gelecek olursak ilk yarı boyunca üzerindeki yükü fazlaca hissetti Galatasaray. İlk yarı boyunca pozisyon üretmekte oldukça zorlandılar. Özellikle Yekta-Ceyhun ikilisi orta sahada Melo’nun takıma kattığı dinamizmi katamadılar ve ilk yarı pozisyonca fakir şekilde geçildi.

İkinci yarı Galatasaray baskısını arttırdı. Sneijder ve Burak ile pozisyonlar buldular fakat gol atamama hastalığı Galatasaray’ı bu günde 2 puandan etti. 2. Yarı bu kabul edilebilir oyunun hakkı bence galibiyet olmalıydı.Fakat o top çizgiyi geçmedi yine. Konyaspor kalecisi İtanje’ın da hakkını vermek lazım tabi ki. Gerçekten ligin üst düzey kalecilerinden ve Konyaspor’un topladığı 32 puanın en az 20 sinde doğrudan emeği var.

Galatasaray bir daha hangi deplasmanda kazanır bunu kestirmek gerçekten çok güç.Ama ilginç olan şudur ki ;Terim döneminde çok kaçırıp çok atan Galatasaray , Mancini döneminde çok kaçırıp atamayan Galatasaray var. Bunun sebebini motivasyona mı bağlamak lazım yoksa gün geçtikce oyuncular üzerinde ki  artan baskıya mı bilemiyorum.



Sonuç olarak Galatasaray deplasmanda aldığı beraberlik ile tekrar 2.lik koltuğuna oturdu.Belki de lig tarihinin en değerli ikincilik mücadelesi umarım keyif içinde geçer. 


Onur DEMİR

https://twitter.com/ExituS__Letalis