7 Eylül 2013 Cumartesi

İyi olan her şey iyi midir?

Fransızların bir atasözü vardır "iyi olan her şey iyidir" diye.
Bugünkü yazıma da bu söz üzerinden ağırlık vermek istedim. Fransa League-1 denilince akla son zamanlarda yaptıkları sansasyonel transferlerle PSG ve Monaco gelse de 2000 li yılların ortasında lige damga vurmuş bir takım Olympic Lyon çoğu League-1 izleyicilerinin hafızalarında canlanacaktır.
Kalede Coupet, savunmada Cris, Cacapa, Abidal orta alan ve hücumda Kallström, Essien, Makoun, Toulalan, Malouda, Govou, Wiltord, Fred, genç Benzema ve frikiklerin ustası Juninho... Ne oldu da 7 şampiyonluğunun 6 sını üst üste kazanan takım en son şampiyonluğunu 2008 de kazanır duruma düştü?
Lyon lige damga vuruyor, bir sonraki sezon başlamadan Avrupa'daki bahisçiler tarafından sonraki sezonun şampiyonu gözüyle bakılıyordu, Şampiyonlar Ligi kuralarında hiçbir takımın eşleşmek istemediği takım çeyrek final karşılaşmalarında adeta Real Madrid'in kabusu oluyordu.


Her sezon lige damgasını vuran ekip, Fransa'nın Bayern Münih'i olmak için adının da yardımıyla ligin en iyi oyuncuları olarak lanse edilen isimleri bir bir kadrosuna katarken ödediği uçuk bonservis bedellerinin sonunu hiç düşünmüyordu. Çok yüksek fiyatlara sattığı oyuncuların yerine "iyi olan her şey iyidir, bu topçu da iyi ver parasını al" mantığında hareket eden yönetim efsane kadroyu bozup ligin orta sıralarında yer alan küçük takımların büyük topçularına para saçıyordu. Kader Keita, Ederson ve son olarak Michel Bastos.. Bunlar sadece akla gelenleri ya gelmeyenler, ya da ödediği bonservis bedelinin taksitlerini bitirmeden alınan fiyatın çok altında satılan sözde yıldızlar? Euro 2000 başta olmak üzere milli takımın iskeletini oluşturan takımın, şu zamanlarda milli takıma gönderdiği oyuncular yok denecek kadar az, şampiyonluklara, avrupada başarılara alışkın Lyon taraftarının yerinde ülkemizde herhalde hiç bir büyük takımın taraftarları olmak istemez.

Bilindiği gibi son Şampiyonlar Ligi ön eleme maçında Lyon, İspanyol ekibi Sociedad'a tek gol dahi atamadan elendi. Ligde geride kalan 4 haftada 6 puan toplayabilen, çoğumuzun çocukluk takımı, Fifa ve PES oyunlarında seçtiği, mahalle maçlarında frikik olunca Juninho diye kendini tanıttığı takımdan eser yok. Bu sezon ligde PSG ve Monaco'nun gerisinde kalacağı tüm otoriteler tarafından kabul görmüş takım Marsilya ve Lille'nin önünde 3. olup Şampiyonlar Ligi bileti arayacak. Eskiden kadro kalitesiyle sezon başında şampiyon diye nitelendirilen ekip bu aralar genç oyuncusu Lacazette'nin bireysel performansı ve adıyla küçük takımların korkulu rüyası halinde.Yazımın sonlarına gelirken sormadan kendimi tutamıyorum.
İyi olan her şey iyidir, bu topçu iyi ver parasını al.. Malouda eskidi Chelsea'de iyi para veriyor sat onu al Bastos'u.. Juninho 30'lu yaşları çoktan geçti yıllık kazancı da fazla elden çıkar, al yerine genç Ederson'u.. Küçük takımların büyük oyuncularına iyi diyen yönetim..
Gerçekten iyi olan her şey iyi midir?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder