İpek Soylu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İpek Soylu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ağustos 2015 Pazar

FLUSHİNG MEADOWS'A GİDERKEN

Teniste geçen hafta Cincinnati Masters’ta şampiyonlar tek erkeklerde Roger Federer, tek kadınlarda Serena Williams, çift erkeklerde Daniel Nestor/Eduard Roger Vasselin, çift kadınlarda Hao-Ching Chan / Yung-Jan Chan olarak belirlendi. Tek kadınlar finalinde Serena Williams turnuvadaki en iyi oyununu oynadığı karşılaşmada Simona Halep karşısında 2 setlik bir galibiyet aldı. Özellikle oyununun servis kısmından memnun olsa gerek zira %62 ile ilk servis bulup bunların %83 ünden puan çıkartan Serena, 15 ace atarken çift hata sayısını son maçlarının aksine az bir rakamda (2) tuttu. Tek erkekler finalinde ise Roger Federer baskın olan taraftı. Turnuva boyunca müthiş bir hücum tenisi oynayan İsviçreli finalde de bu tenisi sürdürdü. Maçta Djokovic’e tek bir servis kırma puanı dahi göstermedi ve turnuvayı servisini kırdırmadan tamamladı. Hafta boyunca topa %48 oranında baseline’ın içinde, %52 oranında çizginin gerisinde vururken bu %52’lik oranın sadece %8’i çizginin 2 metre gerisindeydi. Bu veriler korttaki duruşunun hücum tenisine odaklı olduğunu çok güzel açıklıyor. Amerika Açık öncesi bu müthiş performans yüzünden çoğu kişi yılın son slami için Federer’i favori gösteriyor olabilir ancak Amerika Açık çok farklı bir atmosferde oynanacak. Flushing Meadows’ta 2008'den beri kazanamayan, 2009'dan beri final oynayamayan Federer 5 setlik bu maçlarda nasıl bir performans gösterecek göreceğiz. Evet Roger kesinlikle orada da çok tehlikeli olacaktır ancak maçların Djokovic ve Murray gibi oyuncuların sevdiği bir ortamda  oynanacak olacağı bir gerçek.

Amerika Açık demişken, turnuvada kuralar çekildi. Tek erkeklerde tablonun üst tarafında Djokovic’le Nadal, Nishikori’yle Ferrer aynı tarafta yer alırken alt tarafta Wawrinka’yla Murray, Federer’le Berdych aynı tarafta yer aldılar. Bakalım maçlarını kazanıp birbirlerine rakip olabilecekler mi. Tek kadınlarda ise olası çeyrek finaller Serena-K. Pliskova, M.Sharapova-Ivanovic, Kvitova-Wozniacki ve Safarova-Halep şeklinde oluştu. Temsilcilerimizden Çağla Büyükakçay ilk eleme turunda Eri Hozumi’ye 2 sette kaybederken, İpek Soylu bir maç kazandığı elemelerde(ki o maç kariyerinin ilk grand slam galibiyeti) 2. Turda eski dünya 29, şimdinin 104 numarası Kateryna Bondarenko’ya 2 sette elenip turnuvaya veda etti. Sıralamasının yardımıyla ana tabloya direkt olarak katılma hakkı kazanan Marsel İlhan ise ilk turda 37 yaşındaki Radek Stepanek’le oynayacak.Marsel’in kesinlikle kazanabileceği bir maç. İyi bir turnuva geçirmesi dileğiyle. İlk turda çok keyifli geçmesi muhtemel eşleşmeler ortaya çıktı. Bunlardan bazıları şu şekilde;
Fernando Verdasco-Tommy Haas
Rafael Nadal-Borna Coric
Kei Nishikori-Benoit Paire
Nick Kyrgios-Andy Murray
Thanasi Kokkinakis-Richard Gasquet
Philipp Kohlschreiber-Alexender Zverev
Coco Vandeweghe-Sloane Stephens
Dominika Cibulkova-Ana Ivanovic
Andrea Petkovic-Caroline Garcia 
 
Ana tablo maçlarının yarın başlayacağı turnuvada en çok konuşulacak konu Serena Williams’ın takvim grand slam yapıp yapamayacağı olacaktır muhtemelen.Bu turnuvada Serena’nın her maçı ayrı bir hikaye olmaya aday.
Bu hafta ATP'de 250 puanlık Winston Salem Open turnuvası yapıldı. Marsel İlhan'ın ilk turda dünya 36 numarası Martin Klizan'a kaybettiği turnuvada şampiyon dünya 15 numarası Kevin Anderson oldu. Anderson, finale elemelerden gelen 140 numara Pierre-Hugues Herbert'i 2 sette geçti. WTA'de ise premier seviyedeki New Haven haftanın turnuvasıydı. Geçtiğimiz günlerde kendisine, bir dönem Federer'in yakalandığı, Robin Soderling'in tenisi bırakmasına neden olan mononükleoz teşhisi konan Petra Kvitova turnuvayı şampiyon tamamladı. Hastalığının şimdilik rekabetçi tenisi bırakmasını gerektirmeyecek seviyede olduğu açıklanan Kvitova, uzun bir süre sonra iyi tenis oynadığı haftada Madison Keys, Agnieszka Radwanska, Wozniacki ve Safarova gibi oyuncuları yenip kupayı kaldırdı. Artık yılın son slamine konsantre olduk, en büyük temennimiz iyi tenis izlemek.

19 Mart 2014 Çarşamba

TENİS BAHARI GELİRKEN

 
 “Takvimin en önemli turnuvalarından biri olan Miami Masters’ta wild card ile yer alacağım. Benim için çok büyük bir heyecan olacak. Turnuva için Antalya’ya gitmeye hazırlanırken, bir anda tüm planlar değişti. Bunun için katkısı olan ve destek veren herkese teşekkür ederim”
2 hafta önce sportstv’de ‘Center Court’ programında konuk ettiğimiz milli tenisçi İpek Soylu’nun, canlı yayında izleyenlerle paylaştığı sürpriz haber esnasında kurduğu cümlelerdi bunlar. Heyecanı her halinden belliydi, 1996 doğumlu genç oyuncu için, bu bambaşka bir deneyim olacaktı. İlk planda elde edeceği sonuçlardan çok, turnuvanın havasını koklaması, çok önemli isimlerle birlikte kalması ve onlarla antrenman yapması daha değerliydi. Dünya sıralamasında zirvede yer alan isimlerin ana tabloda mücadele edeceği bir masters turnuvasında maça çıkacak olmak bile, İpek Soylu için büyük tecrübe olacaktı. Aynen bu karışık ama güzel duygularla gitti İpek Miami’ye. Organizasyonun havasını kokladı, çok önemli isimlerle idmana çıktı ve sonunda elemelerdeki ilk tur rakibi belli oldu. İpek ilk maçında ilk 100 içindeki isimlerden, İsveçli Johanna Larsson ile eşleşti. İşi elbette hiç kolay olmayacaktı. Zaten burada skordan daha önemli etkenler ön plandaydı. Mücadeleyi asla bırakmamak, kolay teslim olmamak, orada yer almasının tesadüf olmadığını tüm izleyenlere göstermek, bunların başlıcalarıydı. İpek ilk 4 oyunu 20 dakika içinde kaptırdı, ancak gerçek sınav tam da burada başladı. Mücadele gücünü ve inatçı oyununu korta yansıtan temsilcimiz, rakibinin servisini kırsa da devamını getiremedi. Ancak ikinci sette belki de üzerindeki gerginliği atan ve çok daha rahat oynamaya başlayan Soylu, toplam 4 oyun aldığı, 3 maç puanı çevirdiği, rakibinin servisini kırdığı bir setle, izleyen herkesten alkış aldı ve gelecek yıllardaki birçok turnuva için adeta mesaj vermiş oldu. Kendisinden 8 yaş büyük dünya 91 numarası karşısında toplam 1.5 saate yakın kortta kalması da, dikkat çekiciydi. Müthiş bir deneyimle Miami’den dönen İpek’e, bu ‘bambaşka’ heyecanı bizlere de yaşattığı için tüm tenisseverler olarak teşekkür etmeliyiz.